# 33. Ahzab suresi 36. ayet

- **Sure:** 33. Ahzab suresi (Topluluklar) — سُورَةُ ٱلْأَحْزَابِ
- **Ayet:** 36 / 73 · **Cüz:** 22 · **Mushaf sayfası:** 422
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/ahzab-suresi/36-ayet-meali

## Arapça

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ اِذَا قَضَى اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ  اَمْراً اَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ اَمْرِهِمْۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالاً مُب۪يناً

## Okunuş

Ve ma kane li mu'minin ve la mu'minetin iza kadallahu ve resuluhu emren en yekune lehumul hıyeretu min emrihim, ve men ya'sıllahe ve resulehu fe kad dalle dalalen mubina.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Allah ve Peygamberi bir işi emrettiğinde, hiçbir inanmış erkek ve kadının o işte tercih hakkı yoktur. Kim, Allah'ın ve Peygamberinin emrine aykırı hareket ederse, kesinlikle apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Allah ve Elçisi bir işe hükmettiği zaman, mümin erkek ve kadına işleri konusunda tercih hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Elçisine isyan ederse elbette apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Allah ve Resul'ü bir konuda karar verdiği zaman,[1] hiçbir İman Eden erkek ve İman Eden kadın için, o konuda tercih hakkı yoktur. Kim Allah ve Resul'üne asilik ederse o, açık bir sapkınlıkla sapmış olur.

_Dipnotlar_
- [1] Bkz. 24:52. ayetin 1. dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah ve resulü[1] bir işe karar verdiği zaman artık mü'min bir erkeğin ve mü'min bir kadının[2], o konuda tercih hakkı yoktur[3]. Kim, Allah'a ve resulüne karşı gelirse açık bir şekilde sapmış olur.[4]

_Dipnotlar_
- [1] Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır ([Al-i İmran 3/144](https://acikkuran.com/3/144)). Bu ve bir sonraki ayet, nebi ve resul kavramları arasındaki farkı göstermektedir. [Ahzab 33/36.](https://acikkuran.com/33/36) ayette, Allah ve rasulünün bir işe karar vermesi durumunda hiçbir müminin farklı bir tercihte bulunma hakkının olamayacağı, aksi bir davranışın Allah ve resulüne başkaldırma kabul edileceği açık bir şekilde belirtilmiştir. [Ahzab 33/37.](https://acikkuran.com/33/37) ayette ise çok dikkat çekici bir örnek üzerinden, mutlak bağlayıcı otoritenin nebinin şahsına verilmediği, nebi vasfıyla onun her isteğine mutlak itaatin gerekmeyeceği öğretilmiş olmaktadır. Nebinin emirlerine uymak marufa uygunluk şartına bağlı iken ([Mümtehine 60/12](https://acikkuran.com/60/12)) resul vasfıyla tebliğ ettiklerine mutlak surette itaat gerekir. Çünkü bu, doğrudan Allah'a itaat anlamına gelir ([Nisa 4/80](https://acikkuran.com/4/80)).
- [2] Muhammed aleyhisselam, müminlere örnek olmakla görevlidir ([Ahzab 33/21](https://acikkuran.com/33/21)). Evlatlığı Zeyd'in, eşi Zeyneb'i boşadığını ama henüz iddetinin bitmediğini öğrenince eşine geri dönme hakkını kullanması için ona: "Eşini nikahında tut" emrini verdi. Çünkü [Nisa 4/23](https://acikkuran.com/4/23)'te, öz oğulların boşadıkları eşleriyle evlenilmesi yasaklanmış ama evlatlıklar bu yasağın kapsamına sokulmamıştı. Allah'ın kendisini, insanlara bu konuda örnek yapmak için Zeynep ile evlendirmesinden ve insanların buna tepkisinden çekiniyordu. Çünkü bu tür bir evlilik o zamanın geleneklerine göre hoş karşılanmayan bir şeydi. Bu ayet onu uyarmakta ve Allah'ın, yapılmasını istediği bir konuda, ne onun ne de Zeyneb'in bir tercih hakkı olmadığını bildirmektedir.
- [3] [Nisa 4/65,](https://acikkuran.com/4/65) [Nur 24/51](https://acikkuran.com/24/51)-[52.](https://acikkuran.com/24/52)
- [4] [Nisa 4/14,](https://acikkuran.com/4/14) [42.](https://acikkuran.com/4/42)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah ve O'nun elçisi, bir konuda yargı verdiği zaman, inanmış bir erkek ve inanmış bir kadının, kendi isteklerine göre edimlerini belirleme hakkı yoktur. Allah'a ve O'nun elçisine kim karşı gelirse, apaçık bir sapkınlığa sürüklenir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Allah ve Rasulü bir konuda hüküm verdiği zaman, inanan bir erkek ve kadının kendi işlerinde kişisel tercihlerine göre hareket etmeleri düşünülemez: zira kim Allah ve Rasulü'ne isyan ederse, işte o apaçık bir sapıklığa gömülmüş olur.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Allah ve resulü bir işte hüküm verdiklerinde, inanmış bir erkekle inanmış bir kadının, işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Allah'a ve resulüne isyan eden, açık bir sapıklığa batıp gitmiş demektir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber, Allah ve Rasulü bir işe karar verdiği zaman, gerek inanan bir erkeğin gerek inanan bir kadının kendilerine ait bir işte tercih hakları olamaz. Her kim Allah'a ve peygamberine asi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Allah ve Elçisi bir konuda hüküm verdikten sonra artık inanmış bir erkek ve kadının kendileriyle ilgili konularda tercih serbestisi yoktur; (bu, hakkı kendinde görerek) Allah'a ve Elçisi'ne isyan eden kimse, apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bununla beraber gerek bir mü'min için ve gerek bir mü'mine, Allah ve Resulü bir işe huküm verdiği zaman o işlerinden ihtiyar kendilerinin olmak olamaz ve her kim Allah ve Resulüne asıy olursa açık bir sapıklık etmiş olur

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.

### Gültekin Onan

Tanrı ve Resulü, bir buyruğa hükmettiği (kada) zaman, inançlı bir erkek ve inançlı bir kadın için o buyrukta kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Tanrı'ya ve Resulü'ne isyan ederse, artık gerçekten o apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allah ve peygamberi bir işe hüküm etdiği zaman gerek mü'min olan bir erkek, gerek mü'min olan bir kadın için (ona aykırı olacak) işlerinde kendilerine muhayyerlik yokdur. Kim Allaha ve Resulüne isyan ederse muhakkak ki o, apaçık bir sapıklıkla yolunu sapıtmışdır.

### İbni Kesir

Allah ve Rasulü bir şeye hükmettiği zaman; ne mü'min erkekler için ne de mü'min kadınlar için artık işlerinde bir seçme hakkı olamaz. Kim de Allah'a ve Rasulüne isyan ederse; şüphesiz ki apaçık bir sapıklıkla sapmış olur.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah ve elçisi bir konuda hüküm verdiği zaman mü'min erkek ve mü'min kadının, artık dilediği gibi davranma hakkı yoktur. Kim Allah'a ve elçisine karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Allah ve Rasulü bir iş hakkında hükmettiklerinde, iman etmiş bir erkek ve iman etmiş bir kadının, o işlerinde, kendileri için tercih - seçim hakkı yoktur! Kim Allah'a ve Rasulüne isyan ederse (uygulamazsa), gerçekten apaçık yanlış olan bir inanca sapmıştır!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Allah ve Rasul'ü bir konuda karar verdiği zaman, hiçbir inanan erkek ve inanan kadın için, o konuda tercih hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Rasul'üne asilik ederse o, açık bir sapkınlıkla sapmış olur.

### Progressive Muslims

It is not for a believing man or believing woman, if God and His messenger issue any command, that they have any choice in their decision. And anyone who disobeys God and His messenger, he has gone far astray.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And it is not for a believing man or a believing woman, when God and His messenger have decided on a matter, that there be for them a choice about their affair; and whoso disobeys God and His messenger: he has gone astray into manifest error.

### Aisha Bewley

When Allah and His Messenger have decided something it is not for any man or woman of the muminin to have a choice about it. Anyone who disobeys Allah and His Messenger is clearly misguided.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

No believing man or believing woman, if GOD and His messenger issue any command, has any choice regarding that command. Anyone who disobeys GOD and His messenger has gone far astray.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

It is not for a believing male or believing female, if God and His messenger issue any command, that they have any choice in their decision. And anyone who disobeys God and His messenger, he has gone far astray.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah, yani (O'nun sözlerini içeren) Kıtab'ı[1] bir işi kesinleştirmişse inanıp güvenmiş bir erkeğin ve kadının, o konuda bir tercih hakkı kalmaz[2]. Kim, Allah'a yani (O'nun sözlerini içeren) Kıtab'ına baş kaldırırsa açık bir şekilde sapmış olur.

_Dipnotlar_
- [1] Resul (رسول), "gönderilen"demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur'an'daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah'ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Uhud savaşında Nebimiz'in öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Aramızda sürekli kalacak olan  resul, Kur'an olduğu için bu ayetteki resule başka anlam verilemez.
- [2] Muhammed aleyhisselam, müminlere örnek olmakla görevlidir (Ahzab 33/21). Evlatlığı Zeyd, karısı Zeyneb'i boşamak isteyince onu bir korku sardı. Çünkü Nisa 23'te, öz oğulların boşadıkları eşleriyle evlenilmesi yasaklanmış ama evlatlıklar bu yasağın kapsamına sokulmamıştı. Allah onu, evlatlıkların boşanmış eşleriyle evlenme konusunda örnek yapmak için Zeynep ile evlenmesini emrederse halkın karşısına nasıl çıkardı. Bu ayet onu uyarmakta ve Allah'ın, yapılmasını istediği bir konuda, ne onun ne de Zeyneb'in bir tercih hakkının olmadığını bildirmektedir. Bundan sonraki ayetlerde konunun ayrıntıları vardır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Allah ve Resul'ü bir konuda karar verdiği zaman[1], hiçbir inanan erkek ve inanan kadın için, o konuda tercih hakkı yoktur. Kim Allah ve Resul'üne asilik ederse o, açık bir sapkınlıkla sapmış olur.

_Dipnotlar_
- [1] 3:32. Ayet dipnotu.

### Abdullah Yusuf Ali

It is not fitting for a Believer, man or woman, when a matter has been decided by Allah and His Messenger to have any option about their decision: if any one disobeys Allah and His Messenger, he is indeed on a clearly wrong Path.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

It[1] does not behove a believer, male or female, that when Allah and His Messenger have decided an affair they should exercise their choice. And whoever disobeys Allah and His Messenger has strayed to manifest error.[2]

_Dipnotlar_
- [1] From here begin the verses which were revealed in connection with the Prophet’s (peace be upon him) marriage with Zainab (may Allah be pleased with her).
- [2] Ibn Abbas, Qatadah, Ikrimah and Muqatil bin Hayyan say that this verse was revealed at the time when the Prophet (peace be upon him) proposed to Zainab for Zaid, and Zainab and her relatives did not agree. According to Ibn Abbas, when the Prophet (peace be upon him) made the proposal, Zainab said, "I am better than him in lineage." Ibn Saad says that she also said, "I do not approve him for myself. I am a Quraishite by birth. The same sort of disapproval was expressed by her brother, Abdullah bin Jahsh, because Zaid was a freed slave of the Prophet (peace be upon him) and Zainab was the daughter of his paternal aunt, Umaimah bint Abdul Muttalib. They did not like the Prophet (peace be upon him) to propose a girl of a noble Quraishite family, who was none other than his own first cousin, for his freed slave. At this, this verse was sent down and on hearing it Zainab and all her relatives yielded to the proposal at once. Then the Prophet (peace be upon him) married them, paid ten diners and 60 dirhams from his own pocket as dower on behalf of Zaid, provided the bridal dress and sent some articles of food for domestic use.

### Marmaduke Pickthall

And it becometh not a believing man or a believing woman, when Allah and His messenger have decided an affair (for them), that they should (after that) claim any say in their affair; and whoso is rebellious to Allah and His messenger, he verily goeth astray in error manifest.

### Taqi Usmani

It is not open for a believing man or a believing woman, once Allah and His messenger have decided a thing, that they should have a choice about their matter; and whoever disobeys Allah and His messenger, he indeed gets off the track, falling into an open error.

### Al-Hilali & Khan

It is not for a believer, man or woman, when Allâh and His Messenger have decreed a matter that they should have any option in their decision. And whoever disobeys Allâh and His Messenger, he has indeed strayed into a plain error.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

It is not for a believing man or woman—when Allah and His Messenger decree a matter—to have any other choice in that matter.[1] Indeed, whoever disobeys Allah and His Messenger has clearly gone ˹far˺ astray.

### Abdul Haleem

When God and His Messenger have decided on a matter that concerns them, it is not fitting for any believing man or woman to claim freedom of choice in that matter: whoever disobeys God and His Messenger is far astray.

### Bijan Moeinian

A believing man/ woman will never challenge a decision of the Lord and His Prophet. Whoever disobeys God and His Prophet, is among the losers.

### George Sale

It is not fit for a true believer of either sex, when God and his apostle have decreed a thing, that they should have the liberty of choosing a different matter of their own: And whoever is disobedient unto God and his apostle, surely erreth with a manifest error.

### Arthur John Arberry

It is not for any believer, man or woman, when God and His Messenger have decreed a matter, to have the choice in the affair. Whosoever disobeys God and His Messenger has gone astray into manifest error.

### Amatul Rahman Omar

It does not behove a believing man or a believing woman to exercise an option in their affair after Allâh and His Messenger have decided the matter. Indeed, he who disobeys Allâh and His Messenger surely strays far away in clear error.

### Hamid S. Aziz

Verily, men who surrender and the women who surrender, and the believing men and the believing women, and the obeying men and the obeying women, and the truthful men and the truthful women, and the patient men and the patient women and the humble men and the humble women, and the charitable men and the charitable women, and the fasting men and the fasting women, and the men who guard their modesty and the women who guard (their modesty), and the men who remember Allah much and the women who remember - Allah has prepared for them forgiveness and a mighty reward.

### E. Henry Palmer

It is not for a believing man or for a believing woman, when God and His Apostle have decided an affair, to have the choice in that affair; and whoso rebels against God and His Apostle has erred with an obvious error.

### Ali Quli Qarai

A faithful man or woman may not, when Allah and His Apostle have decided on a matter, have any option in their matter, and whoever disobeys Allah and His Apostle has certainly strayed into manifest error.

### Mahmoud Ghali

And in no way should a male believer or a female believer, when Allah and His Messenger have decreed a Command, have the choice in their Command. Whoever disobeys Allah and His Messenger, then he has readily erred away into evident error.

### Mohamed Ahmed - Samira

No believing men and women have any choice in a matter after God and His Apostle have decided it. Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.

### Muhammad Asad

Now whenever God and His Apostle have decided a matter, it is not for a believing man or a believing woman to claim freedom of choice insofar as they themselves are concerned: for he who [thus] rebels against God and His Apostle has already, most obviously, gone astray.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

It is not for a believing man or a believing woman, when Allah and His Messenger have decided a matter, that they should [thereafter] have any choice about their affair. And whoever disobeys Allah and His Messenger has certainly strayed into clear error.

### Shabbir Ahmed

It is not fitting for a believing man or a believing woman, when a matter has been decided by Allah and His Messenger, to claim freedom of choice concerning themselves. And whoever disobeys Allah and His Messenger, he has indeed, gone astray in error manifest.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

(And let it be clearly understood) that: No man or a woman whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues be in a position to exercise choice when once Allah and his Messenger have decided on a course of action, pronounced a Judgement or brought a cause to a decision. And he who disobeys Allah and His Messenger will have deviated from sense and will have cast himself head-long in the maze of error.

### Syed Vickar Ahamed

It is not right for a believer, man or woman, when something has been already judged by Allah and His Messenger (Muhammad), to have any choice about the judgment: And whoever disobeys Allah and His Messenger (Muhammad), he is indeed on a clearly wrong path.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا — ve ma | artık yoktur | — |
| 2 | كَانَ — kane | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 3 | لِمُؤْمِنٍۢ — limu'minin | inanmış bir erkek için | امن — Elif-Mim-Nun |
| 4 | وَلَا — ve la | ve | — |
| 5 | مُؤْمِنَةٍ — mu'minetin | inanmış kadın (için) | امن — Elif-Mim-Nun |
| 6 | إِذَا — iza | zaman | — |
| 7 | قَضَى — kada | hüküm verdiği | قضي — Kaf-Dad-Ye |
| 8 | ٱللَّهُ — llahu | Allah | — |
| 9 | وَرَسُولُهُۥٓ — ve rasuluhu | ve Resulü | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 10 | أَمْرًا — emran | bir işte | امر — Elif-Mim-Ra |
| 11 | أَن — en | — | — |
| 12 | يَكُونَ — yekune | olması | كون — Kef-Vav-Nun |
| 13 | لَهُمُ — lehumu | onlar için | — |
| 14 | ٱلْخِيَرَةُ — l-hiyeratu | seçme hakkı | خير — Kh-Ye-Ra |
| 15 | مِنْ — min | — | — |
| 16 | أَمْرِهِمْ ۗ — emrihim | o işi | امر — Elif-Mim-Ra |
| 17 | وَمَن — ve men | ve kim | — |
| 18 | يَعْصِ — yea'si | karşı gelirse | عصي — Ayn-Sad-Ye |
| 19 | ٱللَّهَ — llahe | Allah'a | — |
| 20 | وَرَسُولَهُۥ — ve rasulehu | ve Resulüne | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 21 | فَقَدْ — fekad | elbette | — |
| 22 | ضَلَّ — delle | sapıklığa düşer | ضلل — Dad-Lam-Lam |
| 23 | ضَلَـٰلًۭا — delalen | bir sapkınlıkla | ضلل — Dad-Lam-Lam |
| 24 | مُّبِينًۭا — mubinen | apaçık | بين — Be-Ye-Nun |

---
Önceki: https://acikkuran.com/ahzab-suresi/35-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/ahzab-suresi/37-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
