# 3. Ali İmran suresi 128. ayet

- **Sure:** 3. Ali İmran suresi (İmran Ailesi) — سُورَةُ آلِ عِمْرَانَ
- **Ayet:** 128 / 200 · **Cüz:** 4 · **Mushaf sayfası:** 65
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/128-ayet-meali

## Arapça

لَيْسَ لَكَ مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ اَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَاِنَّهُمْ ظَالِمُونَ

## Okunuş

Leyse leke minel emri şey'un ev yetube aleyhim ev yuazzibehum fe innehum zalimun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Senin bu hususta yapacağın bir şey yok. Allah onları ya bağışlayacak, yahut cezalandıracaktır; çünkü onlar gerçekten zalimlerdir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

O konuda senin yapacağın herhangi bir şey yoktur. (Allah) ya tevbelerini kabul edip (onları affeder) ya da onlara azap eder. Şüphesiz ki onlar, zalimlerdir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bu konuda senin yapabileceğin bir şey yoktur. O, ya onların tevbelerini kabul edecek ya da onlara azap edecek. Çünkü onlar, zalim kimselerdir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Sizden dağılmaya yüz tutan o iki bölükle ilgili olarak)[1] senin yapacağın bir şey yoktur.[2] Ya Allah onların tövbelerini /dönüşlerini kabul eder ya da yanlışlar içinde olmalarından dolayı onlara azap eder.

_Dipnotlar_
- [1] Uhud'da dağılan iki topluluğun günahlarını Allah affetti ([Al-i İmran 3/122,](https://acikkuran.com/3/122) [155](https://acikkuran.com/3/155)).
- [2] Allah Teala'nın elçilerine yüklediği görevler, ayetleri insanlara ulaştırma (tebliğ), onları açık açık anlatma (tebyin), kitabı ve hikmeti öğretme (ta'lim), müjdeleme (tebşir) ve uyarmadır (inzar). Hiçbir elçinin koruma görevi yoktur ([Al-i İmran 3/164,](https://acikkuran.com/3/164) [En'am 6/107,](https://acikkuran.com/6/107) [Hud 11/2,](https://acikkuran.com/11/2) [12,](https://acikkuran.com/11/12) [Şura 42/48,](https://acikkuran.com/42/48) [Cuma 62/2](https://acikkuran.com/62/2)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Senin yapacağın bir şey yoktur; pişmanlıklarını kabul edecek veya cezalandıracaktır. Aslında, onlar, haksızlık yapanlar arasındadır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İlahi emrin gerçekleşmesine dair senin elinde hiçbir yetki yoktur; dolayısıyla onların tevbelerini kabule ya da onları cezalandırmaya karar vermek de (sana düşmez); çünkü onlar zalimlerin ta kendileridir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İş ve hüküm konusunda sana düşen bir şey yoktur. Allah ya tövbelerini kabul ederek onları bağışlar yahut da zalim oldukları için onlara azap eder.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Allah'ın) Onların tevbelerini kabul etmesi veya zalim olduklarından dolayı azablandırması işinden sana bir şey (sorumluluk ve görev) yoktur.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Senin elinde yapacak bir şey yok. Allah ya onların tevbesini kabul eder ya da onlara azap eder. Çünkü onlar, zalimlerdir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Allah'ın onların tevbelerini kabul etmesine yahut onları cezalandırmasına karar vermek senin işin değildir (ey Peygamber,) çünkü onlar zalimlerin ta kendileridir,

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Senin elinde emirden bir şey yok, yahud onlara tevbe ettirsin ve yahud azab etsin çünkü onlar zalimdirler

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O konuda senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tevbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azab eder.

### Gültekin Onan

(Tanrı'nın) Onların tevbelerini kabul etmesi veya zalim olduklarından dolayı azablandırması buyruğundan sana bir şey (sorumluluk ve görev) yoktur.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Kullarımın) iş (in) den hiç bir şey sana aid değildir. (Allah) ya onların tevbesini kabul eder, yahud onları, kendileri zalim (kimse) ler oldukları için, azablandırır.

### İbni Kesir

Senin elinde emirden bir şey yok. Allah, ya onların tevbesini kabul eder, yahut da zalim oldukları için azablandırır.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Senin bu hususta yapacak bir şeyin yoktur. Allah, ya onların tevbesini kabul eder veya onları cezalandırır. Çünkü onlar zalimlerdir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Hüküm vermek sana ait değil; dilerse tövbelerini kabul eder veya azap verir. Gerçekten onlar zalimlerdir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bu konuda senin yapabileceğin bir şey yoktur. O, ya onların tövbelerini kabul edecek ya da onlara azap edecek. Çünkü onlar, zalim kimselerdir.

### Progressive Muslims

You will have no say in the matter, for He may pardon them, or punish them; for they are wicked.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

No part of the matter is thine, whether He turns towards them or punishes them, for they are wrongdoers,

### Aisha Bewley

You have no part in the affair. Either He will turn towards them or He will punish them, for they are wrongdoers.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

It is not up to you; He may redeem them, or He may punish them for their transgressions.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

You will have no say in the matter, for He may pardon them, or punish them; for they are wicked.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Bu konuda senin elinde bir şey yoktur; (kafirler ya dönüş yapar) Allah tevbelerini kabul eder veya yanlışlar içinde kaldıklarından dolayı onlara azap eder[1].

_Dipnotlar_
- [1] Allah Teala elçilerine  sadece, sözlerini insanlara ulaştırma (tebliğ), açıklama (beyan), müjdeleme ve uyarma görevi vermiştir. Hiçbir elçinin koruma görevi yoktur.  Allah Teala Rasulullah'a şöyle buyurur:
 
 "Yüz çevireceklerse çevirsinler, biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir." (Şura 42/48)
 
 Hiçbir elçinin vekillik görevi yoktur. Ne halka karşı Allah'ın vekilliğini, ne de Allah'a karşı hal­kın vekilli­ğini yaparlar. Allah Teala şöyle buyurur:
 
 "… Biz seni onların üzerinde bir koruyucu yapmadık. Sen onların üzerinde bir vekil de değilsin." (En'am 6/107) 
 
 "Sen sadece bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır." (Hud 11/12)
 
 Elçi kimseyi yola getiremez. Allah Teala şöyle buyurur:
 
 "Sen, istediğini yola getiremezsin, ama Allah, isteyeni yola getirir. Çünkü yola gelecekleri en iyi o bilir."  (Kasas 28/56)  Elçi sadece doğru yolu gösterir.
 
 Allah Teala, Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme şu emri vermiştir:
 
 "De ki "Benim size ne zarar vermeye gücüm vardır, ne de olgunlaştırmaya." De ki "Beni Allah'ın azabından hiç kimse kurta­ramaz. Ben ondan başka bir sığınak da bula­mam. Benimkisi yalnız Allah'tan olanı, onun gön­derdiklerini tebliğdir, o kadar." (Cin 72/21-23)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bu konuda senin yapabileceğin bir şey yoktur. O ya onların tevbelerini kabul edecek ya da onlara azap edecek. Çünkü onlar, zalim kimselerdir.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

(O Messenger!) It is not for you to decide whether He will accept their repentance or chastise them, for they surely are wrongdoers.

### Abdullah Yusuf Ali

Not for thee, (but for Allah), is the decision: Whether He turn in mercy to them, or punish them; for they are indeed wrong-doers.

### Marmaduke Pickthall

It is no concern at all of thee (Muhammad) whether He relent toward them or punish them; for they are evil-doers.

### Abdul Haleem

Whether God relents towards them or punishes them is not for you [Prophet] to decide: they are wrongdoers.

### Taqi Usmani

You have no authority in the matter, unless Allah forgives them or punishes them, as they are unjust.

### Al-Hilali & Khan

Not for you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم, but for Allâh) is the decision; whether He turns in mercy to (pardons) them or punishes them; verily, they are the Zâlimûn (polytheists, disobedients, and wrong-doers).

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

You ˹O Prophet˺ have no say in the matter.[1] It is up to Allah to turn to them in mercy or punish them, for indeed they are wrongdoers.

### Hamid S. Aziz

It (the concern, responsibility or decision) is not for you whether He turns towards them again or punish them; for, verily, they are evil-doers.

### E. Henry Palmer

Thou hast nothing to do with the affair at all, whether He turn towards them again or punish them; for, verily, they are unjust.

### Ali Quli Qarai

You have no hand in the matter, whether He accepts their repentance or punishes them, for they are indeed wrongdoers.

### George Sale

It is no business of thine; whether God be turned unto them, or whether he punish them; they are surely unjust doers.

### Mahmoud Ghali

You have nothing to do concerning the Command, (i. e. My Command) whether He relents towards them or torments them, as surely they are unjust.

### Amatul Rahman Omar

(O Prophet!) You have no say whatsoever in the matter, (it is upto Him alone) whether He turns towards them with mercy or punishes them because they are certainly wrongdoers.

### Bijan Moeinian

You (Mohammad) are not in charge of anything. It is up to God alone to decide to either forgive them or punish them for them so unjust.

### Arthur John Arberry

No part of the matter is thine, whether He turns towards them again, or chastises them; for they are evildoers.

### Mohamed Ahmed - Samira

You have no say in the matter if He pardon them or punish them, for they are unjust.

### Muhammad Asad

[And] it is in no wise for thee [O Prophet] to decide whether He shall accept their repentance or chastise them - for, behold, they are but wrongdoers,

### Syed Vickar Ahamed

Not for you, (but for Allah), is the decision: Whether He turns in mercy to them, or punishes them; For they are indeed wrongdoers.

### Shabbir Ahmed

It is not your concern (O Messenger), whether He forgives them or punishes them, for they are wrongdoers.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

It is none of your concern nor is it the concern of your people O Muhammad whether Allah reduces your enemy's number and their land or the extent of their power and wealth or whether He effects their defeat or relents and pardons their offence or requites them with retributive punishment. They are a wrongful people.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Not for you, [O Muúammad, but for Allah ], is the decision whether He should [cut them down] or forgive them or punish them, for indeed, they are wrongdoers.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | لَيْسَ — leyse | yoktur | ليس — Lam-Ye-Sin |
| 2 | لَكَ — leke | senin | — |
| 3 | مِنَ — mine | — | — |
| 4 | ٱلْأَمْرِ — l-emri | o konuda | امر — Elif-Mim-Ra |
| 5 | شَىْءٌ — şey'un | (yapacağın) bir şey | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 6 | أَوْ — ev | ya | — |
| 7 | يَتُوبَ — yetube | (Allah) tevbelerini kabul eder | توب — Te-Vav-Be |
| 8 | عَلَيْهِمْ — aleyhim | onların | — |
| 9 | أَوْ — ev | ya da | — |
| 10 | يُعَذِّبَهُمْ — yuazzibehum | onlara azab eder | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 11 | فَإِنَّهُمْ — feinnehum | şüphesiz onlar (diye) | — |
| 12 | ظَـٰلِمُونَ — zalimune | zalimlerdir | ظلم — Zay-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/127-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/129-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-05
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
