# 3. Ali İmran suresi 147. ayet

- **Sure:** 3. Ali İmran suresi (İmran Ailesi) — سُورَةُ آلِ عِمْرَانَ
- **Ayet:** 147 / 200 · **Cüz:** 4 · **Mushaf sayfası:** 67
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/147-ayet-meali

## Arapça

وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ

## Okunuş

Ve ma kane kavlehum illa en kalu rabbenagfir lena zunubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafirin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: "Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla; ayaklarımızı sabit kıl; kafirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!"

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: "Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla.[1] Ayaklarımızı sabit tut! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!"

_Dipnotlar_
- [1] [İsrâf], işlerdeki aşırılık ve taşkınlık demektir. Günahların bağışlanması duası için bkz. Bakara 2:286; Al-i İmrân 3:16, 147, 193; A‘râf 7:151, 155; İbrâhim 14:41; Mü'minûn 23:109, 118; Şu‘arâ 26:86; Kasas 28:16; Sâd 38:35; Mü'min 40:7; Haşr 59:10; Mümtehine 60:5; Tahrîm 66:8; Nûh 71:28.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onların sözleri ancak şuydu: "Ey Rabbimiz! Suçlarımızı ve yaptığımız taşkınlıkları bağışla, ayaklarımızı sabit kıl, Kafirlere karşı bize yardım et."

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onların söyledikleri sadece şu olmuştu: "Rabbimiz, günahlarımızı ve davranışlarımızdaki aşırılıkları bağışla! Ayaklarımızı sabit kıl! Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!"[1]

_Dipnotlar_
- [1] [Bakara 2/250.](https://acikkuran.com/2/250)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Yalnızca, şöyle dediler: "Efendimiz! Suçlarımızı ve edimlerimizdeki aşırılıkları bağışla, ayaklarımızı sağlamlaştır ve nankörlük eden topluma karşı bize yardım et!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Onların söylediği yalnızca şuydu: "Rabbimiz! Günahlarımızı ve haddi aşan tavırlarımızı bağışla! Bizi sabit kadem kıl ve kafir topluma karşı bize yardım et!"

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Sözleri yalnız şu olmuştur: "Ey Rabbimiz! Bağışla bizim günahlarımızı, affet işlerimizdeki taşkınlığımızı, sağlam bastır ayaklarımızı ve yardım et bize küfre sapan topluma karşı!"

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et" demelerinden başka bir şey değildi.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların: "Ey Rabbimiz günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla, savaş alanlarında ayaklarımızı iyi dire ve kafirlere karşı bizlere zafer ver!" demekten başka bir sözleri de yoktu.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Onların tek söyledikleri şuydu: "Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla! Adımlarımızı sağlamlaştır ve hakikati inkar edenlere karşı bize yardım et!"

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Başka bir söyledikleri de yoktu, sade: ya Rabbena bize günahlarımızı ve işimizde taşkınlıklarımızı mağfiret buyur, cihad meydanında ayaklarımızı iyi dire ve kafirlere karşı bizleri mansur kıl, diyorlardı

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sadece şöyle diyorlardı: "Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işimizde taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yolunda) sağlam tut, kafir topluma karşı bize yardım eyle!"

### Gültekin Onan

Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve buyruğumuzdaki / buyrultumuzdaki aşırılıklarımızı / ihmalimizi bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler kavmine karşı yardım et" demelerinden başka bir şey değildi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte onların sözü "Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı yarlığa. (Muharebede) ayaklarımızı iyice diret. Kafirler güruhuna karşı bize yardım et" demelerinden başka bir şey değildi.

### İbni Kesir

Sadece: Ey Rabbımız, günahlarımızı ve işimizdeki israfımızı bize bağışla, sebatımızı artır; kafirler güruhuna karşı bize yardım et, diyorlardı.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onların sözü: -Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılığımızı bağışla ayaklarımızı sabit kıl, kafir topluma karşı bize yardım et! demekten başka bir şey değildi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onların söyledikleri şu idi: "Rabbimiz suçlarımızı ve yaptıklarımızdaki aşırılığı bağışla; bize metanet ve sebat ver; hakikati inkar edenlere karşı bize yardım et, zafer ver. "

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onların sözleri ancak şuydu: "Ey Rabbimiz! Suçlarımızı ve yaptığımız taşkınlıkları bağışla, ayaklarımızı sabit kıl, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı bize yardım et."

### Progressive Muslims

And they did not say except: "Our Lord, forgive us our sins and our shortcomings in our responsibility, and make firm our foothold, and grant us victory over the rejecting people. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And their word was only that they said: “Our Lord: forgive Thou us our transgressions, and our excess in our affair, and make Thou firm our feet; and help Thou us against the people of the false claimers of guidance.”

### Aisha Bewley

All they said was, ‘Our Lord, forgive us our wrong actions and any excesses we went to in what we did and make our feet firm and help us against these kafir people. ’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Their only utterance was, "Our Lord, forgive us our sins, and our transgressions, strengthen our foothold, and grant us victory over the disbelievers."

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And they did not say except: "Our Lord, forgive us our sins and our shortcomings in our responsibility, and make firm our foothold, and grant us victory over the rejecting people."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Dedikleri sadece şuydu: "Rabbimiz (Sahibimiz)! Günahlarımızı ve davranışlarımızdaki aşırılıkları bağışla! Ayaklarımızı kaydırma! Şu kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!"

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onların sözleri ancak şuydu: "Ey Rabbimiz! Suçlarımızı ve yaptığımız taşkınlıkları bağışla, ayaklarımızı sabit kıl, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı bize yardım et."

### Marmaduke Pickthall

Their cry was only that they said: Our Lord! forgive us for our sins and wasted efforts, make our foothold sure, and give us victory over the disbelieving folk.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And all they said was this: 'Our Lord! Forgive us our sins, and our excesses, and set our feet firm, and succour us against those who deny the Truth.'

### Abdullah Yusuf Ali

All that they said was: "Our Lord! Forgive us our sins and anything We may have done that transgressed our duty: Establish our feet firmly, and help us against those that resist Faith."

### Abdul Haleem

All they said was, ‘Our Lord, forgive us our sins and our excesses. Make our feet firm, and give us help against the disbelievers,’

### Taqi Usmani

They had nothing else to say except that they said: "Our Lord, forgive us our sins and our excesses in our conduct, make firm our feet and help us against the disbelieving people."

### Al-Hilali & Khan

And they said nothing but: "Our Lord! Forgive us our sins and our transgressions (in keeping our duties to You), establish our feet firmly, and give us victory over the disbelieving folk."

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And all they said was, "Our Lord! Forgive our sins and excesses, make our steps firm, and grant us victory over the disbelieving people."

### Mahmoud Ghali

And in no way was their saying anything except that they said, "Our Lord, forgive us our guilty (deeds), and our extravagance in our Command, (Your Command to us) and make firm our feet, and vindicate us over the disbelieving people. "

### Hamid S. Aziz

And their word was only to say, "Lord, forgive us our sins and wasted efforts; and make firm our footing, and help us against the faithless folk!"

### Arthur John Arberry

Nothing else they said but, 'Lord, forgive us our sins, and that we exceeded in our affair, and make firm our feet, and help us against the people of the unbelievers. '

### George Sale

And their speech was no other than that they said, our Lord forgive us our offences and our transgressions in our business; and confirm our feet, and help us against the unbelieving people.

### Bijan Moeinian

Their only prayer was: "Lord, forgive our sins and shortcomings, give us firmness and help us to defeat the disbelievers. "

### E. Henry Palmer

And their word was only to say, 'Lord, forgive us our sins and our extravagance in our affairs; and make firm our footing, and help us against the misbelieving folk!'

### Amatul Rahman Omar

Their word (of prayer) was only that they said, `Our Lord! grant us protection against the consequences of our sins and our excesses in our conduct, and make our foothold firm, and grant us victory over the disbelieving people. '

### Ali Quli Qarai

All that they said was, ‘Our Lord, forgive us our sins, and our excesses in our affairs, and make our feet steady, and help us against the faithless lot. ’

### Mohamed Ahmed - Samira

Nor did they say aught but: "O our Lord, forgive us our sins and excesses in our acts, and steady our steps, and help us against unbelieving people. "

### Muhammad Asad

and all that they said was this: "O our Sustainer! Forgive us our sins and the lack of moderation in our doings! And make firm our steps, and succour us against people who deny the truth!" -

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

All they said was no other than their prayer of invocation: "O Allah, our Creator, forgive us our iniquities and the excesses into which we might have been driven and help us take a firm position and set our feet firm, and make victory and fortune sit on our helm so that we reduce those who deny you to ruin".

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And their words were not but that they said, "Our Lord, forgive us our sins and the excess [committed] in our affairs and plant firmly our feet and give us victory over the disbelieving people. "

### Syed Vickar Ahamed

All that they said was: "Our Lord! Forgive us our sins and anything we may have done to fail in our duty: Establish our steps firmly, and give us victory against those who resist Faith. "

### Shabbir Ahmed

They only said, "Our Lord! Protect us from trailing behind, forgive our excesses, make our foothold sure, and give us victory over the rejecters of Truth. "

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا — ve ma | ve değildi | — |
| 2 | كَانَ — kane | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 3 | قَوْلَهُمْ — kavlehum | sözleri | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 4 | إِلَّآ — illa | başka | — |
| 5 | أَن — en | — | — |
| 6 | قَالُوا۟ — kalu | demelerinden | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 7 | رَبَّنَا — rabbena | Rabbimiz | ربب — Ra-Be-Be |
| 8 | ٱغْفِرْ — gfir | bağışla | غفر — Gayn-Fe-Ra |
| 9 | لَنَا — lena | bizim | — |
| 10 | ذُنُوبَنَا — zunubena | günahlarımızı | ذنب — Zal-Nun-Be |
| 11 | وَإِسْرَافَنَا — ve israfena | ve taşkınlığımızı | سرف — Sin-Ra-Fe |
| 12 | فِىٓ — fi | — | — |
| 13 | أَمْرِنَا — emrina | işimizde | امر — Elif-Mim-Ra |
| 14 | وَثَبِّتْ — ve sebbit | ve sağlam tut | ثبت — Se-Be-Te |
| 15 | أَقْدَامَنَا — ekdamena | ayaklarımızı | قدم — Kaf-Dal-Mim |
| 16 | وَٱنصُرْنَا — vensurna | bize yardım eyle | نصر — Nun-Sad-Ra |
| 17 | عَلَى — ala | karşı | — |
| 18 | ٱلْقَوْمِ — l-kavmi | toplumuna | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 19 | ٱلْكَـٰفِرِينَ — l-kafirine | kafirler | كفر — Kef-Fe-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/146-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/148-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-23
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
