# 3. Ali İmran suresi 159. ayet

- **Sure:** 3. Ali İmran suresi (İmran Ailesi) — سُورَةُ آلِ عِمْرَانَ
- **Ayet:** 159 / 200 · **Cüz:** 4 · **Mushaf sayfası:** 70
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/159-ayet-meali

## Arapça

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ

## Okunuş

Fe bima rahmetin minallahi linte lehum, ve lev kunte fazzan galizal kalbi lenfaddu min havlik, fa'fu anhum vestagfir lehum ve şavirhum fil emr, fe iza azamte fe tevekkel alallah, innallahe yuhibbul mutevekkilin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

O zaman Allah'tan bir rahmet olarak onlara yumuşak davrandın! Şayet sen, kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından ayrılıp giderlerdi. Öyleyse onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Allah'tan bir merhamet sebebiyle onlara yumuşak davranmıştın.[1] Kaba, katı yürekli olsaydın, şüphesiz ki etrafından dağılırlardı. Onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş(ler) hakkında onlarla istişarede[2] bulun![3] Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a güven! Şüphesiz ki Allah kendisine güvenenleri sever.

_Dipnotlar_
- [1] Yüce Allah ölüm ve sonrasına dair çeşitli bilgilendirmeler yaptıktan sonra, sözü yeniden Uhud'da yaşananlara getirmekte ve o gün Hz. Muhammed'in tembihini tutmadıkları için Okçular Tepesi'ni terk eden ve sonuçta müslümanların mağlup olmalarına neden olan müslümanlara yumuşak davrandığını, bunu Allah'ın kendisine verdiği bir rahmet ve merhamet vesilesiyle gerçekleştirdiğini ifade etmektedir.
- [2] Burada, danışılacak kişiler Uhud'da sorun sebebi olanlardır. Buna rağmen kendileri dışlanmamış, danışılacak kişiler arasında sayılmışlardır.
- [3] Benzer mesaj: Şûrâ 42:38.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara[1] yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Yapacağın işlerde onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül[2] et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.

_Dipnotlar_
- [1] Uhud'da yenilgiye neden olanlara.
- [2] Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Ey Muhammed!) Sen Allah'ın ikramı sayesinde onlara yumuşak davrandın.[1] Kaba ve katı yürekli olsaydın[2] kesinlikle etrafından dağılıp giderlerdi. Sen onları affet, onlar için bağışlanma dile. Her konuda görüşlerini al. Karar verip uygulamaya geçtiğinde de yalnız Allah'a güvenip dayan. Allah kendisine güvenip dayananları sever.[3]

_Dipnotlar_
- [1] Uhud savaşı sırasında nebimize yapılan yanlışlar, dayanılabilecek gibi değildi. Bir kesim savaşa çıkmadı ([Al-i İmran 3/167](https://acikkuran.com/3/167)-[168](https://acikkuran.com/3/168)), bir kesim de yola çıktıktan sonra geri döndü ([Al-i İmran 3/155](https://acikkuran.com/3/155)). Savaş sırasında düşmana zayiat verilmiş ve geri çekilmesi sağlanmıştı ama düşmanı tamamen etkisiz hale getirmeden ganimet alma yasağını ([Muhammed 47/4](https://acikkuran.com/47/4), [Enfal 8/67](https://acikkuran.com/8/67)) dinlemeyenler ganimetlere saldırmıştı ([Al-i İmran 3/152](https://acikkuran.com/3/152)). Bu fırsatı değerlendiren düşman geri döndü ve Müslümanlar mağlup duruma düştüler. Herkes kendini kurtarmaya çalıştı. Nebimizi tek başına bırakıp dağa kaçtılar ([Al-i İmran 3/153](https://acikkuran.com/3/153)). Sonra da onun ganimet malını zimmetine geçirdiği iddiaları ortaya atıldı ([Al-i İmran 3/161](https://acikkuran.com/3/161)). Ama o, bunlara aldırmadan, çevresindekilere yumuşak davranmaya devam ederek olağanüstü bir örneklik gösterdi.
- [2] [Tevbe 9/128.](https://acikkuran.com/9/128)
- [3] [Nisa 4/81,](https://acikkuran.com/4/81) [Ahzab 33/3.](https://acikkuran.com/33/3)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah'ın rahmeti sayesinde, onlara yumuşak davrandın. Kaba ve katı yürekli olsaydın, senin etrafından kesinlikle dağılırlardı. Artık, onları hoşgör ve onlar için bağışlanma dile. Eylem konusunda onlara danış. Karar verdiğinde, artık Allah'a güven. Kuşkusuz, Allah, güvenenleri sever.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara yumuşak davrandın. Ama eğer onlara karşı katı yürekli davransaydın, kesinlikle senden uzaklaşırlardı: Şu halde onları affet, affedilmeleri için de dua et ve yönetim işinde onlarla istişare(ye devam) et! Artık kararını verdiğin zaman da, Allah'a güven! Çünkü Allah kendisine güvenenleri sever.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Allah'tan bir rahmet sayesindedir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba-saba, katı yürekli olsaydın senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi. O halde bağışla onları, af dile onlar için; iş ve yönetim konusunda da onlarla şuraya git. Bir kez azmettin mi de artık Allah'a güvenip dayan. Allah, tevekkül edenleri sever.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen yalnızca Allah'ın rahmeti sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer katı yürekli bir nobran olsaydın kesinlikle etrafından dağılıp gitmişlerdi. O halde onları bağışla, bağışlanmalarını dile ve yapılacak işlerde onların görüşlerini al. Sonra bir kere karar verdin mi artık Allah'a dayan, çünkü Allah, kendisine güvenenleri sever.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve (ey Peygamber,) senin izleyicilerine yumuşak davranman, Allah'ın rahmetinin bir eseriydi. Zira, eğer onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın, doğrusu senden koparlardı. Artık onları bağışla ve affedilmeleri için dua et. Ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et; sonra bir hareket tarzına karar verince de Allah'a güven: Zira Allah, O'na güven duyanları sever.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Deme ki mahza Allahdan bir rahmet iledir ki sen onlara yumuşak bulundun, eğer katı yürekli bir nobran olsa idin elbette etrafından dağılmış gitmişlerdi, o halde kusurlarını afvet de günahlarına istiğfar ediver ve emirde reylerini al, sonra da azmettin mi artık Allaha mütevekkil ol, çünkü Allah mütevekkil olanları sever

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için mağfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.

### Gültekin Onan

Tanrı'dan bir rahmet dolayısıyla onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve buyruk konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Tanrı'ya tevekkül et. Şüphesiz Tanrı, tevekkül edenleri sever.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(O vakit) sen Allahdan bir esirgeme sayesindedir ki onlara yumuşak davrandın. Eğer (bilfarz) kaba, katı yürekli olsaydın onlar etraafından her halde dağılıb gitmişlerdi bile. Artık onları bağışla (Allahdan da) günahlarının yarlığanmasını iste. İş hususunda onlarla müşavere et. Bir kerre de azmetdin mi artık Allaha güvenib dayan. Çünkü Allah kendine güvenib dayananları sever.

### İbni Kesir

Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın şüphesiz çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla ve yargılanmalarını dile. İşler hakkında onlarla müşavere et. Bir kerre de azmettin mi artık Allah'a tevekkül et. Muhakkak Allah, tevekkül edenleri sever.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Sen, Allah'ın rahmeti ile onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın elbette etrafından dağılıp giderlerdi. Onları affet ve onlar için Allah'tan bağışlanma dile. İş hususunda onlarla istişare et, karar verdiğin zaman, artık Allah'a güven, Allah kendisine güvenenleri sever.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Allah'ın, hakikatinden açığa çıkardığı rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Eğer sert ve keskin olsaydın onlar dağılıp giderlerdi. Onları affet ve bağışlanmalarını iste. Toplumsal konularda karar verirken onların fikirlerini al. Karar verip uygulamaya koyulduktan sonra da Allah'a güven! Muhakkak ki Allah kendisine tevekkül edenleri (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman edenleri) sever.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara[1] yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı yürekli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Bir hususta karar vereceğin zaman onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül[2] et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.

_Dipnotlar_
- [1] Uhud'da yenilgiye neden olanlara.
- [2] Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

### Progressive Muslims

It was a mercy from God that you were soft towards them; had you been harsh and mean hearted, they would have dispersed from you; so pardon them and ask forgiveness for them, and consult them in the matter; but when you are convinced, then put your trust in God; God loves those who trust.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And because of the mercy of God, thou wast lenient with them; and hadst thou been coarse and stern, they would have disbanded from about thee. So pardon thou them, and ask thou forgiveness for them, and take thou counsel with them in the affair. And when thou hast made a decision, place thou thy trust in God; God loves those who would place their trust aright.

### Aisha Bewley

It is a mercy from Allah that you were gentle with them. If you had been rough or hard of heart, they would have scattered from around you. So pardon them and ask forgiveness for them, and consult with them about the matter. Then when you have reached a firm decision, put your trust in Allah. Allah loves those who put their trust in Him.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

It was mercy from GOD that you became compassionate towards them. Had you been harsh and mean-hearted, they would have abandoned you. Therefore, you shall pardon them and ask forgiveness for them, and consult them. Once you make a decision, carry out your plan, and trust in GOD. GOD loves those who trust in Him.,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

It was a mercy from God that you were soft towards them; had you been harsh and hard-hearted, they would have dispersed from you; so pardon them and ask forgiveness for them, and consult them in the matter; but when you are convinced, then put your trust in God; for God loves those who put their trust.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara nazik davranman, Allah'ın sana olan iyiliği sebebiyledir. Kaba ve katı yürekli olsan yanından dağılıp giderler. Öyleyse kusurlarına bakma, bağışlanmalarını iste. Her konuda görüşlerini al. Bir de karar verdin mi, yalnız Allah'a güvenip dayan. Allah kendine güvenip dayananları sever.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara[1] yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Yapacağın işlerde onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül[2] et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.

_Dipnotlar_
- [1] Uhud'da yenilgiye neden olanlara.
- [2] Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

### Marmaduke Pickthall

It was by the mercy of Allah that thou wast lenient with them (O Muhammad), for if thou hadst been stern and fierce of heart they would have dispersed from round about thee. So pardon them and ask forgiveness for them and consult with them upon the conduct of affairs. And when thou art resolved, then put thy trust in Allah. Lo! Allah loveth those who put their trust (in Him).

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

It was thanks to Allah's mercy that you were gentle to them. Had you been rough, hard-hearted, they would surely have scattered away from you. So pardon them, and pray for their forgiveness, and take counsel from them in matters of importance. And when you are resolved on a course of action place your trust in Allah; surely Allah loves those who put their trust (in Him).

### Abdullah Yusuf Ali

It is part of the Mercy of Allah that thou dost deal gently with them Wert thou severe or harsh-hearted, they would have broken away from about thee: so pass over (Their faults), and ask for (Allah's) forgiveness for them; and consult them in affairs (of moment). Then, when thou hast Taken a decision put thy trust in Allah. For Allah loves those who put their trust (in Him).

### Taqi Usmani

So, (O Prophet) it is through mercy from Allah that you are gentle to them. Had you been rough and hard-hearted, they would have dispersed from around you. So, pardon them, and seek Forgiveness for them. Consult them in the matter and, once you have taken a decision, place your trust in Allah. Surely, Allah loves those who place their trust in Him.

### Al-Hilali & Khan

And by the Mercy of Allâh, you dealt with them gently. And had you been severe and harsh-hearted, they would have broken away from about you; so pass over (their faults), and ask (Allâh’s) Forgiveness for them; and consult them in the affairs. Then when you have taken a decision, put your trust in Allâh, certainly, Allâh loves those who put their trust (in Him).

### Abdul Haleem

By an act of mercy from God, you [Prophet] were gentle in your dealings with them- had you been harsh, or hard-hearted, they would have dispersed and left you- so pardon them and ask forgiveness for them. Consult with them about matters, then, when you have decided on a course of action, put your trust in God: God loves those who put their trust in Him.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

It is out of Allah’s mercy that you ˹O Prophet˺ have been lenient with them. Had you been cruel or hard-hearted, they would have certainly abandoned you. So pardon them, ask Allah’s forgiveness for them, and consult with them in ˹conducting˺ matters. Once you make a decision, put your trust in Allah. Surely Allah loves those who trust in Him.

### Mohamed Ahmed - Samira

It was through God's mercy that you dealt with them gently; for had you been stern and hard of heart they would surely have broken away from you. So pardon them and pray that forgiveness be theirs, and seek their counsel in all affairs, And when you have come to a decision place your trust in God alone, for He loves those who place their trust in Him.

### Arthur John Arberry

It was by some mercy of God that thou wast gentle to them; hadst thou been harsh and hard of heart, they would have scattered from about thee. So pardon them, and pray forgiveness for them, and take counsel with them in the affair; and when thou art resolved, put thy trust in God; surely God loves those who put their trust.

### E. Henry Palmer

It was by a sort of mercy from God thou didst deal gently with them, for hadst thou been rough and rude of heart they had dispersed from around thee. But pardon them, and ask forgiveness for them, and take counsel with them in the affair. As for what thou hast resolved, rely upon God; verily, God loves those who do rely.

### Bijan Moeinian

It is a blessing of God that you (Mohammad) are a gentleman. If you were a harsh commander, your followers would have abandoned you. So, forgive their shortcomings and consult with them in the State’s affair. When you all come to a decision, stick with it and put your trust in God. God loves those who put their trust in Him.

### George Sale

And as to the mercy granted unto the disobedient from God, thou O Mohammed hast been mild towards them; but if thou hadst been severe, and hard-hearted, they had surely separated themselves from about thee. Therefore forgive them, and ask pardon for them: And consult them in the affair of war; and after thou hast deliberated, trust in God; for God loveth those who trust in Him.

### Hamid S. Aziz

It was by the mercy of Allah that you did deal gently with them (O Muhammad), for had you been rough and fierce of heart they would have dispersed from around you. But pardon them, and ask forgiveness for them, and consult with them on the conduct of affair. As when you have resolved, then put your trust in Allah; verily, Allah loves those who trust (Him).

### Mahmoud Ghali

So it was by (some) mercy from Allah that you have been lenient with them; and if you had been stern (and) harsh of heart, they would indeed have broken away from round about you. So be clement towards them, and ask forgiveness for them, and take counsel of them in the command. Yet when you are resolved, then put your trust in Allah; surely Allah loves the (ones) trusting (in Him).

### Ali Quli Qarai

It is by Allah’s mercy that you are gentle to them; and had you been harsh and hardhearted, surely they would have scattered from around you. So excuse them, and plead for forgiveness for them, and consult them in the affairs, and once you are resolved, put your trust in Allah. Indeed Allah loves those who trust in Him.

### Amatul Rahman Omar

So (O Prophet!) it is owing to the great mercy of Allâh that you are gentle towards them. Had you been harsh, hard-hearted, they would have certainly dispersed from around you; hence pardon them and ask protection for them, and consult them in matters (of administration), and when you are determined (after due consultation), put your trust in Allâh. Verily, Allâh loves those who put their trust in Him.

### Muhammad Asad

And it was by God's grace that thou [O Prophet] didst deal gently with thy followers: for if thou hadst been harsh and hard of heart, they would indeed have broken away from thee. Pardon them, then, and pray that they be forgiven. And take counsel with them in all matters of public concern; then, when thou hast decided upon a course of action, place thy trust in God: for, verily, God loves those who place their trust in Him.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Allah of His mercy made your heart, O Muhammad, ever tender in the treatment of the calamity which they -your people- brought upon themselves in battle. He made you speak to them in the gentle voice of peace. Had you been unsparing in censure and reproof and harsh hearted, they would have broken the bonds of loyalty and would have broken away from you. Therefore, give up resentment against them and invoke on their behalf Allah’s mercy and consult with them upon matters of great moment, matters on which you received no divine authoritative instructions. So when you have caused a discord to pass into a concord and resolved on a course of action, then in Allah you trust, for Allah likes those who put their trust in Him.

### Shabbir Ahmed

It is a Mercy of Allah that you (O Messenger), are lenient and compassionate with people. If you were harsh and fierce of heart, they would have broken away from you. Pardon their imperfections, arrange their protection and consult with them about the conduct of affairs. Once you have taken a decision, put your trust in Allah. Allah loves those who do their best and then trust in Allah.

### Syed Vickar Ahamed

It is (in part) by the mercy of Allah that you dealt gently with them. If you were severe or harsh-hearted, they would have broken away from about you: So overlook (their faults by pardoning them), and ask for (Allah’s) Forgiveness for them; And consult them in affairs (of moment). Then, when you have taken a decision, put your trust in Allah. For Allah loves those who put their trust (in Him).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So by mercy from Allah, [O Muúammad], you were lenient with them. And if you had been rude [in speech] and harsh in heart, they would have disbanded from about you. So pardon them and ask forgiveness for them and consult them in the matter. And when you have decided, then rely upon Allah. Indeed, Allah loves those who rely [upon Him].

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَبِمَا — febima | sebebiyle | — |
| 2 | رَحْمَةٍۢ — rahmetin | rahmeti | رحم — Ra-Ha-Mim |
| 3 | مِّنَ — mine | — | — |
| 4 | ٱللَّهِ — llahi | Allah'ın | — |
| 5 | لِنتَ — linte | sen yumuşak davrandın | لين — Lam-Ye-Nun |
| 6 | لَهُمْ ۖ — lehum | onlara | — |
| 7 | وَلَوْ — velev | eğer | — |
| 8 | كُنتَ — kunte | olsaydın | كون — Kef-Vav-Nun |
| 9 | فَظًّا — fezzen | kaba | فظظ — Fe-Zay-Zay |
| 10 | غَلِيظَ — galize | katı | غلظ — Gayn-Lam-Zay |
| 11 | ٱلْقَلْبِ — l-kalbi | yürekli | قلب — Kaf-Lam-Be |
| 12 | لَٱنفَضُّوا۟ — lanfeddu | dağılır, giderlerdi | فضض — Fe-Dad-Dad |
| 13 | مِنْ — min | — | — |
| 14 | حَوْلِكَ ۖ — havlike | çevrenden | حول — Ha-Vav-Lam |
| 15 | فَٱعْفُ — fea'fu | öyleyse affet | عفو — Ayn-Fe-Vav |
| 16 | عَنْهُمْ — anhum | onları | — |
| 17 | وَٱسْتَغْفِرْ — vestegfir | ve mağfiret dile | غفر — Gayn-Fe-Ra |
| 18 | لَهُمْ — lehum | onlar için | — |
| 19 | وَشَاوِرْهُمْ — ve şavirhum | ve onlara danış | شور — Şin-Vav-Ra |
| 20 | فِى — fi | — | — |
| 21 | ٱلْأَمْرِ ۖ — l-emri | işini | امر — Elif-Mim-Ra |
| 22 | فَإِذَا — feiza | zaman | — |
| 23 | عَزَمْتَ — azemte | karar verdiğin | عزم — Ayn-Za-Mim |
| 24 | فَتَوَكَّلْ — fetevekkel | dayan | وكل — Vav-Kef-Lam |
| 25 | عَلَى — ala | — | — |
| 26 | ٱللَّهِ ۚ — llahi | Allah'a | — |
| 27 | إِنَّ — inne | elbette | — |
| 28 | ٱللَّهَ — llahe | Allah | — |
| 29 | يُحِبُّ — yuhibbu | sever | حبب — Ha-Be-Be |
| 30 | ٱلْمُتَوَكِّلِينَ — l-mutevekkiline | kendine dayanıp güvenenleri | وكل — Vav-Kef-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/158-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/160-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-05
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
