# 3. Ali İmran suresi 8. ayet

- **Sure:** 3. Ali İmran suresi (İmran Ailesi) — سُورَةُ آلِ عِمْرَانَ
- **Ayet:** 8 / 200 · **Cüz:** 3 · **Mushaf sayfası:** 49
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/8-ayet-meali

## Arapça

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ

## Okunuş

Rabbena la tuziğ kulubena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledunke rahmeh, inneke entel vehhab.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla, gerçek lütuf sahibi sensin.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Şöyle dua ederler:) "Rabbimiz! Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından merhamet ver! Şüphesiz ki bolca veren yalnızca sensin.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Rabbimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra kalplerimizi kaydırma![1] Bize katından iyilik ve ikramda bulun! Sen Vehhab olan / karşılık beklemeden bol bol verensin.

_Dipnotlar_
- [1] Yola gelmek de yoldan çıkmak da kişinin kararına bağlıdır ([Saf 61/5](https://acikkuran.com/61/5)). Bununla birlikte, bu dua, her şeyde olduğu gibi doğru yolda kalmak için de Allah'ın desteğine ihtiyacımız olduğunu gösterir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Efendimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra yüreklerimizi saptırma ve Senin katından bir rahmet bağışla. Kuşkusuz, Sen, Bağışı Sonsuzsun!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

"Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize katından bir rahmet bahşet: çünkü yalnızca Sensin hiç karşılıksız sınırsızca lutfeden."

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhab'sın, bol bol bağışta bulunansın.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen."

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Rabbimiz, bizleri doğru yoluna erdirdikten sonra kalplerimizi yamultma ve bize katından bir rahmet ihsan et. Şüphesiz, çok bağış yapan yalnız sensin.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikatten (bir daha) saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (hakiki) Lütuf Sahibi."

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ya rabbena bizleri hidayetine irdirdikten sonra kalblerimizi yamıltma da ledünnünden bize bir rahmet ihsan eyle, şüphesiz sensin bütün dilekleri veren vehhab sen.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağış yapansın."

### Gültekin Onan

"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan sensin sen."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey Rabbimiz, bizi doğru yola iletdikden sonra kalblerimizi (Hakdan) sapdırma. Bize kendi canibinden bir rahmet ver. Şübhesiz bağışı en çok olan Sensin Sen.

### İbni Kesir

Ey Rabbımız; bizi, hidayetine erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme. Katında bize rehmet lutfet. Şüphesiz en çok lütfeden Sen'sin Sen.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet, şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Rabbimiz, bize hidayet ettikten (hakikati gösterip idrak ettirdikten) sonra şuurumuzu (nefsaniyete - egoya) döndürme ve bize ledünnünden bir rahmet bağışla. Muhakkak sen Vehhab'sın.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar derler ki: Rabb'imiz! Verdiğin hidayetten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin.

### Progressive Muslims

"Our Lord, do not make our hearts deviate after You have guided us, and grant us from You a mercy; You are the Grantor. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

“Our Lord: make Thou not our hearts to deviate after Thou hast guided us; and bestow Thou upon us mercy from Thyself; Thou art the Bestower.

### Aisha Bewley

‘Our Lord, do not make our hearts swerve aside after You have guided us. And give us mercy from You. You are the Ever-Giving.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

"Our Lord, let not our hearts waver, now that You have guided us. Shower us with Your mercy; You are the Grantor.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

"Our Lord, do not make our hearts deviate after You have guided us, and grant us from You a mercy. Indeed, You are the Grantor."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

(Onlar şöyle derler:) Sahibimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra, kalplerimizin eğrilmesine izin verme[1]. Bize katından iyilikte bulun! Hep bağış yapan Sen'sin.

_Dipnotlar_
- [1] Allah, kimseyi yoldan çıkarmaz. Yoldan çıkan insanın kendisidir. Bu dua, kişinin doğru yolda olma kararlılığını gösterir. Bir gün Musa toplumuna şöyle demişti: "Ey toplumum! Beni niçin incitiyorsunuz? İyi biliyorsunuz ki ben, Allah'ın size gönderdiği elçiyim." Ne zaman ki onlar yoldan kaydı, Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah, yoldan çıkan bir toplumu yola getirmez. (Saf 61/5)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

They pray to Allah: 'Our Lord! Do not let our hearts swerve towards crookedness after You have guided us to the right way, and. bestow upon us Your mercy. Surely You, only You, are the Munificent Giver!

### Abdullah Yusuf Ali

"Our Lord!" (they say), "Let not our hearts deviate now after Thou hast guided us, but grant us mercy from Thine own Presence; for Thou art the Grantor of bounties without measure.

### Al-Hilali & Khan

(They say): "Our Lord! Let not our hearts deviate (from the truth) after You have guided us, and grant us mercy from You. Truly, You are the Bestower."

### Abdul Haleem

‘Our Lord, do not let our hearts deviate after You have guided us. Grant us Your mercy: You are the Ever Giving.

### Marmaduke Pickthall

Our Lord! Cause not our hearts to stray after Thou hast guided us, and bestow upon us mercy from Thy Presence. Lo! Thou, only Thou, art the Bestower.

### Taqi Usmani

"Our Lord, do not let our hearts deviate from the right path after You have given us guidance, and bestow upon us mercy from Your own. Surely, You, and You alone, are the One who bestows in abundance.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

˹They say,˺ "Our Lord! Do not let our hearts deviate after you have guided us. Grant us Your mercy. You are indeed the Giver ˹of all bounties˺.

### Bijan Moeinian

[The believers pray to God:] "Our Teacher & Guide, let not our hearts return back to ignorance now that You have guided us. Shower us with your mercy as you are the most generous.

### Amatul Rahman Omar

`Our Lord!', (they pray,) `Let not our hearts become perverse after You have guided us, and grant us from Your Own Self special mercy, for You alone are the Most Liberal Bestower.

### Ali Quli Qarai

[They say, ] ‘Our Lord! Do not make our hearts swerve after You have guided us, and bestow Your mercy on us. Indeed You are the All-munificent.

### Mahmoud Ghali

Our Lord, make not our hearts to swerve after that You have guided us, and bestow upon us mercy from very close to You. You, Ever You, are The One Who is The Superb Bestower.

### George Sale

O Lord, cause not our hearts to swerve from truth, after thou hast directed us: And give us from thee mercy, for thou art he who giveth.

### Hamid S. Aziz

3:8 "O Lord! Pervert not our heart after Thou hast guided us, and grant us mercy from Thee, for Thou, only Thou art the Bestower (the Giver of Bounties).

### Arthur John Arberry

Our Lord, make not our hearts to swerve after that Thou hast guided us; and give us mercy from Thee; Thou art the Giver.

### E. Henry Palmer

'O Lord! pervert not our hearts again when Thou hast guided them, and grant us mercy from Thee, for Thou art He who grants.

### Mohamed Ahmed - Samira

"Let us not go astray, O Lord, having guided us already. Bestow on us Your blessings for You are the benevolent.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Who express their prayer of invocation: "O Allah our Creator, we beseech You not to erase piety from our hearts after You have made us true believers and guided us to the path of righteousness. O Allah, extend to us Your mercy; it is You Who gives and it is You Who bestows gratuitously".

### Muhammad Asad

"O our Sustainer! Let not our hearts swerve from the truth after Thou hast guided us; and bestow upon us the gift of Thy grace: verily, Thou art the [true] Giver of Gifts.

### Shabbir Ahmed

They say, "Our Lord! Let not our hearts waver, now that you have guided us, and bestow upon us Mercy from Your Presence. You, only You are the Giver of Gifts."

### Syed Vickar Ahamed

(They say:) "Our Lord! Do not let our hearts stray away now after You have guided us, but grant us mercy from Your Own Presence; Truly, You are the Giver of endless bounties (Al-Wahhab).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

[Who say], "Our Lord, let not our hearts deviate after You have guided us and grant us from Yourself mercy. Indeed, You are the Bestower.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | رَبَّنَا — rabbena | Rabbimiz | ربب — Ra-Be-Be |
| 2 | لَا — la | — | — |
| 3 | تُزِغْ — tuzig | eğriltme | زيغ — Ze-Ye-Gayn |
| 4 | قُلُوبَنَا — kulubena | kalblerimizi | قلب — Kaf-Lam-Be |
| 5 | بَعْدَ — bea'de | sonra | بعد — Be-Ayn-Dal |
| 6 | إِذْ — iz | — | — |
| 7 | هَدَيْتَنَا — hedeytena | bizi doğru yola ilettikten | هدي — he-Dal-Ye |
| 8 | وَهَبْ — ve heb | ve ver | وهب — Vav-he-Be |
| 9 | لَنَا — lena | bize | — |
| 10 | مِن — min | — | — |
| 11 | لَّدُنكَ — ledunke | katından | لدن — Lam-Dal-Nun |
| 12 | رَحْمَةً ۚ — rahmeten | bir rahmet | رحم — Ra-Ha-Mim |
| 13 | إِنَّكَ — inneke | kuşkusuz sen | — |
| 14 | أَنتَ — ente | yalnız sen | — |
| 15 | ٱلْوَهَّابُ — l-vehhabu | çok bağış yapansın | وهب — Vav-he-Be |

---
Önceki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/7-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/9-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-23
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
