# 7. Araf suresi 164. ayet

- **Sure:** 7. Araf suresi (Yüksek Yerler) — سُورَةُ ٱلْأَعْرَافِ
- **Ayet:** 164 / 206 · **Cüz:** 9 · **Mushaf sayfası:** 171
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/araf-suresi/164-ayet-meali

## Arapça

وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْماًۙۨ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَاباً شَد۪يداًۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

## Okunuş

Ve iz kalet ummetun minhum lime teizune kavmenillahu muhlikuhum ev muazzibuhum azaben şedida, kalu ma'zireten ila rabbikum ve leallehum yettekun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İçlerinden bir grup, "Allah'ın helak edeceği, yahut şiddetli bir azapla cezalandıracağı bir topluma ne diye öğüt verip duruyorsunuz?" deyince onlar, "Rabbimize karşı bir mazeret olsun diye ve bir de sakınırlar ümidiyle" şeklinde cevap verdiler.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Hani içlerinden bir topluluk[1] da "Allah'ın kendilerini (dünyada) helak edeceği veya (ahirette) şiddetli bir şekilde azap edeceği bir halka ne diye öğüt veriyorsunuz?" dediklerinde, (öğüt verenler) şöyle demişlerdi: "Rabbinize mazeret(imiz) olsun; bir de umulur ki takvâlı (duyarlı) olurlar diye (öğüt veriyoruz)."[2]

_Dipnotlar_
- [1] Ayetin bu cümlesinde sözü edilen kişiler "Cumartesi Yasağı"nı ihlal etmeyenler arasındaki bir gruptur. Bu kişiler yine aynı grupta yer alan ve yasağı ihlal edenlere öğüt veren gruba seslenerek, "Allah'ın kendilerini helak edeceği veya şiddetli bir azaba çarptıracağı bu topluluğa ne diye öğüt veriyorsunuz?" diyerek çıkışmıştı. Bu yoruma göre o toplumda biri isyankâr, diğeri de isyana karışmayan iki grup vardı. Ancak isyankâr olmayanlar da kendi aralarında ikiye ayrılmıştı. İşte bu ve devam eden cümledeki konuşmalar, isyankâr olmayan iki grup arasında gerçekleşmiş sayılmaktadır.
- [2] Bu ayette uyarı görevinin sürdüğü dile getirilmektedir. Uyarının gerekliliği, amacı, uyarıdan kimlerin yararlanacağı vs. ile ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:6; Mâide 5:63, 79; En‘âm 6:69; Hûd 11:116; Yâsîn 36:10; Zâriyât 51:55; Tûr 52:29; Mürselât 77:5-6; A‘lâ 87:9; Ğâşiye 88:21.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onlardan bir topluluk dedi ki: "Allah'ın yok edeceği veya şiddetli bir azap ile cezalandıracağı bir halka ne diye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki: "Rabb'inize mazeret[1] beyan etmek için ve bir de belki takva sahibi olurlar."

_Dipnotlar_
- [1] Biz bize düşeni yaptık, sorumluluğumuzu yerine getirdik demek için.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İçlerinden bir toplum (öğüt verenlere) şöyle demişti: "Allah'ın yok edeceği ya da çetin[1] bir cezaya çarptıracağı bu halka ne diye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki "Hem Rabbinize karşı bir mazeretimiz[2] olsun hem de belki bunlar yanlışlardan sakınırlar diye (bunu yapıyoruz)."

_Dipnotlar_
- [1] Çetin, ayetteki (شديد = şedid)'in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır. Allah, vereceği cezayı, kulunun suçuna bağlamıştır ([En'am 6/160](https://acikkuran.com/6/160)).
- [2] Bu ayet, her müminin çevresindeki olaylara karşı duyarlı olması ve yanlış yapanlara en azından öğüt vererek müdahale etmesi gerektiğinin delilidir. Etrafımızda gelişen yanlışlara, aşırılıklara ve çirkinliklere karşı ilgisiz veya içe kapanık kalma durumumuzun mazeret olamayacağı ayetin açık hükmü kapsamındadır.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Aralarından bir topluluk, şöyle dedi: "Allah'ın yıkıma uğratacağı veya yaman biçimde cezalandıracağı bir topluma, neden öğüt veriyorsunuz?" Şu yanıtı verdiler: "Efendinize bir açıklama yapabilmek için; belki sorumluluk bilincine erişirler diye!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ne zaman ki onlardan bir topluluk (söz konusu sapkınlara karşı çıkanlara), "Niçin Allah'ın (bu dünyada) helak edeceği, veya (ahirette) şiddetli bir azaba uğratacağı birilerine öğüt verip duruyorsunuz ki?" dediklerinde, onlar şu cevabı verdiler: "Rabbinizin katında sorumlu olmayalım diye; bir de, belki sorumluluklarını hatırlarlar umuduyla!"

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İçlerinden bir topluluk şöyle dedi: "Allah'ın helak edeceği yahut şiddetli bir azapla azaplandıracağı bir topluma ne diye öğüt verip duruyorsunuz? Dediler ki: "Rabbinize karşı bir mazeret olsun diye ve bir de korunup sakınırlar ümidiyle."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlardan bir topluluk: "Allah'ın kendilerini helak etmek veya şiddetli bir azaba uğratmak istediği bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?" dediğinde "Rabbinize karşı bir özür için ve bir ihtimal sakınabilirler, diye" dediler.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve içlerinden bir topluluk: "Ne diye Allah'ın helak edeceği veya çetin bir azapla cezalandıracağı bir kavme nasihat veriyorsunuz?" dediği vakit onlar dediler ki: "Rabbiniz tarafından mazur sayılmamız için, bir de bakarsınız belki Allah'tan korkar sakınırlar diye."

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve ne zaman onların içinden bazıları, (Sebt günü bozguncularını durdurmaya çalışan kimselere): "Allahın zaten ortadan kaldırmak yahut (en azından) zorlu bir azapla cezalandırmak üzere olduğu bir topluluğa ne diye öğüt veriyorsunuz" diye sorduklarında, bu erdemli kişiler şöyle cevap verdiler: "Rabbinizin katında sorumlu olmayalım diye; ve (bir de, bu bozguncular) belki böylece Allaha karşı sorumluluk bilincine erişirler diye!"

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt veriyorsunuz?" Onlar da, "Rabbinize bir mazeret beyan etmek için, bir de belki Allah'a karşı gelmekten sakınırlar diye (öğüt veriyoruz)" demişlerdi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve içlerinden bir ümmed niçin Allahın helak edeceği veya şiddetli bir azab ile ta'zib eyliyeceği bir kavme va'z ediyorsunuz dediği vakit o va'ızlar dediler ki: rabbınıza i'tizar edebileceğimiz bir ma'ziret olmak için, bir de ne bilirsiniz belki Allahtan korkar sakınırlar

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İçlerinden bir topluluk: "Allah'ın helak edeceği, yahut şiddetli bir şekilde azabedeceği bir kavme artık ne diye öğüt veriyorsunuz?" dedi. Dediler ki: "Rabbinize ma'zeret (beyan edebilmek) için, bir de belki korunurlar diye (öğüt veriyoruz)."

### Gültekin Onan

İçlerinden bir ümmet: "Tanrı'nın kendilerini helak etmek veya şiddetli bir azaba uğratmak istediği bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?" dediğinde "Rabbinize karşı bir özür için veya bir ihtimal sakınabilirler diye" dediler.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hani içlerinden bir ümmet: "Allahın kendilerini (dünyada) helak edeceği veya (ahiretde) çetin bir azab ile cezalandıracağı bir kavme ne diye öğüd veriyorsunuz?" dediği zaman onlar (o va'z edenler) de: "Rabbinize özür (dilemiye yüzümüz olsun) için. Umulur ki sakınırlar" demişlerdi.

### İbni Kesir

Hani, içlerinden bir topluluk demişti ki: Allah'ın kendilerini helak edeceği veya çetin bir azab ile cezalandıracağı bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz? Onlar da: Rabbınıza karşı mazeret olsun ve belki sakınırlar diye, demişlerdi.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlardan bir topluluk şöyle diyordu: -Allah'ın helak edeceği ve şiddetli bir ceza ile cezalandıracağı topluma niye öğüt veriyorsunuz? -Rabbinize karşı bir mazeret olsun ve belki sakınırlar! diye cevap verdiler..

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Hani onlardan bir ümmet şöyle dedi: "Allah'ın kendilerini helak edeceği yahut şiddetli bir azapla azaplandıracağı bir kavme niçin öğüt veriyorsunuz?". . . Dediler ki: "Rabbiniz indinde mesuliyetimiz kalksın diye; ayrıca belki onlar da korunurlar (diye). "

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onlardan bir topluluk: "Allah'ın yok edeceği veya şiddetli bir azap ile cezalandıracağı bir halka ne diye öğüt veriyorsunuz?" dediklerinde, onlar da: "Rabb'imize mazeret[1] beyan etmek için ve bir de belki takva[2] sahibi olurlar." demişlerdi.

_Dipnotlar_
- [1] Biz sorumluluğumuzu yerine getirdik ama faydası olmadı.
- [2] Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.

### Progressive Muslims

And a nation from amongst them said: "Why do you preach to a people whom God will destroy or punish a painful retribution" They said: "A plea to your Lord, and perhaps they may be aware. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And when a community among them said: “Why admonish you a people whom God will destroy or punish with a severe punishment?” they said: “As justification before your Lord; and that they might be in prudent fear.”

### Aisha Bewley

When a group of them said, ‘Why do you rebuke a people whom Allah is going to destroy or severely punish?’ they said, ‘So that we have an excuse to present to your Lord, and so that hopefully they will gain taqwa. ’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Recall that a group of them said, "Why should you preach to people whom GOD will surely annihilate or punish severely?" They answered, "Apologize to your Lord," that they might be saved.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And a nation from among them said: "Why do you preach to a people whom God will destroy or punish a painful retribution?" They said: "A plea to your Lord, and perhaps they may be aware."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

İçlerinden bir toplum (ümmet) şöyle demişti: "Allah'ın etkisizleştireceği ya da ağır azaba uğratacağı bir topluluğa (kavime) ne diye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki "Rabbinize karşı mazaretimiz[1] olsun diye. Belki de (bu uyarılarımız sayesinde) çekinip kendilerini korurlar"

_Dipnotlar_
- [1] Her müslümanın çevresindeki olaylara karşı duyarlı olması gerektiği ve yanlışlıklara uyarı seviyesinde müdahale etmesinin gerektiğinin delildir. Etrafımızda gelişen yanlışlıklara, aşırılıklara ve çirkinliklere karşı ilgisiz veya içe kapanık kalma durumumuzun mazeret olamayacağı ayetin açık hükmü kapsamındadır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onlardan bir topluluk dedi ki: "Allah'ın yok edeceği veya şiddetli bir azap ile cezalandıracağı bir halka ne diye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki: "Rabb'inize mazeret[1] beyan etmek için ve bir de belki takva[2] sahibi olurlar."

_Dipnotlar_
- [1] Biz bize düşeni yaptık, sorumluluğumuzu yerine getirdik demek için.
- [2] Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

### Al-Hilali & Khan

And when a community among them said: "Why do you preach to a people whom Allâh is about to destroy or to punish with a severe torment?" (The preachers) said: "In order to be free from guilt before your Lord (Allâh), and perhaps they may fear Allâh."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And recall when a party of them said: 'Why do you admonish a people whom Allah is about to destroy or punish severely?' They said: 'We admonish them in order to be able to offer an excuse before Your Lord, and in the hope that they will guard against disobedience.'

### Abdul Haleem

how, when some of them asked [their preachers], ‘Why do you bother preaching to people God will destroy, or at least punish severely?’ [the preachers] answered, ‘In order to be free from your Lord’s blame, and so that they may perhaps take heed.’

### Taqi Usmani

When a group of them said, "Why do you exhort a people whom Allah is going to destroy or chastise with a severe punishment?" They said, “To absolve ourselves before your Lord, and in order that they may fear Allah.”

### Marmaduke Pickthall

And when a community among them said: Why preach ye to a folk whom Allah is about to destroy or punish with an awful doom, they said: In order to be free from guilt before your Lord, and that haply they may ward off (evil).

### Abdullah Yusuf Ali

When some of them said: "Why do ye preach to a people whom Allah will destroy or visit with a terrible punishment?"- said the preachers:" To discharge our duty to your Lord, and perchance they may fear Him."

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

When some of ˹the righteous among˺ them questioned ˹their fellow Sabbath-keepers˺, "Why do you ˹bother to˺ warn those ˹Sabbath-breakers˺ who will either be destroyed or severely punished by Allah?" They replied, “Just to be free from your Lord’s blame, and so perhaps they may abstain.”

### Bijan Moeinian

When some of them [who were not violating the Sabbath but were "respecting" the freedom of choice of those who were breaking the law] asked [those who had assumed their God ordained responsibility to invite people to the righteousness and forbid them from wrongdoings]: "Why do you [do not mind your business and] bother to preach the people whom God is going to destroy or severely punish?" The preachers said: "In order to accomplish our God assigned duty and hoping that they may come to their senses [in the last moments] and respect the Lord. "

### George Sale

And when a party among them said to another party, 'Why do you admonish a people whom Allah is going to destroy or punish with a severe punishment?' They said, 'In order to be absolved from blame before your Lord and that they may turn to righteousness. '

### Mahmoud Ghali

And as a (certain) nation of them said, "Why do you admonish a people whom Allah (is) causing to perish or tormenting with a strict torment?" They said, " (As) a (possible) excuse to your Lord, and that possibly they would be pious. ".

### Ali Quli Qarai

When a group of them said, ‘Why do you advise a people whom Allah will destroy or punish with a severe punishment?’ They said, ‘As an excuse before your Lord, and [with the hope] that they may be Godwary. ’

### Amatul Rahman Omar

And (ask them what happened to those people) when a section from amongst them said (to another section), `Why do you admonish a people whom Allâh is going to destroy completely, or whom He is going to punish with a severe punishment?' They answered, `We do it so that it may serve as an excuse (to be absolved from blame) before your Lord and that they may become secure (against the punishment). '

### Arthur John Arberry

And when a certain nation of them said, 'Why do you admonish a people God is about to destroy or to chastise with a terrible chastisement?' They said, 'As an excuse to your Lord; and haply they will be godfearing. '

### E. Henry Palmer

And when a nation from amongst them said, 'Why do ye warn a people whom God would destroy, or punish with severe torment?' they said, 'As an excuse to your Lord, that haply they may fear. '

### Hamid S. Aziz

And when a community from amongst them said, "Why do you warn a people whom Allah would destroy, or punish with severe torment?" they said, "In order to do our duty to our Lord, that per chance (or possibly) they may fear (evil). "

### Mohamed Ahmed - Samira

When a Section of them said: "Why do you admonish a people whom God is about to destroy or to punish severely?" They replied: "To clear ourselves of blame before your Lord, and that they may fear God.

### Muhammad Asad

And whenever some people among them asked [those who tried to restrain the Sabbath-breakers], "Why do you preach to people whom God is about to destroy or [at least] to chastise with suffering severe?" -the pious ones would answer, "In order to be free from blame before your Sustainer, and that these [transgressors, too,] might become conscious of Him. "

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Those indifferent among the people of Mussa, said to those concerned: "why waste your breath admonishing people destined to suffer annihilation or condemnation!". "This said the concerned, "is only to discharge the duty imposed by Allah, your Creator, toward these people, they might hope fully open their hearts' ears and be dutiful to Him".

### Shabbir Ahmed

The kind-hearted among them kept reminding the violators. And others said, "Why do you preach a people whom Allah's Requital is going to destroy or punish them with a severe torment?" The counselors said, "In order to be free of guilt before your Lord that we failed to advise. And in the hope that they walk aright."

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And when a community among them said, "Why do you advise [or warn] a people whom Allah is [about] to destroy or to punish with a severe punishment?" they [the advisors] said, "To be absolved before your Lord and perhaps they may fear Him. "

### Syed Vickar Ahamed

When some of them said: "Why do you teach to a people whom Allah will destroy or come down with a terrible punishment?"— Said the teachers: "To fulfill our duty to your Lord, so that they may fear Him. "

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذْ — ve iz | artık | — |
| 2 | قَالَتْ — kalet | dedi | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 3 | أُمَّةٌۭ — ummetun | bir topluluk | امم — Elif-Mim-Mim |
| 4 | مِّنْهُمْ — minhum | içlerinden | — |
| 5 | لِمَ — lime | niçin? | — |
| 6 | تَعِظُونَ — teizune | öğüt veriyorsunuz | وعظ — Vav-Ayn-Zay |
| 7 | قَوْمًا ۙ — kavmen | bir kavme | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 8 | ٱللَّهُ — llahu | Allah'ın | — |
| 9 | مُهْلِكُهُمْ — muhlikuhum | helak edeceği | هلك — he-Lam-Kef |
| 10 | أَوْ — ev | yahut | — |
| 11 | مُعَذِّبُهُمْ — muazzibuhum | azabedeceği | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 12 | عَذَابًۭا — azaben | bir azapla | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 13 | شَدِيدًۭا ۖ — şediden | şiddetli | شدد — Şin-Dal-Dal |
| 14 | قَالُوا۟ — kalu | dediler ki | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 15 | مَعْذِرَةً — mea'ziraten | ma'zeret için | عذر — Ayn-Zal-Ra |
| 16 | إِلَىٰ — ila | — | — |
| 17 | رَبِّكُمْ — rabbikum | Rabbinize | ربب — Ra-Be-Be |
| 18 | وَلَعَلَّهُمْ — veleallehum | ve belki | — |
| 19 | يَتَّقُونَ — yettekune | korunurlar (diye) | وقي — Vav-Kaf-Ye |

---
Önceki: https://acikkuran.com/araf-suresi/163-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/araf-suresi/165-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
