# 7. Araf suresi 42. ayet

- **Sure:** 7. Araf suresi (Yüksek Yerler) — سُورَةُ ٱلْأَعْرَافِ
- **Ayet:** 42 / 206 · **Cüz:** 8 · **Mushaf sayfası:** 154
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/araf-suresi/42-ayet-meali

## Arapça

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

## Okunuş

Vellezine amenu ve amilus salihati la nukellifu nefsen illa vus'aha ulaike ashabul cenneh, hum fiha halidun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yapmasını önermediğimiz halde inanıp iyi işler yapanlar cennetliktirler, onlar orada süreli kalacaklardır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İman edip iyi işler yapanlara gelince -ki kimseye gücünün üzerinde bir görev yüklemeyiz-,[1] işte onlar da cennet halkıdır; orada ebedî kalacaklardır.

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Bakara 2:233, 286; Nisâ 4:84; Mâide 5:48; En‘âm 6:152, 165; Mü'minûn 23:62; Talâk 65:7.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

İman edip salihatı yapanlar - ki hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemeyiz- Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara gelince -ki biz kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklemeyiz- böyleleri cennet ahalisidir; onlar orada ölümsüzdürler.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; hiç kimseye gücünün yeteceğinden aşırısını yüklemeyiz. Cennetin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Fakat kim imana erer ve imanıyla uyumlu işler yaparsa -(ki) Biz hiç kimseye taşıyacağından fazlasını yüklemeyiz- işte, içinde ebedi kalmak üzere cennete girecek olan da bunlardır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar -ki biz, her benliğe ancak yaratılış kapasitesi ölçüsünde görev yükleriz- ise cennetin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır orada.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip iyi işler yapan kimseler ise, -Biz kişiye gücünün üstünde birşey yüklemeyiz.- cennetin sakinleridirler ve orada sonsuza dek kalacaklardır.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ama imana erişen, doğru ve yararlı işler yapan kimseler -(ki) şüphesiz, Biz kimseye taşıyabileceği yükten fazlasını yüklemeyiz- işte, ebediyyen kalmak üzere cennete girecek olan bunlardır;

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İyman edib iyi iyi işler yapan kimseler -ki bir nefse ancak vüs'ünü teklif ederiz- bunlar işte eshabı Cennettirler ve hep onda muhalleddirler

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İnanıp iyi işler yapanlar, -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemeyiz- İşte onlar cennet halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.

### Gültekin Onan

İnanıp salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabıdır. Onda sonsuz olarak kalacaklardır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İman edip de güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) — ki biz hiç bir kimseye gücü yeteceğinden başkasını yüklemeyiz— onlar cennetin yaranıdırlar. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.

### İbni Kesir

İman edip te salih ameller işleyenlere gelince; Biz, hiç kimseye gücünün yeteceğinden baikasını yüklemeyiz. İşte onlar, cennetliklerdir. Onlar orada temelli kalıcıdırlar.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İman eden ve doğruları yapanlar ise -ki biz kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz.- bunlar da cennetliklerdir. Onlar, orada ebedidirler.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İman edip imanının gereği fiiller ortaya koyanlara gelince. . . Ki biz, hiçbir nefsi, kapasitesinin üstündeki ile mükellef kılmayız; işte onlar cennet ehlidirler. . . Onlar orada ebedi kalıcılardır.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İman edip salihatı[1] yapanlar- ki hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemeyiz- Cennet halkıdırlar. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

_Dipnotlar_
- [1] Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

### Progressive Muslims

As for those who believe and do good; We do not burden a soul beyond its means; those are the dwellers of Paradise, in it they will abide.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And those who heed warning and do righteous deeds: — We burden not any soul save to its capacity — those are the companions of the Garden; therein they abide eternally.

### Aisha Bewley

As for those who have iman and do right actions – We impose on no self any more than it can bear – they are the Companions of the Garden, remaining in it timelessly, for ever.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

As for those who believe and lead a righteous life - we never burden any soul beyond its means - these will be the dwellers of Paradise. They abide in it forever.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

As for those who believe and do good; We do not burden a soul except with what it can bear; those are the dwellers of the Paradise, in it they will abide.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara gelince ki biz kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz; böyleleri cennet ahalisidir; onlar da orada ölümsüzdürler.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

İman edip salihatı[1] yapanlar- ki hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemeyiz- Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

_Dipnotlar_
- [1] Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

### Abdul Haleem

But those who believe and do good deeds- and We do not burden any soul with more than it can bear- are the people of the Garden and there they will remain.

### Marmaduke Pickthall

But (as for) those who believe and do good works - We tax not any soul beyond its scope - Such are rightful owners of the Garden. They abide therein.

### Al-Hilali & Khan

But those who believed (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), and worked righteousness - We tax not any person beyond his scope - such are the dwellers of Paradise. They will abide therein.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And those who believe and do good - We do not impose upon any of them a burden beyond his capacity. They are the people of Paradise. And there they shall abide.

### Taqi Usmani

Those who believe and do good deeds,-We do not obligate anyone beyond his capacity-they are the people of Paradise; they shall remain there for ever.

### Abdullah Yusuf Ali

But those who believe and work righteousness,- no burden do We place on any soul, but that which it can bear,- they will be Companions of the Garden, therein to dwell (for ever).

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

As for those who believe and do good—We never require of any soul more than what it can afford—it is they who will be the residents of Paradise. They will be there forever.

### Arthur John Arberry

And those who believe, and do deeds of righteousness -- We charge not any soul, save according to its capacity; those are the inhabitants of Paradise, therein dwelling forever;

### Mahmoud Ghali

And (the ones) who have believed, and have done deeds of righteousness-We do not charge a self except according to its capacity-those are the Companions of the Garden; they are therein eternally (abiding).

### Bijan Moeinian

As to those who chose to believe and did good deeds, they are worthy of Paradise. After all, I do not ask more than one can take [to be eligible for ending up in Paradise and] to live there forever.

### Amatul Rahman Omar

(As for) those who believe and do deeds of righteousness - We charge no soul except according to its capacity. It is these who are the rightful owners of Paradise where they shall abide for ever.

### Hamid S. Aziz

But those who believe and do what is right - We will not oblige a soul with more than it's capacity - they are the companions of the Garden; they shall dwell therein.

### George Sale

But they who believe, and do that which is right, -- we will not load any soul but according to its ability, -- they shall be the companions of paradise; they shall remain therein for ever.

### E. Henry Palmer

But those who believe and do what is right - we will not oblige a soul more than its capacity - they are the fellows of Paradise, they shall dwell therein for aye.

### Mohamed Ahmed - Samira

As for those who believe and do good, We never burden a soul beyond capacity. They are men of Paradise where they will abide for ever.

### Ali Quli Qarai

As for those who have faith and do righteous deeds —We task no soul except according to its capacity— they shall be the inhabitants of paradise, and they shall remain in it [forever].

### Muhammad Asad

But those who attain to faith and do righteous deeds - [and] We do not burden any human being with more than he is well able to bear - they are destined for paradise, therein to abide,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

But those whose hearts are impressed with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety, realize that We do not charge a soul with more than it can bear. It is they who have the rightful claim to Paradise wherein they shall have passed through nature to Eternity.

### Syed Vickar Ahamed

But for those who believe and do righteousness— We place no burden on any soul, except that which it can bear- They will be Companions of the Garden, to live in there (for ever).

### Shabbir Ahmed

On the other hand, those who attain conviction in Divine Laws and work to augment the individual and collective potential of humanity, will succeed in attaining paradise of their own making (3:136). (The paradise of people's own making will never be lost; it will be their heritage in the life to come (2:25), (3:133), (55:45-47)). We never assign goals to people that are beyond their capacity.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

But those who believed and did righteous deeds - We charge no soul except [within] its capacity. Those are the companions of Paradise; they will abide therein eternally.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَٱلَّذِينَ — vellezine | ve kimseler | — |
| 2 | ءَامَنُوا۟ — amenu | inanan | امن — Elif-Mim-Nun |
| 3 | وَعَمِلُوا۟ — ve amilu | ve yapanlar | عمل — Ayn-Mim-Lam |
| 4 | ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati | iyi işler | صلح — Sad-Lam-Ha |
| 5 | لَا — la | — | — |
| 6 | نُكَلِّفُ — nukellifu | yüklemeyiz | كلف — Kef-Lam-Fe |
| 7 | نَفْسًا — nefsen | hiç kimseye | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 8 | إِلَّا — illa | başkasını | — |
| 9 | وُسْعَهَآ — vus'aha | gücünün yettiğinden | وسع — Vav-Sin-Ayn |
| 10 | أُو۟لَـٰٓئِكَ — ulaike | işte onlar | — |
| 11 | أَصْحَـٰبُ — eshabu | halkıdır | صحب — Sad-Ha-Be |
| 12 | ٱلْجَنَّةِ ۖ — l-cenneti | cennet | جنن — Cim-Nun-Nun |
| 13 | هُمْ — hum | onlar | — |
| 14 | فِيهَا — fiha | orada | — |
| 15 | خَـٰلِدُونَ — halidune | ebedi kalacaklardır | خلد — Kh-Lam-Dal |

---
Önceki: https://acikkuran.com/araf-suresi/41-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/araf-suresi/43-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
