# 7. Araf suresi 5. ayet

- **Sure:** 7. Araf suresi (Yüksek Yerler) — سُورَةُ ٱلْأَعْرَافِ
- **Ayet:** 5 / 206 · **Cüz:** 8 · **Mushaf sayfası:** 150
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/araf-suresi/5-ayet-meali

## Arapça

فَمَا كَانَ دَعْوٰيهُمْ اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَٓا اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

## Okunuş

Fe ma kane da'vahum iz caehum be'suna illa en kalu inna kunna zalimin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Biz gerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka bir şey olmadı.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Azabımız kendilerine geldiğinde "Biz zalimlermişiz!" diye sızlanıp yalvarmaktan başka sözleri kalmamıştı.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Azabımız onlara geldiğinde tek feryatları, "Biz gerçekten zalimlermişiz." demelerinden başka bir şey olmadı.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Baskınımız gelince şunun dışında söyleyecek sözleri kalmamıştı: "Biz, gerçekten yanlışlar içindeyiz!"

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Cezamız geldiğinde, şunu söylemekten başka yalvarmaları olmadı: "Belli ki, haksızlık yapanlardan olmuşuz!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Kahredici gazabımız kendilerine gelip çatınca, "Kesinlikle bizdik haksız olan, evet biz!" itirafından başka bir savunmaları olmayacaktır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Azabımız onlara gelip çattığında, yaptıkları, şu çığlığı yükseltmekten başka birşey olmamıştır: Biz gerçekten zalimlerdik!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Azabımız kendilerine geldiğinde: "Bizler, gerçekten zalimlerdik!" demekten başka bir iddiaları olmadı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Azabımız kendilerine geldiği vakıt da "bizler hakıkaten zalimler idik" demekten başka da'vaları olmadı

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.

### Gültekin Onan

Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Kendilerine azabımız geldiği zaman çağrışları "Biz hakikaten zaalimlerdendik" demelerinden başka (bir şey) olmadı.

### İbni Kesir

Baskınımız geldiği zaman, çağırışları: Biz gerçekten zalimlerdendik, demekten başka birşey olmadı.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları "Biz, gerçekten zalimler idik!" demekten başka bir şey olmadı.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Azabımız onlara geldiğinde, onların seslenişleri: "Biz gerçekten zalimlermişiz" demekten başka bir şey olmadı.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Azabımız onlara geldiğinde tek feryatları, "Biz gerçekten zalimlermişiz." demelerinden başka bir şey olmadı.

### Progressive Muslims

Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!"

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And their cry when Our might came to them was only that they said: “We were wrongdoers!”

### Aisha Bewley

And their only utterance, when Our violent force came down upon them, was the cry: ‘Truly we have been wrongdoers!’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Their utterance when our retribution came to them was: "Indeed, we have been transgressors."

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Baskınımız gelince şundan başka bir haykırışları olmamıştır: "Biz, yanlışlar içindeydik!"

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Azabımız onlara geldiğinde tek feryatları, "Biz gerçekten zalimlermişiz." demelerinden başka bir şey olmadı.

### Abdul Haleem

their only cry when Our punishment came to them was, ‘How wrong we were!’

### Marmaduke Pickthall

No plea had they, when Our terror came unto them, save that they said: Lo! We were wrong-doers.

### Al-Hilali & Khan

No cry did they utter when Our Torment came upon them but this: "Verily, we were Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)".

### Taqi Usmani

So, when Our punishment came upon them, they could say nothing but cry, "We were wrongdoers indeed."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And when Our scourge fell upon them their only cry was: 'We are indeed transgressors.'[1]

_Dipnotlar_
- [1] People can learn a lesson from the tragic fate of those nations that spurned God's Guidance. and instead followed the guidance of others; and they became so degenerate that their very existence became an intolerable burden on the earth. Eventually, God's scourge seized them. and the earth was cleansed of their filthy existence. The words uttered by, the evil-doers: 'We are indeed transgressors', emphasizes two points, First, that it is pointless for one to realize and repent of one's wrong-doing after the time for such repentance is past. Individuals and communities who allow the term granted to them to be wasted in heedlesness and frivolity, who turn a deaf car to those who invite them to the truth, have so often been overtaken in the past by God's punishmet. Second, there are numerous instances of individuals as well as communities which incontrovertibly prove that when the wrong-doings of a nation exceed a certain limit, the term granted to it expires and God's punishment suddenly overtakes it. And once a nation is subjected to God's punishment, there is no escape from it. Since human history abounds in such instances, there is no reason why people should persist in the same iniquity, and repent only when the time for repentance has passed.

### Abdullah Yusuf Ali

When (thus) Our punishment took them, no cry did they utter but this: "Indeed we did wrong."

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Their only cry—when overwhelmed by Our torment—was, "We have indeed been wrongdoers."

### Bijan Moeinian

The punishment came so fast upon them that they had only time to say: "How unjust we were. "

### E. Henry Palmer

was only to say, 'Verily, we were unjust!'

### Hamid S. Aziz

7:5. And their cry, when Our wrath came upon them, was only to say, "Verily, we were unjust (wrongdoers)!"

### Ali Quli Qarai

Then their cry, when Our punishment overtook them, was only that they said, ‘We have indeed been wrongdoers!’

### Arthur John Arberry

and they but cried, when Our might came upon there, 'We were evildoers. ';

### Amatul Rahman Omar

So that their cry meant nothing when Our punishment came upon them except that they (apologisingly) said, `Truly we were wrong-doing people. '

### Mahmoud Ghali

So, in no way did they have a plea as Our violence came to them, except that they said, "Surely we were unjust. "

### George Sale

And their supplication, when our punishment came upon them, was no other than that they said, verily we have been unjust.

### Mohamed Ahmed - Samira

And when Our punishment overtook them they had nothing to say except crying out: "We have indeed been sinners. "

### Muhammad Asad

And when Our punishment came upon them, they had nothing to say for themselves, and could only cry, "Verily, we were wrongdoers!"

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

When our anger was displayed in action, nothing did they say with pining regrets and vain repentance but: "we were wrongful of actions".

### Syed Vickar Ahamed

When Our punishment got them, they did not say anything except this: Truly, we did wrong!

### Shabbir Ahmed

They had no plea when Our Requital came to them, but they said, "We were indeed unjust, and used to oppress the vulnerable. "

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And their declaration when Our punishment came to them was only that they said, "Indeed, we were wrongdoers!"

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَمَا — fema | kalmadı | — |
| 2 | كَانَ — kane | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 3 | دَعْوَىٰهُمْ — dea'vahum | yalvarıları | دعو — Dal-Ayn-Vav |
| 4 | إِذْ — iz | zaman | — |
| 5 | جَآءَهُم — ca'ehum | onlara geldiği | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 6 | بَأْسُنَآ — be'suna | azabımız | باس — Be-Elif-Sin |
| 7 | إِلَّآ — illa | başka | — |
| 8 | أَن — en | — | — |
| 9 | قَالُوٓا۟ — kalu | demelerinden | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 10 | إِنَّا — inna | biz gerçekten | — |
| 11 | كُنَّا — kunna | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 12 | ظَـٰلِمِينَ — zalimine | zalimlermişiz | ظلم — Zay-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/araf-suresi/4-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/araf-suresi/6-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-05
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
