# 7. Araf suresi 57. ayet

- **Sure:** 7. Araf suresi (Yüksek Yerler) — سُورَةُ ٱلْأَعْرَافِ
- **Ayet:** 57 / 206 · **Cüz:** 8 · **Mushaf sayfası:** 156
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/araf-suresi/57-ayet-meali

## Arapça

وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَاباً ثِقَالاً سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ   كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

## Okunuş

Ve huvellezi yursilur riyaha buşren beyne yedey rahmetih, hatta iza ekallet sehaben sikale suknahu li beledin meyyitin fe enzelna bihil mae fe ahrecna bihimin kullissemerat, kezalikenuhricul mevta leallekum tezekkerun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Rüzgarları rahmetinin önünden müjdeci olarak gönderen O'dur. Nihayet rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Umulur ki düşünüp ders alırsınız.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen O'dur. Sonunda (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu (bulutu) ölü (kurak) bir şehre sevk ederiz. Böylece onun sayesinde (bulut sebebiyle oraya) suyu indirir ve bütün meyvelerden çıkarırız. İşte ölüleri de (topraktan) böyle çıkaracağız.[1] Umulur ki (gerçeği) hatırlarsınız.[2]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Tâhâ 20:53; Nûr 24:43; Furkân 25:48-49; Neml 27:63; Rûm 30:48; Fâtır 35:9.
- [2] Doğadaki bu dönüşüm, diriltilmenin delilidir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Rüzgarları ikramından önce müjde[1] olarak gönderen odur. Rüzgarlar, yüklü bir yağmur bulutunu kolayca yükseltince onu ölü/çorak bir toprağa sevk ederiz. O bulutla oraya su indirir, o suyla her türlü ürünü çıkarırız. Ölüleri de işte böyle (topraktan) çıkaracağız[2]. Belki (yeniden dirilme konusunda) bilgi sahibi olursunuz.

_Dipnotlar_
- [1] [Rum 30/46](https://acikkuran.com/30/46), [Furkan 25/48,](https://acikkuran.com/25/48) [Neml 27/63.](https://acikkuran.com/27/63)
- [2] [Fatır 35/9.](https://acikkuran.com/35/9)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve O, rahmetinin önünden, muştulayıcı olarak rüzgarları gönderir. Sonunda, ağır bulutları yüklendiğinde, onu, ölü bir yöreye göndeririz. Ardından, onunla su indiririz ve tüm ürünlerden çıkarırız. Ölüleri de işte böyle çıkarırız; böylece, belki öğüt alırsınız.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

O'dur rüzgarları rahmetinin önüne katıp müjdeci olarak gönderen; nihayet bunlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca, onu ölü toprağa doğru sevkedip bu yolla su indiririz ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz: belki düşünür de ibret alırsınız.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Rüzgarları, rahmetinin önünden müjdeci gönderen O'dur. Nihayet onlar, yüklerle ağırlaşmış bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; onunla su indiririz de o suyla her türlü meyvayı çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Düşünüp ibret almanız umuluyor.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Ki ibret alasınız.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak yollayan Allah'tır. Nihayet onlar, yağmur yüklü ağır ağır bulutları hafif birşey gibi kaldırıp yüklendiklerinde, bakarsın Biz onları ölü bir memlekete gönderip oraya su indirmiş ve orada her türlüsünden ürün çıkarmışızdır. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Gerek ki düşünüp ibret alasınız.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Yaklaşan rahmetinin önünde müjdeleyici olarak rüzgarları gönderen Odur; yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz; belki düşünür ders alırsınız.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve o, o Allahdır ki rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci yollar, nihayet bunlar o ağır ağır bulutları hafif bir şey gibi kaldırıb yüklendiklerinde bakarsın biz onları ölmüş bir memlekete sevketmişizdir derken ona su indirmişizdir de orada her türlüsünden semereler çıkarmışızdır, işte ölüleri böyle çıkaracağız, gerektir ki düşünür ıbret alırsınız

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O ki rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderir. Nihayet onlar, ağır ağır bulutları yüklenince, onu ölü bir ülkeye yollarız; onunla su indirir ve türlü türlü meyvalar çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.

### Gültekin Onan

Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız ki ibret alasınız.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O, rahmetinin önünden rüzgarı müjdeci gönderendir. Nihayet bunlar (su ile yüklü) ağır ağır bulutları kaldırıb yüklendiği zaman (görürsün ki) biz on (lar) ı ölmüş bir memlekete sevketmişizdir. Derken ona su indirmişizdir de orada her (türlüsünden) meyveler (mahsuller) çıkarmışızdır. İşte ölüleri de (diriltib kabirlerinden) böyle çıkaracağız biz. Gerek ki (bunları) iyi düşünüb ibret alasınız.

### İbni Kesir

O'dur ki rahmetinin önünde rüzgarı müjdeci olarak gönderir. Nihayet bunlar, ağır yüklü bulutları yüklendiğinde; Biz, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her tür mahsulleri yetiştiririz. İşte ölüleri de böylece çıkarırız. Ta ki iyice düşünüp ibret alasınız.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman; biz, onu ölü bir bölgeye gönderir ve su indiririz. Onunla her türlü ürün çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp, ibret alırsınız.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

"HU", ki rahmetinin önünden rüzgarları müjdeci olarak irsal eden. . . Nihayet rüzgarlar ağır bulutları kaldırıp taşırken, onu ölü bir beldeye sevk ederiz; onunla su inzal eder ve onunla her türlü semereden (meyve) çıkarırız. . . İşte (biz), ölüleri böyle çıkarırız. . . Umulur ki bunun ne anlama geldiğini düşünürsünüz!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

### Progressive Muslims

He is the One who sends the winds with good tidings between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead town, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. It is thus that We will bring out the dead, perhaps you will remember.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And He it is that sends the winds as glad tidings before His mercy. When they have gathered up heavy clouds, We drive them to a dead land and send down the water therein, and bring forth therewith every fruit, — thus will We bring forth the dead — that you might take heed.

### Aisha Bewley

He it is who sends out the winds, bringing advance news of His mercy, so that when they have lifted up the heavy clouds, We dispatch them to a dead land and send down water to it, by means of which We bring forth all kinds of fruit. In the same way We will bring forth the dead, so that hopefully you will pay heed.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

He is the One who sends the wind with good omen, as a mercy from His hands. Once they gather heavy clouds, we drive them to dead lands, and send down water therefrom, to produce with it all kinds of fruits. We thus resurrect the dead, that you may take heed.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

He is the One who sends the winds to be dispersed between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead land, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. It is thus that We will bring out the dead, perhaps you will remember.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

İkramından önce rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur[1]. Rüzgarlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca ölü toprağa sürer, o buluttan su indirir, onunla her türlü ürünü çıkarırız. İşte ölüleri de böyle diriltiriz, belki bilgilerinizi kullanırsınız...

_Dipnotlar_
- [1] Yağmurun yağması için rüzgarın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile bulunmuştur. (Hicr 15/22)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

### Marmaduke Pickthall

And He it is Who sendeth the winds as tidings heralding His mercy, till, when they bear a cloud heavy (with rain), We lead it to a dead land, and then cause water to descend thereon and thereby bring forth fruits of every kind. Thus bring We forth the dead. Haply ye may remember.

### Abdul Haleem

It is God who sends the winds, bearing good news of His coming grace, and when they have gathered up the heavy clouds, We drive them to a dead land where We cause rain to fall, bringing out all kinds of crops, just as We shall bring out the dead. Will you not reflect?

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

He is the One Who sends the winds ushering in His mercy. When they bear heavy clouds, We drive them to a lifeless land and then cause rain to fall, producing every type of fruit. Similarly, We will bring the dead to life, so perhaps you will be mindful.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And it is He Who sends forth winds as glad tidings in advance of His Mercy, and when they have carried a heavy-laden cloud We drive it to a dead land, then We send down rain from it and bring forth therwith fruits of every kind. In this manner do We raise the dead that you may take heed.

### Abdullah Yusuf Ali

It is He Who sendeth the winds like heralds of glad tidings, going before His mercy: when they have carried the heavy-laden clouds, We drive them to a land that is dead, make rain to descend thereon, and produce every kind of harvest therewith: thus shall We raise up the dead: perchance ye may remember.

### Taqi Usmani

He is the One who sends the winds carrying good news before His blessings, until when they lift up the heavy clouds, We drive them to a dead land. Then, there We pour down water. Then, We bring forth with it all sorts of fruits. In similar way, We will bring forth all the dead. (All this is being explained to you), so that you may learn a lesson.

### Al-Hilali & Khan

And it is He Who sends the winds as heralds of glad tidings, going before His Mercy (rain). Till when they have carried a heavy-laden cloud, We drive it to a land that is dead, then We cause water (rain) to descend thereon. Then We produce every kind of fruit therewith. Similarly, We shall raise up the dead, so that you may remember or take heed.

### Arthur John Arberry

It is He who looses the winds, bearing good tidings before His mercy, till, when they are charged with heavy clouds, We drive it to a dead land and therewith send down water, and bring forth, therewith all the fruits. Even so We shall bring forth the dead; haply you will remember.

### Bijan Moeinian

God is the One Who sends the winds as the messengers of the good news of His Mercy. They direct the thick clouds to any dead land that the Lord wants to shower and cause all kind of fruits to grow. See how your Lord brings life out of the death; may you learn a lesson from this observation.

### Ali Quli Qarai

It is He who sends forth the winds as harbingers of His mercy. When they bear [rain-]laden clouds, We drive them toward a dead land and send down water on it, and with it We bring forth all kinds of crops. Thus shall We raise the dead; maybe you will take admonition.

### Mahmoud Ghali

And He is (The One) Who sends the winds, bearing good tidings before (Literally: between the two hands of His mercy) His mercy, till when they carry heavy clouds, We drive it (i. e., the clouds) to a dead land; then We therewith send down water; so We bring out therewith products of all (kinds). Thus We will bring out the dead, that possibly you would be mindful.

### Amatul Rahman Omar

He it is Who sends the winds as good tidings heralding His mercy, till when they (those winds) bear heavy clouds, find them light, We drive (the clouds) to a dead land, then We make it rain, then We bring forth (from the dead land) by means of that (water) all manner of fruit; that is how We will bring forth the dead so that you may achieve eminence and honour.

### Hamid S. Aziz

He it is who sends forth the winds like tidings heralding His mercy; until when they lift the heavy cloud which We drive to a dead land, and send down thereon water, and, thereby, bring forth every kind of fruit; - Thus do We bring forth the dead; per chance (or possibly) you may remember.

### George Sale

It is He who sendeth the winds, spread abroad before his mercy, until they bring a cloud heavy with rain, which We drive unto a dead country; and We cause water to descend thereon, by which We cause all sorts of fruits to spring forth. Thus will We bring forth the dead from their graves; that peradventure ye may consider.

### E. Henry Palmer

He it is who sends forth the winds as heralds before His mercy; until when they lift the heavy cloud which we drive to a dead land, and send down thereon water, and bring forth therewith every kind of fruit; - thus do we brine, forth the dead; haply ye may remember.

### Mohamed Ahmed - Samira

Indeed it is He who sends the winds as harbingers of auspicious news announcing His beneficence, bringing heavy clouds which We drive towards a region lying dead, and send down rain, and raise all kinds of fruits. So shall We raise the dead that you may think and reflect.

### Muhammad Asad

And He it is who sends forth the winds as a glad tiding of His coming grace-so that, when they have brought heavy clouds, We may drive them towards dead land and cause thereby water to descend; and by this means do We cause all manner of fruit to come forth. Even thus shall We cause the \dead to come forth: [and this] you ought to keep in mind.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

He is it Who sends forth the wind as a forerunner of His mercy heralding a joyful event The watery vapor condenses and floats in the upper air and when it is about to gender a storm We drive it by high winds to a dead or droughty land where it pours its rain and with it We cause the various products to spring up from the soil*. Similarly do We resurrect the dead; an action consequent on Allah's will and it is hoped people will ponder.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And it is He who sends the winds as good tidings before His mercy until, when they have carried heavy rainclouds, We drive them to a dead land and We send down rain therein and bring forth thereby [some] of all the fruits. Thus will We bring forth the dead; perhaps you may be reminded.

### Syed Vickar Ahamed

It is He Who sends the winds like giver of happy news, coming (to you) before His Mercy (the rains): When they have carried the heavily loaded clouds (with water), We drive them to a land that is dead, make rain to fall on it; Then We produce every kind of crop with it: Like this We shall raise up the dead: In case you may remember or take the warning.

### Shabbir Ahmed

He is the One who sends pleasant winds bearing good news of the forthcoming rain of His blessings. When the winds carry the heavy clouds, We drive them to a land that is dead. The water then causes all kinds of fruit and vegetation to sprout. This is how We can revive dead people and nations. Herein is a sign for those who pay heed.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَهُوَ — ve huve | O ki | — |
| 2 | ٱلَّذِى — llezi | — | — |
| 3 | يُرْسِلُ — yursilu | gönderir | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 4 | ٱلرِّيَـٰحَ — r-riyaha | rüzgarları | روح — Ra-Vav-Ha |
| 5 | بُشْرًۢا — buşran | müjdeci | بشر — Be-Şin-Ra |
| 6 | بَيْنَ — beyne | — | بين — Be-Ye-Nun |
| 7 | يَدَىْ — yedey | önünde | يدي — Ye-Dal-Ye |
| 8 | رَحْمَتِهِۦ ۖ — rahmetihi | rahmetinin | رحم — Ra-Ha-Mim |
| 9 | حَتَّىٰٓ — hatta | nihayet | — |
| 10 | إِذَآ — iza | zaman | — |
| 11 | أَقَلَّتْ — ekallet | onlar yüklenince | قلل — Kaf-Lam-Lam |
| 12 | سَحَابًۭا — sehaben | bulutları | سحب — Sin-Ha-Be |
| 13 | ثِقَالًۭا — sikalen | ağır ağır | ثقل — Se-Kaf-Lam |
| 14 | سُقْنَـٰهُ — suknahu | onu yollarız | سوق — Sin-Vav-Kaf |
| 15 | لِبَلَدٍۢ — libeledin | bir ülkeye | بلد — Be-Lam-Dal |
| 16 | مَّيِّتٍۢ — meyyitin | ölü | موت — Mim-Vav-Te |
| 17 | فَأَنزَلْنَا — feenzelna | indiririz | نزل — Nun-Za-Lam |
| 18 | بِهِ — bihi | onunla | — |
| 19 | ٱلْمَآءَ — l-mae | su | موه — Mim-Vav-he |
| 20 | فَأَخْرَجْنَا — feehracna | ve çıkarırız | خرج — Kh-Ra-Cim |
| 21 | بِهِۦ — bihi | onunla | — |
| 22 | مِن — min | — | — |
| 23 | كُلِّ — kulli | türlü türlü | كلل — Kef-Lam-Lam |
| 24 | ٱلثَّمَرَٰتِ ۚ — s-semerati | meyvalar | ثمر — Se-Mim-Ra |
| 25 | كَذَٰلِكَ — kezalike | işte böyle | — |
| 26 | نُخْرِجُ — nuhricu | çıkaracağız | خرج — Kh-Ra-Cim |
| 27 | ٱلْمَوْتَىٰ — l-mevta | ölüleri de | موت — Mim-Vav-Te |
| 28 | لَعَلَّكُمْ — leallekum | herhalde | — |
| 29 | تَذَكَّرُونَ — tezekkerune | ibret alırsınız | ذكر — Zal-Kef-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/araf-suresi/56-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/araf-suresi/58-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
