# 2. Bakara suresi 184. ayet

- **Sure:** 2. Bakara suresi (İnek) — سُورَةُ ٱلْبَقَرَةِ
- **Ayet:** 184 / 286 · **Cüz:** 2 · **Mushaf sayfası:** 27
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/bakara-suresi/184-ayet-meali

## Arapça

اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

## Okunuş

Eyyamen ma'dudat, fe men kane minkum maridan ev ala seferin fe iddetun min eyyamin uhar ve alellezine yutikunehu fidyetun taamu miskin, fe men tatavvaa hayran fe huve hayrun leh, ve en tesumu hayrun lekum in kuntum ta'lemun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvaya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Oruç size) sayılı günlerde olmak üzere (farz kılındı). İçinizden kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Oruç tutmaya zar zor güçleri yetenlerin ise[1] bir fakiri doyuracak kadar fidye (vermesi) gerekir. Kim gönüllü olarak iyilik yaparsa, bu kendisi için daha hayırlıdır. Bilirseniz (zorluğa rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

_Dipnotlar_
- [1] Bu ifadenin, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler" şeklindeki tercümesi hatalıdır. Çünkü metinde olmayan bir olumsuzluk edatının burada var olduğu iddia edilmektedir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Sayılı günlerdir.[1] Artık sizden kim hastalanır veya seferde olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin,[2] bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız[3] sizin için hayırlı olandır.

_Dipnotlar_
- [1] Oruç tutmak sayılı günlerdir. Başlangıcı ve bitişi ve gün sayısı belli olan.
- [2] Hasta ve seferde iken oruç tutmaya gücü yettiği halde tutmayanların, tutamadığı gün sayısınca oruç turması ve ayrıca bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir.
- [3] Oruç tutmanız.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Orucu) Sayılı günlerde (tutun).[1] Sizden kim hasta veya yolculuk halinde olursa tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca takatı olanların /gücü yetenlerin[2] bir miskini doyuracak kadar fidye[3] (fitre) verme görevi vardır. Kim (fitre dahil) bir iyiliği fazlasıyla yaparsa onun için daha iyi olur. Bilseniz (hasta veya yolcu iken de) oruç tutmanız sizin için daha iyidir.

_Dipnotlar_
- [1] "Sayılı günler" ifadesi [Bakara 2/185](https://acikkuran.com/2/185). ayette Ramazan ayı olarak açıklanmıştır.
- [2] Takat (الطاقة) kelimesi, kişinin gücü dahilinde olan şey için kullanılır (Lisan'ul-arab). Allah bu dinde kimseye bir zorluk yüklemediği için ([Hac 22/78](https://acikkuran.com/22/78)) hasta ve yolculara oruç tutmama ruhsatı vermiş ve şöyle demiştir: "Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez." Bu ayette, hasta ve yolcular için "Bilseniz oruç tutmanız sizin için daha iyidir." denmesi bu kişiler zorlansa da oruca güçlerinin yetmesi sebebiyledir. Çünkü takat kelimesi hem kolaylıkla hem de zorlukla yapılabilecek şeyler için kullanılan bir ifadedir. Buna göre, Ramazan'da oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin, oruçlarını kaza etmeleri gerekmediği gibi tutamadıkları günler için fidye vermeleri de gerekmez. Onlara fidye görevi yükleyenler, ayetteki "Oruca gücü yetenler" ifadesini "gücü yetmeyenler" şekline çevirerek anlamı bozmuşlar ve Kur'an'a aykırı bir yola girmişlerdir.
- [3] Fidye, kişinin sıkıntıdan korunmak için ödediği bedeldir (Müfredat). Bu ayet, Ramazan orucunu vaktinde tutana da hasta veya yolcu olduğu için Ramazanda tutmayıp daha sonra kaza edene de fidye yani fitre verme sorumluluğu yüklemiştir. Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: "Allah'ın Elçisi, fıtır veya Ramazan sadakasını, erkeğe, kadına, hüre ve esire, hurmadan bir sa' (3920 gr) veya arpadan bir sa' olarak farz kıldı. İnsanlar bunu yarım sa' buğdayla denkleştirdi" (Buhari, Zekat 77). Muhammed aleyhisselam, Resul sıfatıyla, Kur'an ayetlerini tebliğ ile görevli olduğu için ([Maide 5/67](https://acikkuran.com/5/67)) fitreyi farz kılan o değil, Allah'tır.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sayılı günlerdir. Yine de sağlığı bozuksa veya yolcuysa, tutamadığı günlerin sayısına denk, diğer günlerde tutmalıdır. Gücü olmayanlar, bir yoksulu doyurarak kurtulmalık vermelidir. İsteyerek, kim bir iyilik yaparsa, kendisi için iyilik yapmış olur. Oruç tutmak da kendiniz için iyilik yapmaktır; keşke bilseydiniz!

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Sayılı günlerde... Sizden kim hasta ya da yolcu olursa, tutmadığın sayısı kadar diğer günlerde (oruç tutar) ve (bunlar arasından) ona gücü yetenler üzerine, bir yoksulu doyuracak fidye gerekir; Kim daha fazla hayır işlerse kendisi için daha yararlı olur, ama -eğer bilirseniz-oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Sayılı günlerdir. Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar. Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır. Kim bir mecburiyeti olmaksızın içinden gelerek iyilik yaparsa bu onun için daha hayırlı olur. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sayılı günler... İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerden sayısınca tutar. Ona dayanıp kalanlar (dayanamayanlar) üzerine de bir yoksulu doyuracak fidye vermek gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa hakkında daha hayırlıdır. Yine de oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Sayılı günlerde (oruç). Ancak sizden kim, hasta veya seyahatte olursa diğer zamanlarda (aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır); ve (bu gibi hallerde) gücü yetenlere bir muhtacı doyurarak fidye vermek, bir yükümlülüktür. Her kim, yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa kendisine iyilik yapmış olur; zira oruç tutmak kendinize iyilik yapmaktır -keşke bunu bilseydiniz.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sayılı günler, içinizden hasta olan veya seferde bulunan ise diğer günlerden sayısınca, ona dayanıb kalacaklar üzerine de fidye: bir miskin doyumu, her kim de hayrına fidyeyi artırırsa hakkında daha hayırlıdır, bununla beraber oruc tutmanız sizin için daha hayırlıdır eğer bilirseniz

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır. Bununla beraber gönül isteğiyle kim bir iyilik yapar(oruç tutar)sa o, kendisi için iyidir. Bilirseniz oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.

### Gültekin Onan

(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta veya yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin (veya: güç yetiremeyenlerin) üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönlünden bir hayır yaparsa (fidye oranını arttırmak, daha çok yoksul doyurmak vb.) bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız - eğer bilirseniz - sizin için daha hayırlıdır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(O) sayılı günler (dir). Artık sizden kim (o günlerde) hasta, yahud sefer üzerinde olur (ve orucunu yemiş bulunur) sa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar. İhtiyarlığından, yahud şifa bulması ümid edilmeyen bir hastalıkdan dolayı oruç tutmıya) gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyumu fidye (lazımdır). Bununla beraber kim gönül isteğiyle bir hayır yaparsa işte bu, onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda (yemenizden ve fidye vermenizden) hayırlıdır, bilirseniz.

### İbni Kesir

Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde; gücü yetmeyenlere de bir yoksul doyumu fidye. Bununla beraber kim gönüllü olarak iyilik yaparsa bu; kendisi için

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

O, sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendinedir. Oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Bu sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta veya seyahatte olursa (orucu) yaşayamadığı günler kadar telafi eder. Oruç tutmaya takatı sınırda olanların (sağlığı elvermeyenlerin) üzerine miskin'in (yoksulun) yemeği bir fidye düşer (oruçsuz her günlerine karşılık). Kim hayır olarak daha fazlasını verirse, bu onun için daha hayırlıdır.  Sıyam sizin için daha hayırlıdır (yerine fidye vermekten), eğer bilirseniz.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Sayılı günlerdir. [1] Artık sizden kim hastalanır veya sefere çıkarsa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin[2], bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız [3] sizin için daha hayırlıdır.

_Dipnotlar_
- [1] Oruç tutmaktır. (s-v-m) savumn ve siyamun: Bir şeyden kesin olarak sakınmak demektir. Yemekten, içmekten, konuşmaktan, yürümekten veya herhangibir şey yapmaktan sakınmak anlamına gelmektedir.
- [2] Hasta ve seferde iken oruç tutmaya gücü yettiği halde tutmayanların, ayrıca bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir.
- [3] Oruç tutmanız.

### Progressive Muslims

A few number of days. Whoever of you is ill or traveling, then the same number from different days; and as for those who can do so but with difficulty, they may redeem by feeding the needy. And whoever does good voluntarily, then it is better for him. And if you fast it is better for you if you knew.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

For days numbered. And whoso among you is sick or on a journey: then a number of other days. And for those who are able to do it is a redemption: feeding a needy person. And whoso does good voluntarily, it is better for him. And that you fast is better for you, if you would know.

### Aisha Bewley

for a specified number of days. But any of you who are ill or on a journey should fast a number of other days. For those who are able to fast, their fidya is to feed the poor. And if someone does good of his own accord, it is better for him. But that you should fast is better for you, if you only knew.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Specific days (are designated for fasting); if one is ill or traveling, an equal number of other days may be substituted. Those who can fast, but with great difficulty, may substitute feeding one poor person for each day of breaking the fast. If one volunteers (more righteous works), it is better. But fasting is the best for you, if you only knew.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

A few number of days. Whoever of you is ill or traveling, then the same number from different days. As for those who can do so but with difficulty, they may redeem by feeding the needy. And whoever does good voluntarily, then it is better for him. And if you fast it is better for you if only you knew.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

(Size yazılan oruç) sayılı günlerde tutulur. Sizden kim, hasta veya yolculuk halinde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Orucu tutabilecek olanların[1] bir çaresizi doyuracak kadar fidye (fitre) vermesi de gerekir. Kim bir iyiliğin fazlasını yaparsa onun için iyi olur. Oruç tutmanızın ne kadar iyi olduğunu bilseniz, (hasta ve yolcu olmanıza rağmen) tutarsınız.

_Dipnotlar_
- [1] Ayete göre oruç tutabilecek olan herkesin, bir çaresizi doyurması yani fitre vermesi gerekir. Abdullah b. Ömer demiş ki; "Allah'ın Elçisi, fıtır veya Ramazan sadakasını, erkeğe, kadına, hüre ve köleye, hurmadan bir sa'(3920 gr) veya arpadan bir sa' olarak farz kıldı. İnsanlar bunu yarım sa' buğdayla denkleştirdi." (Buhari, Zekat 77)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Sayılı günlerdir.[1] Artık sizden kim hastalanır veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin[2], bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız [3] sizin için hayırlı olandır.

_Dipnotlar_
- [1] Oruç tutmak sayılı günlerdir. Başlangıcı ve bitişi ve gün sayısı belli olan.
- [2] Hasta ve seferde iken oruç tutmaya gücü yettiği halde tutmayanların, ayrıca bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir.
- [3] Oruç tutmanız.

### Marmaduke Pickthall

(Fast) a certain number of days; and (for) him who is sick among you, or on a journey, (the same) number of other days; and for those who can afford it there is a ransom: the feeding of a man in need - but whoso doeth good of his own accord, it is better for him: and that ye fast is better for you if ye did but know -

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

˹Fast a˺ prescribed number of days.[1] But whoever of you is ill or on a journey, then ˹let them fast˺ an equal number of days ˹after Ramaḍân˺. For those who can only fast with extreme difficulty,[2] compensation can be made by feeding a needy person ˹for every day not fasted˺. But whoever volunteers to give more, it is better for them. And to fast is better for you, if only you knew.

### Taqi Usmani

for days few in number. However, should any one of you be sick or on a journey, then (he should fast) a number of other days (equal to the missed ones); and those who have the strength, (still, they do not opt for fasting,) on them there is a fidyah (compensation), that is, the feeding of a poor person.Then whoever does good voluntarily, that is better for him. However, that you fast is better for you, if you only knew.

### Abdullah Yusuf Ali

(Fasting) for a fixed number of days; but if any of you is ill, or on a journey, the prescribed number (Should be made up) from days later. For those who can do it (With hardship), is a ransom, the feeding of one that is indigent. But he that will give more, of his own free will,- it is better for him. And it is better for you that ye fast, if ye only knew.

### Abdul Haleem

Fast for a specific number of days, but if one of you is ill, or on a journey, on other days later. For those who can fast only with extreme difficulty, there is a way to compensate- feed a needy person. But if anyone does good of his own accord, it is better for him, and fasting is better for you, if only you knew.

### Al-Hilali & Khan

[Observing Saum (fasts)] for a fixed number of days, but if any of you is ill or on a journey, the same number (should be made up) from other days. And as for those who can fast with difficulty, (e.g. an old man), they have (a choice either to fast or) to feed a Miskîn (poor person) (for every day). But whoever does good of his own accord, it is better for him. And that you fast is better for you if only you know.[1]

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Fasting is for a fixed number of days, and if one of you be sick, or if one of you be on a journey, you will fast the same number of other days later on. For those who are capable of fasting (but still do not fast) there is a redemption: feeding a needy man for each day missed. Whoever voluntarily does more good than is required, will find it better for him;[1] and that you should fast is better for you, if you only know.[2]

_Dipnotlar_
- [1] This act of extra merit could either be feeding more than the one person required or both fasting and feeding the poor.
- [2] Here ends the early injunction with regard to fasting which was revealed in 2 A.H. prior to the Battle of Badr. The verses that follow were revealed about one year later and are linked with the preceding verses since they deal with the same subject.

### Mohamed Ahmed - Samira

Fast a (fixed) number of days, but if someone is ill or is travelling (he should complete) the number of days (he had missed); and those who find it hard to fast should expiate by feeding a poor person. For the good they do with a little hardship is better for men. And if you fast it is good for you, if you knew.

### George Sale

A certain number of days shall ye fast: But he among you who shall be sick, or on a journey, shall fast an equal number of other days. And those who can keep it, and do not, must redeem their neglect by maintaining of a poor man. And he who voluntarily dealeth better with the poor man than he is obliged, this shall be better for him. But if ye fast it will be better for you, if ye knew it.

### Hamid S. Aziz

(Fasting) A certain number of days, but he amongst you who is ill or on a journey, then (let him fast) another number of days. And those who can do it with hardship may redeem it by feeding a poor man; but he who gives more of his own will, it is better for him; but if you fast it is better for you, if you did but know.

### Mahmoud Ghali

(The fast is) (for) a prescribed number of days. So, whoever of you is sick or is on a journey, then a (fixed) number of other days; and against the ones who can afford it, there should be a ransom of food for an indigent man; (yet) whoever volunteers charitably, then it is most charitable on his part; and to fast is more charitable for you, in case you know.

### Ali Quli Qarai

That for known days. But should any of you be sick or on a journey, let it be a [similar] number of other days. Those who find it straining shall be liable to atonement by feeding a needy person. Should anyone do good of his own accord, that is better for him, and to fast is better for you, should you know.

### Bijan Moeinian

You have to fast only a few days of the year. Those who become sick or have to travel [during these fasting days] should make it up later. Those for whom fasting imposes a hardship, must feed at least a poor person. The more generosity you show, the better it will be for you. Of course it is much better to observe fasting; if you only knew [how good it is for you.]

### Amatul Rahman Omar

(You are required to fast) for a prescribed number of days. But if anyone of you is sick or is on a journey he shall fast (to make up) the prescribed number in other days. And for those who are able to fast is an expiation (as thanksgiving) the feeding of a poor person (daily for the days of fasting). And he who volunteers (extra) good, (will find that) it is even better for him. And that you observe fasting is better for you, if you only know.

### Arthur John Arberry

for days numbered; and if any of you be sick, or if he be on a journey, then a number of other days; and for those who are able to fast, a redemption by feeding a poor man. Yet better it is for him who volunteers good, and that you should fast is better for you, if you but know;

### E. Henry Palmer

A certain number of days, but he amongst you who is ill or on a journey, then (let him fast) another number of days. And those who are fit to fast may redeem it by feeding a poor man; but he who follows an impulse to a good work it is better for him; and if ye fast it is better for you, if ye did but know.

### Muhammad Asad

[fasting] during a certain number of days. But whoever of you is ill, or on a journey, [shall fast instead for the same] number of other days; and [in such cases] it is incumbent upon those who can afford it to make sacrifice by feeding a needy person. And whoever does more good than he is bound to do does good unto himself thereby; for to fast is to do good unto yourselves - if you but knew it.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

It is a religious observance that lasts for a fixed number of days. But those of you who are sick or proceeding on a journey shall compensate the fast by the same number of days at a later date. As for those who experience hardship caused by fasting, they appease Allah by expiation of feeding an indigent. Nonetheless, he who voluntarily offers to commit good shall find benevolence and benefaction indeed rewarding; and if you are able to fast, it profits you, if only you knew.

### Shabbir Ahmed

Just a certain number of days. But, if any of you is sick or is traveling, the number of days should be made up later. For those who can go through Abstinence only with hardship, there is compensation, the feeding of an indigent. Any additional charity will mean additional reward. However, if you knew better, the training course of Abstinence is good for you.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

[Fasting for] a limited number of days. So whoever among you is ill or on a journey [during them] - then an equal number of days [are to be made up]. And upon those who are able [to fast, but with hardship] - a ransom [as substitute] of feeding a poor person [each day]. And whoever volunteers excess - it is better for him. But to fast is best for you, if you only knew.

### Syed Vickar Ahamed

(Fasting) for a fixed number of days; But if any of you is ill, or on a journey, the prescribed number (should be made up) from days later. For those who can fast but with hardship, is a ransom; The feeding of one who is in need. But he who will give more, by his own free will, it is better for him. And it is better for you that you fast, if you only knew.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | أَيَّامًۭا — eyyamen | günlerdir | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 2 | مَّعْدُودَٰتٍۢ ۚ — mea'dudatin | sayılı | عدد — Ayn-Dal-Dal |
| 3 | فَمَن — femen | kim | — |
| 4 | كَانَ — kane | olursa | كون — Kef-Vav-Nun |
| 5 | مِنكُم — minkum | sizden | — |
| 6 | مَّرِيضًا — meridan | hasta | مرض — Mim-Ra-Dad |
| 7 | أَوْ — ev | veya | — |
| 8 | عَلَىٰ — ala | — | — |
| 9 | سَفَرٍۢ — seferin | seferde | سفر — Sin-Fe-Ra |
| 10 | فَعِدَّةٌۭ — feiddetun | sayısınca tutar | عدد — Ayn-Dal-Dal |
| 11 | مِّنْ — min | -de | — |
| 12 | أَيَّامٍ — eyyamin | günler- | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 13 | أُخَرَ ۚ — uhara | başka | اخر — Elif-Kh-Ra |
| 14 | وَعَلَى — ve ala | ve (lazımdır) | — |
| 15 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kimselerin | — |
| 16 | يُطِيقُونَهُۥ — yutikunehu | ona (güç) dayanan(lar) | طوق — Ta-Vav-Kaf |
| 17 | فِدْيَةٌۭ — fidyetun | fidye vermesi | فدي — Fe-Dal-Ye |
| 18 | طَعَامُ — taaamu | doyuracak | طعم — Ta-Ayn-Mim |
| 19 | مِسْكِينٍۢ ۖ — miskinin | bir yoksulu | سكن — Sin-Kef-Nun |
| 20 | فَمَن — fe men | artık kim | — |
| 21 | تَطَوَّعَ — tetavvea | gönülden | طوع — Ta-Vav-Ayn |
| 22 | خَيْرًۭا — hayran | bir iyilik yaparsa | خير — Kh-Ye-Ra |
| 23 | فَهُوَ — fehuve | o | — |
| 24 | خَيْرٌۭ — hayrun | hayırlıdır | خير — Kh-Ye-Ra |
| 25 | لَّهُۥ ۚ — lehu | kendisi için | — |
| 26 | وَأَن — ve en | ve | — |
| 27 | تَصُومُوا۟ — tesumu | savm etmeniz | صوم — Sad-Vav-Mim |
| 28 | خَيْرٌۭ — hayrun | daha hayırlıdır | خير — Kh-Ye-Ra |
| 29 | لَّكُمْ ۖ — lekum | sizin için | — |
| 30 | إِن — in | eğer | — |
| 31 | كُنتُمْ — kuntum | siz | كون — Kef-Vav-Nun |
| 32 | تَعْلَمُونَ — tea'lemune | bilirseniz | علم — Ayn-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/183-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/185-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-11
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
