# 2. Bakara suresi 198. ayet

- **Sure:** 2. Bakara suresi (İnek) — سُورَةُ ٱلْبَقَرَةِ
- **Ayet:** 198 / 286 · **Cüz:** 2 · **Mushaf sayfası:** 30
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/bakara-suresi/198-ayet-meali

## Arapça

لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلاً مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ

## Okunuş

Leyse aleykum cunahun en tebtegu fadlan min rabbikum fe iza efadtum min arafatin fezkurullahe indel meş'aril haram, vezkuruhu kema hedakum, ve in kuntum min kablihi le mined dallin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Rabbinizden gelecek bir lütfu aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın ve O'nu size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz, daha önce yanlış gidenlerden idiniz.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir kazancı aramanızda size herhangi bir vebal yoktur. Arafat'tan (sel gibi) aktığınızda Meş‘ar-i Haram'da (Müzdelife'de) Allah'ı hatırlayın ve O'nu size ilettiği şekilde hatırlayın! Şüphesiz ki siz daha önce sapkınlardandınız.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Rabb'inizden lütuf[1] istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O'nu öyle anın[2]. Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.

_Dipnotlar_
- [1] Hoşunuza giden şeyleri ikram etmesini.
- [2] O'nun gösterdiği yoldan, O'nun istediği gibi gidin.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Hac aylarında) Rabbinizin bir lütfunun (bir kazancın) peşinde olmanızın size bir günahı olmaz.[1] Arafat'tan sel gibi aktığınız zaman Meş'ar-i Haram'da (Müzdelife'de) Allah'ı anın[2] (namaz kılın). Size nasıl gösterdiyse onu öyle anın. Doğrusu bundan önce, gerçekten yanlış yolda olanlardandınız.[3]

_Dipnotlar_
- [1] Eskiden hac aylarında panayırlar kurulurdu. Ayete göre hacılar, kazanç amacıyla panayırlara, ticari faaliyetlere katılabilir, alım satım yapabilirler. ([Hac 22/27](https://acikkuran.com/22/27)-[28](https://acikkuran.com/22/28)).
- [2] [Taha 20/14.](https://acikkuran.com/20/14) ayette "beni zikir için namaz kıl" emri verildiği için vaktinde yetişenler, Müzdelife'de akşam ve yatsı namazlarını kılarlar. Oraya, yatsı vaktinden sonra gidenler de sabah namazını beklerler. Rivayete göre Tay kabilesinden Urve b. Mudarris şöyle demiştir: Resulullah aleyhisselama geldim, Cem'de (Müzdelife'de) vakfe yerindeydi. Dedim ki, "Ey Allah'ın Elçisi, Tay dağından geldim. Bineğim perişan oldu, kendimi de yordum. Vallahi üzerinde beklemediğim bir kum tepesi olmadı, ben hacı olabilir miyim? Resulullah aleyhisselam dedi ki "Kim bizimle birlikte şu namazı kılar ve daha önce gece veya gündüz Arafat'a gelmiş olursa haccını tamamlamış, tefesini /her iki vakfeyi ([Hac 22/29](https://acikkuran.com/22/29)) yerine getirmiş olur." (Ebu Davud, Menasik, 69; Tirmizi, Hac, 57; Nesai, Menasik, 211; İbn Mace, Menasik, 57; Ahmed b. Hanbel 4/ 261).
- [3] Cahiliye döneminde Kureyşlilere ve çevrelerindeki bazı kabilelere hums denirdi. Hums dinlerine bağlı, karşı konulamayacak güçte kahraman anlamına gelir (el-Ayn). Bunlar kendilerini "ehlullah /Allah'ın yakını" gördüklerinden, Harem bölgesi dışında kaldığı için hac sırasında Arafat'a çıkmazlardı (Taberi [Bakara 189](https://acikkuran.com/2/189)'un tefsiri). Bu ayet onların bu davranışını yoldan çıkma olarak nitelemektedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Efendinizden lütuf istemenizde sakınca yoktur. Arafat'tan kalabalıklar biçiminde indiğinizde, kutsal bölgede Allah'ı anın. Size gösterdiği biçimde, O'nu anın. Bundan önce, kesinlikle sapkınlar arasındaydınız.[37]

_Dipnotlar_
- [37] "Efendinizden lütuf istemenizde sakınca yoktur." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Hac zamanı ticaret yapmanızda sakınca yoktur." olarak yorumlanmıştır. "Kutsal bölge" anlamına gelen "Meşar-i Haram" terimi, çevirilerde, çoğunlukla Arapça biçimiyle bırakılmıştır. Kutsal bölge, günümüzde Müzdelife -Yaklaştırılan yer- olarak isimlendirilen Arafat ile Mina arasındaki bölgedir. Hac görevinin nasıl yapılması gerektiği, 2:196-203 ayetlerinde bildirilmiştir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Rabbinizin lutfundan pay almak istemenizde size bir vebal yoktur. Arafat'tan çağlayıp akarken Meş'ari'l-Haram'da Allah'ı anın! Artık O'nu, size gösterdiği gibi anın! Doğrusu siz, bundan önce yolunu şaşıranlar arasındaydınız.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Rabb'inizden bir lütuf ve bereket istemenizde hiç bir sakınca yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. O'nu, O'nun size gösterdiği gibi anın. Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Rabbinizden bir fazl istemenizde sizce sakınca yoktur. Arafat'tan hep birlikte indiğinizde Allah'ı Meş'ar-ı Haram'da anın. O, sizi nasıl doğru yola yöneltip ilettiyse, siz de O'nu anın. Gerçek şu ki, siz bundan evvel sapmışlardandınız.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hac mevsiminde Rabbinizden rızık isteyerek ticaret yapmanız size günah değildir. Arafattan sel gibi taşarak döndüğünüzde Meş'ari'l-Haram yanında, Allah'ı zikredin. O'nu, size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten yolunu şaşırmışlardan idiniz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Bununla beraber), Rabbinizden (hac esnasında) bir lütuf elde etmek için çalışırsanız günah işlemiş olmazsınız. Arafat'tan kalabalıklar halinde dalga dalga indiğinizde, kutsal mahalde Allah'ı anın ve O'nu, yolunuzu gerçekten kaybetmişken size doğru yolu gösteren bir İlah olarak anın.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

rabbınızın fazlından ticaret istemeniz size günah değildir, derken Arafattan ifaza ettiniz mi Meş'arı haram yanında Allahı zikredin hem onu size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin, doğrusu siz bundan evvel cidden şaşırmışlardan idiniz

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Rabbinizin lutuf ve keremini aramanızda sizin için bir günah yoktur. Arafat(taki duruş)tan ayrılıp (Müzdelife'ye) akın edince Meş'ar-i haram'da Allah'ı anın, O'nun size gösterdiği biçimde O'nu anın. O'nun yol göstermesinden önce siz, sapıklardan idiniz.

### Gültekin Onan

Rabbinizden (hac bölgesinde ticaret yaparak) bir fazl istemenizde sakınca yoktur. Arafat'tan hep birlikte indiğinizde Tanrı'yı Meş'ar-ı Haram'da anın. O sizi nasıl doğru yola yöneltip ilettiyse, siz de O'nu anın. Gerçek şu ki, siz bundan önce sapmışlardınız.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Hacc mevsiminde ticaretle) Rabbinizden rızık istemenizde bir günah yokdur. Arafatdan (orada "vakfe" den sonra, seller gibi) boşanıp (elbirlik) akdığınız zaman "Meş'ar-i haraam" ın yanında Allahı zikredin, O, size nasıl hidayet etdiyse siz de Onu öylece anın. (Bilirsiniz ya) siz bundan evvel gerçek sapıklardandınız!

### İbni Kesir

Rabbınızın lutf-u keremini aramanızda bir günah yoktur. Arafat'tan geri döndüğünüz zaman, Meş'ar-ı Haram'ın yanında Allah'ı zikredin. O, sizi hidayete ulaştırdığı gibi, siz de O'nu zikredin. Nitekim siz bundan önce, sapıklardan idiniz.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Rabbinizden rızık/fazl istemenizde her hangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılınca Meş'ari Haram'da Allah'ı zikredin. Nitekim, O, size yol göstermeden önce gerçekten, şaşkınlardan / dalalette olanlardan idiniz ya!

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(Hac süresi içinde) Rabbinizin fazlından istemenizde bir suç yoktur. Arafat'tan hep birlikte akıp dönerken, Meşari Haram'da (Müzdelife) Allah'ı zikredin. O'nu, hidayetinin sizde açığa çıktığı kadarıyla zikredin. Muhakkak ki bundan önce siz (hakikatten) sapmışlardandınız.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Rabb'inizden lütuf[1] istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O'nu öyle anın.[2] Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.

_Dipnotlar_
- [1] Hoşunuza giden şeyleri ikram etmesini.
- [2] O'nun gösterdiği yoldan, O'nun istediği gibi gidin.

### Progressive Muslims

There is no sin upon you to seek goodness from your Lord. So when you disperse from the elevated location, then remember God towards the decree which is restricted, and remember Him as He has guided you, for you were before that straying.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

You do no wrong to seek favour from your Lord. And when you pour forth from ʿArafāt, then remember God at Al-Mashʿar Al-Ḥarām. And remember Him, how He guided you, for indeed you were before it among those astray.

### Aisha Bewley

There is nothing wrong in seeking bounty from your Lord. When you pour down from Arafat, remember Allah at the Sacred Landmark.* Remember Him because He has guided you, even though before this you were astray.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

You commit no error by seeking provisions from your Lord (through commerce). When you file from 'Arafaat, you shall commemorate GOD at the Sacred Location (of Muzdalifah). You shall commemorate Him for guiding you; before this, you had gone astray.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

There is no sin upon you to seek goodness from your Lord. So when you disperse from the elevated place, then remember God at the symbol which is restricted, and remember Him as He has guided you; for you were straying before that.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

(Hac aylarında) Sahibinizin (Rabbinizin) iyiliğini aramanın size bir günahı olmaz.[1] Arafat'tan sel gibi aktığınız zaman Meş'ar-i Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı anın (namaz kılın). O size nasıl gösterdiyse, öyle anın (namaz kılın). Doğrusu, bundan önce yanlışlar içindeydiniz.

_Dipnotlar_
- [1] Eskiden hac aylarında panayırlar kurulurdu. Ayete göre hacı, kazanç amacıyla panayırlara katılabilir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Rabb'inizden lütuf[1] istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O'nu öyle anın.[2] Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.

_Dipnotlar_
- [1] Hoşunuza giden şeyleri ikram etmesini.
- [2] O'nun gösterdiği yoldan, O'nun istediği gibi gidin.

### Marmaduke Pickthall

It is no sin for you that ye seek the bounty of your Lord (by trading). But, when ye press on in the multitude from 'Arafat, remember Allah by the sacred monument. Remember Him as He hath guided you, although before ye were of those astray.

### Abdullah Yusuf Ali

It is no crime in you if ye seek of the bounty of your Lord (during pilgrimage). Then when ye pour down from (Mount) Arafat, celebrate the praises of Allah at the Sacred Monument, and celebrate His praises as He has directed you, even though, before this, ye went astray.

### Taqi Usmani

There is no sin on you that you seek the grace of your Lord (by trading). Later, when you flow down from ‘Arafāt, recite the name of Allah near Al-Mash‘ar-ul-Harām (the Sacred Monument), and recite His name as He has guided you, while before it, you were among the astray.

### Abdul Haleem

but it is no offence to seek some bounty from your Lord. When you surge down from Arafat remember God at the sacred place. Remember Him: He has guided you. Before that you were astray.

### Al-Hilali & Khan

There is no sin on you if you seek the Bounty of your Lord (during pilgrimage by trading). Then when you leave ‘Arafât[1], remember Allâh (by glorifying His Praises, i.e. prayers and invocations) at the Mash‘ar-il-Harâm [2]. And remember Him (by invoking Allâh for all good.) as He has guided you, and verily, you were, before, of those who were astray.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

It is no offence for you to seek the bounty of your Lord during Pilgrimage.[1] When you hasten back from [Arafat then remember Allah at al- Mash[ar al-Haram (i.e. al-Muzdalifah), and remember Him in the manner He has directed you, for before this you were surely in error.[2]

_Dipnotlar_
- [1] This was another misconception entertained by the pre-Islamic Arabs. They considered it objectionable to do anything relating to one's livelihood during the Pilgrimage. In their view earning one's living was an act of pure worldliness and hence it was bad to indulge in it while engaged in the performance of a religious duty. The Qur'an refutes this and expounds the view that if a person strives to earn his living while observing fully the laws of God his action is tantamount to seeking God's grace and bounty. See( 62: 10 - Ed.)It is no sin if a man sets out to seek God's good pleasure and during the same journey tries to combine that purpose with the quest for permissible worldly benefits.
- [2] The Muslims were asked to give up all those polytheistic and pagan practices that had arisen among the Arabs during the Age of Ignorance and which ran alongside the worship of God thereby adulterating the latter. They were required to consecrate their worship and adoration to God alone according to the guidance He had now revealed through the Prophet.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

There is no blame on you for seeking the bounty of your Lord ˹during this journey˺.[1] When you return from ’Arafât,[2] praise Allah near the sacred place[3] and praise Him for having guided you, for surely before this ˹guidance˺ you were astray.

### Ali Quli Qarai

There is no sin upon you in seeking your Lord’s grace [during the ḥajj season]. Then when you stream out of ‘Arafāt remember Allah at the Holy Mash‘ar, and remember Him as He has guided you, and earlier you were indeed among the astray.

### E. Henry Palmer

It is no crime to you that ye seek good from your Lord; but when ye pour forth from 'Arafat, remember God by the sacred beacon. Remember Him how He guided you, although ye were surely before of those who err.

### Arthur John Arberry

It is no fault in you, that you should seek bounty from your Lord; but when you press on from Arafat, then remember God at the Holy Waymark, and remember Him as He has guided you, though formerly you were gone astray.

### Bijan Moeinian

There is no blame on you, if you do some business while performing the pilgrimage (earning what God has assigned for you as your worldly provision. ) Then when you pour down from Mount Arafat, praise your Lord in the Sacred place (Muzdaliffa.) Remember your Lord; the One without His guidance you were lost.

### George Sale

It shall be no crime in you, if ye seek an increase from your Lord, by trading during the pilgrimage. And when ye go in procession from Arafat, remember God near the holy monument; and remember him for that he hath directed you, although ye were before this of the number of those who go astray.

### Mahmoud Ghali

It is no fault in you that you constantly seek Grace from your Lord; so when you press on from Arafat, then remember Allah at the Inviolable Emblem, and remember Him as He has guided you, and decidedly you were even before it (i. e. before Islam) indeed of the erring.

### Hamid S. Aziz

It is no crime to you that you seek the bounty of your Lord; but when you pour forth from Arafat, remember Allah by the Sacred Monument. Remember Him how He guided you, although you were, before this, surely of those who are in error.

### Amatul Rahman Omar

There is no blame on you that you seek munificence from your Lord (by trading during the time of Hajj). When you pour forth (in large numbers) from `Arafât then glorify Allâh (with still more praises) near Mash`aral- Harâm (- Holy Mosque in Muzdalifah), and remember Him (with gratitude) as He has guided you, though formerly you were certainly amongst the astray.

### Mohamed Ahmed - Samira

It is no sin to seek the favours of your Lord (by trading). When you start from 'Arafat in a concourse, remember God at the monument that is sacred (al-Mash'ar al-haram), and remember Him as He has shown you the way, for in the olden days you we're a people astray.

### Muhammad Asad

[However, ] you will be committing no sin if [during the pilgrimage] you seek to obtain any bounty from your Sustainer. And when you surge downward in multitudes from `Arafat, remember God at the holy place, and remember Him as the One who guided you after you had indeed been lost on your way;

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

You are absolved to trade for livelihood betaking yourselves to Providence for His bounty. And when you throng back from Mount 'Arafat then praise Allah thankfully at the Sacred Mount –Muzdalifa- and thankfully extoll His glorious attributes for steering you to the path of righteousness although initially you were lost in the maze of error.

### Shabbir Ahmed

Allah is fully Cognizant of your economic needs. And the Pilgrimage is not a gathering of people who have renounced the world. Therefore, there is nothing wrong in seeking Allah's bounty by conducting business. Returning from the field of Arafat, remember Allah at the sacred relic of Muzdalifa. Remember Him as He has guided you, before you were of the straying.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

There is no blame upon you for seeking bounty from your Lord [during úajj]. But when you depart from 'Arafat, remember Allah at al- Mash'ar al-îaram. And remember Him, as He has guided you, for indeed, you were before that among those astray.

### Syed Vickar Ahamed

It is no sin for you if you seek the bounty of your Lord (during pilgrimage). Then when you come down from (Mount) Arafat, celebrate the Praises of Allah at the Sacred Mountain, and celebrate His Praise as He has directed you, even though, before this, you went astray.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | لَيْسَ — leyse | yoktur | ليس — Lam-Ye-Sin |
| 2 | عَلَيْكُمْ — aleykum | sizin için | — |
| 3 | جُنَاحٌ — cunahun | bir günah | جنح — Cim-Nun-Ha |
| 4 | أَن — en | — | — |
| 5 | تَبْتَغُوا۟ — tebtegu | aramanızda | بغي — Be-Gayn-Ye |
| 6 | فَضْلًۭا — fedlen | lutfunu | فضل — Fe-Dad-Lam |
| 7 | مِّن — min | — | — |
| 8 | رَّبِّكُمْ ۚ — rabbikum | Rabbinizin | ربب — Ra-Be-Be |
| 9 | فَإِذَآ — fe iza | zaman | — |
| 10 | أَفَضْتُم — efedtum | ayrılıp akın ettiğiniz | فيض — Fe-Ye-Dad |
| 11 | مِّنْ — min | -tan | — |
| 12 | عَرَفَـٰتٍۢ — arafatin | Arafat- | — |
| 13 | فَٱذْكُرُوا۟ — fezkuru | anın (hatırlayın) | ذكر — Zal-Kef-Ra |
| 14 | ٱللَّهَ — llahe | Allah'ı | — |
| 15 | عِندَ — inde | yanında | عند — Ayn-Nun-Dal |
| 16 | ٱلْمَشْعَرِ — l-meş'ari | Meş'ar-i | شعر — Şin-Ayn-Ra |
| 17 | ٱلْحَرَامِ ۖ — l-harami | Haram | حرم — Ha-Ra-Mim |
| 18 | وَٱذْكُرُوهُ — vezkuruhu | O'nu anın | ذكر — Zal-Kef-Ra |
| 19 | كَمَا — kema | gibi | — |
| 20 | هَدَىٰكُمْ — hedakum | sizi hidayet ettiği | هدي — he-Dal-Ye |
| 21 | وَإِن — vein | ve | — |
| 22 | كُنتُم — kuntum | siz idiniz | كون — Kef-Vav-Nun |
| 23 | مِّن — min | — | — |
| 24 | قَبْلِهِۦ — kablihi | O'ndan önce | قبل — Kaf-Be-Lam |
| 25 | لَمِنَ — lemine | — | — |
| 26 | ٱلضَّآلِّينَ — d-dalline | sapıklardan | ضلل — Dad-Lam-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/197-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/199-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-11
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
