# 2. Bakara suresi 256. ayet

- **Sure:** 2. Bakara suresi (İnek) — سُورَةُ ٱلْبَقَرَةِ
- **Ayet:** 256 / 286 · **Cüz:** 3 · **Mushaf sayfası:** 41
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/bakara-suresi/256-ayet-meali

## Arapça

لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

## Okunuş

La ikrahe fid dini kad tebeyyener ruşdu minel gayy, fe men yekfur bit taguti ve yu'min billahi fe kadistemseke bil urvetil vuska, lenfisame leha, vallahu semiun alim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Dinde zorlama yoktur. Artık doğru, yanlıştan ayrılmıştır. O halde tağutu/insanı Allah'tan uzaklaştıran her şeyi inkar edip Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam kulpa tutunmuşlardır. Zira, Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Dinde zorlama yoktur.[1] Elbette doğru yanlıştan ayrılmıştır. Kim tağut'u[2] (azgınlık edeni) reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan en sağlam kulba[3] yapışmış demektir.[4] Allah duyandır, bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] Bu cümle, dinde zorlamanın ve tiksindirici, nefret ettirici unsurların bulunmadığının açık delilidir. Ancak bu gerçek, dinde yerine getirilmesi gereken zorunlulukların olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu mesaj, Yûnus 10:85 ve Mümtehine 60:5. ayetiyle okunmalıdır.
- [2] [Tağut], "azgınlık yapan" anlamında başta şeytan olmak üzere bütün azgınlar ve azgınlıkları içermektedir.
- [3] Tağut'u (azgınlık edeni) reddedip Allah'a sığınanın [el-‘urvetü'l-vüskâ] denen "en sağlam kulp"a sarılmış olacağını ve bu kulbun kopmasının mümkün olmayacağını bildirmektedir. Lokmân 31:22'de de geçen bu tamlama Kur'an'ın sıfatlarındandır ve tıpkı Al-i İmrân 3:103'te belirtildiği gibi "Allah'ın ipi"dir; "Kur'an"dır.
- [4] Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Dinde zorlama yoktur. Artık, doğru olan yanlış olandan kesin olarak ayrılmıştır. Kim tağutu[1] reddedip, Allah'a iman edersa, kuşkusuz ki kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur. Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Despot, azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum veya yönetim demektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Bu dinde hiçbir zorlama olamaz;[1] doğrular, yanlış kurgulardan kesin olarak ayrılıp ortaya çıkmıştır. Artık kim tağutları[2] /haddini aşanları tanımaz da Allah'a inanıp güvenirse en sağlam kulpa yapışmış olur. Allah daima dinleyen ve bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] İmanın temeli kalp ile tasdiktir. Orası insanın en hür olduğu yerdir. Bu sebeple hiç kimse bir inancı kabule zorlanamaz ([En'am 6/35,](https://acikkuran.com/6/35) [Yunus 10/99,](https://acikkuran.com/10/99) [Kaf 50/45,](https://acikkuran.com/50/45) [Ğaşiye 88/21](https://acikkuran.com/88/21)-[26](https://acikkuran.com/88/26)). Kalpten yapılmayan niyet geçersiz olduğundan, zorla ibadet de olmaz ([Nahl 16/106](https://acikkuran.com/16/106)).
- [2] Tağut, haddini aşmakta ileri giden insan ve cin şeytanlarıdır. Bunlar, yoldan çıkmakla kalmaz ayetleri ya yok sayarak ya da anlamlarını bozarak başkalarının da haddini aşmasına ve yoldan çıkmasına sebep olurlar ([Bakara 2/](https://acikkuran.com/2/256)[257](https://acikkuran.com/2/257); [Nisa 4/51,](https://acikkuran.com/4/51) [60](https://acikkuran.com/4/60), [76](https://acikkuran.com/4/76);[Maide 5/60](https://acikkuran.com/5/60);[Nahl 16/36](https://acikkuran.com/16/36); [Zümer 39/17](https://acikkuran.com/39/17)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Dinde zorlamak yoktur. Doğruluk, sapkınlıktan açıkça ayrılmıştır. Kim katışıksız dini kirletmek için uğraşanlara arkasını dönerek Allah'a inanırsa, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam tutanağa tutunmuştur. Çünkü Allah, Duyandır; Bilendir.[51]

_Dipnotlar_
- [51] "Katışıksız dini kirletmek için uğraşanlar" olarak yazdığımız "Tağut" terimi, Kur'an çevirilerinde, "Şeytan" veya "Nefs" veya "Putlar" veya "Gerçeğin yolundan saptırmak için uğraşanlar" biçiminde çevrilmiş; çevirilerin çoğunluğunda ise Arapça biçimiyle bırakılmıştır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Zorlama dinde yoktur. Artık doğru ile yanlış birbirinden seçilip ayrılmıştır. Şu halde kim şeytani güç odaklarını reddeder de Allah'a inanırsa, kesinlikle kopmaz bir kulpa yapışmış olur: zira Allah her şeyi sınırsız işitendir, her şeyi limitsiz bilendir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Dinde baskı - zorlama - tiksindirme yoktur. Doğru ve güzel olan, çirkinlik ve sapıklıktan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tağuta sırt dönüp Allah'a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dinde zorlama yoktur. Doğruluk sapıklıktan kesin olarak ayrılmıştır. Artık her kim Tağut'a küfredip Allah'a iman ederse, işte o, en sağlam kulpa yapışmıştır. Allah, işitir, bilir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Dinde zorlama yoktur. Artık doğru ile yanlış, birbirinden ayrılmıştır: O halde, şeytani güçlere ve düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam mesnede tutunmuşlardır: Zira Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dinde ikrah yok, rüşd, dalalden cidden ayrıldı, artık her kim Taguta küfredib Allaha iman eylerse o işte en sağlam tutamağa yapışmıştır, öyle ki onun için kopmak yok, Allah işidir, bilir

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur. Kim tağut (şeytan)ı inkar edip Allah'a inanırsa, muhakkak ki o, kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir.

### Gültekin Onan

Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Kuşkusuz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp (yekfür) Tanrı'ya inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Tanrı işitendir, bilendir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Dinde zorlama yokdur. Hakıykat, iman ile küfr apaçık meydana çıkmışdır. Artık kim şeytanı tanımayıp da Allaha iman ederse o, muhakkak ki kopması (mümkin) olmayan en sağlam kulpa yapışmışdır. Allah hakkıyle işidici, (her şey'i) kemaliyle bilicidir.

### İbni Kesir

Dinde zorlama yoktur. Gerçekten hak, batıldan iyice ayrılmıştır. Tağut'u inkar edip, Allah'a inanan kimse kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır. Ve Allah, Semi'dir, Alim'dir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Dinde zorlama yoktur. Hak yol, batıl yoldan apaçık ayrılmıştır. Kim tağutu tanımayıp, Allah'a iman ederse, muhakkak ki o (kimse) kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

"DİN"de (Allah yaratısı sistem ve düzeni {Sünnetullah} kabul konusunda) zorlama yoktur! Rüşd (Hakikat en olgun haliyle) ortaya çıkmış, sapık fikirlerden ayrılmıştır. Kim Tagut'u (gerçekte var olmayıp vehim yollu var sanılan kuvvelere tapınmayı) terk eder, (varlığını oluşturan) Allah'a (Esma'sına) iman ederse, kesinlikle o kopması mümkün olmayan, hakikatindeki sağlam bir kulpa yapışmış olur. Allah Semi' ve Aliym'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Dinde zorlama yoktur. Artık, doğru olan yanlış olandan kesin olarak ayrılmıştır. Kim tağutu[1] reddedip, Allah'a inanırsa, kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur. Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelen tağut aynı zamanda insanlara kaba kuvvetle hükmeden kişi veya kurum demektir.

### Progressive Muslims

There is no compulsion in the system; the proper way has been made clear from the wrong way. Whoever rejects evil, and believes in God, then he has grasped the most solid branch that will never break. God is Hearer, Knower.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

There is no compulsion in doctrine; sound judgment has become clear from error. So whoso denies idols and believes in God, he has grasped the most firm handhold which has no break; and God is hearing and knowing.

### Aisha Bewley

There is no compulsion where the deen is concerned. Right guidance has become clearly distinct from error. Anyone who rejects false gods and has iman in Allah has grasped the Firmest Handhold, which will never give way. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

There shall be no compulsion in religion: the right way is now distinct from the wrong way. Anyone who denounces the devil and believes in GOD has grasped the strongest bond; one that never breaks. GOD is Hearer, Omniscient.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

There is no compulsion in the system; the proper way has been clarified from the wrong way. Whoever rejects evil, and believes in God, indeed he has taken grasp of the strongest hold that will never break. God is Hearer, Knower.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Dinde zorlama olamaz[1]; doğrular ile yanlış kurgular iyice ayrılmıştır. Kim taşkınlık edenleri (tağutları) tanımaz[2] da Allah'a güvenirse, kopması imkansız en sağlam kulpa yapışmış olur. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır.

_Dipnotlar_
- [1] İmanın temeli kalp ile tasdiktir. Orası insanın en hür olduğu yerdir. Bu sebeple hiç kimse bir inancı kabule zorlanmaz. İbadet için de niyet şarttır. Kalpten yapılmayan niyet, geçersiz olduğundan zorla ibadet de olmaz.
- [2] Yoldan çıkmışlara boyun eğmez.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Dinde zorlama yoktur. Artık, doğru olan yanlış olandan kesin olarak ayrılmıştır. Kim tağutu[1] reddedip, Allah'a inanırsa, kuşkusuz ki kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur. Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelen tağut aynı zamanda insanlara kaba kuvvetle hükmeden kişi veya kurum demektir.

### Abdul Haleem

There is no compulsion in religion: true guidance has become distinct from error, so whoever rejects false gods and believes in God has grasped the firmest hand-hold, one that will never break. God is all hearing and all knowing.

### Taqi Usmani

There is no compulsion in Faith. The correct way has become distinct from the erroneous. Now, whoever rejects the Tāghūt (the Rebel, the Satan) and believes in Allah has a firm grasp on the strongest ring that never breaks. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Let there be no compulsion in religion, for the truth stands out clearly from falsehood.[1] So whoever renounces false gods and believes in Allah has certainly grasped the firmest, unfailing hand-hold. And Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

There is no compulsion in religion.[1] The Right Way stands clearly distinguished from the wrong. Hence he who rejects the evil ones[2] and believes in Allah has indeed taken hold of the firm, unbreakable handle. And Allah (Whom he has held for support) is All-Hearing, All-Knowing.

_Dipnotlar_
- [1] Din here signifies the belief about God embodied in the above 'Verse of the Throne' and the entire system of life which rests upon it. The verse means that the system of Islam, embracing belief, morals and practical conduct cannot be imposed by compulsion. These are not things to which people can be yoked forcibly.
- [2] Literally taghut means anvone who exceeds his legitimate limits. In the Qur'anic terminology, however, it refers to the creature who exceeds the limits of his creatureliness and arrogates to himself godhead and lordship. There are three stages of man's transgression and rebellion against God. The first stage is that one acknowledges in principle that obedience to God is right, but disregards it in practice. This is fisq (transgression). The second stage is that one not only disobeys but also rejects obedience in principle, and thus either refuses to become the subject of anyone at all or adopts someone other than God as the object of service and devotion. This is kufr (infidelity). The third stage is that one not only rebels against one's Lord but also imposes one's own will (in disregard of the Will of God - Ed.) on God's world and God's creatures. Anyone who reaches such a point is termed taghut and no one can be a true believer in God unless the authority of such a taghut (evil one) is rejected.

### Marmaduke Pickthall

There is no compulsion in religion. The right direction is henceforth distinct from error. And he who rejecteth false deities and believeth in Allah hath grasped a firm handhold which will never break. Allah is Hearer, Knower.

### Abdullah Yusuf Ali

Let there be no compulsion in religion: Truth stands out clear from Error: whoever rejects evil and believes in Allah hath grasped the most trustworthy hand-hold, that never breaks. And Allah heareth and knoweth all things.

### Al-Hilali & Khan

There is no compulsion in religion. Verily, the Right Path has become distinct from the wrong path. Whoever disbelieves in Tâghût [1] and believes in Allâh, then he has grasped the most trustworthy handhold that will never break. And Allâh is All-Hearer, All-Knower.

### E. Henry Palmer

There is no compulsion in religion; the right way has been distinguished from the wrong, and whoso disbelieves in Taghut and believes in God, he has got hold of the firm handle in which is no breaking off; but God both hears and knows.

### Mahmoud Ghali

There is no compulsion in the religion; right-mindedness has already been evidently (distinct) from misguidance. So whoever disbelieves in the Taghût (i.e. false gods, idols, devils and seducers) and believes in Allah, then he has already upheld fast the most binding Grip, with no disjunction (ever); and Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

### Hamid S. Aziz

There is no compulsion in religion; the right way is henceforth distinct from the wrong. And whoever rejects Taghut (false deities) and believes in Allah, he has grasped a firm handle which will not break; but Allah is both Hearer and Knower.

### George Sale

Let there be no violence in religion. Now is right direction manifestly distinguished from deceit: Whoever therefore shall deny Tagut(false gods), and believe in God, he shall surely take hold on a strong handle, which shall not be broken; God is he who heareth and seeth.

### Arthur John Arberry

No compulsion is there in religion. Rectitude has become clear from error. So whosoever disbelieves in idols and believes in God, has laid hold of the most firm handle, unbreaking; God is All-hearing, All-knowing.

### Amatul Rahman Omar

There is no compulsion of any sort in religion (as) the right way does stand obviously distinguished from the way of error. Now he that shall reject the transgressor and accepts Allâh (let such know that he) has laid hold of a support firm and strong which knows no breaking. Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

### Ali Quli Qarai

There is no compulsion in religion: rectitude has become distinct from error. So one who disavows the Rebels and has faith in Allah has held fast to the firmest handle for which there is no breaking; and Allah is all-hearing, all-knowing.

### Bijan Moeinian

There is no force in belief. The right and the wrong are clearly defined. The one who reject the idols (in any shape and form) and choose to believe in God has indeed hung to a strong rope of security that never breaks. God Hears and is Aware.

### Mohamed Ahmed - Samira

There is no compulsion in matter of faith. Distinct is the way of guidance now from error. He who turns away from the forces of evil and believes in God, will surely hold fast to a handle that is strong and unbreakable, for God hears all and knows everything.

### Muhammad Asad

THERE SHALL BE no coercion in matters of faith. Distinct has now become the right way from [the way of] error: hence, he who rejects the powers of evil and believes in God has indeed taken hold of a support most unfailing, which shall never give way: for God is all-hearing, all-knowing.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Compulsion is incompatible with religion, therefore let there be no compulsion in religion. Now the path of righteousness has been distinguished from the path of error and holiness distinguished from vindictiveness. Therefore, he who rejects false beliefs and turns his attention to Allah with a religious mind, will have firmly grasped the eternal, unchangeable and most secure handhold which shall never separate, nor shall it suffer a break, and Allah is Sami‘un and 'Alimun.

### Shabbir Ahmed

(Although this Message has been sent down by the Almighty), there is absolutely no compulsion or coercion in religion. This Rule shall have no exception because Right has been made distinct from Wrong (3:4). Whoever rejects false gods such as the priesthood, and attains conviction in the Word of Allah, has grasped the Unbreakable Support. This assurance comes from Allah, the Hearer the Knower.

### Syed Vickar Ahamed

Let there be no force (or compulsion) in religion: Surely— Truth stands out clear from error: Whoever rejects evil and believes in Allah has held the most trustworthy hand-hold that never breaks. And Allah is All Hearing (Sami'), All Knowing (Aleem).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

There shall be no compulsion in [acceptance of] the religion. The right course has become clear from the wrong. So whoever disbelieves in Taghut and believes in Allah has grasped the most trustworthy handhold with no break in it. And Allah is Hearing and Knowing.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | لَآ — la | yoktur | — |
| 2 | إِكْرَاهَ — ikrahe | zorlama | كره — Kef-Ra-he |
| 3 | فِى — fi | — | — |
| 4 | ٱلدِّينِ ۖ — d-dini | Dinde | دين — Dal-Ye-Nun |
| 5 | قَد — kad | elbette | — |
| 6 | تَّبَيَّنَ — tebeyyene | seçilip belli olmuştur | بين — Be-Ye-Nun |
| 7 | ٱلرُّشْدُ — r-ruşdu | doğruluk | رشد — Ra-Şin-Dal |
| 8 | مِنَ — mine | — | — |
| 9 | ٱلْغَىِّ ۚ — l-gayyi | sapıklıktan | غوي — Gayn-Vav-Ye |
| 10 | فَمَن — femen | kim | — |
| 11 | يَكْفُرْ — yekfur | inkar eder | كفر — Kef-Fe-Ra |
| 12 | بِٱلطَّـٰغُوتِ — bit-taguti | tağut (şeytan)ı | طغي — Ta-Gayn-Ye |
| 13 | وَيُؤْمِنۢ — ve yu'min | ve inanırsa | امن — Elif-Mim-Nun |
| 14 | بِٱللَّهِ — billahi | Allah'a | — |
| 15 | فَقَدِ — fekadi | muhakkak ki o | — |
| 16 | ٱسْتَمْسَكَ — stemseke | yapışmıştır | مسك — Mim-Sin-Kef |
| 17 | بِٱلْعُرْوَةِ — bil-urveti | bir kulpa | عرو — Ayn-Ra-Vav |
| 18 | ٱلْوُثْقَىٰ — l-vuska | sağlam | وثق — Vav-Se-Kaf |
| 19 | لَا — la | — | — |
| 20 | ٱنفِصَامَ — nfisame | kopmayan | فصم — Fe-Sad-Mim |
| 21 | لَهَا ۗ — leha | — | — |
| 22 | وَٱللَّهُ — vallahu | Allah | — |
| 23 | سَمِيعٌ — semiun | işitendir | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 24 | عَلِيمٌ — alimun | bilendir | علم — Ayn-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/255-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/257-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-11
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
