# 2. Bakara suresi 31. ayet

- **Sure:** 2. Bakara suresi (İnek) — سُورَةُ ٱلْبَقَرَةِ
- **Ayet:** 31 / 286 · **Cüz:** 1 · **Mushaf sayfası:** 5
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/bakara-suresi/31-ayet-meali

## Arapça

وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

## Okunuş

Ve alleme ademel esmae kulleha summe aradahum alel melaiketi fe kale enbiuni bi esmai haulai in kuntum sadikin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o varlıkları ve nesneleri meleklerin karşısına çıkarıp "Görüşünüzde doğru iseniz, bunların adlarını bana söyleyiniz" dedi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Allah) Âdem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip "Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin." demişti.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Allah, Adem'e bütün isimleri[1] öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi.[2]

_Dipnotlar_
- [1] Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacak bir bilgidir.
- [2] Allah ile melekler arasında geçen bu konuşma doğrudan olmuş bir konuşma değil, alegorik* bir anlatımdır. *Alegori: Bir fikrin, davranışın eylemin, duygunun, bir kavramın ya da bir nesnenin simgelerle, sembollerle ifade edilmesi.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Adem'e bütün varlıkların isimlerini /özelliklerini[1] öğretti,[2] sonra onları[3] meleklere gösterdi: "(Muhalif varlık konusunda) Doğru sözlü kimselerseniz bana şunların isimlerini /özelliklerini anlatın!" dedi.

_Dipnotlar_
- [1] Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan, neye yaradığını gösteren ve akılda tutmaya yarayan sözdür (Müfredat).
- [2] el-esma (الاسماء)'daki el (ال) takısı muzafun ileyhten ıvazdır yani isim tamlamasındaki tamlayanın yerine geçmiştir; esma'ul- mevcudat = varlıkların isimleri anlamındadır. Allah Adem'e göklerde ve yerdeki ([Bakara 2/33](https://acikkuran.com/2/33)) varlıkların isimlerini, neye yaradıklarını ve onlardaki bilgileri öğretmiştir.
- [3] "Bütün isimleri (الأَسْمَاء كُلَّهَا)" ifadesinde yer alan ve akılsız varlıklar için kullanılan ha (ها) zamiri, "onları gösterdi (عَرَضَهُمْ)" ifadesinde, akıllı varlıklar için kullanılan hum (هُمْ) zamirine dönüşmüştür. Arapçada akıl, "aklı kullanarak yararlanılan bilgi" anlamına da gelir (Müfredat). Zamirlerdeki bu dönüşüm, Adem aleyhisselama, varlıkların isimleri yanında aklı kullanarak elde edilecek bilgilerin de öğretildiğini gösterir. Bunlar, yaratılan ayetlerdeki bilgilerdir. İndirilen ayetlerdeki bilgilere de akıllı varlıklar için olan hum (هم) ile gönderme yapılmıştır ([Bakara 2/136](https://acikkuran.com/2/136) ve [Al-i İmran 3/84](https://acikkuran.com/3/84)). Allah Adem'e yazıyı da öğretmiş ve o bilgileri ona yazdırmıştır ([Alak 96/4](https://acikkuran.com/96/4)-[5](https://acikkuran.com/96/5)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve Âdem'e, tüm isimleri öğretti. Sonra, onları meleklerin önüne koyarak, şöyle dedi: "Bunları, isimleriyle Bana bildirin; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, bunun ardından onları meleklere takdim etti ve dedi ki: "Hadi, eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini bana bir bir haber verin!"

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ve Adem'e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip: "Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları isimleriyle haber verin!" buyurdu.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve O, Adem'e her şeyin ismini öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve "Dedikleriniz doğruysa haydi bu (şeylerin) isimlerini Bana söyleyin bakalım!"dedi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve Ademe bütün esmayı ta'lim eyledi, sonra o alemini melaikeye gösterip "Haydin davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin" buyurdu

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Adem'e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin," dedi.

### Gültekin Onan

Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, sonra onları meleklere sunup (aredahüm), "Doğru sözlü / dürüst (sadık) iseniz, şunların isimlerini siz bana bildirin (enbiuniy)" dedi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ademe bütün isimleri öğretmişdi. Sonra onları (onların delalet etdikleri alemleri, eşyayi) meleklere gösterib: "Doğrucular iseniz (her şeyin iç yüzünü biliyorsanız) bunları adlarıyle bana haber verin" demişdi.

### İbni Kesir

Allah, Adem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere göstererek: Eğer sadıklardan iseniz, bunların adlarını bana söyleyin, buyurmuştur.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek:-Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin, dedi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Sonra Adem'e (Esma'nın programlanışı, Esma bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan var edilene) bütün Esma'yı (Esma ül Hüsna'sının anlamlarını açığa çıkarmayı ve kavramayı) talim etti (programladı). Sonra melaikeye: "Eğer dediğinizde ısrarlı iseniz bana (Adem'in) varlığındaki Esma'nın (özelliklerinin) neler olduğunu anlatın" dedi.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Allah, Âdem'e bütün isimleri[1] öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi.[2]

_Dipnotlar_
- [1] Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacaktır. İnsanın bir şeyi yaparken "araç" kullanabilmesi, bu isimlendirmenin/içeriğini bilmesinin sayesindedir.
- [2] Allah ile melekler arasında geçen bu diyalog, bizatihi olmuş bir görüşme olarak değil; mesajın, "temsili bir dille somutlaştırılarak anlatılması" olarak anlaşılmalıdır.

### Progressive Muslims

And He taught Adam the description of all things, then He displayed them to the Angels and said: "Inform Me the descriptions of these things if you are truthful. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And He taught Adam the names, all of them; then He presented them to the angels and said: “Inform Me of the names of these, if you be truthful.”

### Aisha Bewley

He taught Adam the names of all things. Then He arrayed them before the angels and said, ‘Tell me the names of these if you are telling the truth.’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

He taught Adam all the names then presented them to the angels, saying, "Give me the names of these, if you are right.",

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And He taught Adam the names of all things, then He displayed them to the angels and said: "Inform Me of the names of these if you are truthful."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Âdem'e her varlığın ismini (neye yaradığını) öğretti,[1] sonra onları meleklere gösterdi: "İddianızda haklıysanız bana şunların isimlerini söyleyin!" dedi.

_Dipnotlar_
- [1] El - esma = الاسماء'daki  el (ال) takısı muzafun ileyhten ıvazdır; esma'ul-mevcudat = varlıkların isimleri anlamındadır. Allah Adem'e varlıkların isimlerini, neye yaradıklarını ve onlardaki gizli bilgiyi öğretmişti.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Allah, Âdem'e bütün isimleri[1] öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi.[2]

_Dipnotlar_
- [1] Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlamaktadır.
- [2] Allah ile melekler arasında geçen bu konuşma doğrudan olmuş bir konuşma değil alegorik* bir anlatımdır. *Alegori: Bir fikrin, davranışın eylemin, duygunun, bir kavramın ya da bir nesnenin simgelerle, sembollerle ifade edilmesi.

### Taqi Usmani

And He taught ’Ādam the names, all of them; then presented them before the angels, and said, "Tell me their names, if you are right."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Then Allah taught Adam the names of all things[1] and presented them to the angels and said: "If you are right (that the appointment of a vicegerent will cause mischief) then tell Me the names of these things."

_Dipnotlar_
- [1] The nature of man's knowledge is such that he acquires information of different things through their names. Hence it might be said that the sum total of man's knowledge consists of the names of things. To teach Adam the names of all things means, therefore, imparting the knowledge of those things. us.43 you, only You, are All-Knowing, All Wise.'

### Abdullah Yusuf Ali

And He taught Adam the names of all things; then He placed them before the angels, and said: "Tell me the names of these if ye are right."

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

He taught Adam the names of all things, then He presented them to the angels and said, "Tell Me the names of these, if what you say is true?"[1]

### Abdul Haleem

He taught Adam all the names [of things], then He showed them to the angels and said, ‘Tell me the names of these if you truly [think you can].’

### Marmaduke Pickthall

And He taught Adam all the names, then showed them to the angels, saying: Inform Me of the names of these, if ye are truthful.

### Al-Hilali & Khan

And He taught Adam all the names (of everything)[1], then He showed them to the angels and said, "Tell Me the names of these if you are truthful."

### Mohamed Ahmed - Samira

Then He gave Adam knowledge of the nature and reality of all things and everything, and set them before the angels and said: "Tell Me the names of these if you are truthful. "

### E. Henry Palmer

And He taught Adam the names, all of them; then He propounded them to the angels and said, 'Declare to me the names of these, if ye are truthful. '

### Hamid S. Aziz

And He taught Adam the Names (qualities), all of them; then He propounded them to the angels and said, "Declare to Me the names of these, if you are truthful. "

### Ali Quli Qarai

And He taught Adam the Names, all of them; then presented them to the angels and said, ‘Tell me the names of these, if you are truthful. ’

### Bijan Moeinian

[Once God created Adam, in order to answer the Angles’ question,] He taught Adam every possible subject and then asked questions about those subjects from the angles [making his points that in spite of the man’s shortcoming, he is given a higher level of learning capacity than the angles (who do not shed blood or make mischief) do not possess]

### Mahmoud Ghali

And He taught Adam all the names; Thereafter He set them before the Angels; so He said, "Inform me of the names of these, in case you are sincere. "

### Arthur John Arberry

And He taught Adam the names, all of them; then He presented them unto the angels and said, 'Now tell Me the names of these, if you speak truly. '

### Amatul Rahman Omar

And He taught Adam the names, all of them, then He presented (the objects of) these names to the angels and said, `Tell Me the names of these (things) if what you say is right. '

### George Sale

and He taught Adam the names of all things, and then proposed them to the angels, and said, declare unto Me the names of these things if ye say truth.

### Muhammad Asad

And He imparted unto Adam the names of all things; then He brought them within the ken of the angels and said: "Declare unto Me the names of these [things], if what you say is true. "

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Then, He created Adam; Foreknowing that he would be destined to inhabit the earth, Allah imparted to him knowledge of all the names denoting members of all classes of beings and objects, the animate and the inanimate, the material and the immaterial. He then presented them to the angels, saying: "Give Me the designations of all that I imparted to Adam if you are declaring the truth."

### Shabbir Ahmed

Then Allah endowed mankind with the capacity to attain knowledge (that the angels would never have). Then He showed the angels certain things and said to them, "Tell me if you have the capacity to learn about things in the Universe, in case what you say is true." (That this new creation is but vain).

### Syed Vickar Ahamed

And He taught Adam the names of all things: Then He placed them before the angels and said: "Tell Me the names of these (things) if you are right. "

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And He taught Adam the names - all of them. Then He showed them to the angels and said, "Inform Me of the names of these, if you are truthful."

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَعَلَّمَ — ve alleme | ve öğretti | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 2 | ءَادَمَ — ademe | Adem'e | — |
| 3 | ٱلْأَسْمَآءَ — l-esma'e | isimleri | سمو — Sin-Mim-Vav |
| 4 | كُلَّهَا — kulleha | bütün | كلل — Kef-Lam-Lam |
| 5 | ثُمَّ — summe | sonra | — |
| 6 | عَرَضَهُمْ — aradehum | onları sunup | عرض — Ayn-Ra-Dad |
| 7 | عَلَى — ala | -e | — |
| 8 | ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ — l-melaiketi | melekler- | ملك — Mim-Lam-Kef |
| 9 | فَقَالَ — fekale | ve dedi | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 10 | أَنۢبِـُٔونِى — enbiuni | bana söyleyin | نبا — Nun-Be-Elif |
| 11 | بِأَسْمَآءِ — biesma'i | isimlerini | سمو — Sin-Mim-Vav |
| 12 | هَـٰٓؤُلَآءِ — ha'ula'i | onların | — |
| 13 | إِن — in | eğer | — |
| 14 | كُنتُمْ — kuntum | iseniz | كون — Kef-Vav-Nun |
| 15 | صَـٰدِقِينَ — sadikine | doğru kimseler | صدق — Sad-Dal-Kaf |

---
Önceki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/30-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/32-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-11
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
