# 2. Bakara suresi 48. ayet

- **Sure:** 2. Bakara suresi (İnek) — سُورَةُ ٱلْبَقَرَةِ
- **Ayet:** 48 / 286 · **Cüz:** 1 · **Mushaf sayfası:** 6
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/bakara-suresi/48-ayet-meali

## Arapça

وَاتَّقُوا يَوْماً لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـٔاً وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ

## Okunuş

Vetteku yevmen la teczi nefsun an nefsin şey'en ve la yukbelu minha şefaatun ve la yu'hazu minha adlun ve la hum yunsarun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Hiç kimsenin başkasına fayda veremeyeceği, şefaatin kabul edilmeyeceği, fidye alınmayacağı ve yardım yapılmayacağı bir günden sakınınız.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Öyle bir güne karşı takvâlı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse, kimseden hiçbir şey gideremez; onlardan şefaat kabul edilmez;[1] kendilerinden fidye alınmaz;[2]onlara yardım da edilmez.[3]

_Dipnotlar_
- [1] Şefaatle ilgili ayetler Zümer 39:43-44. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.
- [2] Benzer mesajlar: Bakara 2:123; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15; Me‘âric 70:11-14.
- [3] Benzer mesajlar: Bakara 2:123; En‘âm 6:164; İsrâ 17:15; ‘Ankebût 29:12; Lokmân 31:33; Fâtır 35:18; Zümer 39:7; Necm 53:38; Mümtehine 60:3.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Öyle bir günden korunup sakının ki: Hiç kimse bir başkasına yardım edemez. Kimseden şefaat[1] kabul edilmez. Kimseden fidye de alınmaz. Kimseye yardım da edilmez.

_Dipnotlar_
- [1] Şefaatin kelime anlamı olarak yardım etmek demektir. Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Nebiler de dahil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Kur'an'a göre "şefaat" inancı kesinlikle şirktir. Şefaatin olduğunu iddia etmek Allah'ın haksızlık yapacağını, torpil yapacağını söylemekle eş anlamlı bir iddiadır. Bu Allah'a atılan büyük bir iftiradır. Yüzlerce ayette, herkese sadece ve sadece yaptıklarının karşılığının verileceğini ve şefaatin olmadığını açıkça söylenmesine rağmen, şefaatin olduğuna inanmak, Allah'ın sözüne itibar etmemektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Kimsenin kimseden bir şeyi savamayacağı,[1] kimsenin şefaatinin[2] kabul edilmeyeceği, kimseden (kurtuluşu için) bir bedel alınmayacağı[3] ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği[4] bir gün konusunda yanlış yapmaktan sakının!

_Dipnotlar_
- [1] [Lokman 31/33.](https://acikkuran.com/31/33)
- [2] Şefaat, birine yardımcı olmak veya birinden bir şey istemek için onunla bir araya gelmektir. Daha çok saygın ve üst derecede olan birinin alt derecede olan birini yanına alması anlamında kullanılır. İyi veya kötü bir işte bir başkasıyla yardımlaşmak da şefaat sayılır (Müfredat). Dünyada insanlar birbirlerine şefaat edebilir yani yardım edip destek olabilirler ([Nisa 4/85](https://acikkuran.com/4/85)). Ama mahşer günü kimse kimseye şefaat edemez ([Bakara 2/123,](https://acikkuran.com/2/123) [255,](https://acikkuran.com/2/255) [En'am 6/51,](https://acikkuran.com/6/51) [Secde 32/4,](https://acikkuran.com/32/4) [İnfitar 82/17](https://acikkuran.com/82/17)-[19](https://acikkuran.com/82/19)).
- [3] [Al-i İmran 3/91,](https://acikkuran.com/3/91) [Maide 5/36.](https://acikkuran.com/5/36)
- [4] [Bakara 2/123,](https://acikkuran.com/2/123)[](https://acikkuran.com/31/33)[Mearic 70/11](https://acikkuran.com/70/11)-[14,](https://acikkuran.com/70/14) [Abese 80/33](https://acikkuran.com/80/33)-[37,](https://acikkuran.com/80/37) [İnfitar 82/19.](https://acikkuran.com/82/19)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve kimsenin, kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, kimsenin ara buluculuğunun kabul edilmeyeceği, kimseden kurtulmalık alınmayacağı ve onlara yardım da edilmeyeceği günden sakının.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Hiç kimsenin hiç kimse adına hiçbir şey ödemeyeceği, kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kurtuluş akçesi alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün (dehşetinden) korunun!

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ve korkun o günden ki, hiç bir benlik bir başka benliğin herhangi bir şeyi için karşılık ödemez; hiç bir benlikten şefaat kabul edilmez, hiç bir benlikten fidye alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve kimsenin kimseden bir şey ödeyemeyeceği, kimseden şefaatin kabul olunmayacağı, kimseden fidyenin alınmayacağı ve kimsenin kurtarılamayacağı bir günden sakının!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve hiçbir insanın ötekine en ufak bir yararının dokunmayacağı, hiç kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği Gün(ün mutlaka gelip çatacağı) bilinciyle yaşasanıza!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve öyle bir günden korunun ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden şefaat de kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz, hem onlar kurtarılacak da değillerdir.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse, kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez); kimseden şefaat (aracılık, iltimas) da kabul edilmez; kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım yapılmaz.

### Gültekin Onan

Kimsenin kimse yerine birşey ödeyemeyeceği, aracılık (şefaat) kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da edilmeyeceği bir günden sakının.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ve öyle bir günden korkun ki (o günde) hiçbir kimse, hiçbir kimse namına bir şey ödeyemez. Ondan her hangi bir şefaat kabul olunmaz. Ondan bir fidye (bedel) alınmaz, onlara (Allahın azabından kurtulmak hususunda) yardım da edilmez.

### İbni Kesir

Ve öyle bir günden korkun ki; o günde kimse, kimse için bir şey ödeyemez. Şefaat kabul edilmez. Fidye alınmaz ve onlara yardım da edilmez.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da görülmeyeceği bir günden kendinizi koruyun.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Kimsenin kimseyi kurtarmak için bir şey ödeyemeyeceği süreçten korunun; (o süreçte) ne (birbirine) şefaat kabul edilir, ne fidye ödenerek biri kurtarılabilir ne de onlara yardım gelir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Hiç kimsenin başkası adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden şefaatin[1] kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidyenin alınmayacağı ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.

_Dipnotlar_
- [1] Kur'an, "şefaat edilme" anlayışını ve inancını kesin olarak reddetmektedir. Kur'an'a göre, kesinlikle şefaat yoktur. Bu nedenle şefaatin varlığına inanan bir kimse Allah'a eş koşmuş sayılır.

### Progressive Muslims

And beware of a Day where no soul can avail another soul, nor will any intercession be accepted from it, nor will any ransom be taken, nor will they have supporters.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And be in prudent fear of a day no soul will avail a soul anything, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be taken from it; nor will they be helped.

### Aisha Bewley

Have fear of a Day when no self will be able to compensate for another in any way. No intercession will be taken from it, no ransom taken from it, and none will be helped.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Beware of the day when no soul can avail another soul, no intercession will be accepted, no ransom can be paid, nor can anyone be helped.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any intercession be accepted from it, nor will any ransom be taken, nor will they have supporters.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Öyle bir günden çekinip korunun ki o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmeyecek, kimseden şefaat[1] kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir.

_Dipnotlar_
- [1] Şefaat, birinin eşlik etmesini istemek, eşlik etmek veya arka çıkmaktır. (El-Ayn, Müfredat). Ayet, mahşer günü kimseye şefaat edilmeyeceğini açıkça bildirmektedir. Dünyada insanlar birine destek olabilirler. "İyi bir işe destek veren ondan bir pay alır; kötü bir işe destek veren de ondan dolayı bir sorumluluk üstlenir." (Nisa 4/85) Cennete gitmiş biri, şirk günahı ile değil de diğer günahlarından dolayı cehennemde olan bir yakınını yanına isteyebilir. "Günahkarları, suya koşarcasına cehenneme sevk edeceğiz. Rahman'dan söz almış olanlar dışında kimse şefaate (birinden destek alma hakkına) sahip olamayacaktır." (Meryem 19/86-87) İster dünyada ister cehenneme gitmiş biri için olsun, şefaat ancak Allah'ın onayıyla olabilir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Öyle bir günden korunup sakının ki: Hiç kimse bir başkasına yardım edemez. Kimseden şefaat[1] kabul edilmez. Kimseden fideye de alınmaz. Kimseye yardım da edilmez.

_Dipnotlar_
- [1] Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Kur'an'a göre Allah'ın yanı sıra başka birilerinin şefaat edebileceğine inanmak kesinlikle şirktir.

### Abdullah Yusuf Ali

Then guard yourselves against a day when one soul shall not avail another nor shall intercession be accepted for her, nor shall compensation be taken from her, nor shall anyone be helped (from outside).

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Fear the Day when no one shall avail another, when no intercession will be accepted, when no one will be ransomed, and no criminal will receive any help.[1]

_Dipnotlar_
- [1] A major reason for the degeneration of the Israelites was the corruption of their beliefs about the After that since they were related to those venerable saints and pious men who had dedicated themselves entirely to the service of God in the past, the, would be forgiven by the grace of those great men. They believed that once they had bound themselves firmly to those men of God, it would become impossible for God to punish them. Such false reliance made them negligent of true religious piety and enmeshed them in a life of sin and wickedness. Hence, as well as reminding the Children of Israel of God's favour upon them, it was necessary to refute all the false ideas which they cherished.

### Marmaduke Pickthall

And guard yourselves against a day when no soul will in aught avail another, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be received from it, nor will they be helped.

### Al-Hilali & Khan

And fear a Day (of Judgement) when a person shall not avail another, nor will intercession be accepted from him nor will compensation be taken from him nor will they be helped.

### Taqi Usmani

and guard yourselves against a day when no one shall stand for anyone in anything, nor shall intercession be accepted on anyone’s behalf, nor shall ransom be taken from him, and neither shall any be given support.

### Abdul Haleem

Guard yourselves against a Day when no soul will stand in place of another, no intercession will be accepted for it, nor any ransom; nor will they be helped.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Guard yourselves against the Day on which no soul will be of help to another. No intercession[1] will be accepted, no ransom taken, and no help will be given.

### Bijan Moeinian

Beware of the day that no one can be of help to anyone else, no intercession will be accepted, no ransom can be paid for the guilty one nor is any help available.

### Hamid S. Aziz

Fear the day wherein no soul shall pay any recompense for another soul, nor shall intercession be accepted for it, nor shall compensation be taken from it, nor shall they be helped.

### Amatul Rahman Omar

And guard yourself against (the agony of) the day when no human being shall avail another in anyway, nor an intercession be accepted on anyone's behalf, nor any compensation be taken from them, nor will they be helped.

### Arthur John Arberry

and beware of a day when no soul for another shall give satisfaction, and no intercession shall be accepted from it, nor any counterpoise be taken, neither shall they be helped.

### George Sale

Dread the day wherein one soul shall not make satisfaction for another soul, neither shall any intercession be accepted from them, nor shall any compensation be received, neither shall they be helped.

### Mahmoud Ghali

And protect yourselves against a Day (when) no self will recompense for another self in anything and no intercession will be accepted from it, nor any justice (i. e. compensation) be taken from it, neither will they be vindicated. (Or: granted victory)

### E. Henry Palmer

Fear the day wherein no soul shall pay any recompense for another soul, nor shall intercession be accepted for it, nor shall compensation be taken from it, nor shall they be helped.

### Ali Quli Qarai

Beware of the day when no soul shall compensate for another, neither any intercession shall be accepted from it, nor any ransom shall be received from it, nor will they be helped.

### Mohamed Ahmed - Samira

Take heed of the day when no man will be useful to man in the least, when no intercession matter nor ransom avail, nor help reach them.

### Muhammad Asad

and remain conscious of [the coming of] a Day when no human being shall in the least avail another, nor shall intercession be accepted from any of them, nor ransom taken from them, and none shall be succoured.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

"And guard yourselves against the horror, the Day when no soul shall be allowed to pay the debt owed to Allah by another, nor shall humble intercession be accepted from any one on behalf of another, nor shall the equivalent in ransom pay for the expiation of the guilt of another nor shall any tutelary protector, other than Allah, be a very present help in the inevitable trouble"

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be taken from it, nor will they be aided.

### Shabbir Ahmed

And beware of the Day when all actions will encounter Absolute Justice (and contrary to your thinking) no person will avail another, and neither intercession, nor any compensation will be accepted. And no one will be helped (except by their own actions).

### Syed Vickar Ahamed

Then guard yourself against a Day when one soul shall be of no use to another nor shall intervention be accepted for her, nor shall any compensation be taken from her nor shall anyone be helped (from outside).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَٱتَّقُوا۟ — vetteku | ve sakının | وقي — Vav-Kaf-Ye |
| 2 | يَوْمًۭا — yevmen | günden | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 3 | لَّا — la | — | — |
| 4 | تَجْزِى — teczi | cezalandırılmaz | جزي — Cim-Ze-Ye |
| 5 | نَفْسٌ — nefsun | hiç kimse | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 6 | عَن — an | -den(günahından) | — |
| 7 | نَّفْسٍۢ — nefsin | kimse- | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 8 | شَيْـًۭٔا — şey'en | bir şey | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 9 | وَلَا — ve la | — | — |
| 10 | يُقْبَلُ — yukbelu | kabul edilmez | قبل — Kaf-Be-Lam |
| 11 | مِنْهَا — minha | kimseden | — |
| 12 | شَفَـٰعَةٌۭ — şefaatun | şefaat da | شفع — Şin-Fe-Ayn |
| 13 | وَلَا — ve la | — | — |
| 14 | يُؤْخَذُ — yu'hazu | ve alınmaz | اخذ — Elif-Kh-Zal |
| 15 | مِنْهَا — minha | ondan | — |
| 16 | عَدْلٌۭ — adlun | fidye de | عدل — Ayn-Dal-Lam |
| 17 | وَلَا — ve la | ve yapılamaz | — |
| 18 | هُمْ — hum | onlara | — |
| 19 | يُنصَرُونَ — yunsarune | hiçbir yardım | نصر — Nun-Sad-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/47-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/49-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-11
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
