# 2. Bakara suresi 84. ayet

- **Sure:** 2. Bakara suresi (İnek) — سُورَةُ ٱلْبَقَرَةِ
- **Ayet:** 84 / 286 · **Cüz:** 1 · **Mushaf sayfası:** 12
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/bakara-suresi/84-ayet-meali

## Arapça

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ

## Okunuş

Ve iz ehazna misakakum la tesfikune dimaekum ve la tuhricune enfusekum min diyarikum summe ekrartum ve entum teşhedun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Hatırlayınız ki, sizden,"Birbirinizin kanını akıtmayınız, birbirinizi yurtlarınızdan çıkartmayınız"diye sağlam söz almıştık. Sonra siz bunu kabullendiniz ve birbirinize karşı şahitlik ettiniz.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Hani birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Sonunda siz de şahit olarak (bunları) kabul etmiştiniz.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Yüce Allah İsrailoğullarından aldığı sözlerle ilgili bir başka noktaya değinmekte, bu duruma kendi kitaplarındaki bilgilerle de şahit olduklarını ifade etmektedir. Ayette yer alan hitap her ne kadar öncelikli olarak Medine'deki kitap ehline yönelik olsa da mesaj evrensel anlamda bütün insanlığadır. Çünkü insanların birbirlerini öldürmemeleri gerektiği, bir insanı öldürenin bütün insanlığı öldürmüş gibi olacağı, bir insanı hayata kavuşturanın da bütün insanlığı diriltmiş gibi olacağı ifade edilmektedir (Mâide 5:32). Bu arada insanların birbirlerini haksız yere yerlerinden yurtlarından sürmeleri, onları vatansız bırakmaları son derece kötü bir durumdur. Yüce Allah insanların, böyle haksız davranışları gündemlerinden çıkarmalarını istemektedir. Kişi kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına da asla ve asla yapmamalıdır.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

"Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, sizden olanları yurdunuzdan çıkarmayacaksınız!" diye de söz almıştık. Bunu da kabul etmiştiniz. Siz bunu (Tevrat'ta)[1] görüyorsunuz.

_Dipnotlar_
- [1] Tevrat'ın ifadeleri şöyledir: "Rab diyor ki, İsrailli kardeşlerinize saldırmayın, onlarla savaşmayın." (I. Krallar 12:24). "Egemen Rab şöyle diyor: Yeter artık, ey İsrail önderleri! Zorbalığı, baskıyı bırakın. Adil ve doğru olanı yapın. Halkımı kendi topraklarından kovmayın." (Hezekiel 45:9).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Oysa sizden kesin söz almıştık: "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız!" Bunu kabul etmiş ve tanık olmuştunuz.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Yine sizden "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayacaksınız" diye de söz almıştık; üstelik siz de bunu ikrar etmiştiniz; hala da buna şahitsiniz.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Sizden şu sözü de almıştık: Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz. Birbirlerinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız. Bunu kabul etmiştiniz. Hala da buna tanıklarsınız.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Hani sizden "Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın" diye misak almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız, hala (buna) şahitlik ediyorsunuz.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine bir vakit kesin sözünüzü almıştık: "Birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız." Sonra siz bunu ikrar da ettiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

O zaman, birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceğinize dair kesin söz almıştık sizden, siz de kabul etmiştiniz; ve (şimdi de) buna şahitlik yapıyorsunuz.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yine bir vakit misakınızı aldık; biribirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, ve nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız, sonra siz buna ıkrar da verdiniz ve ıkrarınıza şahit de oldunuz

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz,birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız?" diye sizden kesin söz almıştık; göre göre bunu kabul etmiştiniz.

### Gültekin Onan

Hani sizden "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarınızdan (diyariküm) çıkarmıyacaksınız diye misak almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız (akrertüm). Hala da buna tanıklarsınız.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hani sizden (ey Yahudiler,) "(Birbirinizin) kanlarını (haksız) yere) akıtmayın, kendinizi kendi yurdlarınızdan çıkarmayın" diye kat'i söz almışdık. Sonra siz de (buna karşı) ikraar vermişdiniz ve haala (bu yolda aleyhinizde) şahidlik edib duruyorsunuz da.

### İbni Kesir

Hani; bir de kanınızı dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin diye söz almıştık, sonra bunu ikrar ettiniz ve şahid de oldunuz.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sizden "boş yere kanınızı akıtmayınız, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayınız" diye söz almıştık; sonra siz de söz vermiştiniz ve hala buna şahitlik ediyorsunuz.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Hani sizden, birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi yaşadığı yerden uzaklaştırmayın diye söz almıştık. Siz de buna şahitlik eder halde ikrar (kabul) etmiştiniz.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.

### Progressive Muslims

And We have taken a covenant with you: "You shall not spill each other's blood, nor drive each other out from your homes. " And you agreed to this while bearing witness.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And when We took your agreement: “Shed not your blood, and turn not your own out of your homes,” then you affirmed and bore witness;

### Aisha Bewley

And when We made a covenant with you not to shed your blood and not to expel one another from your homes, you agreed and were all witnesses.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We made a covenant with you, that you shall not shed your blood, nor shall you evict each other from your homes. You agreed and bore witness.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We have taken a covenant with you: "You shall not spill the blood of each other, nor expel each other from your homes." And you agreed to this while bearing witness.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Bir gün sizden yine "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, kendinizden olanları yurdunuzdan çıkarmayacaksınız!" diye söz aldık. Bunu kabul etmiştiniz; siz de buna şahitsiniz.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.

### Marmaduke Pickthall

And when We made with you a covenant (saying): Shed not the blood of your people nor turn (a party of) your people out of your dwellings. Then ye ratified (Our covenant) and ye were witnesses (thereto).

### Al-Hilali & Khan

And (remember) when We took your covenant (saying): Shed not the blood of your (people), nor turn out your own people from their dwellings. Then, (this) you ratified and (to this) you bear witness.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And recall when We made a covenant with you, that you shall not shed one another’s blood, and shall not turn out one another from your homelands; you confirmed it, and you yourselves are witnesses to it.

### Abdullah Yusuf Ali

And remember We took your covenant (to this effect): Shed no blood amongst you, nor turn out your own people from your homes: and this ye solemnly ratified, and to this ye can bear witness.

### Abdul Haleem

We took a pledge from you, ‘Do not shed one another’s blood or drive one another from your homelands.’ You acknowledged it at the time, and you can testify to this.

### Taqi Usmani

When We took a pledge from you: "You shall not shed the blood of one another, and you shall not drive one another out of your homes." Then you agreed, being yourselves the witnesses.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And ˹remember˺ when We took your covenant that you would neither shed each other’s blood nor expel each other from their homes, you gave your pledge and bore witness.

### Mohamed Ahmed - Samira

And remember, when We made a covenant with you whereby you agreed you will neither shed blood among you nor turn your people out of their homes, you promised, and are witness to it too.

### Hamid S. Aziz

And remember when We took a covenant from you, "shed not your kinsman's blood, nor turn your kinsmen out of their homes:" then did you confirm it and were witnesses thereto.

### Ali Quli Qarai

And when We took a pledge from you: ‘You shall not shed your [own people’s] blood, and you shall not expel your folks from your homes,’ you pledged, and you testify [to this pledge of your ancestors].

### Arthur John Arberry

And when We took compact with you: 'You shall not shed your own blood, neither expel your own from your habitations'; then you confirmed it and yourselves bore witness.

### Bijan Moeinian

I also took a solemn pledge from you that you should not shed your own people’s blood and deport each other from their land. You promised and bore witness.

### Amatul Rahman Omar

And (recall) when We took a covenant from you, `You shall not shed each other's blood and you shall not expel your people from your homes. ' Then you confirmed it (promising to abide by it) and you witnessed (the covenant).

### George Sale

And when We accepted your covenant, saying, ye shall not shed your brothers blood, nor dispossess one another of your habitations. Then ye confirmed it, and were witnesses thereto.

### E. Henry Palmer

And when we took covenant from you, 'shed ye not your kinsmans blood, nor turn your kinsmen out of their homes:' then did ye confirm it and were witnesses thereto.

### Mahmoud Ghali

And (remember) as We took compact with you (that), "You shall not shed your blood, (Literally: bloods) nor drive out yourselves (i. e., your own people) from your residences." Thereafter you ratified (that), and you yourselves bore witness.

### Muhammad Asad

And lo! We accepted your solemn pledge that you would not shed one another's blood, and would not drive one another from your homelands - whereupon you acknowledged it; and thereto you bear witness [even now].

### Shabbir Ahmed

And, We made a Covenant with you saying, "Desist from feuds and mutual bloodshed, and do not expel your own people from your towns and dwellings. Then you agreed and you were witnesses thereof.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Again, We entered into another Covenant declaring thus: "Do not shed your own blood", We said, "nor expel each other from your dwellings," and you sanctioned it and bore witness to its validity as stated in your own AL-Tawrah.

### Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, We took your Promise (that you will) shed no blood among yourselves, and not turn out your own people from your homes: And to this you truly agreed, and to this you (yourselves) can bear witness.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And [recall] when We took your covenant, [saying], "Do not shed each other's blood or evict one another from your homes. " Then you acknowledged [this] while you were witnessing.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذْ — ve iz | hani | — |
| 2 | أَخَذْنَا — ehazna | almıştık | اخذ — Elif-Kh-Zal |
| 3 | مِيثَـٰقَكُمْ — misakakum | sizden kesin söz | وثق — Vav-Se-Kaf |
| 4 | لَا — la | — | — |
| 5 | تَسْفِكُونَ — tesfikune | dökmeyeceksiniz | سفك — Sin-Fe-Kef |
| 6 | دِمَآءَكُمْ — dima'ekum | birbirinizin kanını | دمو — Dal-Mim-Vav |
| 7 | وَلَا — ve la | — | — |
| 8 | تُخْرِجُونَ — tuhricune | çıkarmayacaksınız | خرج — Kh-Ra-Cim |
| 9 | أَنفُسَكُم — enfusekum | birbirinizi | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 10 | مِّن — min | -dan | — |
| 11 | دِيَـٰرِكُمْ — diyarikum | yurtlarınız- | دور — Dal-Vav-Ra |
| 12 | ثُمَّ — summe | sonra | — |
| 13 | أَقْرَرْتُمْ — ekrartum | kabul etmiştiniz | قرر — Kaf-Ra-Ra |
| 14 | وَأَنتُمْ — veentum | ve siz | — |
| 15 | تَشْهَدُونَ — teşhedune | şahidsiniz | شهد — Şin-he-Dal |

---
Önceki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/83-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/bakara-suresi/85-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
