# 98. Beyyine suresi 5. ayet

- **Sure:** 98. Beyyine suresi (Açık Delil) — سُورَةُ ٱلْبَيِّنَةِ
- **Ayet:** 5 / 8 · **Cüz:** 30 · **Mushaf sayfası:** 598
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/beyyine-suresi/5-ayet-meali

## Arapça

وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ

## Okunuş

Ve ma umiru illa li ya'budullahe muhlisine lehud dine hunefae ve yukimus salate ve yu'tuz zekate ve zalike dinul kayyimeh.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Oysa kendilerine, dini yalnız Allah'a halis kılıp O'nu birleyerek Allah'a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din budur.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Oysa) dini yalnız O'na özgü kılarak, hanîfler (Allah'ı birleyenler) olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri kendilerine özellikle emredilmişti. İşte sağlam din budur.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Oysa Allah'a kulluktan ve dini hanifler[1] olarak O'na has kılmaktan ve salatı ikame etmekten,[2] zekatı yapmaktan[2] başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte doğru din budur.

_Dipnotlar_
- [1] Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
- [2] Salatın namaz kılmak anlamının yanı sıra birçok anlamı bulunmaktadır. Bu ayetteki salat, "namaz kılmak" anlamında değildir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkip: İbadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah'a yönelmeyi, kulluğu ve duayı "şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkipteki "vermek" kelimesinin kök harfleri (Elif-Te-Ye) olup, 549 yerde geçmektedir. Her ne kadar bu terkipte," vermek" anlamına gelen "Atu" kelimesi yer alsa da () atu kelimesine, () Eta "yapmak" anlamının verilmesi de uygundur. Bu kelime kök anlamı itibarıyla yaygın olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: "Yapmak", "getirmek" ve "vermek." Arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan "zekat", verilen bir şey değil, "yapılan" bir şeydir. Kur'an, zekat kelimesini "arınmak" anlamında kullanmaktadır (Bkz. 19:13). Zekat, "mali yardım" demek değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Kur'an'daki mali yardımın adı sadakadır (Bkz. 9:60). Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Halbuki (tıpkı bu kitapta emredildiği gibi) onlara da Allah'ın dinine bir şey katmadan[1] doğrudan doğruya O'na kulluk etmeleri, namazı düzgün ve sürekli kılmaları, zekatı vermeleri dışında bir şey emredilmemişti[2]. İşte bu dosdoğru dindir.[3]

_Dipnotlar_
- [1] "Bir şey katmadan" meali verdiğimiz ifade "muhlis olarak" anlamındadır. Muhlis, ihlaslı kişi demektir. İhlas; sözlükte bir şeyi kirlilikten, bulanıklıktan temizleyip arındırmak, saflaştırmak, katıksız, arı, duru hale getirmektir. Bu kelime Kur'an'da, dini Allah'a has kılan yani Allah'ın dinine bir şey katmadan kayıtsız şartsız olarak ona içten boyun eğen, riyadan ve şirkten uzak olan samimi insanların ortak vasfını ifade etmek için kullanılır ([Zümer 39/2](https://acikkuran.com/39/2)).
- [2] [Bakara 2/83,](https://acikkuran.com/2/83) [Şura 42/13,](https://acikkuran.com/42/13) [Enbiya 21/73.](https://acikkuran.com/21/73) Namaz ve zekat da Allah'a kulluğun gereği olarak yapılan ibadetlerdir. Onların ayrıca zikredilmesi, önemlerine vurgu içindir.
- [3] [Tevbe 9/31,](https://acikkuran.com/9/31) [Yusuf 12/40,](https://acikkuran.com/12/40) [Enbiya 21/25,](https://acikkuran.com/21/25) [Rum 30/30](https://acikkuran.com/30/30)-[31,](https://acikkuran.com/30/31)[43.](https://acikkuran.com/30/43)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Üstelik onlara, dini yalnızca Allah'a içtenlikle özgüleyerek O'na hizmet etmek, namazı kılmak ve zekatı vermek dışında bir buyruk verilmemişti. Dinin kaynağı ve dayanağı, işte budur.[609]

_Dipnotlar_
- [609] "Dinin kaynağı ve dayanağı" bildiriminin yer aldığı bu ayetle birlikte, 9:36; 12:40; 30:30,43 ayetleri, "Geri çevrilmesi olanaksız olan gün gelmeden önce; dinin yalnızca Allah'a içtenlikle özgülenmesi, Allah'tan başkasına hizmet edilmemesi, gerçeğe aykırı olan şeylerden uzaklaşılması, namaz kılınması, zekat verilmesi ve hac görevinin dört kutsal ay boyunca yapılması" buyruklarını içermektedir. Dinin kaynağı ve dayanağı bildirimi, Kur'an çevirilerinde, "Dosdoğru din" veya "Sağlam din" veya "Eskimez ve aşınmaz din" veya "Kıyamete dek devam edecek din" biçiminde çevrilmiştir. "Dinin yalnızca Allah'a özgülenerek O'na hizmet edilmesi" bildirimi, 7:29; 10:22; 29:65; 31:32; 39:2,11,14; 40:14,65 ayetlerinde tekrarlanır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Oysa kendileri yalnızca Allah'a kulluk etmek, din koyma yetkisinin sadece O'na mahsus olduğuna iman edip batıl olan her şeyden uzak durmak, ibadeti hakkıyla eda etmek, arınmak ve artmak için verilmesi gerekeni vermekle emrolunmuşlardı: İşte insanlığın ebedi değerler sistemi budur.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Oysa ki onlara, dini yalnız O'na özgüleyerek, dosdoğru yürüyen kişiler halinde sadece Allah'a ibadet etmeleri, namazı kılmaları, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte budur doğru, eskimez ve aşınmaz din.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılan hanifler (Allah'ı birleyenler) olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkasıyla emrolunmadılar. İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa onlar, hakka tapan, Allah'ı birleyiciler olarak dini yalnızca Allah'a tahsis edip Allah'a ibadet etsinler, namazı dosdoğru kılsınlar ve zekatı versinler diye emrolunmuşlardı ancak. İşte odur dosdoğru din!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Oysa kendilerine yalnızca Allah'a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız O'na iman ederek batıl olan her şeyden uzak durmaları; namazlarında dikkatli ve devamlı olmaları; ve karşılıksız harcamada bulunmaları emrolunmuştu çünkü bu, doğruluğu kesin ve açık olan bir ahlaki değerler sistemidir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Halbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekatı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Halbuki onlar ancak şununla emr olunmuşlardı: hakperest müvahhid (hanifler) olarak dini Allah için halis kılarak yalnız Allaha ıbadet etsinler ve namazı dürüst kılsınlar ve zekatı versinler ve odur "dini kayyime"

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Oysa kendilerine, dini yalnız Allah'a halis kılıp O'nu birleyerek Allah'a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din oydu.

### Gültekin Onan

Oysa onlara, dini yalnızca O'na halis kılan hanifler olarak sadece Tanrı'ya kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkası buyrulmadı. İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Halbuki onlar Allaha, Onun dininde ihlas (ve samimiyyet) erbabı ve muvahhidler olarak, ibadet etmelerinden, namazı dosdoğru kılmalarından, zekatı vermelerinden başkasıyle emr olunmamışlardı. En doğru din de bu idi.

### İbni Kesir

Halbuki onlar; doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a tahsis ederek O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. En doğru din de işte budur.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlar, sadece dini/otoriteyi Allah'a has kılan hanifler olarak ona kulluk etmek, namazı kılmak, zekatı vermek ile emrolunmuşlardı. İşte dosdoğru din budur.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Oysaki onlar, Hanifler olarak Dini O'na (yalnız Allah'a) halis kılarak; Allah'a kulluk yapmalarından, salatı ikame etmelerinden ve zekatı vermelerinden başka bir şeyle emir olunmadılar. . . İşte budur Din-i Kayyim (geçerli hak din - sistem)!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Oysa Allah'a kulluktan ve dini hanifler[1] olarak O'na has kılmaktan ve salatı ikame etmekten[2], zekatı vermekten[2] başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte doğru din budur.

_Dipnotlar_
- [1] Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
- [2] Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak.

### Progressive Muslims

And they were not commanded except to serve God and be loyal to His system, monotheists, and hold the contact-method and contribute towards betterment. Such is the valuable system.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And they were commanded only to serve God, sincere to Him in doctrine, inclining to truth; and to uphold the duty, and to render the purity — and that is the doctrine of the upright.

### Aisha Bewley

They were only ordered to worship Allah, making their deen sincerely His as people of pure natural belief, and to establish salat and pay zakat – that is the deen of the correct.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

All that was asked of them was to worship GOD, devoting the religion absolutely to Him alone, observe the contact prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat). Such is the perfect religion.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And they were not commanded except to serve God and be loyal to His system, monotheists, and hold the contact prayer and contribute towards purification. Such is the valuable system.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara (resullerimiz tarafından) sadece şu emir verilmiştir: Allah'ın dinine bir şey katıştırmadan yalnız O'na kulluk edin; namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı da verin. İşte doğru din budur.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Oysa Allah'a kulluktan ve dini hanifler[1] olarak O'na has kılmaktan ve salatı ikame etmekten[2], zekatı yapmaktan[2] başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte doğru din budur.

_Dipnotlar_
- [1] Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
- [2] Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak. Bkz. 2:43. ayetin dipnotu.

### Abdul Haleem

though all they are ordered to do is worship God alone, sincerely devoting their religion to Him as people of true faith, keep up the prayer, and pay the prescribed alms, for that is the true religion.

### Al-Hilali & Khan

And they were commanded not, but that they should worship Allâh, and worship none but Him Alone (abstaining from ascribing partners to Him), and perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât) and give Zakât, and that is the right religion.

### Taqi Usmani

while they were not ordered but to worship Allah, making their submission exclusive for him with no deviation, and to establish Salāh and pay Zakāh. That is the way of the straight religion.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Yet all that they had been commanded was that they serve Allah, with utter sincerity, devoting themselves exclusively to Him, and that they establish Prayer and pay Zakah. That is the Right Faith.[1]

_Dipnotlar_
- [1] That is, the message of the same religion, which now the
Prophet Muhammad (peace be upon him) is preaching, had
been given to the people of the Book by the Prophets who
came to them and by the Books which were sent among
them; they had not been enjoined any of the false belief and
wicked deeds which they adopted afterwards and created
different sects. Right and correct religion has always been
the same: that Allah alone should be served and
worshipped exclusively, none else be joined with Him in
worship, man should become worshipper of One Allah
alone and obedient to His command only, should establish
the salat and pay the zakat. (For further explanation, see
(E.N. 19 of Surah Al-Aaraf);
(E.Ns 108, 109 of Surah Younus),
(E.Ns 43 to 47 of Surah Ar-Room); 
(E.Ns 3, 4 of Surah Az-Zumar).
Some commentators have taken the words din alqayyimah
in this verse in the meaning of din al-millat alqayyimah:
Religion of the righteous community. Some
others have taken qayyimah in the superlative sense and
understood it in the same meaning as we have adopted in
our translation.

### Abdullah Yusuf Ali

And they have been commanded no more than this: To worship Allah, offering Him sincere devotion, being true (in faith); to establish regular prayer; and to practise regular charity; and that is the Religion Right and Straight.

### Marmaduke Pickthall

And they are ordered naught else than to serve Allah, keeping religion pure for Him, as men by nature upright, and to establish worship and to pay the poor-due. That is true religion.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

even though they were only commanded to worship Allah ˹alone˺ with sincere devotion to Him in all uprightness, establish prayer, and pay alms-tax. That is the upright Way.

### Bijan Moeinian

All was asked from them was to serve God, being sincere to him in obedience, Worship God on regular basis, engage in charitable actions; This is what the true religion is.

### Arthur John Arberry

They were commanded only to serve God, making the religion His sincerely, men of pure faith, and to perform the prayer, and pay the alms -- that is the religion of the True.

### Mahmoud Ghali

And in no way were they commanded anything except to worship Allah, making the religion His faithfully (and) unswerving, and to keep up prayer, and bring the Zakat; (i. e., pay the poor-dues) and that is the Religion most upright.

### George Sale

And they were commanded no other in the scriptures than to worship God, exhibiting unto him the pure religion, and being orthodox; and to be constant at prayer, and to give alms: And this is the right religion.

### Hamid S. Aziz

But they were bidden nothing but to worship Allah, being sincere in religion unto Him as 'Hanifs', and to be steadfast in prayer, and to give alms: for that is the true religion.

### E. Henry Palmer

But they were not bidden aught but to worship God, being sincere in religion unto Him as Hanifs, and to be steadfast in prayer, and to give alms: for that is the standard religion.

### Ali Quli Qarai

Yet they were not commanded except to worship Allah, dedicating their faith to Him as men of pure faith, and to maintain the prayer and pay the zakāt. That is the upright religion.

### Amatul Rahman Omar

(They have done it) though (in Islam) they were enjoined nothing more than to serve Allâh, bearing true faith in Him, (and) being upright, and to observe Prayer and to keep on presenting the Zakât. That is the true and firm conduct of faith.

### Mohamed Ahmed - Samira

They were commanded only to serve God with all-exclusive faith in Him, to be upright, and to fulfil their devotional obligations, and to give zakat; for this is the even way.

### Muhammad Asad

And withal, they were not enjoined aught but that they should worship God, sincere in their faith in Him alone, turning away from all that is false; and that they should be constant in prayer; and that they should spend in charity: for this is a moral law endowed with ever-true soundness and clarity.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Yet they have been commanded to worship no one but Allah and Him alone to revere, and to be true exclusively to the Faith and renounce idolatry, to impel themselves to freedom from dissimulation and to be sincere and to observe prayers and pay alms- Such is the religion approved by Allah and its path leads mankind to wisdom and piety, and induces them to discharge the duties naturally owed to Him-

### Shabbir Ahmed

And they were commanded no more than to serve Allah, keeping religion pure for Him - turning away from all that is false, as men of reason upright. And to establish the Divine System, and set up the Just Economic Order of Zakat. For, that is the Perfect System of Life.

### Syed Vickar Ahamed

And they have been commanded no more than this: To worship Allah, offering Him sincere devotion, being true (in faith); To establish regular prayer; And to practice regular charity: And that is the religion right and straight.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And they were not commanded except to worship Allah, [being] sincere to Him in religion, inclining to truth, and to establish prayer and to give zakah. And that is the correct religion.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَمَآ — ve ma | oysa | — |
| 2 | أُمِرُوٓا۟ — umiru | emredilmedi | امر — Elif-Mim-Ra |
| 3 | إِلَّا — illa | dışında (bir şey) | — |
| 4 | لِيَعْبُدُوا۟ — liyea'budu | kulluk etmeleri | عبد — Ayn-Be-Dal |
| 5 | ٱللَّهَ — llahe | Allah'a | — |
| 6 | مُخْلِصِينَ — muhlisine | halis kılarak | خلص — Kh-Lam-Sad |
| 7 | لَهُ — lehu | kendilerine | — |
| 8 | ٱلدِّينَ — d-dine | dini | دين — Dal-Ye-Nun |
| 9 | حُنَفَآءَ — hunefa'e | birleyerek | حنف — Ha-Nun-Fe |
| 10 | وَيُقِيمُوا۟ — ve yukimu | ve ayakta tutmaları | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 11 | ٱلصَّلَوٰةَ — s-salate | salatı | صلو — Sad-Lam-Vav |
| 12 | وَيُؤْتُوا۟ — ve yu'tu | ve vermeleri | اتي — Elif-Te-Ye |
| 13 | ٱلزَّكَوٰةَ ۚ — z-zekate | zekatı | زكو — Za-Kef-Vav |
| 14 | وَذَٰلِكَ — ve zalike | işte budur | — |
| 15 | دِينُ — dinu | din | دين — Dal-Ye-Nun |
| 16 | ٱلْقَيِّمَةِ — l-kayyimeti | doğru | قوم — Kaf-Vav-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/beyyine-suresi/4-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/beyyine-suresi/6-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
