# 72. Cin suresi 9. ayet

- **Sure:** 72. Cin suresi (Cinler) — سُورَةُ ٱلْجِنِّ
- **Ayet:** 9 / 28 · **Cüz:** 29 · **Mushaf sayfası:** 571
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/cin-suresi/9-ayet-meali

## Arapça

وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَاباً رَصَداًۙ

## Okunuş

Ve enna kunna nak'udu minha mekaıde lis sem'i fe men yestemiıl ane yecid lehu şihaben rasada.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

"Halbuki biz, göğü dinleyebileceğimiz yerlerde oturuyorduk. Fakat şimdi, kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev hüzmesi buluyor."

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Oysa) biz (haber) dinlemek için göğün (çeşitli) yerlerinde oturuyorduk fakat şimdi kim (haber) dinlemek isterse, kendisini takip eden bir alev hüzmesi bulu(yo)r.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Sâffât 37:7-9; Mülk 67:5.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

"Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir ışın buluyor."

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Halbuki biz (büyük melekler topluluğunu) dinlemek için oradaki oturma yerlerine otururduk. Şimdi kim dinlemeye kalksa kendini gözleyen bir ışın buluyor[1].

_Dipnotlar_
- [1] Şeytanlar, birinci kat semaya yaklaştırılmazlar ([Hicr 15/16](https://acikkuran.com/15/16)-[18,](https://acikkuran.com/15/18) [Şuara 26/212,](https://acikkuran.com/26/212) [Saffat 37/7](https://acikkuran.com/37/7)-[10,](https://acikkuran.com/37/10) [Mülk 67/5](https://acikkuran.com/67/5)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Aslında, dinlemek için orada oturma yerlerine otururduk. Artık, şimdi kim dinlemek isterse, kendisini izleyen yakıcı ışınlar bulur!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

halbuki vaktiyle biz onun uygun yerlerinde (haber) dinlemek için otururduk; ne var ki şimdi (bizden) her kim dinlemeye kalksa, derhal karşısında hedefe kilitli bir ateş topu buluyor.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

"Biz eskiden, onun, dinlemek için oturulan yerlerinde otururduk. Ama şu anda kim dinlemeye kalksa kendisini gözetleyen bir alev/ışık bulur."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur."

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu biz dinlemek için onun bazı mevkilerinde otururduk. Fakat şimdi her kim dinleyecek olursa, kendisini gözetleyen bir alev buluyor.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

halbuki onu(n gizlediği her sırrı) dinleyebileceğimiz (uygun) yerlere kurulmuştuk ve şimdi (veya başka zaman) onu dinlemeye çalışan herkes (aynı şekilde) kendisini bekleyen bir alev ile karşılaşacaktır!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve doğrusu biz ondan dinlemek için bazı mevkı'lere otururduk fakat şimdi her kim dinliyecek olursa onun için gözeten bir şihab buluyor.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve biz onun dinlemeğe mahsus olan oturma yerlerinde oturur (gayb haberlerini dinlemeğe çalışır)dık. Artık şimdi kim dinlemek istese, kendisini gözetleyen bir ışın bulur.

### Gültekin Onan

Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, hemen kendisini izleyen bir şihab bulur."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Halbuki hakıykaten biz (bundan evvel haber) dinlemek için onun ba'zı kısımlarında oturacak yerler (bulub) oturuyorduk. Fakat şimdi kim dinleyecek olursa kendisini gözetib duran bir şihab (karşısında) bulunuyor".

### İbni Kesir

Doğrusu biz; göğün dinlenebileceği bir yerinde oturmuştuk; ama şimdi kim onu dinleyecek olursa, kendisini gözetleyen bir alev buluyor.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Oysa, orada bizim dinlemek için oturma yerlerimiz vardı. Şimdi kim dinlemek istese onu gözeten bir alev yakalıyor.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

"Biz anlamak için ondan mekan edinip oturuyorduk. Şimdi ise kim dinlese kendisi için gözetleyen tahrip edici ışın bulur!"

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

"Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen parlak bir alev buluyor."

### Progressive Muslims

"And we used to sit in it in places of listening, but anyone who sits now finds a projectile homing in on him. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

“And that: ‘We sat there on seats to hear; but whoso listens in now finds for him a flame waiting.’

### Aisha Bewley

We used to sit there on special seats to listen in. But anyone listening now finds a fiery meteor in wait for him.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

" 'We used to sit there in order to spy. Anyone who listens is pursued by a powerful projectile.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

"And we used to sit in it in places of listening, but anyone who sits now finds a projectile seeking him."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Halbuki biz orada bazı yerlere oturur, (yüce meclisi)[1] dinlerdik. Şimdi orayı kim dinlese kendini gözleyen bir ateş parçasıyla karşılaşıyor.

_Dipnotlar_
- [1] Bkz. Saffat 37/7-10 arası ayetler ve Şuara 26/212

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

"Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir ışın buluyor."

### Abdul Haleem

we used to sit in places there, listening, but anyone trying to listen now will find a shooting star lying in wait for him––

### Marmaduke Pickthall

And we used to sit on places (high) therein to listen. But he who listeneth now findeth a flame in wait for him;

### Al-Hilali & Khan

‘And verily, we used to sit there in stations, to (steal) a hearing, but any who listens now will find a flaming fire watching him in ambush.

### Taqi Usmani

and that we used to sit at places therein to listen; but if one will (try to) listen now, he will find a flame in ambush for him,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

and that "we would take up stations in the heaven to try to hear but anyone who now attempts to listen finds a shooting meteor in wait for him";[1]

_Dipnotlar_
- [1] This is the reason why these jinn were now out searching as to what particularly had happened or was going to happen on the earth, which had necessitated strict security measures against eavesdropping so that they were driven away from wherever they tried to eavesdrop in any way.

### Abdullah Yusuf Ali

'We used, indeed, to sit there in (hidden) stations, to (steal) a hearing; but any who listen now will find a flaming fire watching him in ambush.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

We used to take up positions there for eavesdropping, but whoever dares eavesdrop now will find a flare lying in wait for them.

### Mahmoud Ghali

And that we used to sit (there) on seats for (over)hearing; yet whoever listens now finds a flaming (meteor) (closely) observing him.

### Ali Quli Qarai

We used to sit in its positions to eavesdrop, but anyone listening now finds a flame waiting for him.

### Hamid S. Aziz

"And we used to sit in some high hidden places therein to steal a hearing, but he who would try to listen now would find a flame lying in wait for him:

### Amatul Rahman Omar

"And that we used to sit in some of the observatories to listen to something. But he that tries to listen (in order to forecast some event) now (with the advent of Islam) finds a shooting star in ambush for him.

### George Sale

And we sat on some of the seats thereof to hear the discourse of its inhabitants; but whoever listeneth now, findeth a flame laid in ambush for him, to guard the celestial confines.

### Arthur John Arberry

We would sit there on seats to hear; but any listening now finds a meteor in wait for him.

### Bijan Moeinian

"And we were used to seat in some places in the space, monitoring intergalactic bands of noises/voices. But those places now are in the projectile of dangerous meteors."

### E. Henry Palmer

and we did sit in certain seats thereof to listen; but whoso of us listens now finds a shooting-star for him on guard.

### Mohamed Ahmed - Samira

We sat in observatories to listen; but any one who listened found a shooting star in wait for him.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

"Long did we sit peering deep into heaven to spy what is being said or discussed in the heaven's realm. But now he of us who endeavours to pry into the realm is followed by a fiery celestial body and suffers annihilation".

### Muhammad Asad

notwithstanding that we were established in positions [which we had thought well-suited] to listening to [whatever secrets might be in] it: and anyone who now [or ever] tries to listen will [likewise] find a flame lying in wait for him!

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And we used to sit therein in positions for hearing, but whoever listens now will find a burning flame lying in wait for him.

### Shabbir Ahmed

(The nomads continued), "And we used to sit on places listening to the 'heavenly news'. But now whoever listens will find a flame waiting for him." (The brilliant flame of Divine Revelation is now ever-ready to torch the conjecture of the astrologers (37:6-9), (67:5)).

### Syed Vickar Ahamed

" ‘And verily, we used indeed, to sit there in (the hidden) places, to listen in but anyone who listens now will find a flaming fire (and shooting stars) watching him in hiding (to drive him away).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَأَنَّا — ve enna | ve elbette biz | — |
| 2 | كُنَّا — kunna | idik | كون — Kef-Vav-Nun |
| 3 | نَقْعُدُ — nek'udu | oturur | قعد — Kaf-Ayn-Dal |
| 4 | مِنْهَا — minha | onun | — |
| 5 | مَقَـٰعِدَ — mekaide | oturma yerlerinde | قعد — Kaf-Ayn-Dal |
| 6 | لِلسَّمْعِ ۖ — lissem'i | dinlemeğe mahsus | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 7 | فَمَن — femen | artık kim | — |
| 8 | يَسْتَمِعِ — yestemii | dinlemek istese | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 9 | ٱلْـَٔانَ — l-ane | şimdi | — |
| 10 | يَجِدْ — yecid | bulur | وجد — Vav-Cim-Dal |
| 11 | لَهُۥ — lehu | kendisini | — |
| 12 | شِهَابًۭا — şihaben | bir ışın | شهب — Şin-he-Be |
| 13 | رَّصَدًۭا — rasaden | gözetleyen | رصد — Ra-Sad-Dal |

---
Önceki: https://acikkuran.com/cin-suresi/8-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/cin-suresi/10-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
