# 6. Enam suresi 31. ayet

- **Sure:** 6. Enam suresi (Hayvanlar) — سُورَةُ ٱلْأَنْعَامِ
- **Ayet:** 31 / 165 · **Cüz:** 7 · **Mushaf sayfası:** 130
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/enam-suresi/31-ayet-meali

## Arapça

قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا ف۪يهَاۙ وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْۜ  اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ

## Okunuş

Kad hasirellezine kezzebu bi likaillah hatta iza caethumus saatu bagteten kalu ya hasretena ala ma farratna fiha ve hum yahmilune evzarehum ala zuhurihim, e la sae ma yezirun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradılar. Nihayet onlara kıyamet vakti ansızın gelip çatınca onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: "Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vay halimize!" Dikkat ediniz! Taşıdıkları şey ne kötüdür!

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, elbette kaybetmişlerdir. Sonunda o (Son) Saat onlara ansızın gelince,[1] günahlarını sırtlarına yüklenerek "(Dünyada iyi davranışları) terk etmemizden dolayı bize yazıklar olsun!" diyecekler. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!

_Dipnotlar_
- [1] Son Saat'in ansızın geleceğiyle ilgili mesajlar için bkz. En‘âm 6:47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o Sa'at ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah'ın huzuruna varma hakkında yalana sarılanlar, kesinlikle kaybederler. Beklenmedik bir anda son saat gelince günah yüklerini sırtlarında taşırken: "Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!" diyeceklerdir. Dikkat edin, yüklenecekleri şey ne kötüdür!

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar yitime uğramışlardır. Evrenlerin sonu ansızın geldiğinde, suçlarını sırtlarına yüklenerek, şöyle diyecekler: "Sorumsuzca orada yaptıklarımızdan dolayı, yazıklar olsun bize!" Ne kötü bir şey yükleniyorlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Doğrusu, Allah'a kavuşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğrayacaklar. Kıyamet Saati ansızın geliverdiğinde, günahlarının yükünü sırtlarında taşır bir halde diyecekler ki: "Ondan mahrum kaldığımız için yazıklar olsun bize!" Ah, o yüklendikleri şey ne fenadır!

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır. Sonunda o saat ansızın kendilerine gelip çatınca, sırtlarında günahlarını taşır bir halde şöyle demişlerdir: "Dünya hayatında düşdüğümüz aşırılıklardan dolayı vay hasretimize!" Dikkat edin! Ne kötü şeylerdir taşıyıp durdukları.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize..." derler. Dikkat edin, o işleyip yüklendikleri ne kötüdür.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın karşısına çıkacaklarını inkar eden kimseler gerçekten hüsrana uğramıştır. Nihayet kıyamet günü gelip ansızın kendilerini bastırıverince: "Hayatta yaptığımız hatalardan dolayı vah bize!" derler; o an ki, günahlarını sırtlanmış götürüyorlardır. Bak ne kötü yükler götürüyorlar!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Kıyamet Saati ansızın gelip çatıncaya (ve) "Yazıklar olsun bize ki onu gözardı etmişiz!" diye ağlaşıp dövününceye kadar Allaha varacaklarını inkar edenler gerçekten hüsrana uğrayanlardır, çünkü omuzlarında günahlarının yükünü taşıyacaklardır: Ah, o yüklenecekleri (ağırlık) ne kötüdür!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

hakikat hüsranda kaldı o: Allahın karşısına çıkacaklarını inkar eden kimseler ki nihayet saat gelib ansızın kendilerini bastırıverince "eyvah! hayatta yaptığımız taksırlerden dolayı hasretlerimize bak" derler o dem ki bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş götürüyorlardır, bak ki ne fena yükler götürüyorlar!

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın o sa'at gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak: "Hayatta (iyi işler yapmaktan) geri kalıp günah işlememizden ötürü vah bize!" dediler. Bakın, ne kötü şeyler yüklenip taşıyorlar!

### Gültekin Onan

Tanrı'ya kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yükleyerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize..." derler. Dikkat edin, o işleyip yüklendikleri ne kötüdür.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allahın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçek en büyük ziyana uğramışdır. Nihayet kendilerine ansızın kıyamet günü çatdığı zaman, onlar (günah) yüklerini sırtlarının üstüne yükleyerek, demişler (diyecekler) ki: "orada (Hayatda) yapdığımız taksirlerden dolayı eyvah bize!.. Dikkat edin, ne kötüdür o yüklenib taşıyacakları şeyler!

### İbni Kesir

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar; gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet ansızın gelip çattığı zaman; yüklerini sırtlarına yüklenerek: Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize, derler. Dikkat edin, ne kötüdür yüklendikleri şeyler.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman "dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" derler, sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin, taşıdıkları ne kötüdür.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Allah'a kavuşmayı (nefslerinin hakikatinin Allah Esma'sı olduğunun farkındalığını yaşayacaklarını) yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğradılar! Nihayet o saat (ölümü tatma süreci) ansızın kendilerine geldiğinde, suçlarının yükünü sırtlanmış olarak şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize, dünyada ihmal ettiğimiz çalışmalar yüzünden düştüğümüz mahrumiyete!". Dikkat edin, yüklendikleri (vebal) ne kötüdür!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!

### Progressive Muslims

Losers are those who have denied their meeting with God; until the Hour comes to them suddenly, then they Say: "We deeply regret that which we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They have lost who deny the meeting with God; when the Hour has come upon them unexpectedly, they will say: “O our regret over what we neglected concerning it!” And they will bear their burdens upon their backs; in truth, evil is what they will bear.

### Aisha Bewley

Those who deny the meeting with Allah have lost, so that, when the Hour comes upon them suddenly, they will say, ‘Alas for how we neglected it!’ They will bear their burdens on their backs. How evil is what they bear!

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Losers indeed are those who disbelieve in meeting GOD, until the Hour comes to them suddenly, then say, "We deeply regret wasting our lives in this world." They will carry loads of their sins on their backs; what a miserable load!

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Losers are those who have denied their meeting with God; until the Hour comes to them suddenly, then they say: "We deeply regret that which we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah ile yüzleşme konusunu yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Kıyamet saati beklemedikleri bir anda gelince günahlarını sırtlanmış olarak diyeceklerdir ki "Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!" Baksana ne kötü yükler yüklenmişlerdir!

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!

### Abdul Haleem

Lost indeed are those who deny the meeting with their Lord until, when the Hour suddenly arrives, they say, ‘Alas for us that we disregarded this!’ They will bear their burdens on their backs. How terrible those burdens will be!

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Those who consider it a lie that they will have to meet Allah are indeed the losers so much so that when that Hour comes to them suddenly they will say: 'Alas for us, how negligent we have been in this behalf .' They will carry their burden (of sins) on their backs. How evil is the burden they bear!

### Al-Hilali & Khan

They indeed are losers who denied their Meeting with Allâh,[1] until all of a sudden, the Hour (signs of death) is on them, and they say: "Alas for us that we gave no thought to it," while they will bear their burdens on their backs; and evil indeed are the burdens that they will bear!

### Taqi Usmani

Losers indeed are those who deny that they will ever face Allah, until when the Hour will come upon them suddenly, they will say, "Alas! We have been negligent about it." They shall carry their burdens on their backs. Beware! Evil is the burden they carry.

### Marmaduke Pickthall

They indeed are losers who deny their meeting with Allah until, when the Hour cometh on them suddenly, they cry: Alas for us, that we neglected it! They bear upon their backs their burdens. Ah, evil is that which they bear!

### Abdullah Yusuf Ali

Lost indeed are they who treat it as a falsehood that they must meet Allah,- until on a sudden the hour is on them, and they say: "Ah! woe unto us that we took no thought of it"; for they bear their burdens on their backs, and evil indeed are the burdens that they bear?

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Losers indeed are those who deny the meeting with Allah until the Hour takes them by surprise, then they will cry, "Woe to us for having ignored this!" They will bear ˹the burden of˺ their sins on their backs. Evil indeed is their burden!

### Mohamed Ahmed - Samira

They are surely lost who call the meeting with God a lie. When the Hour comes upon them unawares, they will say: "Alas, we neglected it!" and carry their burdens on their backs: How evil the burden they will carry!

### Arthur John Arberry

Lost indeed are they that cried lies to the encounter with God, so that when the Hour comes to them suddenly they shall say, 'Alas for us, that we neglected it!' On their backs they shall be bearing their loads; O how evil the loads they bear!

### Mahmoud Ghali

The ones who have cried lies to the meeting with Allah have already lost until, when the Hour comes to them suddenly, they will say, "Oh, alas for us, for whatever we neglected in it. " And they will be carrying their encumbrances (Literally: whatever "they are encumbered with") on their backs. Verily odious are the encumbrances they bear!

### Bijan Moeinian

The losers are those who deny that they have to meet their Lord until they suddenly find themselves at His presence. Then they become sorry and say: "Shame on us who wasted our worldly lives." They will carry loads of sins on their back; what a miserable load to carry.

### Amatul Rahman Omar

Those who cried lies to (the news of) meeting Allâh have indeed suffered a loss; (they will go on denying it) until the Hour (of Resurrection) overtakes them unaware. They will then say, `Woe to Us, for our neglecting it (-the Hour, in our life).' And they shall be bearing the burdens (of their sins) on their backs. Behold! how evil is the burden they shall bear.

### George Sale

Those indeed are the losers who deny the meeting with Allah, so much so, that when the Hour shall come on them unawares, they will say, 'O our grief for our neglecting this Hour!' And they shall bear their burdens on their backs. Surely, evil is that which they bear.

### E. Henry Palmer

Losers are they who disbelieved in meeting God, until when the hour comes suddenly upon them they say, 'Woe is us for our neglect thereof!' for they shall bear their burdens on their backs, evil is what they bear.

### Hamid S. Aziz

Losers, indeed, are they who disbelieved in meeting Allah, until, when the hour comes suddenly upon them, they say, "Alas for us, that we were neglectful!" They shall bear their burdens on their backs; evil is what they bear.

### Ali Quli Qarai

They are certainly losers who deny the encounter with Allah. When the Hour overtakes them suddenly, they will say, ‘Alas for us, for what we neglected in it!’ And they will bear their burdens on their backs. Look! Evil is what they bear!

### Muhammad Asad

Lost indeed are they who consider it a lie that they will have to meet God -till the Last Hour suddenly comes upon them, [and] they cry, "Alas for us, that we disregarded it!" - for they shall bear on their backs the burden of their sins: oh, how evil the load with which they shall be burdened!

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Losers indeed are those who deny Resurrection and their audience of Allah, their Creator. And when all of a sudden the predetermined Eventful Hour surprises them, they shall say with pining regrets and vain repentances: "It is a great pity to have neglected our duty to Allah in life below and for what we left undone." They shall be burdened with wrongs more then their backs can bear. Evil indeed is the fate of those who are burdened with wrongs, and evil indeed are the wrongs they wear.

### Shabbir Ahmed

Losers indeed are those who deny meeting with Allah, until the Hour suddenly comes upon them. Then they say, "We deeply regret wasting our lives in this world!" They will bear on their backs their burdens. What a miserable load!

### Syed Vickar Ahamed

Lost indeed are those who treat it as a lie that they must meet Allah— Until all of a sudden the hour (sign of death) comes to, and they say: "Oh! Sorrow upon us that we did not give any thought to it;" For they bear their burdens on their backs. And truly how evil are the burdens that they bear!

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Those will have lost who deny the meeting with Allah, until when the Hour [of resurrection] comes upon them unexpectedly, they will say, "Oh, [how great is] our regret over what we neglected concerning it," while they bear their burdens on their backs. Unquestionably, evil is that which they bear.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | قَدْ — kad | gerçekten | — |
| 2 | خَسِرَ — hasira | ziyana uğradı(lar) | خسر — Kh-Sin-Ra |
| 3 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kimseler | — |
| 4 | كَذَّبُوا۟ — kezzebu | yalanlayan(lar) | كذب — Kef-Zal-Be |
| 5 | بِلِقَآءِ — bilika'i | huzuruna çıkmayı | لقي — Lam-Kaf-Ye |
| 6 | ٱللَّهِ ۖ — llahi | Allah'ın | — |
| 7 | حَتَّىٰٓ — hatta | nihayet | — |
| 8 | إِذَا — iza | zaman | — |
| 9 | جَآءَتْهُمُ — ca'ethumu | kendilerine geldiği | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 10 | ٱلسَّاعَةُ — s-saatu | o sa'at | سوع — Sin-Vav-Ayn |
| 11 | بَغْتَةًۭ — begteten | ansızın | بغت — Be-Gayn-Te |
| 12 | قَالُوا۟ — kalu | dediler | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 13 | يَـٰحَسْرَتَنَا — ya hasratena | vah bize | حسر — Ha-Sin-Ra |
| 14 | عَلَىٰ — ala | dolayı | — |
| 15 | مَا — ma | — | — |
| 16 | فَرَّطْنَا — ferratna | kusurlarımızdan | فرط — Fe-Ra-Ta |
| 17 | فِيهَا — fiha | orada | — |
| 18 | وَهُمْ — vehum | ve onlar | — |
| 19 | يَحْمِلُونَ — yehmilune | yüklenecekler | حمل — Ha-Mim-Lam |
| 20 | أَوْزَارَهُمْ — evzarahum | günahlarını | وزر — Vav-Za-Ra |
| 21 | عَلَىٰ — ala | — | — |
| 22 | ظُهُورِهِمْ ۚ — zuhurihim | sırtlarına | ظهر — Zay-he-Ra |
| 23 | أَلَا — ela | bakın | — |
| 24 | سَآءَ — sa'e | ne kötü | سوا — Sin-Vav-Elif |
| 25 | مَا — ma | şeyler | — |
| 26 | يَزِرُونَ — yezirune | yüklenip taşıyorlar | وزر — Vav-Za-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/enam-suresi/30-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/enam-suresi/32-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
