# 6. Enam suresi 39. ayet

- **Sure:** 6. Enam suresi (Hayvanlar) — سُورَةُ ٱلْأَنْعَامِ
- **Ayet:** 39 / 165 · **Cüz:** 7 · **Mushaf sayfası:** 131
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/enam-suresi/39-ayet-meali

## Arapça

وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِۜ مَنْ يَشَأِ اللّٰهُ يُضْلِلْهُۜ وَمَنْ يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

## Okunuş

Vellezine kezzebu bi ayatina summun ve bukmun fiz zulumat, men yeşaillahu yudlilhu, ve men yeşe' yec'alhu ala sıratın mustakim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklara gömülmüş sağır ve dilsizlerdir. Allah, sapmayı dileyeni saptırır; doğru yola girmeyi dileyeni de doğru yola yöneltir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir.[1] Allah dilediğini (layık olanı) saptırır; dilediğini (layık olanı) da doğru yola ulaştırır.[2]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Bakara 2:18, 171; Hûd 11:24.
- [2] Benzer mesaj: A‘râf 7:155. Bu ayet imanın bir "alın yazısı" olmayıp irade ile tercihin sonucu olduğu gerçeğine aykırı değildir. Çünkü Yüce Allah'ın müdahalesi dileyene ve dilediğine yani layık olanadır. Zaten ayetin ilk kısmında, ayetleri yalanlayan ve karanlıklar içinde kalmayı tercih edenlerden söz edilmektedir. Bu ayetteki saptırma ve hidayet fiilleriyle ilgili ifadeler, sonuçta Yüce Allah'ın yarattığı şeyler olarak görülmelidir. Ancak konuyla ilgili diğer pek çok ayette yer alan bilgilere bakıldığında Yüce Allah'ın yarattığı hidayet ve sapkınlık, kulların tercihinin (iradesinin) ve Yüce Allah'ın layık görmesinin sonucudur. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; Fâtır 35:8; Fetih 48:14; Teğâbun 64:11; Müddessir 74:31.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ayetlerimizi yalanlayan kimseler, karanlıklar[1] içinde kalmış, sağırlar ve dilsizlerdir. Allah hak edeni saptırır[2] hak edeni[2] de dosdoğru yola iletir.

_Dipnotlar_
- [1] Küfür, şirk, nifak…
- [2] Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle," kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm, demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" insanın "dilemesine", "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 76:3).

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar; sağırdırlar, dilsizdirler, karanlıklar içindedirler. Allah sapıttığına onay verdiği kişiyi sapık sayar, doğru davrandığına onay verdiğini de doğru bir yola koyar[1].

_Dipnotlar_
- [1] Ayette geçen (yeşe' = يشأ) fiilinin kökü, "var etme" anlamında olan (şey = شيء)'dir (Müfredat). Allah her şeyi, bir ölçüye göre var eder ([Kamer 54/49](https://acikkuran.com/54/49), [Ra'd 13/8](https://acikkuran.com/13/8)). Onaylarını, bu ölçülere göre verir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içindeki sağırlar ve dilsizlerdir. Çünkü Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yola eriştirir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Mesajlarımızı yalanlayanlar, karanlığa mahkum olmuş sağırlar ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır; ve kimi de dilerse onu dosdoğru bir yola yönlendirir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklara gömülmüş sağır ve dilsizlerdir. Allah, dilediği/dileyen kişiyi şaşırtır, dilediğini/dileyeni de dosdoğru yol üzerine koyar.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Bizim ayetlerimizi yalan sayanlar karanlıklar içinde sağırdırlar, dilsizdirler. Allah, kimi dilerse onu şaşırtıp saptırır, kimi dilerse de onu dosdoğru yol üzerinde kılar.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimize yalan diyenler karanlıklar içinde bir sürü sağırlar ve dilsizlerdir. Kim dilerse Allah onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru bir yol üzerinde bulundurur.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Mesajlarımızı yalanlayanlar, zifiri karanlığa gömülmüş sağırlar ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır; ve dilediğini de dosdoğru yola yöneltir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ayetlerimize yalan diyenler, bir takım sağırlar ve dilsizlerdir, zulmetler içindedirler, kimi dilerse Allah şaşırtır, kimi de dilerse bir tarikı müstekim üzerinde bulundurur

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediği kimseyi şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola koyar.

### Gültekin Onan

Bizim ayetlerimizi yalan sayanlar karanlıklar içinde sağırdırlar, dilsizdirler. Tanrı kimi dilerse onu şaşırtıp saptırır, kimi dilerse onu dosdoğru yol üzerinde kılar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda (kalmış) sağırlar, dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu şaşırtır, kimi de dilerse onu doğru yol üstünde tutar.

### İbni Kesir

Ayetlerimizi yalanlayanlar ise; karanlıklarda kalmış sağırlar, dilsizlerdir. Allah; kimi dilerse, onu şaşırtır. Kimi de dilerse; onu dosdoğru yol üstünde tutar.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir; Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de dosdoğru yola yöneltir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İşaretlerimizdekileri yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağırlar (hakikatlerini algılayamayanlar) ve dilsizlerdirler (Hakk'ı itiraf etmeyenler). Allah dilediğini saptırır, dilediğini de sırat-ı müstakimde tutar!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Âyetlerimizi yalanlayan kimseler, karanlıklar[1] içinde kalmış, sağırlar ve dilsizlerdir. Allah dileyeni saptırır[2], dileyeni de dosdoğru yola iletir.[3]

_Dipnotlar_
- [1] Küfür, şirk, nifak…
- [2] Hak edeni, sapkınlıkta kalmak isteyeni.
- [3] Hak edeni, doğru yolu bulmak isteyeni.

### Progressive Muslims

And those who deny Our signs, they are deaf and dumb, in darkness. Whoever God wishes He misguides, and whoever He wishes He makes him on a straight path.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And those who deny Our proofs are deaf and dumb, in darkness. Whom God wills, He leads him astray; and whom He wills, He sets him on a straight path.

### Aisha Bewley

Those who deny Our Signs are deaf and dumb in utter darkness. Allah misguides whoever He wills, and puts whoever He wills on a straight path.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Those who reject our proofs are deaf and dumb, in total darkness. Whomever GOD wills, He sends astray, and whomever He wills, He leads in a straight path.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And those who deny Our revelations, they are deaf and dumb, in darkness. Whoever God wishes He misguides, and whoever He wishes He puts him on a straight path.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar, karanlığa gömülmüş sağırlar ve dilsizlerdir. Kim sapıklığı tercih ederse Allah onu sapık sayar. Kim de doğru yolu tercih ederse onu da doğru bir yola koyar.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Âyetlerimizi yalanlayan kimseler, karanlıklar[1] içinde kalmış, sağırlar ve dilsizlerdir. Allah hak edeni saptırır[2] hak edeni[2] de dosdoğru yola iletir.

_Dipnotlar_
- [1] Küfür, şirk, nifak...
- [2] Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

### Abdul Haleem

Those who reject Our signs are deaf, dumb, and in total darkness. God leaves whoever He will to stray, and sets whoever He will on a straight path.

### Marmaduke Pickthall

Those who deny Our revelations are deaf and dumb in darkness. Whom Allah will sendeth astray, and whom He will He placeth on a straight path.

### Al-Hilali & Khan

Those who reject Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) are deaf and dumb in the darkness. Allâh sends astray whom He wills and He guides on the Straight Path whom He wills.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Those who gave the lie to Our signs are deaf and dumb and blunder about in darkness.[1] Allah causes whomsoever He wills to stray in error, and sets whomsoever He wills on the straight way.' [2]

_Dipnotlar_
- [1] If they are concerned with miraculous signs in order to determine whether or not the message of the Prophet (peace be on him) is indeed true, then, let them look around with open and attentive eyes. If they actually do so they will find the world full of such signs. Let them take any species of animal or bird they like. They can reflect upon the superbness of its organic structure. They will notice how its instinctive urges are in complete conformity with its natural requirements. They will also observe how wonderfully adequate are the arrangements for providing it with nourishment; how marvellously well-determined are the limits within which -it lives; how tremendously efficient is the system under which each living creature is protected, provided for, looked after and directed towards self-fulfilment; how strictly each one is fitted into the framework of the discipline devised for it, and how very smooth is the operation of the whole system of birth, procreation and death. Were one to reflect on this alone from among the innumerable signs of God, one would perceive fully how true the teaching of the Prophet (peace he on him) is concerning the unity and other attributes of God and how necessary it is to live a righteous life in conformity with the concept of God propounded by him. But their eyes were neither open to perceive the Truth nor their ears open to heed admonition. Instead, they remained ignorant, preferring to be entertained by the performance of wondrous feats.
- [2] God's act of misguiding a man consists in not enabling one who cherishes his ignorance to observe the signs of God. The fact is that if a biased person - one who has no real love of the Truth - were to observe the signs of God, he might still fail to perceive it. Indeed, all those things which cause misconception and confusion would probably continue to alienate him from it. God's act of true guidance consists in enabling a seeker after the Truth to benefit from the sources of true knowledge, so that he constantly discovers sign after sign, leading him ultimately to the Truth. A myriad of cases are encountered daily to illustrate this. We notice that a great many people pass inattentively over the countless signs of God that are scattered all over the world, and ignore even those signs which are manifest in human beings as well as in animals. It is little wonder, then, that they derive no lesson from all these signs. There are many who study zoology, botany, biology, geology, astronomy, physiology, anatomy and other branches of natural science. Others study history, archaeology and sociology. During the course of such studies they come across many signs of God which, if they cared to look at them in the correct perspective, might fill their hearts with faith. But since they commence their study with a bias, and are actuated only by the desire to acquire earthly advantages, they fail to discover the signs which could lead them to the Truth. On the contrary, each of those very signs of God contributes to pushing them towards atheism, materialism and naturalism. At the same time, the world is not empty of those truly wise ones who view the universe with open eyes. For them even the most ordinary phenomenon of the universe directs them to God.

### Abdullah Yusuf Ali

Those who reject our signs are deaf and dumb,- in the midst of darkness profound: whom Allah willeth, He leaveth to wander: whom He willeth, He placeth on the way that is straight.

### Taqi Usmani

Those who gave the lie to Our signs are deaf and dumb, in layers of darkness. He lets whomsoever He wills go astray, and brings whomsoever He wills on the straight path.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Those who deny Our signs are ˹wilfully˺ deaf and dumb—lost in darkness. Allah leaves whoever He wills to stray and guides whoever He wills to the Straight Way.

### Ali Quli Qarai

Those who deny Our signs are deaf and dumb, in a manifold darkness. Allah leads astray whomever He wishes, and whomever He wishes He puts him on a straight path.

### Hamid S. Aziz

Those who rejected Our signs are deaf and dumb, in darkness! Whom He pleases does Allah sends astray, and whom He pleases He places on the Straight Way.

### Arthur John Arberry

And those who cry lies to Our signs are deaf and dumb, dwelling in the shadows. Whomsoever God will, He leads astray, and whomsoever He will, He sets him on a straight path.

### George Sale

Those who have rejected Our signs are deaf and dumb, in utter darkness. Whom Allah wills He lets go astray and whom He wills He places on the right path.

### E. Henry Palmer

Those who say our signs are lies - deafness, dumbness, in the dark! whom He pleases does God lead astray, and whom He pleases He places on the right way.

### Bijan Moeinian

Those who choose to disregard My Revelations are like deaf and blind people in the absolute darkness. Whoever God decides [based upon the person's "merit"], will be left in the darkness and whoever He decides, will be guided to the straight path.

### Amatul Rahman Omar

And those who cry lies to Our signs are deaf and dumb, (grouping) in utter darkness. Allâh allows to perish whom He will. And whom He will, He sets on the right and exact path.

### Mahmoud Ghali

And the ones who have cried lies to Our signs are deaf and dumb in the darkness (es). Whomever Allah decides, He leads away into error, and whomever He decides, He sets (Literally: makes) him on a straight Path.

### Mohamed Ahmed - Samira

Those who deny Our revelations are deaf, dumb, and lost in the dark. God sends whosoever He wills astray, and leads whom He will to the straight path.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Those who denied Our revelations and signs betokening Omnipotence and Authority, and denied your mission O Muhammad are indeed deaf and dumb; they are shrivelled into the darkness of want of spiritual and intellectual sight. But Allah misguides the minds of whom He. Will and guides to His path of righteousness whom He will.

### Muhammad Asad

And they who give the lie to Our messages are deaf and dumb, in darkness deep. Whomever God wills, He lets go astray; and whomever He wills, He places upon a straight way.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

But those who deny Our verses are deaf and dumb within darknesses. Whomever Allah wills - He leaves astray; and whomever He wills - He puts him on a straight path.

### Syed Vickar Ahamed

Those who reject Our Signs are deaf and dumb— Dwelling in the middle of entire darkness: Whomsoever Allah wills, He leaves to wander: Whomsoever He wills, He places on a Straight Path.

### Shabbir Ahmed

Those who deny Our Signs are deaf and dumb, in total darkness. Straying, and Guidance take place according to the Divine Laws (4:88).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَٱلَّذِينَ — vellezine | kimseler | — |
| 2 | كَذَّبُوا۟ — kezzebu | yalanlayan(lar) | كذب — Kef-Zal-Be |
| 3 | بِـَٔايَـٰتِنَا — biayatina | bizim ayetlerimizi | ايي — Elif-Ye-Ye |
| 4 | صُمٌّۭ — summun | sağırdırlar | صمم — Sad-Mim-Mim |
| 5 | وَبُكْمٌۭ — ve bukmun | ve dilsizdirler | بكم — Be-Kef-Mim |
| 6 | فِى — fi | içinde | — |
| 7 | ٱلظُّلُمَـٰتِ ۗ — z-zulumati | karanlıklar | ظلم — Zay-Lam-Mim |
| 8 | مَن — men | kimseyi | — |
| 9 | يَشَإِ — yeşei | dilediği | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 10 | ٱللَّهُ — llahu | Allah | — |
| 11 | يُضْلِلْهُ — yudlilhu | şaşırtır | ضلل — Dad-Lam-Lam |
| 12 | وَمَن — ve men | ve kimseyi de | — |
| 13 | يَشَأْ — yeşe' | dilediği | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 14 | يَجْعَلْهُ — yec'alhu | koyar | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 15 | عَلَىٰ — ala | üzerine | — |
| 16 | صِرَٰطٍۢ — siratin | yol | صرط — Sad-Ra-Ta |
| 17 | مُّسْتَقِيمٍۢ — mustekimin | doğru | قوم — Kaf-Vav-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/enam-suresi/38-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/enam-suresi/40-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
