# 6. Enam suresi 83. ayet

- **Sure:** 6. Enam suresi (Hayvanlar) — سُورَةُ ٱلْأَنْعَامِ
- **Ayet:** 83 / 165 · **Cüz:** 7 · **Mushaf sayfası:** 137
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/enam-suresi/83-ayet-meali

## Arapça

وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ

## Okunuş

Ve tilke huccetuna ateynaha ibrahime ala kavmih, nerfeu derecatin men neşa', inne rabbeke hakimun alim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir; hakkıyla bilendir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İşte şu(nlar), kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimizi (layık olanı) derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin, doğru hüküm verendir, bilendir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

İşte bunlar, halkına karşı İbrahim'e verdiğimiz huccetlerimizdir.[1] Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Dayanak. Tutanak, belge, kanıt.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İşte bu, tartışmayı bitiren delilimizdir; onu halkına karşı İbrahim'e verdik[1]. Uygun gördüğümüz kişiyi derece derece böyle yükseltiriz. Senin Rabbin, bütün kararları doğru olan ve her şeyi bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] İbrahim aleyhisselamın 73. ayetten itibaren anlatılan gözlemlerinin benzerlerini her insan yaparak Allah'ın varlığını ve birliğini, gözüyle görmüş ve eliyle dokunmuş gibi kavrar ve bu hususta Allah'a kesin söz verir. Bu da Allah'ın bize karşı delilidir. Bu olay büluğ çağının başında gerçekleşir ([A'raf 7/172](https://acikkuran.com/7/172)-[174](https://acikkuran.com/7/174)). İbrahim aleyhisselamın halkına "Benimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz?" demesi, bu bilgiye onların da ulaşmış olduğunu gösterir ([En'am 6/80](https://acikkuran.com/6/80)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Toplumuna karşı, İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemi, işte böyledir. Dilediğimiz kimseyi konumlarla yükseltiriz. Kuşkusuz, Efendin, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz isbat yöntemimizdi. Biz, dilediğimiz kimseyi derece derece (hakikate) yüceltiriz. Hiç şüphesiz senin Rabbin her hükmünde tam isabet edendir, her şeyi tarifsiz bilendir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz kanıtlardır. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz. Senin Rabbin Hakim'dir, Alim'dir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz delilimizdir. Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, kavmine karşı Bizim İbrahim'e vermiş olduğumuz hüccetimizdir. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, herşeyi bilendir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

İşte bu, halkına karşı (kullanmak üzere) İbrahime verdiğimiz muhakeme tarzımızdı: (çünkü) dilediğimiz kimseyi derecelerle yüceltiriz. Şüphe yok ki Rabbiniz hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bu işte bizim o huccetimiz ki kavmine karşı İbrahime vermişdik, biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz, şüphesiz ki rabbın hakim, alimdir

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz hüccet(kanıt)lerimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

### Gültekin Onan

Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz ayetimizdir. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Kuşkusuz senin rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte bunlar kavmine karşı İbrahime ver (ib öğret) diğimiz hüccetlerdi. Biz kimi dilersek onu derece derece yükseltiriz. Şübhe yok ki Rabbin tam hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.

### İbni Kesir

İşte bu, bizim hüccetimizdir. Onu kavmine karşı İbrahim'e verdik. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve muhakkak ki Rabbın; Hakim, Alim'dir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delilimizdir. Dilediğimiz kimseleri derece derece yükseltiriz. Şüphesiz Rabbim hakimdir, alimdir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İşte bu, İbrahim'e halkına karşı verdiğimiz kesin kanıtımızdır. Kimi dilersek yüce mertebeler veririz! Muhakkak ki Rabbin Hakiym'dir, Aliym'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz hüccetlerimizdir.[1] Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Tutanak, belge, mahkemeye sunulan belge.

### Progressive Muslims

And such was Our argument that We gave Abraham over his people; We raise the degree of whom We please. Your Lord is Wise, Knowledgeable.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And that is Our argument We gave to Abraham against his people. We raise in degree whom We will; thy Lord is wise and knowing.

### Aisha Bewley

This is the argument We gave to Ibrahim against his people. We raise in rank anyone We will. Your Lord is All-Wise, All-Knowing.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Such was our argument, with which we supported Abraham against his people. We exalt whomever we will to higher ranks. Your Lord is Most Wise, Omniscient.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And such was Our argument that We gave Abraham over his people; We raise the degree of whom We please. Your Lord is Wise, Knowledgeable.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Bu[1] bizim delilimizdir, onu halkına karşı İbrahim'e de verdik. Kurduğumuz düzene göre kimini derece derece yükseltiriz. Senin Rabbin, doğru kararlar verendir ve bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] 73. ayetten itibaren İbrahim aleyhisselamın Allah'ın varlığı ve birliği ile ilgili olarak yaptığı gözlemlerden, vardığı sonuçlardan ve onlara dayanarak yaptığı mücadeleden bahsediliyor. Bu gözlemi her insan yaparak Allah'ın varlığını ve birliğini, gözüyle görmüş ve eliyle dokunmuş gibi kavrar ve bu hususta Allah'a kesin söz verir. Bu olay büluğ öncesi meydana geldiğinden İbrahim aleyhisselamın o zaman büluğ çağına yakın bir yaşta olması gerekir. Burada onun nebiliğinden bahsedilmemesi de bunu desteklemektedir. Allah Teala şöyle buyurur:

 "Rabbin, Ademoğullarından, onların bellerinden nesillerini aldığında onları kendilerine karşı şöyle şahit tuttu: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" Onlar da: "Evet Rabbimizsin. Biz buna şahidiz." dediler. Artık Kıyametgünü; "biz bunun farkında değildik" diyemezsiniz.

 Şunu da diyemezsiniz: "Önceden ortak koşanlar babalarımızdı. Biz ise onlardan sonra gelen bir nesil idik. O batıla sapanların işlediklerinden ötürü bizi yok mu edeceksin?"

 İşte o belgeleri böyle açık açık anlatırız. Belki dönerler." (A'raf 7/172-174)

 Halk arasında "bezm-i elest'te alınan misak" veya "elestu birabbikum" denen bu olay, insanın, açık ve net olarak, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmesi olayıdır. Ayet bu işlemin, Adem oğullarının "bellerinden nesillerinin alınması" sırasında kesinleştiğini bildirmektedir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

İşte bunlar, halkına karşı İbrahim'e verdiğimiz huccetlerimizdir.[1] Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Dayanak. Tutanak, belge, kanıt, mahkemeye sunulan belge.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

That was Our argument which We gave to Abraham against his people. We raise in ranks whom We will. Truly your lord is All-Wise, All-Knowing.

### Abdul Haleem

Such was the argument We gave to Abraham against his people- We raise in rank whoever We will- your Lord is all wise, all knowing.

### Al-Hilali & Khan

And that was Our Proof which We gave Ibrâhîm (Abraham) against his people. We raise whom We will in degrees. Certainly your Lord is All-Wise, All-Knowing.

### Taqi Usmani

That is the decisive argument from Us that We gave to Ibrāhīm against his people. We raise in ranks whomsoever We will. Surely, your Lord is Wise, Knowing.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

This was the argument We gave Abraham against his people. We elevate in rank whoever We please. Surely your Lord is All-Wise, All-Knowing.

### Marmaduke Pickthall

That is Our argument. We gave it unto Abraham against his folk. We raise unto degrees of wisdom whom We will. Lo! thy Lord is Wise, Aware.

### Abdullah Yusuf Ali

That was the reasoning about Us, which We gave to Abraham (to use) against his people: We raise whom We will, degree after degree: for thy Lord is full of wisdom and knowledge.

### Ali Quli Qarai

This was Our argument that We gave to Abraham against his people. We raise in rank whomever We wish. Indeed your Lord is all-wise, all-knowing.

### Arthur John Arberry

That is Our argument, which We bestowed upon Abraham as against his people. We raise up in degrees whom We will; surely thy Lord is All-wise, All-knowing.

### Bijan Moeinian

Such was My reasoning relayed to them through Abraham. Thus I raise some [like Abraham] to a higher level. Indeed your Lord is the Most Wise and the Most Knowledgeable [and knows what He is doing.]

### Hamid S. Aziz

These are our arguments which We gave to Abraham against his people. We raise whom We will by degrees of wisdom. Verily, your Lord is wise and Aware.

### E. Henry Palmer

These are our arguments which we gave to Abraham against his people;- we raise the rank of whom we will; verily, thy Lord is wise and knowing.

### Mahmoud Ghali

And that is Our Argument, (which) We brought Ibrahîm (Abraham) against his people. We raise up in degrees whomever We decide; surely your Lord is Ever-Wise, Ever-Knowing.

### Amatul Rahman Omar

That was Our argument with which We equipped Abraham against his people. We raise, in degrees of rank, whom We will. Verily, your Lord is All-Wise, All-Knowing.

### George Sale

And that is Our argument which We gave to Abraham against his people. We exalt in decrees of rank whomso We please. Thy Lord is indeed Wise, All-Knowing.

### Mohamed Ahmed - Samira

This is the argument We gave to Abraham against his people. We exalt whosoever We please in rank by degrees. Your Lord is wise and all-knowing.

### Muhammad Asad

And this was Our argument which We vouchsafed unto Abraham against his people: [for] We do raise by degrees whom We will. Verily, thy Sustainer is wise, all-knowing.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

One judgement was deduced from another; that was the reasoning We imparted to Ibrahim to use against his people's contention. We raise whom We will to higher ranks and exalt them in dignity, wisdom and power. Allah, your Creator, is indeed Hakimun and 'Alimun.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And that was Our [conclusive] argument which We gave Abraham against his people. We raise by degrees whom We will. Indeed, your Lord is Wise and Knowing.

### Shabbir Ahmed

This is the logic (examples of the star, the moon and the sun) that We taught Abraham against his people. We exalt people in ranks when they follow Our Laws. Your Lord is Wise, All-Knowing.

### Syed Vickar Ahamed

And that was the reasoning about Us, which We gave to Ibrahim (Abraham to use) against his people: We raise whom We will, little by little: Truly, your Lord is All Wise (Hakeem), All Knowing (Aleem).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَتِلْكَ — ve tilke | işte bunlar | — |
| 2 | حُجَّتُنَآ — huccetuna | hüccetlerimizdir | حجج — Ha-Cim-Cim |
| 3 | ءَاتَيْنَـٰهَآ — ateynaha | verdiğimiz | اتي — Elif-Te-Ye |
| 4 | إِبْرَٰهِيمَ — ibrahime | İbrahim'e | — |
| 5 | عَلَىٰ — ala | karşı | — |
| 6 | قَوْمِهِۦ ۚ — kavmihi | kavmine | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 7 | نَرْفَعُ — nerfeu | yükseltiriz | رفع — Ra-Fe-Ayn |
| 8 | دَرَجَـٰتٍۢ — deracatin | derecelerle | درج — Dal-Ra-Cim |
| 9 | مَّن — men | kimseyi | — |
| 10 | نَّشَآءُ ۗ — neşa'u | dilediğimiz | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 11 | إِنَّ — inne | şüphesiz | — |
| 12 | رَبَّكَ — rabbeke | Rabbin | ربب — Ra-Be-Be |
| 13 | حَكِيمٌ — hakimun | hüküm ve hikmet sahibidir | حكم — Ha-Kef-Mim |
| 14 | عَلِيمٌۭ — alimun | bilendir | علم — Ayn-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/enam-suresi/82-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/enam-suresi/84-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
