# 8. Enfal suresi 4. ayet

- **Sure:** 8. Enfal suresi (Ganimetler) — سُورَةُ ٱلْأَنْفَالِ
- **Ayet:** 4 / 75 · **Cüz:** 9 · **Mushaf sayfası:** 176
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/enfal-suresi/4-ayet-meali

## Arapça

اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَـقاًّۜ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌۚ

## Okunuş

Ulaike humul mu'minune hakka, lehum derecatun inde rabbihim ve magfiretun ve rızkun kerim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İşte onlar gerçek müminlerdir. Rableri katında yüksek dereceler, bağışlanma ve onlar için bol rızık vardır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İşte onlar, gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Bakara 2:2-5; Neml 27:1-3; Lokmân 31:1-5.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

İşte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim[1] bir rızık vardır.

_Dipnotlar_
- [1] Cömert.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma[1] ve değerli rızık vardır.

_Dipnotlar_
- [1] İstiğfar, "söz ve davranışla mağfiret talep etmek"tir. Mağfiret ise, Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Gerçek inananlar, işte onlardır. Onlar için, Efendilerinin katında, değişik konumlar, bağışlanma ve bol geçimlik vardır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İşte onlardır hakkıyla iman edenler! Rableri katında saygınlığı olan rütbeler, sınırsız bir bağış ve görkemli bir rızık onları bekler.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Gerçek anlamda müminler, işte bunlardır. Rableri katında dereceler, bağışlanma ve bol bir rızık var onlar için.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İşte gerçek mü'minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte gerçek mü'minler onlardır! Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, mağfiret ve güzel rızık vardır!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

İşte böyleleridir, gerçekten inanmış olanlar! Rablerinin katında büyük onur, bağışlanma ve çok değerli bir rızık olacaktır onların payı.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

işte hakka mü'minler onlar, onlara rablarının yanında dereceler var, bir mağfiret ve bir rizkı kerim var

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İşte gerçek mü'minler onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık var.

### Gültekin Onan

İşte gerçek inançlılar bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve tükenmez / üstün bir rızk vardır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte onlar gerçek mü'minlerin ta kendileridir. Rableri katında dereceler, yarlığanma ve sayısı bitmez, müddeti tükenmez rızk (hep) onlarındır.

### İbni Kesir

İşte onlar; inanmışların kendileridir. Onlara Rabb'larının katından dereceler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İşte onlar, gerçek mümin olanlardır. Rab'leri katında onlar için dereceler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İşte onlardır hakkıyla (tahkike dayalı) iman edenler. . . Onlar için Rableri indinde (hakikatleri olan Esma mertebesinin getirisi olan) dereceler, mağfiret (Esma kuvvesi olan ilmin benliği örtmesiyle oluşan bağışlanma) ve kerim rızık (cömert - şerefli rızık, maddi veya manevi rızık) vardır.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İşte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim[1] bir rızık vardır.

_Dipnotlar_
- [1] Cömertçe.

### Progressive Muslims

These are the true believers; they will have grades with their Lord and a forgiveness and a generous provision.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

It is they who are the believers in truth; they have degrees with their Lord, and forgiveness, and a noble provision

### Aisha Bewley

They are in truth the muminun. They have high ranks with their Lord and forgiveness and generous provision.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Such are the true believers. They attain high ranks at their Lord, as well as forgiveness and a generous provision.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

These are the true believers; they will have grades with their Lord and a forgiveness and a generous provision.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Gerçek müminler işte onlardır. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma ve bol rızık vardır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

İşte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim[1] bir rızık vardır.

_Dipnotlar_
- [1] Cömert.

### Taqi Usmani

Those are the believers in reality. For them there are high ranks with their Lord, and forgiveness, and dignified provision.

### Al-Hilali & Khan

It is they who are the believers in truth. For them are grades of dignity with their Lord, and Forgiveness and a generous provision (Paradise).

### Marmaduke Pickthall

Those are they who are in truth believers. For them are grades (of honour) with their Lord, and pardon, and a bountiful provision.

### Abdullah Yusuf Ali

Such in truth are the believers: they have grades of dignity with their Lord, and forgiveness, and generous sustenance:

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

It is they who are the true believers. They will have elevated ranks, forgiveness, and an honourable provision from their Lord.

### Abdul Haleem

Those are the ones who truly believe. They have high standing with their Lord, forgiveness, and generous provision.’

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Such people are indeed true believers. They have high ranks with their Lord, and forgiveness for their sins[1] and an honourable sustenance.

_Dipnotlar_
- [1] Even the best and the most devoted believers are liable to commit lapses. As long as man is man, it is impossible for his record to be filled exclusively with righteousness of the highest order and to be free from all lapses, shortcomings and weaknesses. Out of His infinite mercy, however, God overlooks man's shortcomings as long as he fulfils the basic duties incumbent upon him as God's servant, and favours him with a reward far greater than that warranted by his good works. Had it been a rule that man would be judged strictly on the basis of his deeds, that he would be punished for every evil deed and rewarded for every good deed, no man, howsoever righteous, would have escaped punishment.

### Hamid S. Aziz

These are in truth believers. For them are degrees of honour with their Lord, and forgiveness, and a generous provision.

### Mahmoud Ghali

Those are truly the ones who are believers; they have degrees in the Providence of their Lord, and forgiveness, and an honorable provision.

### Ali Quli Qarai

It is they who are truly the faithful. They shall have ranks near their Lord, forgiveness and a noble provision.

### Amatul Rahman Omar

It is these who are the believers in truth. There awaits them with their Lord exalted degrees (of rank) as well as (His) protection and an honourable provision.

### Bijan Moeinian

Such are the true believers. They earn different rank with their Lord. Their sins will be forgiven and they will be entitled to the most generous reward.

### E. Henry Palmer

these are in truth believers; to them are degrees with their Lord, and forgiveness, and a generous provision.

### George Sale

These it is who are true believers. They have exalted grades of rank with their Lord, as well as forgiveness and an honourable provision.

### Arthur John Arberry

those in truth are the believers; they have degrees with their Lord, and forgiveness, and generous provision.

### Mohamed Ahmed - Samira

Are true believers. There are for them (high) ranks with their Lord, and pardon and noble provision.

### Muhammad Asad

it is they, they who are truly believers! Theirs shall be great dignity in their Sustainer's sight, and forgiveness of sins, and a most excellent sustenance.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

These are the true believers whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues; they are classified according to grades of rank and quality, grades of honour commensurate with their deeds in addition to forgiveness and gracefully blessed provisions.

### Syed Vickar Ahamed

Like this are the true believers: They have grades of dignity with their Lord, and forgiveness, and generous sustenance:

### Shabbir Ahmed

Such are the true believers. They have high ranks with their Lord and for them is the security of forgiveness and honorable provision.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Those are the believers, truly. For them are degrees [of high position] with their Lord and forgiveness and noble provision.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | أُو۟لَـٰٓئِكَ — ulaike | işte | — |
| 2 | هُمُ — humu | onlardır | — |
| 3 | ٱلْمُؤْمِنُونَ — l-mu'minune | mü'minler | امن — Elif-Mim-Nun |
| 4 | حَقًّۭا ۚ — hakkan | gerçek | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 5 | لَّهُمْ — lehum | onlara vardır | — |
| 6 | دَرَجَـٰتٌ — deracatun | dereceler | درج — Dal-Ra-Cim |
| 7 | عِندَ — inde | katında | عند — Ayn-Nun-Dal |
| 8 | رَبِّهِمْ — rabbihim | Rablerinin | ربب — Ra-Be-Be |
| 9 | وَمَغْفِرَةٌۭ — ve megfiratun | ve bağışlanma | غفر — Gayn-Fe-Ra |
| 10 | وَرِزْقٌۭ — ve rizkun | ve rızık | رزق — Ra-Za-Kaf |
| 11 | كَرِيمٌۭ — kerimun | tükenmez | كرم — Kef-Ra-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/enfal-suresi/3-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/enfal-suresi/5-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
