# 8. Enfal suresi 7. ayet

- **Sure:** 8. Enfal suresi (Ganimetler) — سُورَةُ ٱلْأَنْفَالِ
- **Ayet:** 7 / 75 · **Cüz:** 9 · **Mushaf sayfası:** 176
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/enfal-suresi/7-ayet-meali

## Arapça

وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ

## Okunuş

Ve iz yaıdukumullahu ihdet taifeteyni enneha lekum, ve teveddune enne gayre zatiş şevketi tekunu lekum, ve yuridullahu en yuhıkkal hakka bi kelimatihi ve yaktaa dabirel kafirin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Hatırlayınız ki, Allah size iki gruptan/kervan veya Kureyş ordusundan birinin sizin olduğunu vaad ediyordu.Siz de kuvvetsiz olanın kervanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve Kureyş ordusunu yok ederek kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Hani Allah size, iki gruptan (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu;[1] siz de güçsüz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. (Oysa) Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.

_Dipnotlar_
- [1] Bedir Savaşı, Miladi 624 yılında meydana gelmişti. Suriye'den dönmekte olan kervan 30-40 kişi tarafından korunuyordu ve içinde Amr b. As ile Amr b. Hişâm gibilerin de bulunduğu Ebû Süfyân komutasındaydı. Müslümanları yurtlarından çıkarmış olan Kureyşlilerden öç almak ve onları mağlup etmek için bu durum çok önemli bir fırsat oluşturmuştu. Müslümanların 300 veya 310 kişilik bir orduyla kervanı vuracağı haberi kervana ulaşınca, Ebû Süfyan kervanı sahile yönlendirerek Mekke'den yardım talebinde bulunmuştu. Bunun üzerine Kureyşliler 1000 kişilik güçlü bir orduyla kervanı korumak amacıyla yola çıkmıştı. Durumu öğrenen müslümanlar artık 30-40 kişinin değil, kendilerinden üç kat daha fazla yani 1000 kişilik çok güçlü bir orduyla karşı karşıya kalmışlardı. Müslümanların ordusu yaklaşık 300 kişiydi. İşte Bedir'de böyle bir ortamda savaş yapılacaktı.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle[1] Hakk'ı gerçekleştirmek ve Kafirlerin[2] kökünün kesilmesini istiyordu.

_Dipnotlar_
- [1] Takdir edilmiş hüküm. "Allah'ın kelimeleri" deyimi "Allah'ın sözleri" anlamını değil, Allah'ın yarattığı evreni, sonsuz, sınırsız mutlak yaratma gücünü ve ilmini ifade etmektedir.
- [2] İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Oysa Allah söz vermişti, o iki topluluktan biri[1] kesin olarak sizin olacaktı. Siz silahsız olanı (kervanı[2]) arzuluyordunuz. Allah ise, sözleriyle /ayetleriyle[3] yaptığı o gerçek vaadi tahakkuk ettirmek ve o kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

_Dipnotlar_
- [1] Biri Mekke ordusu diğeri ise zayıf bir koruması olan Mekke ticaret kervanı.
- [2] [Enfal 8/42](https://acikkuran.com/8/42)
- [3] ""Allah'ın sözleriyle /ayetleriyle" diye meal verdiğimiz ( كَلِمَاتِهِ ) çoğul olduğu için bu konuda Allah'ın en az üç sözünün olması gerekir. Birincisi Romalılarla Perslerin karşılaşacağı gün Müslümanların sevindirileceğidir. İkincisi .[İsra 17/76](https://acikkuran.com/17/76)-[77](https://acikkuran.com/17/77). ayetler gereği müşriklerin Mekke'den çıkarılması, üçüncüsü de [Bakara 191.](https://acikkuran.com/2/191) ayet gereği bu işi Müslümanların gerçekleştirmesidir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağı sözünü size vermişti. Zaten siz, güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle gerçeğin gerçekleşmesini ve nankörlük edenlerin arkasının kesilmesini istiyordu.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Hani Allah, iki topluluktan birinin sizin elinize geçeceğine ilişkin vaadde bulunmuştu; siz ise korumasız olanın elinize düşmesini istiyordunuz. Ne ki Allah'ın muradı, kelamı aracılığıyla hakkı gerçekleştirmek ve kafirlerin kökünü kurutmaktı;

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

O sırada Allah, iki gruptan birinin kesinlikle sizin olacağını vaat ediyordu. Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz. Allah ise hakkı kendi kelimeleriyle tam bir biçimde ortaya koymayı ve küfre batmışların ardını, arkasını kesmeyi istiyordu.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Hani Allah, iki topluluktan birinin muhakkak sizin olacağını size vadetmişti; siz de güçsüz olanın sizin olmasını istemekteydiniz. Oysa Allah, sözleriyle hakkın gerçekleşmesini sağlamak ve küfre sapanların arkasını kesmek (kökünü kurutmak) istiyordu.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o zaman Allah, size iki topluluktan birini va'd ediyordu ki, sizin olsun! Siz ise arzu ediyordunuz ki güçsüz olan sizin olsun! Oysa Allah sözleriyle gerçeği ortaya çıkarmak ve kafirlerin arkasını kesmek istiyordu.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

İmdi, (hatırlayın) Allah, (bu) iki (düşman) topluluğundan birinin sizin elinize düşeceği konusunda size söz vermişti; sizlerse güçsüz olanın elinize düşmesini arzu ediyordunuz; oysa Allahın muradı, sözleriyle tam bir uyum içinde, hakkın hak olduğunu göstermek ve hakkı inkar edenlerin son kalıntılarını da silip atmak yönündeydi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve o vakıt Allah, size iki taifenin birini va'dediyordu ki sizin olsun, siz, ise arzu ediyordunuz ki şekvetsiz olan sizin olsun, halbuki Allah, kelimatiyle hakkı ihkak etmek ve kafirlerin arkasını kesmek dileyordu

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah size, iki topluluktan birinin sizin olduğunu va'dediyordu; siz de kuvvetsiz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (kuvvetli olan takımı yok ederek) kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

### Gültekin Onan

Hani Tanrı iki topluluktan birinin mutlaka sizin olacağını vadetmişti; siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Tanrı, sözleriyle hakkın ve kafirlerin arkasını kesmek (kökünü kurutmak) istiyordu.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hani Allah size iki taaifeden birinin muhakkak sizin olduğunu va'dediyordu, siz ise kuvvetli ve silahı bulunmayanın kendinizin olmasını arzu ediyordunuz. Allah da emirleriyle hakkı açığa vurmayı, kafirlerin arkasını kesmeyi irade buyuruyordu.

### İbni Kesir

Hani Allah; iki taifeden birini size vaadediyordu. Siz ise, kuvvetli bulunmayanın sizin olmasını arzu ediyordunuz. Allah ta istiyordu ki; sözleriyle hakkı gerçekleştirsin ve kafirlerin kökünü kessin.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah, iki gruptan birinin sizin olacağını vaat etmişti. Siz güçsüz ve silahsız olanın sizin olmasını arzu ediyordunuz. Oysa Allah, emirleriyle hakkın gerçekleşmesini ve kafirlerin gücünün arkasını kesmek istiyordu.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Hani Allah size iki gruptan (Kureyş ordusu veya kervandan) birinin sizin olacağını vadediyordu. . . Silah sahibi olmayanın (kervanın) sizin olmasını arzu ediyordunuz (kısa vadeli kazanca, getirisi kolay olana bakıyordunuz, halbuki uzun vadede size zarar verecekti bu isteğiniz). . . Allah da uyarılarıyla Hakk'ı gerçekleştirmek ve hakikat bilgisini inkar edenlerin ardını kesmeyi diliyordu.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle[1] Hakk'ı gerçekleştirmek ve gerçeği yalanlayan nankörlerin kökünün kesilmesini istiyordu.

_Dipnotlar_
- [1] Takdir edilmiş hüküm.

### Progressive Muslims

And God promises you that one of the two parties will be defeated by you; and you wish that the one least armed be the one. But God wishes that the truth be manifest with His words, and that He eliminates the remnant of the rejecters.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And when God promised you one of the two groups, that it would be yours, and you wished that the unarmed one might be yours (but God willed to establish the truth by His words, and to cut off the root of the false claimers of guidance,

### Aisha Bewley

When Allah promised you that one of the two parties would be yours and you would have liked it to have been the unarmed one, whereas Allah desired to verify the Truth by His words and to cut off the last remnant of the kafirun.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Recall that GOD promised you victory over a certain group, but you still wanted to face the weaker group. It was GOD's plan to establish the truth with His words, and to defeat the disbelievers.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And God promises you that one of the two parties will be defeated by you; and you wish that the one least armed be the one. But God wishes that the truth be manifest with His words, and that He eliminates the remnant of the rejecters.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah, o iki topluluktan[1] birinin sizin olacağına söz vermişti. Siz, güçsüz olanına hevesleniyordunuz. Allah ise verdiği sözler sebebiyle[2] gerçeği ortaya çıkarmak ve o kafirlerin[3] arkasını kesmek istiyordu.

_Dipnotlar_
- [1] Biri Mekke ordusu diğeri ise zayıf bir koruması olan Mekke Ticaret Kervanı
- [2] Romalıların galip geleceği gün müminleri mutlu edecek bir gelişmenin daha olacağı sözü (Bkz.: Rum 30/2-6). Mekke'nin fetih edileceği sözü (Bkz.Fetih 48/1-3)
- [3] Mekkeli kafirlerin.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle[1] Hakk'ı gerçekleştirmek ve Kafirlerin[2] kökünün kesilmesini istiyordu.

_Dipnotlar_
- [1] Takdir edilmiş hüküm.
- [2] Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And recall when Allah promised you that one of the two hosts would fall to you,[1] and you wished that the one without arms should fall into your hands.[2] But Allah sought to prove by His words the truth to be true and to annihilate the unbelievers to the last remnant

_Dipnotlar_
- [1] God's promise was that the Muslims would be able to overcome whichever of the two parties they wished to attack - the trading caravan or the Quraysh army.
- [2] This refers to the trading caravan which had some 30 to 40 armed guards for protection.

### Abdullah Yusuf Ali

Behold! Allah promised you one of the two (enemy) parties, that it should be yours: Ye wished that the one unarmed should be yours, but Allah willed to justify the Truth according to His words and to cut off the roots of the Unbelievers;-

### Al-Hilali & Khan

And (remember) when Allâh promised you (Muslims) one of the two parties (of the enemy i.e. either the army or the caravan) that it should be yours; you wished that the one not armed (the caravan) should be yours, but Allâh willed to justify the truth by His Words and to cut off the roots of the disbelievers (i.e. in the battle of Badr).

### Marmaduke Pickthall

And when Allah promised you one of the two bands (of the enemy) that it should be yours, and ye longed that other than the armed one might be yours. And Allah willed that He should cause the Truth to triumph by His words, and cut the root of the disbelievers;

### Abdul Haleem

Remember how God promised you [believers] that one of the two enemy groups would fall to you: you wanted the unarmed group to be yours, but it was God’s will to establish the truth according to His Word and to finish off the disbelievers––

### Taqi Usmani

And recall when Allah was promising you that one of the two groups would become yours, and you were wishing that the one without strength should fall to you. And Allah wanted to establish the truth through His words and to cut off the very root of the disbelievers,

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

˹Remember, O  believers,˺ when Allah promised ˹to give˺ you the upper hand over either target, you wished to capture the unarmed party.[1] But it was Allah’s Will to establish the truth by His Words and uproot the disbelievers;

### Mohamed Ahmed - Samira

Though God promised that one of two columns (would fall to you), you desired the one that was not armed. But God wished to confirm the truth by His words, and wipe the unbelievers out to the last,

### George Sale

And remember when Allah promised you one of the two parties that it should be yours, and you wished that the one unarmed should be yours, but Allah desired to establish the Truth by His words and to cut off the root of the disbelievers,

### Arthur John Arberry

And when God promised you one of the two parties should be yours, and you were wishing that the one not accoutred should be yours; but God was desiring to verify the truth by His words, and to cut off the unbelievers to the last remnant,

### Amatul Rahman Omar

And (O Companions of the Prophet! recall the time) when Allâh promised you (victory over) one of the two (enemy) parties; (the well-equipped Makkan army and the other ill-equipped caravan from Syria), that it should be yours (for fighting against), while you wanted the unarmed party to fall into your hands (to get an easy victory), but Allâh wanted to establish the truth by fulfilling His words (of prophecy) and to cut off the very root of the disbelievers;

### Mahmoud Ghali

And as Allah promised you (The pronouns "you" and "yours" are plural) one of the two sections should be yours, and you would like that the one other than the accoutered (i. e. owning accoutrement, the armed section) should be yours. And Allah willed to uphold truthfully the truth by His words and cut off the last trace (Literally: the rear, hind part) of the disbelievers,

### Ali Quli Qarai

When Allah promised you [victory over] one of the two companies, [saying], ‘It is for you,’ you were eager that it should be the one that was unarmed. But Allah desires to confirm the truth with His words, and to root out the faithless,

### Bijan Moeinian

When God promised that you will be triumphant over one of the two parties (the caravan who was carrying the Muslims’ confiscated wealth or the army which was marching to destroy the Muslims. ) At that time you were wishing that the weaker party (the caravan carrying the wealth) would fall to you. However, it was the will of God to establish the truth (Islam) with His word and to cut across the root of the disbelievers (who were much stronger than the Muslims’ army.)

### Hamid S. Aziz

And when Allah promised you that one of the two troops (the army or the caravan) should be your s, and you yearned to have the unarmed one (the caravan). Allah wished to justify Truth by His words, and to cut off the root of the unbelievers.

### E. Henry Palmer

and when God promised you that one of the two troops should be yours, and ye would fain have had those who had no arms. God wished to prove the truth true by His words, and to cut off the hindermost parts of those who misbelieve -

### Muhammad Asad

And, lo, God gave you the promise that one of the two [enemy] hosts would fall to you: and you would have liked to seize the less powerful one, whereas it was God's will to prove the truth to be true in accordance with His words, and to wipe out the last remnant of those who denied the truth -

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Allah has promised you victory over one of the two organized parties. Some of your people chose to seize the unarmed caravan for easy gains, whereas Allah has willed that you go at the organized well armed troops which came to their aid, so that truth should triumph over falsehood and His words be verified as He uproots the infidels.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

[Remember, O believers], when Allah promised you one of the two groups - that it would be yours - and you wished that the unarmed one would be yours. But Allah intended to establish the truth by His words and to eliminate the disbelievers

### Shabbir Ahmed

Allah promised you engagement and victory against one of the two groups. You preferred to face the weaker group, but Allah willed the Truth to prevail according to His Words and soundly defeat the aggressive disbelievers.

### Syed Vickar Ahamed

And (remember), Allah had promised you that one of the two (enemy) parties should be yours: You wished that the one unarmed should be yours, but Allah had willed to prove the Truth according to His words, and to cut off the roots of the disbelievers—

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذْ — ve iz | o zaman | — |
| 2 | يَعِدُكُمُ — yeidukumu | size va'dediyordu | وعد — Vav-Ayn-Dal |
| 3 | ٱللَّهُ — llahu | Allah | — |
| 4 | إِحْدَى — ihda | birinin | احد — Elif-Ha-Dal |
| 5 | ٱلطَّآئِفَتَيْنِ — t-taifeteyni | iki topluluktan | طوف — Ta-Vav-Fe |
| 6 | أَنَّهَا — enneha | muhakkak | — |
| 7 | لَكُمْ — lekum | sizin olduğunu | — |
| 8 | وَتَوَدُّونَ — ve teve ddune | siz de istiyordunuz | ودد — Vav-Dal-Dal |
| 9 | أَنَّ — enne | gerçekten | — |
| 10 | غَيْرَ — gayra | — | غير — Gayn-Ye-Ra |
| 11 | ذَاتِ — zati | hali | — |
| 12 | ٱلشَّوْكَةِ — ş-şevketi | kuvvetsiz olanın | شوك — Şin-Vav-Kef |
| 13 | تَكُونُ — tekunu | olmasını | كون — Kef-Vav-Nun |
| 14 | لَكُمْ — lekum | sizin | — |
| 15 | وَيُرِيدُ — veyuridu | oysa istiyordu | رود — Ra-Vav-Dal |
| 16 | ٱللَّهُ — llahu | Allah | — |
| 17 | أَن — en | — | — |
| 18 | يُحِقَّ — yuhikka | gerçekleştirmek | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 19 | ٱلْحَقَّ — l-hakka | hakkı | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 20 | بِكَلِمَـٰتِهِۦ — bikelimatihi | sözleriyle | كلم — Kef-Lam-Mim |
| 21 | وَيَقْطَعَ — ve yektaa | ve kesmek | قطع — Kaf-Ta-Ayn |
| 22 | دَابِرَ — dabira | ardını | دبر — Dal-Be-Ra |
| 23 | ٱلْكَـٰفِرِينَ — l-kafirine | kafirlerin | كفر — Kef-Fe-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/enfal-suresi/6-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/enfal-suresi/8-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
