# 105. Fil suresi 3. ayet

- **Sure:** 105. Fil suresi (Fil) — سُورَةُ ٱلْفِيلِ
- **Ayet:** 3 / 5 · **Cüz:** 30 · **Mushaf sayfası:** 601
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/fil-suresi/3-ayet-meali

## Arapça

وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ

## Okunuş

Ve ersele aleyhim tayren ebabil.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Üzerlerine sürü sürü[1] kuşlar göndermişti.

_Dipnotlar_
- [1] Ayette geçen [ebâbîl] kelimesi bir kuş türünün adı değil, kuşların sürüler halinde oluşları demektir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onların üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi;

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Üzerlerine öbek öbek uçuşan[1] şeyler /volkanik kül bulutları[2] göndermişti.

_Dipnotlar_
- [1] "Tayr (طَيْر)", "tair (طائر)" kelimesinin çoğuludur. Kanadı olup havada uçan her şeye "tair" denir (Müfredat). Kuş da iki kanadıyla uçan tairdir ([En'am 6/38](https://acikkuran.com/6/38)).
- [2] "Ebabil (أبابيل)" "arka arkaya, öbek öbek" demektir (el-Ayn). Zeccac'a göre "tayrun ebabil (طير أَبابيل)" "şuradan buradan öbekler halinde tayr / uçuşan varlık" anlamındadır. "Ebabil (أبابيل)", deve anlamına gelen "ibil (إبل)" ile aynı köktendir. İbil'in kök anlamı, öbek öbek olma, ağır olma ve kapsamadır (Mekayis). İbil, yağmur yüklü bulut anlamına da gelir. (el-Kamus). Bu tanımları dikkate alırsak, "tayran ebabil (طَيْرًا أَبَابِيلَ)"e, arka arkaya uçuşan kalın bulut kütleleri veya yanardağdan çıkan lav ve kül bulutları demek gerekir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve sürüler biçiminde uçan varlıkları, onların üzerine gönderdi.[618]

_Dipnotlar_
- [618] "Sürüler biçiminde uçan varlıklar" olarak yazdığımız "Tayren ebabil" terimi, Kur'an çevirilerinde, çoğunlukla, "Kuş sürüleri" veya "Ebabil kuşları" biçiminde çevrilmiştir. Benzer yorum başkalıkları 3:49 ve 5:110 ayetlerindeki "Tayri" terimi için de yapılmıştır. Bu terim, kuşlar, uçan böcekler, uçan varlıklar ve uçan nesnelerin tümünü kapsar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Onların üzerine katar katar bilinmeyen nitelikte uçan taşıyıcı varlıklar saldı;

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Gönderdi üzerlerine sürüler halinde kuş,

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Üzerlerine kalabalık sürüler halinde uçan varlıklar saldı,

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Saldı da üzerlerine sürü sürü kuşlar (Ebabil)

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi,

### Gültekin Onan

Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O, bunların üzerine sürü sürü kuş (lar) gönderdi,

### İbni Kesir

O; bunların üzerine sürülerle kuşlar gönderdi.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

(3-4) Onların üzerine damgalanmış taşlar atan ebabil kuşlarını gönderdi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İrsal etti üzerlerine tayran ebabil'i (Ebabil kuşları).

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onların üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi;

### Progressive Muslims

And He sent down upon them swarms of birds.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And He sent against them flights in droves

### Aisha Bewley

unleashing upon them flock after flock of birds,

### Rashad Khalifa — The Final Testament

He sent upon them swarms of birds.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And He sent upon them mighty flying creatures.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Üstlerine yoğun bir şekilde uçuşan bulut kütleleri[1] göndermişti.

_Dipnotlar_
- [1] طَيْر (tayr) çoğul anlamı taşıyan isimdir; tekili طائر (tair) dir. Kenarı olup havada yüzen her şeye tairdir. (Müfredat s.403). Kur'an'da kuşa, iki kanadıyla uçan tair" (En'am 6/38) denir. Kuşlar anlamında izafetsiz olarak, elif lam'lı olarak الطَيْر (et-tayr) şeklinde kullanılmıştır. Bu ayette طَيْر (tayr), elif lamsızdır. Çünkü burada uçuşanlar kuş değildir.

  أبابيل, "arka arkaya, yığın yığın" demektir (el-Ayn c.2 s.191). Zeccac'a göre طير أَبابيل  (tayrun ebabil) "şuradan buradan yığınlar halinde tayr (uçuşan nesneler)" anlamındadır. "Ard arda kümeler halinde tayr (uçuşan nesneler)" diyenler de olmuştur (lisan'ul-Arab c.4 s.508).

 أبابيل (ebabil), ibil ile aynı köktendir. İbil'in kök anlamı, öbek öbek olma, ağır olma ve kapsamadır (Mekayis'il-luğa s.39). Bu üç anlamı bir arada bulunduran deve sürüsüne ibil denir. Kümeler halindeki develere (إبل مؤبّلة) denir (el-Ayn c.2 s.191). Ebu Hatim'e göre "şu kişinin ibili var" demek 100 devesi var demek olur (Mekayis'il-luğa s.40). Buna göre وأرسل عليهم طيرا أبابيل üzerlerine deve toplulukları gibi küme küme uçuşan nesneler gönderdi demek olur.

 İbil, yağmur yüklü bulut anlamına da gelir (el-Kamus c.3 s.47). Arap dili bilginlerinden Müberred; "Hiç bakmazlar mı, ibil nasıl yaratılmış?" (Ğaşiye 88/17) ayetindeki ibil'e "büyük bulut kütleleri" anlamı vermiştir (Şevkani, Feth'ul-Kadir c.5 s.575). أبابيل (ebabil), ibil ile aynı kökten olduğu için Müberred'in tınımına göre (tayran ebabil) arka arkaya uçuşan kalın bulut kütleleri olur ve yanardağdan çıkan lav ve kül bulutlarını ifade eder. Zemahşeri, Arap şiirinde bulutların sıklıkla ibil'e (deve sürüsüne)  benzetilmesi sebebiyle mecaz olarak bulutlara ibil dendiğini ifade etmiştir (Keşşaf Tefsiri c.6 s.365). Kur'an'ın mesani olması sebebiyle ebabil ibil'in çoğulu olmalıdır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onların üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi;

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And He sent against them swarms of birds[1]

_Dipnotlar_
- [1] Ababil means many separate and scattered groups whether of men or other creatures, which come from different sides successively. Ikrimah and Qatadah say that these swarms of birds had come from the Red Sea side. Saeed bin Jubair and Ikrimah say that such birds had neither been seen before nor ever after; these were neither birds of Najd, nor of Hijaz, nor of Timamah (the land between Hijaz and the Red Sea). lbn Abbas says that their beaks were like those of birds and claws like the dog’s paw. Ikrimah has stated that their heads were like the heads of the birds of prey, and almost all the reporters agree that each bird carried a stone in its beak and two stones in its claws. Some people of Makkah had these stones preserved with them for a long time. Thus, Abu Nuaim has related a statement of Naufal bin Abi Muawiyah, saying that he had seen the stones which had been thrown on the people of the elephant; they equaled a small pea seed in size and were dark red in color. According to Ibn Abbas’s tradition that Abu Nuaim has related, they were equal to a pine kernel, and according to Ibn Marduyah, equal to a goat’s dropping. Obviously, all the stones might not be equal but differing in size to some extent.

### Al-Hilali & Khan

And He sent against them birds, in flocks,

### Taqi Usmani

And He sent upon them flying birds in flocks,

### Marmaduke Pickthall

And send against them swarms of flying creatures,

### Abdullah Yusuf Ali

And He sent against them Flights of Birds,

### Abdul Haleem

He sent ranks of birds against them,

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

For He sent against them flocks of birds,

### Mohamed Ahmed - Samira

And sent hordes of chargers flying against them,

### Arthur John Arberry

And He loosed upon them birds in flights,

### Hamid S. Aziz

And sent down on them birds in flocks,

### Mahmoud Ghali

And He sent upon them baleful birds (in flocks),

### Ali Quli Qarai

and send against them flocks of birds

### Amatul Rahman Omar

And He sent against them flocks of birds,

### E. Henry Palmer

and send down on them birds in flocks,

### Bijan Moeinian

By sending upon them birds with…

### George Sale

and send against them flocks of birds,

### Muhammad Asad

Thus, He let loose upon them great swarms of flying creatures

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

He overwhelmed them with throngs of birds coming in very large flights.

### Shabbir Ahmed

And sent upon them swarms of flying creatures.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And He sent against them birds in flocks,

### Syed Vickar Ahamed

And He sent against them flights of birds,

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَأَرْسَلَ — ve ersele | ve gönderdi | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 2 | عَلَيْهِمْ — aleyhim | üzerlerine | — |
| 3 | طَيْرًا — tayran | kuşlar | طير — Ta-Ye-Ra |
| 4 | أَبَابِيلَ — ebabile | sürü sürü | ابل — Elif-Be-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/fil-suresi/2-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/fil-suresi/4-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
