# 41. Fussilet suresi 22. ayet

- **Sure:** 41. Fussilet suresi (Ayrıntılı Açıklanan) — سُورَةُ فُصِّلَتْ
- **Ayet:** 22 / 54 · **Cüz:** 24 · **Mushaf sayfası:** 478
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/fussilet-suresi/22-ayet-meali

## Arapça

وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَتِرُونَ اَنْ يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلَٓا اَبْصَارُكُمْ وَلَا جُلُودُكُمْ وَلٰكِنْ ظَنَنْتُمْ اَنَّ اللّٰهَ لَا يَعْلَمُ كَث۪يراً مِمَّا تَعْمَلُونَ

## Okunuş

Ve ma kuntum testetirune en yeşhede aleykum sem'ukum ve la ebsarukum ve la culudukum ve lakin zanentum ennellahe la ya'lemu kesiren mimma ta'melun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınıyordunuz. Yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilemeyeceğini sanıyordunuz.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Siz işitme (duyu)nuzun, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Ancak yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

"İşitme ve görme duyunuz ve bedeniniz aleyhinize tanıklık eder diye sakınmıyordunuz. Yapmakta olduğunuz birçok şeyi Allah'ın bilmediğini zannediyordunuz."

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Kulaklarınız, gözleriniz ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye bir çekinceniz yoktu. Ayrıca Allah'ın, yaptıklarınızın bir çoğunu bilmeyeceğini zannetmiştiniz[1].

_Dipnotlar_
- [1] Hiçbir şey Allah'tan saklanamaz ([Bakara 2/75](https://acikkuran.com/2/75)-[77,](https://acikkuran.com/2/77) [Al-i İmran 3/5,](https://acikkuran.com/3/5) [Nisa 4/108,](https://acikkuran.com/4/108) [Zuhruf 43/80,](https://acikkuran.com/43/80) [Mücadele 58/6](https://acikkuran.com/58/6)-[7](https://acikkuran.com/58/7)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin kendinize karşı tanıklık edecek olmasından çekinmediniz. Üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sandınız!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Bir zamanlar siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin size karşı şahitlik yapmasından sakınmazdınız; üstelik Allah'ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediği zannına kapılırdınız.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Siz, işitme gücünüzün, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinize yapacağı tanıklıktan gizlenmiyordunuz. Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İlkin kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik edeceğinden sakınmazdınız, fakat Allah 'ın yaptıklarınızdan birçoğunu bilmeyeceğini zannetmiştiniz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve kulaklarınız, gözleriniz yahut deriniz size karşı tanıklık yapmasın diye (günahlarınızı) gizlemeye çalışanlardan olmadınız, üstelik, Allah'ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediğini sandınız.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lakin, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Evvel kulaklarınız ve gözleriniz ve derileriniz aleyhinize şahadet eder diye sakınmaz idiniz ve lakin zannetmiş idiniz ki Allah yaptıklarınızdan bir çoğunu bilmez

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Siz (günah işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahidlik etmesinden gizlenmiyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."

### Gültekin Onan

"Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Tanrı'nın bilmeyeceğini sanıyordunuz."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Siz, ne kulaklarınız, ne gözleriniz, ne de derileriniz kendi aleyhinize şahidlik eder diye (düşünüb) sakınmadınız. Bil'akis Allah yapmakda olduklarınızın bir çoğunu bilmez sandınız".

### İbni Kesir

Gözleriniz, kulaklarınız ve derileriniz aleyhinize şahidlik eder diye sakınmadınız. Aksine yapmakta olduklarınızın bir çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin kendi aleyhinizde şahitlik etmesini beklemiyordunuz. Oysa Allah'ın, sizin yaptığınız şeylerin çoğunu bilmediğini zannediyordunuz.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Sem'inizin (işitme azanızın), basarlarınızın (görme azalarınızın) ve bedenlerinizin aleyhinize şahitlik yapmasını ummadığınızdan (keyfinize göre yaşadınız). . . Yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmediğini zannediyordunuz!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İşitme ve görme duyunuz ve bedeniniz aleyhinize tanıklık eder diye sakınmıyordunuz. Yapmakta olduğunuz birçok şeyi Allah'ın bilmediğini zannediyordunuz.

### Progressive Muslims

And there was no way you could hide from the testimony of your own hearing, or your eyes, or your skins. In fact, you thought that God was unaware of much of what you do.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

“And you hid not yourselves, lest your hearing and your sight and your skins bear witness against you; but you thought that God knew not much of what you did.

### Aisha Bewley

You did not think to shield yourselves from your hearing, sight and skin testifying against you and you thought that Allah would never know much of what you did.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

There is no way you can hide from your own hearing, your eyes, or your skins. In fact, you thought that GOD was unaware of much of what you do.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And there was no way you could hide from the testimony of your own hearing, or your eyes, or your skins. In fact, you thought that God was unaware of much of what you do.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesine karşı önlem almıyordunuz. Sanıyordunuz ki Allah, yaptıklarınızın bir çoğunu bilmez.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

"İşitme ve görme duyunuz ve bedeniniz aleyhinize tanıklık eder diye sakınmıyordunuz. Yapmakta olduğunuz birçok şeyi Allah'ın bilmediğini zannediyordunuz."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

When you used to conceal yourselves (while committing misdeeds) you never thought that your ears or your eyes or your skins would ever bear witness against you; you rather fancied that Allah does not know a great deal of what you do.

### Abdul Haleem

yet you did not try to hide yourselves from your ears, eyes, and skin to prevent them from testifying against you. You thought that God did not know about much of what you were doing,

### Al-Hilali & Khan

And you have not been hiding yourselves (in the world), lest your ears, and your eyes, and your skins should testify against you; but you thought that Allâh knew not much of what you were doing.

### Abdullah Yusuf Ali

"Ye did not seek to hide yourselves, lest your hearing, your sight, and your skins should bear witness against you! But ye did think that Allah knew not many of the things that ye used to do!

### Taqi Usmani

And you had not been hiding your selves (when committing sins) from your ears and your eyes and your skins that would bear witness against you, but you thought that Allah did not know much of what you did.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

You did not ˹bother to˺ hide yourselves from your ears, eyes, and skin to prevent them from testifying against you. Rather, you assumed that Allah did not know much of what you used to do.

### Marmaduke Pickthall

Ye did not hide yourselves lest your ears and your eyes and your skins should testify against you, but ye deemed that Allah knew not much of what ye did.

### Mahmoud Ghali

And in no way did you take to screening yourselves that neither your hearing, nor your beholdings, (i. e., eyesight (s) nor your skins should testify against you; but you surmised that Allah does not know much of whatever you did.

### Arthur John Arberry

Not so did you cover yourselves, that your hearing, your eyes and your skins should not bear witness against you; but you thought that God would never know much of the things that you were working.

### George Sale

Ye did not hide your selves, while ye sinned, so that your ears, and your eyes, and your skins could not bear witness against you: But ye thought that God was ignorant of many things which ye did.

### E. Henry Palmer

and ye could not conceal yourselves that your hearing and your eyesight should not be witness against you, nor your skins; but ye thought that God did not know much of what ye do.

### Bijan Moeinian

Where in the universe will you hide from your own eyes, ears and skins that you never thought will witness against you? You were under impression that God is not aware of all your deeds!

### Hamid S. Aziz

"And you did not hide yourselves lest your ears and your eyes and your skins should bear witness against you, but you thought that Allah did not know most of what you did.

### Ali Quli Qarai

You did not use to conceal yourselves lest your hearing should bear witness against you, or [for that matter] your sight, or your skin, but you thought that Allah did not know most of what you did.

### Amatul Rahman Omar

`And (while committing sinful acts) you could not hide yourselves from the fact that neither your (own) hearing, nor your own eyes, nor your own skins should bear witness against you. As a matter of fact you had assumed that (even) Allâh did not know much of what you used to do,

### Mohamed Ahmed - Samira

You did not hide your (doings) so that your ears or eyes or persons should not testify against you. In fact you thought that God did not know the things you used to do.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

But you could not hide yourselves, even if you wanted to, from the notice of your hearing or your sight or your skins lest they should bear witness against your deeds of iniquity. The fact is, you did not think that Allah knows much of what you do.

### Muhammad Asad

And you did not try to hide [your sins] lest your hearing or your sight or your skins bear witness against you: nay, but you thought that God did not know much of what you were doing –

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And you were not covering yourselves, lest your hearing testify against you or your sight or your skins, but you assumed that Allah does not know much of what you do.

### Shabbir Ahmed

And you did not hide yourselves that your hearing, or your sight or your skins would bear witness against you. Nay, but you thought that Allah never knew a great deal of what you were doing!

### Syed Vickar Ahamed

"And you did not try to hide yourselves, because your hearing, your sight and your skins may bear witness against you! But you thought that Allah did not know many of the things that you used to do!

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا — ve ma | ve değildiniz | — |
| 2 | كُنتُمْ — kuntum | siz | كون — Kef-Vav-Nun |
| 3 | تَسْتَتِرُونَ — testetirune | gizleniyor | ستر — Sin-Te-Ra |
| 4 | أَن — en | — | — |
| 5 | يَشْهَدَ — yeşhede | şahidlik etmesinden | شهد — Şin-he-Dal |
| 6 | عَلَيْكُمْ — aleykum | aleyhinize | — |
| 7 | سَمْعُكُمْ — sem'ukum | kulaklarınızın | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 8 | وَلَآ — ve la | ve değildiniz | — |
| 9 | أَبْصَـٰرُكُمْ — ebsarukum | gözlerinizin | بصر — Be-Sad-Ra |
| 10 | وَلَا — ve la | ve değildiniz | — |
| 11 | جُلُودُكُمْ — culudukum | derilerinizin | جلد — Cim-Lam-Dal |
| 12 | وَلَـٰكِن — velakin | fakat | — |
| 13 | ظَنَنتُمْ — zenentum | sanıyordunuz ki | ظنن — Zay-Nun-Nun |
| 14 | أَنَّ — enne | elbette | — |
| 15 | ٱللَّهَ — llahe | Allah | — |
| 16 | لَا — la | — | — |
| 17 | يَعْلَمُ — yea'lemu | bilmez | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 18 | كَثِيرًۭا — kesiran | çoğunu | كثر — Kef-Se-Ra |
| 19 | مِّمَّا — mimma | — | — |
| 20 | تَعْمَلُونَ — tea'melune | yaptıklarınızın | عمل — Ayn-Mim-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/fussilet-suresi/21-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/fussilet-suresi/23-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
