# 49. Hucurat suresi 1. ayet

- **Sure:** 49. Hucurat suresi (Odalar) — سُورَةُ ٱلْحُجُرَاتِ
- **Ayet:** 1 / 18 · **Cüz:** 26 · **Mushaf sayfası:** 514
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/hucurat-suresi/1-ayet-meali

## Arapça

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

## Okunuş

Ya eyyuhellezine amenu la tukaddimu beyne yedeyillahi ve resulihi vettekullah, innallahe semiun alim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz ki Allah, işitendir; bilendir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Ey iman edenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin![1] Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] Bu buyruk Ahzâb 33:36'da belirtildiği gibi Yüce Allah'ın ve [Rasûlüllâh]'ın hükmünün ötesinde alternatif aramamak gerektiği hükmünü içermektedir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin.[1] Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kastedilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve resulünün[1] (Allah'ın sözünün) önüne geçmeyin[2]. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah, daima dinleyen ve bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] Resul (رسول), "birine iletmek için üstlenilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmeyi üstlenen kişi" anlamına da gelir (Müfredat). Bu sebeple Kur'an'da geçen resul (رسول ) kelimesi, bazen tebliğ edilen sözü, bazen de o sözü getiren kişiyi ifade eder. Allah'ın resulleri, onun sözlerini tebliğ ile görevli oldukları için "Allah'ın resulü" kelimesinin geçtiği yerlerde vurgu Allah'ın kitabınadır ([Maide 5/67,](https://acikkuran.com/5/67) [99](https://acikkuran.com/5/99)). Mealde "resul /elçinin getirdiği" ifadesi bu nedenle yazılmıştır.
- [2] [Nisa 4/65,](https://acikkuran.com/4/65) [Nur 24/51](https://acikkuran.com/24/51)-[52,](https://acikkuran.com/24/52) [Ahzab 33/36.](https://acikkuran.com/33/36)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın ve O'nun elçisinin önüne geçmeyin ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Siz ey iman edenler! Asla Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin ve sorumlu davranın: çünkü Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir!

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ey iman edenler! Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin! Allah'tan korkun! Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, Allah'ın Resulü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'ın ve peygamberinin önüne geçmeyin (saygısızlık etmeyin) ve Allah'tan korkun, çünkü Allah işitir, bilir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'ın ve Elçisi'nin (emrettiği şeyin) önüne kendinizi koymayın, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Çünkü Allah, kuşkusuz her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! Allahın ve Resulünün önüne geçmeyin ve Allahdan korkun, çünkü Allah işitir bilir

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

### Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'nın Resulünün huzurunda öne geçmeyin ve Tanrı'dan sakının. Şüphesiz Tanrı işitendir, bilendir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, Allahın ve resulünün huzurunda (sözde ve işde) öne geçmeyin. Allahdan korkun. Çünkü Allah hakkıyle işiden, (her şey'i) bilendir.

### İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'ın ve Rasulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler! Allah'ın ve onun Resul'ünün önüne geçmeyin. Allah'tan sakının. Çünkü Allah, işitendir, görendir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Ey iman edenler. . . Allah'ın ve O'nun Rasulünün önüne (beşeri düşünce ve yorumlarınızla, değerlendirmelerinizle) geçmeyin; Allah'tan (şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Muhakkak ki Allah Semi'dir, Aliym'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin[1]. Allah'a karşı takva[2] sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kast edilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.
- [2] Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

### Progressive Muslims

O you who believe, do not place your opinion above that of God and His messenger. And be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

O you who heed warning: be not forward before God and His messenger, but be in prudent fear of God; God is hearing and knowing.

### Aisha Bewley

You who have iman! do not put yourselves forward in front of Allah and of His Messenger; and have taqwa of Allah. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

O you who believe, do not place your opinion above that of GOD and His messenger. You shall reverence GOD. GOD is Hearer, Omniscient.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

O you who believe, do not place your opinion above that of God and His messenger. And be aware of God. God is Hearer, Knowledgeable.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan çekinin; o dinler ve bilir.
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kitabının[1] önüne geçmeyin[2] Allah'tan çekinin çünkü o dinler ve bilir.

_Dipnotlar_
- [1] Resul (رسول), "gönderilen"demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur'an'daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah'ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Uhud savaşında Nebimiz'in öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Aramızda sürekli kalacak olan  resul, Kur'an olduğu için bu ayette kelimeye başka anlam verilemez.
- [2] Bunu açıklayan ayet şudur: Allah, yani (O'nun sözlerini size taşıyan) Kıtabı bir işi kesinleştirdiğinde inanıp güvenmiş bir erkeğin ve kadının, kendi işlerinden dolayı seçme hakkı kalmaz. Kim, Allah'a  yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kıtabına baş kaldırırsa açık bir şekilde sapmış olur. (Ahzab 33/36)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin[1]. Allah'a için takva[2] sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kastedilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.
- [2] Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

### Taqi Usmani

O you who believe, do not proceed ahead of Allah and His Messenger, and fear Allah. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Al-Hilali & Khan

O you who believe! Make not (a decision) in advance[1] before Allâh and His Messenger (صلى الله عليه وسلم), and fear Allâh. Verily! Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

O believers! Do not proceed ˹in any matter˺ before ˹a decree from˺ Allah and His Messenger. And fear Allah. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Abdul Haleem

Believers, do not push yourselves forward in the presence of God and His Messenger––be mindful of God: He hears and knows all––

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Believers, do not advance before Allah and His Messenger,[1] and fear Allah. Verily Allah is All-Hearing, All-Knowing.[2]

_Dipnotlar_
- [1] This is the foremost and basic demand of the faith. If the person who regards Allah as his Lord and accepts Allah’s Messenger (peace be upon him) as his guide and leader, is true in his belief, he can never have the attitude that he should give his own opinion and view precedence over the decision of Allah and His Messenger (peace be upon him), or should adopt an independent opinion in the matters, and pass his own judgments without caring to find out whether Allah and His Messenger have given any guidance in those matters or not, and if they have given it, what it is. That is why it has been said: O you who believe, do not put (yourselves) before Allah and His Messenger (peace be upon him). That is, do not go ahead of them, but follow behind. Do not precede them, but be subordinate to them.
- [2] This command is, in its application and effect, a step further to (verse 36 of Surah Al-Ahzab). There it was said: It does not behoove a believing man and a believing woman that when Allah and His Messenger have given their decision in a matter, they should exercise an option in that matter of theirs, and here it is said that the believers should not decide their matters on their own whims, but should look for guidance in Allah’s Book and His Prophet’s (peace be upon him) sunnah concerning those matters. This command it not confined only to individual matters of the Muslims but it also applies to their collective affairs. This is in fact the fundamental article of the Islamic law, which can neither be set aside nor ignored by a Muslim government, or by a Muslim court, or by a parliament. A tradition has been reported in Musnad Ahmad, Abu Daud, Tirmidhi and Ibn Majah, with authentic chains of transmitters, saying that when the Prophet (peace be upon him) was sending Muadh bin Jabal to Yaman as a judge, he asked him: By what will you decide the matters? He submitted: By the Book of Allah. The Prophet (peace be upon him) said: If you do not find the command concerning a matter in the Book of Allah, what will you turn to? He replied: To the sunnah of Allah’s Messenger (peace be upon him). The Prophet (peace be upon him) asked: If this also fails you? He replied: Then I shall exert and find out a solution by myself. Thereupon the Prophet (peace be upon him) placed his hand on Muadh’s chest and said: Thank God Who has helped His Messenger’s deputy to adopt the way that is approved by His Messenger. This giving of precedence to the Book of Allah and the sunnah of His Messenger over one’s own exercise to find out a solution and to turn to them first to obtain guidance is the thing that marks the distinction between a Muslim judge and a non-Muslim judge. Likewise, in the matter of legislation also there is absolute consensus that the first and foremost source of the law is the divine Book and after it the sunnah of the Messenger (peace be upon him) of Allah. Even the consensus of the entire ummah cannot go against or remain independent of them, not to speak of the individual Muslim’s reasoning and endeavor to interpret the law.

### Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Be not forward in the presence of Allah and His messenger, and keep your duty to Allah. Lo! Allah is Hearer, Knower.

### Abdullah Yusuf Ali

O Ye who believe! Put not yourselves forward before Allah and His Messenger; but fear Allah: for Allah is He Who hears and knows all things.

### Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not venture ahead of Allah and His Apostle, and be wary of Allah. Indeed Allah is all-hearing, all-knowing.

### Bijan Moeinian

Those who believe should never challenge God and His messenger with their opinion. You should treat the Lord with the utmost respect; beware that God knows everything and hears everything you say.

### Hamid S. Aziz

O you who believe! Be not forward in the presence of Allah and His Apostle, and be careful of (your duty to) Allah; surely Allah is Hearing, Knowing.

### Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not anticipate Allâh and His Messenger, (putting yourselves forward before their cause and) be full of reverence to Allâh and take Him as a shield. Behold, Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

### George Sale

O true believers, anticipate not any matter in the sight of God and his apostle: And fear God; for God both heareth and knoweth.

### E. Henry Palmer

O ye who believe! do not anticipate God and His Apostle, but fear God; verily, God both hears and knows.

### Mahmoud Ghali

O you who have believed, be not forward before (Literally: between the Two Hands of) Allah and His Me- ssenger, (i. e., do not ant) and be pious to Allah; surely Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

### Arthur John Arberry

O believers, advance not before God and His Messenger; and fear God. God is All-hearing, All-knowing.

### Mohamed Ahmed - Samira

O YOU WHO believe, do not forestall the judgements of God and His Apostle, and have fear of God. Verily God hears all and knows everything.

### Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not put yourselves forward in the presence of [what] God and His Apostle [may have ordained], but remain conscious of God: for, verily, God is all-hearing, all-knowing!

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

O you who believe with hearts reflecting the image of religious and spiritual virtues and with works imprinted with wisdom and piety: Do not precede Allah and His Messenger in expressing judgment or belief, view or notion and entertain the profound reverence dutiful to Allah; He is Sami'un (Omnipresent with unlimited audition) and Alimun (Omniscient)

### Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be not forward in the presence of Allah and His Messenger, and be mindful of Allah. Verily, Allah is Hearer, Knower. (Desist from holding your opinions above that which Allah has revealed to His Messenger).

### Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not make your decisions (and yourselves) ahead of Allah and His Messenger but fear Allah: Verily, Allah is All Hearing (Sami'), All Knowing (Aleem).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

O you who have believed, do not put [yourselves] before Allah and His Messenger but fear Allah. Indeed, Allah is Hearing and Knowing.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | يَـٰٓأَيُّهَا — ya eyyuha | ey | — |
| 2 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kimseler | — |
| 3 | ءَامَنُوا۟ — amenu | inanan(lar) | امن — Elif-Mim-Nun |
| 4 | لَا — la | — | — |
| 5 | تُقَدِّمُوا۟ — tukaddimu | geçmeyin | قدم — Kaf-Dal-Mim |
| 6 | بَيْنَ — beyne | önüne | بين — Be-Ye-Nun |
| 7 | يَدَىِ — yedeyi | önüne | يدي — Ye-Dal-Ye |
| 8 | ٱللَّهِ — llahi | Allah'ın | — |
| 9 | وَرَسُولِهِۦ ۖ — ve rasulihi | ve Elçisinin | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 10 | وَٱتَّقُوا۟ — vetteku | ve korkun | وقي — Vav-Kaf-Ye |
| 11 | ٱللَّهَ ۚ — llahe | Allah'tan | — |
| 12 | إِنَّ — inne | şüphesiz | — |
| 13 | ٱللَّهَ — llahe | Allah | — |
| 14 | سَمِيعٌ — semiun | işitendir | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 15 | عَلِيمٌۭ — alimun | bilendir | علم — Ayn-Lam-Mim |

---
Sonraki: https://acikkuran.com/hucurat-suresi/2-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
