# 49. Hucurat suresi 12. ayet

- **Sure:** 49. Hucurat suresi (Odalar) — سُورَةُ ٱلْحُجُرَاتِ
- **Ayet:** 12 / 18 · **Cüz:** 26 · **Mushaf sayfası:** 516
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/hucurat-suresi/12-ayet-meali

## Arapça

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يراً مِنَ الظَّنِّۚ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضاًۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتاً فَكَرِهْتُمُوهُۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ تَـوَّابٌ رَح۪يمٌ

## Okunuş

Ya eyyyuhellezine amenuctenibu kesiran minez zanni, inne ba'daz zanni ismun, ve la tecessesu ve la yagteb ba'dukum ba'da, e yuhıbbu ehadukum en ye'kule lahme ahihi meyten fe kerihtumuh, vettekullah, innallahe tevvabun rahim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Ey iman edenler! Zandan çok sakınınız. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin ayıplarını araştırmayınız. Birbirinizin arkasından gıybet etmeyiniz. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bakın, bundan tiksindiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz Allah tövbeleri kabul edendir; merhamet sahibidir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Ey iman edenler! Zandan[1]çok kaçının![2] Şüphesiz ki zannın bir kısmı günahtır.[3] Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin! Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz (değil mi?). Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir.

_Dipnotlar_
- [1] [Zann], sağlam bilgiye dayanmayan düşüncedir. [Gıybet], bir kişinin yüzüne söylenemeyecek bir sözü arkasından söylemektir. [Tecessüs] ise bir kişinin gizlide kalması gereken hâllerini ortaya çıkarma çabasıdır ki bütün bunlar Yüce Allah tarafından şiddetle yasaklanmaktadır. Çünkü bu üç konu müslümanların toplumsal hayatında uzak durmaları gereken en önemli noktaları içermektedir.
- [2] Bu cümlenin, "Ey iman edenler! zannın çoğundan kaçının!" şeklinde tercüme edilmesi sorunludur.
- [3] Burada zannın günah (haram) olmayan kısmının bulunduğuna işaret edilir ki bu da başkalarıyla değil, kişinin kendisiyle ilgili bazı konulara dair düşünceleridir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Zannın[1] birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini[2] yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy dışı bilgi. Arapça'da zann kelimesi tahmin, sanı anlamında değil; kesin bilgi, doğru sonuç anlamında kullanılmaktadır. Kur'an, bu kelimeyi: Bilgisizlikten kaynaklanan şekk, kuşku, sanı anlamı ile ve kesin bilgi anlamı ile olmak üzere olumlu ve olumsuz iki anlamda da kullanmaktadır. Ayet, övgüden söz ediyorsa zann; "kesin bilgi/yakin" anlamında, yergiden söz ediyorsa "sanı" anlamındadır. Ayrıca kelimeden sonraki edatlar "inne" ve "enne" edatlarıysa zann kelimesi "kesinlik" ifade etmektedir; şayet "in", "en" edatları geliyorsa, zann kelimesi "sanı" anlamında anlaşılmalıdır. Ancak Kur'an, kendi bilgisi ile kıyasladığında kendi dışındaki bilgilerin tamamını bilgi değeri açısından kendi bilgisi yanında zann düzeyinde görmektedir.
- [2] Gıybetten kasıt, "dedi kodu yapmak, bir kimsenin arkasından konuşmak değildir. Gıybet, "gaybe" ait bir konuda, yani bir kimsenin bilmediği bir konuda yargıda bulunması, biliyormuş gibi konuşmasıdır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler, zannın birçoğundan kaçının[1]; çünkü bazı zanlar günahtır[2]. Kimsenin gizli hallerini araştırmayın. Biriniz diğerinizin gıybetini yapmasın[3]. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemek ister mi? Tabii bundan tiksindiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah tövbeleri /dönüşleri kabul eder, ikramı boldur.

_Dipnotlar_
- [1] Arapçada zann (ظنّ) hem "kesin bilgi" ([Bakara 2/46,](https://acikkuran.com/2/46) [Hakka 69/20](https://acikkuran.com/69/20)) hem de "varsayım" ([Bakara 2/78,](https://acikkuran.com/2/78) [En'am 6/116,](https://acikkuran.com/69/20) [Yunus 10/36,](https://acikkuran.com/10/36) [60,](https://acikkuran.com/10/60) [66,](https://acikkuran.com/10/66) [Necm 53/28](https://acikkuran.com/53/28)) anlamına gelir. Varsayımların oranı kesin bilgiden çok fazla olacağı için, "zannın birçoğu" ifadesi bilgiye dayalı olmayan zannı yani varsayımları ifade eder.
- [2] "Günah" olarak tercüme edilen "ism (إثم)", kişiyi sevaptan yani iyiliklerden uzaklaştıran davranış anlamındadır (Müfredat). Allah, 'ism' olarak tanımladığı her davranışı, haram saymıştır ([A'raf 7/33](https://acikkuran.com/7/33)).
- [3] Gıybet, "Bir kimsenin arkasından aleyhinde konuşma, duyacağı zaman üzüleceği bir sözü söyleme, çekiştirme, koğuculuk" anlamlarına gelir. Bir hadis şöyledir: "Resulullah (sav), 'Gıybet nedir biliyor musunuz?' diye sordu. Sahabe, 'Allah ve Resulü daha iyi bilir!' karşılığını verdiler. Resulullah, 'Kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile anmandır.' buyurdu. 'Ya kardeşimde o söylediğim durum varsa ne dersin?' diye sorulunca Resulullah, 'Söylediğin şey eğer onda varsa gıybet etmişsindir. Şayet yoksa ona iftira etmiş olursun.' buyurdu." (Müslim, Birr 70; Ebu Davud, Edeb 40; Tirmizi, Birr 23). Ama haksızlık yapan kişiyi ilgili mercilere şikayet etmek, kötülüğe engel olma çabasında destek aramak, fetva sormak, insanları kötülüklerden ve zararlardan korumak, zulüm, haksızlık, fesatçılık, ahlaksızlık gibi tutum ve davranışları hayat tarzı haline getirmiş kimseleri kınamak maksadıyla bunların aleyhinde konuşmak gıybet kapsamına girmez ([Nisa 4/114,](https://acikkuran.com/4/114) [148,](https://acikkuran.com/4/148) Mücadele 58/9-[10](https://acikkuran.com/58/10)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Sanıdan çok sakının. Aslında, sanının birazı bile suçtur. Ayrıca, bir bölümünüz, diğerlerinizin gizli yönlerini araştırmasın ve arkasından çekiştirmesin. Ölmüş kardeşinin etini hiçbiriniz yemek ister mi? İşte, bundan iğrendiniz. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Siz ey iman edenler! (Birbiriniz hakkında kötü) zandan şiddetle kaçının! Unutmayın ki zannın bir kısmı ağır bir vebaldir! Birbirinizin gizli saklısını da asla araştırmayın ve birbirinizin gıybetini etmeyin! İçinizde ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanan biri var mı? Bakın, tiksindiniz işte! Sözün özü: Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın! Kuşkusuz Allah tevbeleri kabul eden sınırsız bir rahmet kaynağıdır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah'tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan çekinin, çünkü zannın bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin! Sizden biriniz kardeşinin ölü halindeki etini yemek ister mi hiç? Demek tiksindiniz! O halde Allah'tan korkun, çünkü Allah, tevbeyi çok kabul edendir. Çok bağışlayıcıdır.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Siz ey imana ermiş olanlar! (Birbiriniz hakkında) yersiz zanda bulunmaktan kaçının; çünkü (bu şekildeki) zannın bir kısmı (da) günahtır; birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın. Aranızdan, hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır, siz ondan iğrenirsiniz. Ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, rahmet kaynağıdır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! Zannın bir çoğundan çekinin çünkü zannın ba'zısı vebaldir, tecessüs de etmeyin, ba'zınız ba'zınızı gıybet de etmesin, hiç arzu eder mi ki biriniz kardeşinin ölü halinde etini yesin? Demek tiksindiniz! O halde Allaha korunun, çünkü Allah tevvabdır, rahimdir

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemeği sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

### Gültekin Onan

Ey inananlar, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin). Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Tanrı'dan korkup sakının. Şüphesiz Tanrı tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü ba'zı zan (vardır ki) günahdır. Birbirinizin kusurunu araşdırmayın. Kiminiz de kiminizi arkasından çekişdirmesin. Sizden her hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekden hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allahdan korkun. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyicidir.

### İbni Kesir

Ey iman edenler; zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü bazı zan günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah'tan korkun, şüphesiz ki Allah; Tevvab'dır, Rahim'dir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler! Aşırı şüpheden kaçının, çünkü bir kısım şüphe günahtır. Birbirinizin gizlisini araştırmayın. Birbirinizi çekiştirmeyin. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah'tan korkun, kuşkusuz Allah, tevbeleri kabul eden ve merhamet edendir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Ey iman edenler! Zannın çoğundan (doğruluğundan emin olmadığınız konuda fikir yürütmekten) kaçının! Muhakkak ki bazı zanlar suçtur (şirk veya şirke yola açar)! Tecessüs etmeyin (merakla başkalarının özel yaşantısını araştırmayın)! Kiminiz de kiminizin gıybetini yapmasın! Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz! Allah'tan korunun! Muhakkak ki Allah Tevvab'dır, Rahıym'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah'a karşı takva[1] sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tövbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

### Progressive Muslims

O you who believe, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. And do not spy on one another, nor shall you backbite one another. Would one of you enjoy eating the flesh of his dead brother You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Merciful.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

O you who heed warning: avoid much assumption; some assumption is sin. And spy not; neither backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? You would detest it. And be in prudent fear of God; God is accepting of repentance and merciful.

### Aisha Bewley

You who have iman! avoid most suspicion. Indeed some suspicion is a crime. And do not spy and do not backbite one another. Would any of you like to eat his brother’s dead flesh? No, you would hate it. And have taqwa of Allah. Allah is Ever-Returning, Most Merciful.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

O you who believe, you shall avoid any suspicion, for even a little bit of suspicion is sinful. You shall not spy on one another, nor shall you backbite one another; this is as abominable as eating the flesh of your dead brother. You certainly abhor this. You shall observe GOD. GOD is Redeemer, Most Merciful.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

O you who believe, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. And do not spy on one another, nor shall you backbite. Would any of you enjoy eating the flesh of his dead brother? You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Merciful.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler! Varsayımların (zanların[1]) çoğundan kaçının. Bazı varsayımlar kişiyi doğrulardan uzaklaştırır[2]. Kimsede kusur aramayın; birbirinizi arkadan çekiştirmeyin[3]. Hanginiz ölü kardeşinizin etini yemek ister ki! Bundan tiksinirsiniz. Allah'tan çekinin; Allah dönüşleri (tevbeleri) kabul eder, ikramı boldur.

_Dipnotlar_
- [1] "Arapçada zann = ظنّ hem "kesin bilgi" hem de "varsayım" anlamına gelir. Varsayımların oranı kesin bilgiden çok fazla olacağı için, "zannın çoğu" ifadesi bilgiye dayalı olmayan zannı, yani varsayımları ifade eder."
- [2] Ayetteki  إِثْمَ =ism, kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğal yapısından uzaklaştıran davranış anlamındadır. (Müfredat).
- [3] Arkadan çekiştirmeyen olarak çevirdiğimiz kısım "وَلَا يَغْتَب (ve la yagteb)"tir. "Gıybet etmeyiniz", "Yokluğunda çekiştirmeyiniz" manasına gelir. Ayetin başında varsayım(zan,sanı) ayrıca yasaklandığından, bu kısımda yasaklanan şeyin, varsayım olmamasına(gerçek olmasına) rağmen kişinin yokluğunda, kötü hal ve davranışları hakkında konuşmak, olduğu anlaşılmaktadır. Yani ister gerçek ister varsayım olsun kişinin arkasından konuşmak yasaklanmıştır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ey inananlar! Zannın[1] birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini[2] yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah'a için takva[3] sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy dışı bilgi. Zann sözcüğü Cahiliye'de tahmin, sanı anlamında değil; kesin bilgi, doğru sonuç anlamında kullanılmaktadır. Kur'an, bu sözcüğü: Bilgisizlikten kaynaklanan şekk, kuşku, sanı anlamı ile ve "yakin"e dayanan kesin bilgi anlamı ile olmak üzere olumlu ve olumsuz iki anlamda da kullanmaktadır. Ayet, övgüden söz ediyorsa zann; "kesin bilgi/yakin" anlamında, yergiden söz ediyorsa "sanı" anlamındadır. Ayrıca sözcükten sonraki edatlar "inne" ve "enne" edatlarıysa zann sözcüğü "kesinlik" ifade etmektedir; şayet "in", "en" edatları geliyorsa, zann sözcüğü "sanı" anlamında anlaşılmalıdır. Ancak Kur'an, kendi hakikati ile kıyasladığında kendi dışındaki bilgilerin tamamını bilgi değeri olarak kendi bilgisi yanında zann olarak görmektedir.
- [2] Gıybetten kasıt, "dedi kodu yapmak, bir kimsenin arkasından konuşmak değildir. Gıybet, "gaybe" ait bir konuda, yani bir kimsenin bilmediği bir konuda yargıda bulunması, biliyormuş gibi konuşmasıdır.
- [3] Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

### Taqi Usmani

O you who believe, abstain from many of the suspicions. Some suspicions are sins. And do not be curious (to find out faults of others), and do not backbite one another. Does one of you like that he eats the flesh of his dead brother? You would abhor it. And fear Allah. Surely Allah is Most-Relenting, Very-Merciful.

### Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Avoid suspicion as much (as possible): for suspicion in some cases is a sin: And spy not on each other behind their backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, ye would abhor it... But fear Allah: For Allah is Oft-Returning, Most Merciful.

### Al-Hilali & Khan

O you who believe! Avoid much suspicion; indeed some suspicions are sins. And spy not, neither backbite one another. Would one of you like to eat the flesh of his dead brother? You would hate it (so hate backbiting)[1]. And fear Allâh. Verily, Allâh is the One Who forgives and accepts repentance, Most Merciful.

### Abdul Haleem

Believers, avoid making too many assumptions- some assumptions are sinful- and do not spy on one another or speak ill of people behind their backs: would any of you like to eat the flesh of your dead brother? No, you would hate it. So be mindful of God: God is ever relenting, most merciful.

### Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Shun much suspicion; for lo! some suspicion is a crime. And spy not, neither backbite one another. Would one of you love to eat the flesh of his dead brother? Ye abhor that (so abhor the other)! And keep your duty (to Allah). Lo! Allah is Relenting, Merciful.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Believers, avoid being excessively suspicious, for some suspicion is a sin.[1] Do not spy,[2] nor backbite one another.[3] Would any of you like to eat the flesh of his dead brother?[4] You would surely detest it. Have fear of Allah. Surely Allah is much prone to accept repentance, is Most Compassionate.

_Dipnotlar_
- [1] What is forbidden is not conjecture as such but excessive conjecture and following every kind of conjecture, and the reason given is that some conjectures are sins. In order to understand this command, we should analyze and see what are the kinds of conjecture and what is the moral position of each.
- [2] One kind of conjecture is that which is morally approved and laudable, and desirable and praiseworthy from religious point of view, e.g. a good conjecture in respect of Allah and His Messenger and the believers and those people with whom one comes in common contact daily and concerning whom there may be no rational ground for having an evil conjecture.
- [3] The second kind of conjecture is that which one cannot do without in practical life, e.g. in a law court a judge has to consider the evidence placed before him and give his decision on the basis of the most probable conjecture, for he cannot have direct knowledge of the facts of the matter, and the opinion that is based on evidence is mostly based on the most probable conjecture and not on certainty. Likewise, in most cases when one or the other decision has to be taken, and the knowledge of the reality cannot possibly be attained, there is no way out for men but to form an opinion on the basis of a conjecture.
- [4] The third kind of conjecture, which is although a suspicion, is permissible in nature, and it cannot be regarded as a sin. For instance, if there are clear signs and pointers in the character of a person (or persons), or in his dealings and conduct, on the basis of which he may not deserve to enjoy one’s good conjecture, and there are rational grounds for having suspicions against him, the Shariah does not demand that one should behave like a simpleton and continue to have a good conjecture about him. The last limit of this lawful conjecture, however, is that one should conduct himself cautiously in order to ward off any possible mischief from him; it is not right to take an action against him only on the basis of a conjecture.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

O  believers! Avoid many suspicions, ˹for˺ indeed, some suspicions are sinful. And do not spy, nor backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of their dead brother? You would despise that![1] And fear Allah. Surely Allah is ˹the˺ Accepter of Repentance, Most Merciful.

### Ali Quli Qarai

O you who have faith! Avoid much suspicion. Indeed some suspicions are sins. And do not spy on or backbite one another. Will any of you love to eat the flesh of his dead brother? You would hate it. And be wary of Allah; indeed Allah is all-clement, all-merciful.

### Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, avoid most suspicions: Some suspicions are indeed sins. So do not pry into others' secrets and do not backbite. Would any of you like to eat a dead brother's flesh? You would surely be revolted by it Then fear God. He is certainly forgiving and kind.

### Arthur John Arberry

O believers, eschew much suspicion; some suspicion is a sin. And do not spy, neither backbite one another; would any of you like to eat the flesh of his brother dead? You would abominate it. And fear you God; assuredly God turns, and He is All-compassionate.

### Amatul Rahman Omar

O you who believe! eschew much suspicion, for suspicion in some cases is a sin. And do not spy into the secrets of one another, nor backbite one another, would anyone of you like to eat the flesh of his dead brother? Why, you would loath it. Take Allâh as (your) shield. Surely, Allâh is Oft-Returning (with compassion and is) Ever Merciful.

### Hamid S. Aziz

O you who believe! Avoid most of suspicion, for surely suspicion in some cases is a sin, and do not spy nor let some of you backbite others. Does one of you like to eat the flesh of his dead brother? But you abhor it; and be careful of (your duty to) Allah, surely Allah is Oft relenting, Merciful.

### Bijan Moeinian

It is forbidden for the believers to have an extremely suspicious mind. Some kind of suspicions are indeed sins. Do not spy on each other [peeping into the neighbor’s house, opening one’s private letters, listening to the private conversations, etc.] and do not backbite one another [this is as detestable as eating your dead brother’s flesh]; is there any among you who would like to eat the flesh of his dead brother? Indeed none. Be mindful of God as He accepts the repentance; He is the Most Merciful.

### E. Henry Palmer

O ye who believe! carefully avoid suspicion; verily, some suspicion is a sin. And do not play the spy, nor backbite each other; would one of you like to eat his dead brother's flesh?- why! ye would abhor it! then fear God; verily, God is relentant, compassionate.

### George Sale

O true believers, carefully avoid entertaining a suspicion of another: For some suspicions are a crime. Inquire not too curiously into other mens failings: Neither let the one of you speak ill of another in his abscence. Would any of you desire to eat the flesh of his dead brother? Surely ye would abhor it. And fear God: For God is easy to be reconciled, and merciful.

### Mahmoud Ghali

O you who have believed, avoid much surmise; surely some surmise is a vice. And do not spy on each other, (Literally: some of you on some others) nor backbite one another; would any of you love to eat the flesh of his brother dead? So you would hate it! And be pious to Allah; surely Allah is Superbly Relenting, Ever-Merciful.

### Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Avoid most guesswork [about one another] for, behold, some of [such] guesswork is [in itself] a sin; and do not spy upon one another, and neither allow your­selves to speak ill of one another behind your backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, you would loathe it! And be conscious of God. Verily, God is an accep­tor of repentance, a dispenser of grace!

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

O you who believe with hearts reflecting the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety. Avoid suspicion in many instances and the conjecture of the existence of something evil or wrong without proof; suspicion in some instances is indeed a sin. Nor play the spy upon each other or peer inquisitively and impertinently into the nature of other peoples' actions, nor traduce or slander one another by speaking evil or falsehood or speaking maliciously behind his or her back. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother! Indeed you would shrink from it with horror. Therefore, keep Allah in mind and entertain the profound reverence dutiful to Him, Allah is indeed Tawabun (Relenting) and Rahimun (Merciful). Allah indicates to people that He weighs them not by their parentage, lineage, descent or rank in life, but by the image their hearts reflect.

### Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Avoid much suspicion and guesswork. For, behold, some of such suspicion and guesswork deplete your communal energy. And spy not upon one another, nor shall you backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, you would detest it! Be mindful of Allah. Verily, Allah is Relenting, Merciful.

### Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Avoid much suspicion (as much as possible): Indeed some (types of) suspicion are sins: And do not spy on each other, do not speak ill of each other, behind their backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? No! You would hate it... But fear Allah: Verily, Allah is One Who accepts repentance (Tawwab), Most Merciful (Raheem).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

O you who have believed, avoid much [negative] assumption. Indeed, some assumption is sin. And do not spy or backbite each other. Would one of you like to eat the flesh of his brother when dead? You would detest it. And fear Allah ; indeed, Allah is Accepting of repentance and Merciful.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | يَـٰٓأَيُّهَا — ya eyyuha | ey | — |
| 2 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kimseler | — |
| 3 | ءَامَنُوا۟ — amenu | inanan(lar) | امن — Elif-Mim-Nun |
| 4 | ٱجْتَنِبُوا۟ — ctenibu | sakının | جنب — Cim-Nun-Be |
| 5 | كَثِيرًۭا — kesiran | çok | كثر — Kef-Se-Ra |
| 6 | مِّنَ — mine | -dan | — |
| 7 | ٱلظَّنِّ — z-zenni | zan- | ظنن — Zay-Nun-Nun |
| 8 | إِنَّ — inne | zira | — |
| 9 | بَعْضَ — bea'de | bir kısmı | بعض — Be-Ayn-Dad |
| 10 | ٱلظَّنِّ — z-zenni | zannın | ظنن — Zay-Nun-Nun |
| 11 | إِثْمٌۭ ۖ — ismun | günahtır | اثم — Elif-Se-Mim |
| 12 | وَلَا — ve la | ve | — |
| 13 | تَجَسَّسُوا۟ — tecessesu | merak etmeyin | جسس — Cim-Sin-Sin |
| 14 | وَلَا — ve la | ve | — |
| 15 | يَغْتَب — yegteb | arkasından çekiştirmesin | غيب — Gayn-Ye-Be |
| 16 | بَّعْضُكُم — bea'dukum | biriniz | بعض — Be-Ayn-Dad |
| 17 | بَعْضًا ۚ — bea'dan | diğerinizi | بعض — Be-Ayn-Dad |
| 18 | أَيُحِبُّ — eyuhibbu | sever mi? | حبب — Ha-Be-Be |
| 19 | أَحَدُكُمْ — ehadukum | biriniz | احد — Elif-Ha-Dal |
| 20 | أَن — en | — | — |
| 21 | يَأْكُلَ — ye'kule | yemeği | اكل — Elif-Kef-Lam |
| 22 | لَحْمَ — lehme | etini | لحم — Lam-Ha-Mim |
| 23 | أَخِيهِ — ehihi | kardeşinin | اخو — Elif-Kh-Vav |
| 24 | مَيْتًۭا — meyten | ölmüş | موت — Mim-Vav-Te |
| 25 | فَكَرِهْتُمُوهُ ۚ — fekerihtumuhu | işte bundan iğrendiniz | كره — Kef-Ra-he |
| 26 | وَٱتَّقُوا۟ — vetteku | o halde korkun | وقي — Vav-Kaf-Ye |
| 27 | ٱللَّهَ ۚ — llahe | Allah'tan | — |
| 28 | إِنَّ — inne | şüphesiz | — |
| 29 | ٱللَّهَ — llahe | Allah | — |
| 30 | تَوَّابٌۭ — tevvabun | tevbeyi çok kabul edendir | توب — Te-Vav-Be |
| 31 | رَّحِيمٌۭ — rahimun | çok esirgeyendir | رحم — Ra-Ha-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/hucurat-suresi/11-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/hucurat-suresi/13-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
