# 49. Hucurat suresi 17. ayet

- **Sure:** 49. Hucurat suresi (Odalar) — سُورَةُ ٱلْحُجُرَاتِ
- **Ayet:** 17 / 18 · **Cüz:** 26 · **Mushaf sayfası:** 516
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/hucurat-suresi/17-ayet-meali

## Arapça

يَمُنُّونَ عَلَيْكَ اَنْ اَسْلَمُواۜ قُلْ لَا تَمُنُّوا عَلَيَّ اِسْلَامَكُمْۚ بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ اَنْ هَدٰيكُمْ لِلْا۪يمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

## Okunuş

Yemunnune aleyke en eslemu kul la temunnu aleyye islamekum, belillahu yemunnu aleykum en hedakum lil imani in kuntum sadikin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bedeviler Müslüman olmalarını senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı benim başıma kakmayınız. Tersine, eğer gerçekten inanmışsanız, sizi imana ilettiği için Allah, başınıza kaksa yeridir."

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onlar, müslüman olmalarını senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın! Doğruysanız bilin ki size imanı gösterdiği için aslında Allah size iyilikte bulunmaktadır."

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onlar, teslim olmalarını başına kakıyorlar. De ki: "İslam'a boyun eğdiniz diye, benden minnet beklemeyin. Bilakis, eğer özü-sözü bir kimselerseniz, sizi imana erdirdiği için, siz Allah'a minnet duyun."

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Müslüman oldular diye seni minnet altında bırakıyorlar. De ki: "Müslüman oldunuz diye beni minnet altında bırakmayın. Eğer (müslüman olduğunuz konusunda) doğru söyleyen kimselerseniz imana erdirdiği için sizi asıl Allah minnet altında bırakır."

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Müslüman olmalarını, senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı, benim başıma kakmayın! Hayır, öyle değil! Sizi inanca eriştirdiği için, Allah, sizin başınıza kakar; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Onlar Müslüman oldular diye seni minnet altına almaya kalkıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızdan dolayı beni minnet altına alıp bana lutfettiğinizi sanmayın; eğer (hakikate) sadıksanız, sizi doğru yola yönelttiği için asıl Allah size lutufta bulunmuştur.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İslam'a girmelerini senin başına kakıyorlar. De ki: "İslamınızı benim başıma kakmayın! Aksine, eğer özü sözü doğru insanlarsanız, sizi imana kılavuzladığı için Allah, hepinizi minnet borcu altına sokar."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler. De ki: "Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin. Tam tersine, sizi imana yönelttiği için Allah size minnet etmektedir. Eğer doğru sözlüler iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir.)"

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İslam'a girdiklerini senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın, bilakis size iman yolunu gösterdiği için Allah sizin başınıza kakar, eğer doğru kimseler iseniz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Birçok insan, (sana) teslim olmak suretiyle (ey Muhammed), sana bir lütufta bulunduklarını zannederler. De ki: "Teslimiyetinizi bana bir lütuf olarak görmeyin! Hayır, tersine size iman yolunu göstermek suretiyle Allah size lütufta bulunmuştur; eğer sözünüzde samimi iseniz!"

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Müslüman olmalarını bir lütufta bulunmuş gibi sana hatırlatıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı bir lütuf gibi bana hatırlatıp durmayın. Tam tersine eğer doğru kimselerseniz sizi imana erdirmesinden dolayı Allah size lütufta bulunmuş oluyor."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İslama girdiklerini senin başına kakıyorlar, de ki islamınızı benim başıma kakmayın, belki sizi iymana hidayet buyurduğundan dolayı Allah sizin başınıza kakar, eğer sadıksanız

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İslam olmalarını senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı benim başıma kakmayın. Tersine, eğer gerçekten inanmışsanız, sizi imana ilettiği için Allah, sizin başınıza kaksa yeridir."

### Gültekin Onan

Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler. De ki: "Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin. Tam tersine, sizi inanca yönelttiği için Tanrı size minnet etmektedir. Eğer doğru sözlüler iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir)."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar İslama girdiklerini senin başına kakıyorlar. (Onlara) de ki: "Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın. Bil'akis sizi imana muvaffak etdiği için size Allah minnet eder, eğer size ("İnandık" demenizde) sadık (insan) larsanız.

### İbni Kesir

Müslüman oldukları için sana minnet ediyorlar. De ki: Müslümanlığınızla bana minnet etmeyin. Bilakis sizi imana erdirdiği için Allah, size minnet eder. Şayet sadıklardan iseniz.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Müslüman oldular diye seni minnet altında tutmak istiyorlar. De ki: Müslüman olmanız sebebiyle beni minnet altında bırakmayın, bilakis size doğru yolu gösterdiği için Allah sizi minnet altında tutar, eğer samimi iseniz.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onlar İslam oldular diye sana lütufta bulunduklarını mı sanıyorlar! De ki: "İslam'ı kabullenmeniz bana bir lütuf değildir (bunu kendi çıkarınız için yapıyorsunuz)! Bilakis sizi imana yönlendirmekle Allah size lütufta bulunmuştur! Eğer (imanınızda) sadıklar iseniz (bilirsiniz böyle olduğunu). "

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, teslim olmalarını başına kakıyorlar. De ki: "İslam'a boyun eğdiniz diye, benden minnet beklemeyin. Bilakis, eğer özü-sözü bir kimselerseniz, sizi imana erdirdiği için, siz Allah'a minnet duyun."

### Progressive Muslims

They think they are doing you a favour by having surrendered! Say: "Do not think you are doing me any favours by your surrender. For it is God who is doing you a favour that He has guided you to the faith, if you are being true."

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They think it a favour to thee that they have submitted. Say thou: “Think not your submission a favour to me. The truth is, God has bestowed favour upon you that He has guided you to faith, if you be truthful.”

### Aisha Bewley

They think they have done you a favour by becoming Muslims! Say: ‘Do not consider your Islam a favour to me. No indeed! It is Allah who has favoured you by guiding you to iman if you are telling the truth.’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They act as if they are doing you a favor by embracing Submission! Say, "You are not doing me any favors by embracing Submission. GOD is the One who is doing you a great favor by guiding you to the faith, if you are sincere."

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

They think they are doing you a favor by having submitted! Say: "Do not think you are doing me any favors by your submission. For it is God who is doing you a favor that He has guided you to the faith, if you are being true."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah'a teslim[1] oldular diye seni borçlu çıkarıyorlar. De ki "Sizin müslüman(teslim) olmanız beni size borçlu kılmaz ama imanın[2] yolunu gösterdiği için siz Allah'a borçlu olursunuz; eğer doğru kimselerseniz."

_Dipnotlar_
- [1] Teslim olmak anlamı verdiğimiz kelime İSLAM'dır. Teslim kökünden gelen islam kelimesi, kayıtsız şartsız Allah'a teslim olmak, "Allah ne emrediyorsa o!" diyebilmektir. Teslim olana müslüman denir.
- [2] İman: Emin kökünden gelen iman kelimesi Türkçe'de "inanıp güvenmek" anlamına gelir. Allah'a herkes inanır ama herkes güvenmez. Türkçe'deki emniyet kelimesi bu kelimenin dilimize Arapça'dan geçmesi ile oluşmuştur. Örneğin "Emniyet Genel Müdürlüğü" hiçbir Türk için "İnanma Genel Müdürlüğü" anlamına gelmez. Sadece "Güvenlik Genel Müdürlüğü" anlamına gelir. Dolayısıyla Allah'a iman Allah'a inanmak değil güvenmektir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, teslim olmalarını başına kakıyorlar. De ki: "İslam'a boyun eğdiniz diye, benden minnet beklemeyin. Bilakis, eğer özü-sözü bir kimselerseniz, sizi imana erdirdiği için, siz Allah'a minnet duyun."

### Taqi Usmani

They oblige you that they have accepted Islam, (as if it was a favour shown to you). Say, "Do not oblige me for your accepting Islam. Rather, Allah makes you obliged for His having guided you to the Faith, if you are truthful.

### Abdul Haleem

They think they have done you [Prophet] a favour by submitting. Say, ‘Do not consider your submission a favour to me; it is God who has done you a favour, by guiding you to faith, if you are truly sincere.’

### Abdullah Yusuf Ali

They impress on thee as a favour that they have embraced Islam. Say, "Count not your Islam as a favour upon me: Nay, Allah has conferred a favour upon you that He has guided you to the faith, if ye be true and sincere.

### Al-Hilali & Khan

They regard as favour to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) that they have embraced Islâm. Say: "Count not your Islâm as a favour to me. Nay, but Allâh has conferred a favour upon you that He has guided you to the Faith if you indeed are true.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

They regard their acceptance of Islam as a favour to you. Tell ˹them, O  Prophet˺, "Do not regard your Islam as a favour to me. Rather, it is Allah Who has done you a favour by guiding you to the faith, if ˹indeed˺ you are faithful.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

They count it as a favour to you that they accepted Islam. Say: "Do not regard your (accepting) Islam as a favour to me; rather, Allah has bestowed a favour on you by guiding you to faith, if you are truthful (in your claim to be believers).

### Marmaduke Pickthall

They make it a favour unto thee (Muhammad) that they have surrendered (unto Him). Say: Deem not your Surrender a favour unto me; but Allah doth confer a favour on you, inasmuch as He hath led you to the Faith, if ye are earnest.

### Bijan Moeinian

They think they have done a favor by becoming a Muslim. Let them know that God has done a favor to them by guiding them toward the Faith; they will be grateful for such a favor, if they are really sincere in their faith.

### Amatul Rahman Omar

They lay you under obligation because they have embraced Islam. Say, `Lay me not under any obligation on account of your (embracing) Islam. On the contrary Allâh has bestowed a favour on you, because He has guided you to the true Faith, if you are truthful.'

### George Sale

They upbraid thee that they have embraced Islam. Answer, upbraid me not with your having embraced Islam: Rather God upbraideth you, that He hath directed you to the faith; if ye speak sincerely.

### E. Henry Palmer

They deem that they oblige thee by becoming Muslims. Say, 'Nay! deem not that ye oblige me by your becoming Muslims! God obliges you, by directing you to the faith, if ye do speak the truth!'

### Mahmoud Ghali

They would oblige you that they have become Muslims! Say, "Do not oblige me by your Islam. No indeed, (but) Allah obliges you that He has guided you to belief, in case you are sincere."

### Hamid S. Aziz

They think that they do you (Muhammad) a favour by their Surrender (by becoming Muslims). Say, "Deem not your Surrender (Islam) a favour unto me; nay, It is Allah who has conferred a favour unto you, in as much as He has led you to the Faith, if you are earnest.

### Ali Quli Qarai

They count it as a favour to you that they have embraced Islam. Say, ‘Do not count it as a favour to me your embracing of Islam. Rather it is Allah who has done you a favour in that He has guided you to faith, should you be truthful.

### Mohamed Ahmed - Samira

They impress upon you that they have submitted. Tell them: "Do not favour me with your submission. In fact God has favoured you by showing you the way to belief, if you are men of truth."

### Arthur John Arberry

They count it as a favour to thee that they have surrendered! Say: 'Do not count your surrendering as a favour to me; nay, but rather God confers a favour upon you, in that He has guided you to belief, if it be that you are truthful.

### Muhammad Asad

Many people think that they have bestowed a favour upon thee [O Prophet] by having surrendered [to thee]. Say thou: "Deem not your surrender a favour unto me: nay, but it is God who bestows a favour upon you by showing you the way to faith - if you are true to your word!"

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

They oblige you O Muhammad and make you feel indebted to them for having conformed to Islam. Say to them: "Do not obligate me for conforming to Islam, but Allah rather is He Who obligates you for opening your hearts' ears and your minds' eyes and influencing your appetite to Faith if indeed you are true to your promises and to your Faith.

### Syed Vickar Ahamed

They impress on you as a favor that they have joined Islam. Say: "Count not your Islam as a favor upon me: No! Allah has handed down a favor upon you that He has guided you to the Faith, if you be true and sincere.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

They consider it a favor to you that they have accepted Islam. Say, "Do not consider your Islam a favor to me. Rather, Allah has conferred favor upon you that He has guided you to the faith, if you should be truthful."

### Shabbir Ahmed

Some people act as if they are doing you a favor by embracing Islam. Say, "Deem not that your Islam is a favor upon me. Nay, it is Allah Who bestows a favor upon you as He has led you to the Faith, if you be true and sincere."

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | يَمُنُّونَ — yemunnune | başına kakıyorlar | منن — Mim-Nun-Nun |
| 2 | عَلَيْكَ — aleyke | senin | — |
| 3 | أَنْ — en | — | — |
| 4 | أَسْلَمُوا۟ ۖ — eslemu | İslam olmalarını | سلم — Sin-Lam-Mim |
| 5 | قُل — kul | de ki | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 6 | لَّا — la | — | — |
| 7 | تَمُنُّوا۟ — temunnu | başıma kakmayın | منن — Mim-Nun-Nun |
| 8 | عَلَىَّ — aleyye | benim | — |
| 9 | إِسْلَـٰمَكُم ۖ — islamekum | müslüman olmanızı | سلم — Sin-Lam-Mim |
| 10 | بَلِ — beli | tersine | — |
| 11 | ٱللَّهُ — llahu | Allah | — |
| 12 | يَمُنُّ — yemunnu | minnet eder | منن — Mim-Nun-Nun |
| 13 | عَلَيْكُمْ — aleykum | size | — |
| 14 | أَنْ — en | — | — |
| 15 | هَدَىٰكُمْ — hedakum | size hidayeti nedeniyle | هدي — he-Dal-Ye |
| 16 | لِلْإِيمَـٰنِ — lilimani | imana | امن — Elif-Mim-Nun |
| 17 | إِن — in | eğer | — |
| 18 | كُنتُمْ — kuntum | iseniz | كون — Kef-Vav-Nun |
| 19 | صَـٰدِقِينَ — sadikine | doğrulardan | صدق — Sad-Dal-Kaf |

---
Önceki: https://acikkuran.com/hucurat-suresi/16-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/hucurat-suresi/18-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
