# 11. Hud suresi 101. ayet

- **Sure:** 11. Hud suresi (Hud) — سُورَةُ هُودٍ
- **Ayet:** 101 / 123 · **Cüz:** 12 · **Mushaf sayfası:** 232
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/hud-suresi/101-ayet-meali

## Arapça

وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَـمَٓا اَغْنَتْ عَنْهُمْ اٰلِهَتُهُمُ الَّت۪ي يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ لَمَّا جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۜ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْب۪يبٍ

## Okunuş

Ve ma zalemnahum ve lakin zalemu enfusehum fe ma agnet anhum alihetuhumulleti yed'une min dunillahi min şey'in lemma cae emru rabbik, ve ma zaduhum gayre tetbib.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onlara biz zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiğinde, Allah'ı bırakıp taptıkları tanrıları onlara hiçbir şey sağlamadı, ziyanlarını arttırmaktan başka bir şeye de yaramadı.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onlara biz haksızlık etmemiştik; fakat, onlar kendilerine haksızlık etmişlerdi.[1] Rabbinin (azap) emri geldiğinde, Allah'ın peşi sıra yalvardıkları ilahları onlardan hiçbir (sıkıntı) giderememişti. (Putlar onların) kayıplarından başka bir şey artırmamıştı.

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Bakara 2:57; Al-i İmrân 3:117; A‘râf 7:160, 177; Tevbe 9:70; Yûnus 10:44; Hûd 11:101; Nahl 16:33, 118; Kehf 18:49; ‘Ankebût 29:40; Rûm 30:9; Zuhruf 43:76.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Biz onlara haksızlık yapmadık; onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar. Rabb'inin buyruğu gerçekleşince, Allah'ı bırakıp da kulluk[1] ettikleri ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. Yalnızca kayıplarını artırdılar.

_Dipnotlar_
- [1] Bkz. 10:104. ayetin dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz onlara haksızlık yapmadık ama haksızlığı onlar kendilerine yaptılar[1]. Rabbinin emri gelince, Allah ile aralarına koyarak yardım istedikleri ilahları işlerine yaramadı[2]. Onlara katkıları, sadece zararlarını artırmak oldu.

_Dipnotlar_
- [1] [Yunus 10/44.](https://acikkuran.com/10/44)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Biz, onlara haksızlık etmedik. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler. Efendinin buyruğu geldiği zaman, Allah'tan başka bir de ayrıca taptıkları tanrıları, onlara yarar sağlamadı. Üstelik yitiklerini çoğaltmaktan başka bir işe yaramadı.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ama onlara zulmeden Biz değildik, lakin onlar kendi kendilerine zulmettiler. Dahası Rablerinin helak emri geldiğinde, Allah dışında yalvarıp yakardıkları ilahları onların başından hiçbir şeyi savamadı; üstelik bunlar, kendi çöküşlerini hızlandırmaktan başka bir işe de yaramadı.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Onlara biz zulmetmedik. Ama onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiğinde, Allah'ı bırakıp da yakardıkları ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. İlahları onların sadece hasar ve hüsranlarını artırdı.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmettiler. Böylece Rabbinin emri geldiği zaman, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları, onlara hiç bir şey sağlayamadı, 'helak ve kayıplarını' arttırmaktan başka bir işe yaramadı.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz, onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler; Allah'tan başka taptıkları tanrıları, Rabbinin emri geldiği zaman kendilerine hiçbir yarar sağlamadı ve hasarlarını artırmaktan başka hiçbir işe yaramadı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Pek tabii, onlara Biz zulmetmedik; tersine onlar kendi kendilerine zulmettiler. Ve Rablerinin hükmü vaki olduğunda, Allah'ı bırakıp yalvarıp yakardıkları o (düzmece) tanrıları hiçbir işe yaramadı, yok olup gitmelerini hızlandırmaktan başka!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlahları onların sadece ziyanlarını artırdı.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz onlara zulmetmedik ve lakin kendilerine zulmettiler de Allahın berisinden taptıkları ma'budları, rabbımın emri geldiği vakıt kendilerine hiç bir faide vermedi ve hasarlarını artırmaktan başka hiç bir şey'e yaramadı

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı. Rabbinin emri geldiği zaman, Allah'tan başka yalvardıkları tanrıları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı ve onların ziyanlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı!

### Gültekin Onan

Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmettiler. Böylece rabbinin buyruğu geldiği zaman, Tanrı'yı bırakıp da taptıkları tanrıları onlara hiç bir şey sağlayamadı, 'helak ve kayıplarını' arttırmaktan başka bir işe yaramadı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi nefislerine zulmetdiler. Binaen'aleyh Allahı bırakıb tapdıkları (yalancı) Tanrılar, Rabbinin (azab) emri geldiği zaman, onlara hiç bir faide vermedi, ziyanlarını artırmakdan başka bir şey'e yaramadı.

### İbni Kesir

Onlara, Biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbının emri gelince de Allah'ı bırakıp taptıkları ilahları kendilerine bir fayda vermedi. Kayıplarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiği zaman Allah'ı bırakıp yalvardıkları ilahları onlara hiç bir fayda sağlamadı. Kayıplarını artırmaktan başka bir işe yaramadı.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendi nefslerine zulmettiler! Rabbinin hükmü açığa çıktığında, Allah dununda tapındıkları tanrılar kendilerine hiçbir fayda sağlamadı! (Tanrı anlayışları) onların helak olmasından başka bir sonuç doğurmadı.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Biz onlara haksızlık yapmadık; onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar. Rabb'inin emri gelince, Allah'ı bırakıp da kulluk ettikleri ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. Yalnızca kayıplarını artırdılar.

### Progressive Muslims

We did not wrong them, but they wronged themselves; their gods that they called on besides God did not rescue them at all when your Lord's command came, and they only added to their destruction.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And We wronged them not, but they wronged their souls; and their gods to whom they called, besides God, availed them nothing when the command of thy Lord came; and they increased them not save in ruin.

### Aisha Bewley

We did not wrong them; rather they wronged themselves. The gods they called upon besides Allah did not help them at all when Allah’s command came upon them. They did nothing but increase their ruin.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We never wronged them; they wronged their own souls. Their gods, whom they invoked beside GOD, could not help them in the least when the judgment of your Lord came. In fact, they only ensured their doom.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We had not wronged them, but they had wronged themselves; their gods that they called on besides God did not rescue them at all when the command of your Lord came, and they only added to their destruction.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara biz yanlış yapmadık ama onlar yanlışı kendilerine yaptılar. Rabbinin emri gelince, Allah ile kendi aralarına koyarak yardım istedikleri ilahları hiçbir işe yaramadı. Onların katkıları, sadece çaresizliklerini artırmak oldu.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Biz onlara haksızlık yapmadık; onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar. Rabb'inin buyruğu gerçekleşince, Allah'ı bırakıp da kulluk[1] ettikleri ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. Yalnızca kayıplarını artırdılar.

_Dipnotlar_
- [1] Kulluk, kaçınılmaz, zorunlu bir durumdur, seçim kul olup olmamakla ilgili bir şey olmayıp, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk; ya Allah'a özgü olur ya da Allah'ın dışında başka şeylere olur. Kulluğun Allah'a özgü olması özgürlüktür, Allah'tan başkasına ki bu bir güce, dünya malına, insanın kendi hevasına, iktidara, düşünceye, kişiye vs. olması ise köleliktir. Kulluk seçiminde tevhid gerçekleştirilmezse inanca dair her şey anlamını ve önemini yitirir, yaşam ve inanç şirke dönüşür. İnsanın yaşamında kulluğun kapsamadığı hiçbir alan yoktur. Müslüman için kulluk insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ve yönelmesidir. İbadet, kulluğun mastar formudur.

### Abdullah Yusuf Ali

It was not We that wronged them: They wronged their own souls: the deities, other than Allah, whom they invoked, profited them no whit when there issued the decree of thy Lord: Nor did they add aught (to their lot) but perdition!

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

We did not wrong them; it is rather they who wronged themselves. And when the command of your Lord came to pass, the gods besides Allah whom they had called upon, did not avail them in the least. They added nothing to them except ruin.

### Al-Hilali & Khan

We wronged them not, but they wronged themselves. So their âlihah (gods), other than Allâh, whom they invoked, profited them naught when there came the Command of your Lord, nor did they add aught to them but destruction.

### Taqi Usmani

We did no wrong to them; rather, they have wronged themselves. So, their gods whom they used to invoke beside Allah did not come to their help in any way, when came the command of your Lord, and they added nothing to them except destruction.

### Abdul Haleem

We did not wrong them; they wronged themselves. Their gods, which they called on beside God, were no use to them when what your Lord had ordained came about; they only increased their ruin.

### Marmaduke Pickthall

We wronged them not, but they did wrong themselves; and their gods on whom they call beside Allah availed them naught when came thy Lord's command; they added to them naught save ruin.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

We did not wrong them, rather they wronged themselves. The gods they invoked beside Allah were of no help at all when the command of your Lord came, and only contributed to their ruin.

### E. Henry Palmer

We did not wrong them, but they wronged themselves. Their gods availed them naught, on which they called instead of God, when once the bidding of thy Lord had come; nor did they add save to their downfall!

### Arthur John Arberry

And We wronged them not, but they wronged themselves; their gods availed them not that they called upon, apart from God, anything, when the command of thy Lord came; and they increased them not, save in destruction.

### Mahmoud Ghali

And in no way did We do them an injustice, but they did themselves (an) injustice. So in no way did (their) gods that they invoked apart from Allah avail them in anything as soon as the Command of your Lord came. And in no way did they increase them (in anything) other than in complete detriment.

### George Sale

And We treated them not unjustly, but they dealt unjustly with their own souls: And their gods which they invoked, besides God, were of no advantage unto them at all, when the decree of thy Lord came to be executed on them, neither were they any other than a detriment unto them.

### Hamid S. Aziz

That is one of the stories of the communities that We recite to you - Some of them are standing now and some already mown down!

### Bijan Moeinian

I was not unfair to them. It was they, themselves, who wronged their own souls. The lords that they had invented, was of the least help to them when the sentence of your Lord was carried. As a matter of fact, it was those same false lords that ensured their doom.

### Amatul Rahman Omar

We did no wrong to them (- their inhabitants) but they wronged themselves. And when their Lord's command (about their punishment) came to pass, their gods, whom they called upon apart from Allâh, were of no avail to them. Infact, they added nothing to them except (leading them to) destruction.

### Ali Quli Qarai

We did not wrong them, but they wronged themselves. Of no avail to them were their gods whom they would invoke besides Allah, in any wise, when your Lord’s edict came, and they did not increase them in anything but ruin.

### Mohamed Ahmed - Samira

We did not wrong them; they wronged themselves. When your Lord's chastisement descended upon them, their gods, on whom they called apart from God, were not of the least avail, and all they did was only to add to their destruction.

### Muhammad Asad

for, no wrong did We do to them, but it was they who wronged themselves. And when thy Sustainer's judgment came to pass, those deities of theirs which they had been wont to invoke instead of God proved of no avail whatever to them, and brought them no more than utter perdition.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Never did Allah do injustice to them nor did We deprive them wrongfully of anything, but it was they who imprudently wronged themselves. Nor did their gods they invoked besides Him avail them anything nor did they afford them help when the command of Allah, your Creator, came to pass. To the contrary, they added to their ruin and incurred their privation of Allah's mercy.

### Syed Vickar Ahamed

We did not wrong them: But they wronged their own souls: The (unholy) objects, other than Allah, whom they called upon did not help them (even) a little when the Order of your Lord was issued: And they added little but suffering!

### Shabbir Ahmed

We did no injustice to them, but they wronged themselves. And when the Command of your Lord came to pass, their gods whom they called besides Allah availed them not. They only added to their ruin.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And We did not wrong them, but they wronged themselves. And they were not availed at all by their gods which they invoked other than Allah when there came the command of your Lord. And they did not increase them in other than ruin.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا — ve ma | — | — |
| 2 | ظَلَمْنَـٰهُمْ — zelemnahum | biz onlara zulmetmedik | ظلم — Zay-Lam-Mim |
| 3 | وَلَـٰكِن — velakin | ama | — |
| 4 | ظَلَمُوٓا۟ — zelemu | onlar zulmettiler | ظلم — Zay-Lam-Mim |
| 5 | أَنفُسَهُمْ ۖ — enfusehum | kendilerine | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 6 | فَمَآ — fema | — | — |
| 7 | أَغْنَتْ — egnet | sağlayamadı | غني — Gayn-Nun-Ye |
| 8 | عَنْهُمْ — anhum | kendilerine | — |
| 9 | ءَالِهَتُهُمُ — alihetuhumu | onların ilahları | اله — Elif-Lam-he |
| 10 | ٱلَّتِى — lleti | — | — |
| 11 | يَدْعُونَ — yed'une | taptıkları | دعو — Dal-Ayn-Vav |
| 12 | مِن — min | — | — |
| 13 | دُونِ — duni | başka | دون — Dal-Vav-Nun |
| 14 | ٱللَّهِ — llahi | Allah'tan | — |
| 15 | مِن — min | hiç bir | — |
| 16 | شَىْءٍۢ — şey'in | şey | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 17 | لَّمَّا — lemma | ne zaman ki | — |
| 18 | جَآءَ — ca'e | gelince | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 19 | أَمْرُ — emru | emri | امر — Elif-Mim-Ra |
| 20 | رَبِّكَ ۖ — rabbike | Rabbinin | ربب — Ra-Be-Be |
| 21 | وَمَا — ve ma | bir işe yaramadı | — |
| 22 | زَادُوهُمْ — zaduhum | artırmaktan | زيد — Ze-Ye-Dal |
| 23 | غَيْرَ — gayra | başka | غير — Gayn-Ye-Ra |
| 24 | تَتْبِيبٍۢ — tetbibin | kayıplarını | تبب — Te-Be-Be |

---
Önceki: https://acikkuran.com/hud-suresi/100-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/hud-suresi/102-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
