# 11. Hud suresi 69. ayet

- **Sure:** 11. Hud suresi (Hud) — سُورَةُ هُودٍ
- **Ayet:** 69 / 123 · **Cüz:** 12 · **Mushaf sayfası:** 228
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/hud-suresi/69-ayet-meali

## Arapça

وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ

## Okunuş

Ve lekad caet rusuluna ibrahime bil buşra kalu selama, kale selamun fe ma lebise en cae bi iclin haniz.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Andolsun ki peygamberlerimiz İbrahim'e müjde getirdiler ve"Selam" dediler. O da,"Selam" dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Yemin olsun ki (melek) elçilerimiz İbrahim'e müjde[1] getirmiş ve "Selam (sana)!" demişler, o da "(Size de) selam!" demiş[2] ve çok geçmeden kızartılmış bir buzağı getirmişti.[3]

_Dipnotlar_
- [1] Hicr 15:52-56'da belirtildiği gibi burada sözü edilen müjde Hz. İbrahim'e çocuk verilmesiyle ilgilidir. Zaten Hûd 11:71'de Hz. Sare'nin gülümseme sebebi de budur.
- [2] Benzer mesajlar: Hicr 15:52; Zâriyât 51:25.
- [3] Benzer mesaj: Zâriyât 51:26.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e haber vermek için gelip, "Selam!" dediler.[1] "Selam!" dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.

_Dipnotlar_
- [1] Esenlik dilediler.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Elçilerimiz İbrahim'e müjde getirmişlerdi[1]: "Selam[2]" dediler. İbrahim de: "Size de selam olsun." dedi. Fazla beklemeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

_Dipnotlar_
- [1] İbrahim Aleyhisselam ile melekler arasında geçen bu olayın ayrıntıları için bkz: [Hicr 15/51](https://acikkuran.com/15/51)-[60,](https://acikkuran.com/15/60) [Ankebut 29/31](https://acikkuran.com/29/31)-[32,](https://acikkuran.com/29/32) [Zariyat 51/24](https://acikkuran.com/51/24)-[34.](https://acikkuran.com/51/34)
- [2] Selam; selamet, esenlik ve güvenlik demektir (Mekayis). Selamlaşma, karşılıklı olarak esenlik ve güvenlik dilemek olur.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Gerçek şu ki, elçilerimiz, İbrahim'e sevinçli bir haberle gelip, "Selam!" dediler. O da "Selam!" dedi ve gecikmeden kızarmış bir buzağı getirdi.[159]

_Dipnotlar_
- [159] İbrahim peygamberin, elçilere kızarmış buzağı sunması, Tevrat, Yaratılış 18:7,8 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak, buzağıyı hemen hazırladı. İbrahim, hazırlanan buzağıyı, yoğurt ve sütle birlikte konuklarının önüne koydu."

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ve doğrusu elçilerimiz İbrahim'e bir muştu getirdiler ve "Selam sana!" dediler. O da "Selam size!" diye mukabele etti ve çok geçmeden önlerine kebap yapılmış bir buzağı çıkardı.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Yemin olsun, resullerimiz İbrahim'e muştu getirip "Selam!" demişlerdi. O da "Selam!" demiş, fazla beklemeden kızartılmış bir buzağı getirmişti.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun şanıma ki, İbrahim'e de elçilerimiz müjde ile geldi ve "Selam!" dediler. O da: "Selam!" dedi ve durmadan gidip kızartılmış bir buzağı getirdi.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve Gerçek şu ki, İbrahim'e (semavi) elçilerimiz müjdeyle geldiler, (ve) "Selam olsun!" dediler; o da (onlara): "(Size de) selam olsun!" diye karşılık verdi ve sonra da onların önüne kızarmış bir buzağıyı getirip koymakta gecikmedi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Şanım hakkı için İbrahime de Resullerimiz müjde ile geldiler "selam" dediler, "selam" dedi, durmadan gitti kızartılmış bir buzağı getirdi

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Elçilerimiz, İbrahim'e müjde getirip "selam!" demişlerdi. O da "selam!" dedi; çok durmadan hemen (elçilere) kızarmış bir buzağı getirdi.

### Gültekin Onan

Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun, elçilerimiz, İbrahime müjde ile gelib "Selam" dediler. O da "Selam" dedi ve eğlenmeden gidib (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

### İbni Kesir

Elçilerimiz İbrahim'e müjdelerle gelmiş: Selam, demişlerdi de o; Selam, demiş ve beklemeden onlara kızartılmış bir buzağı ikram etmişti.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Elçilerimiz, müjde ile İbrahim'e gelmişler ve "selam!" demişlerdi. İbrahim de: -Selam! deyip, hemen bir kızarmış dana getirdi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Andolsun ki, (meleklerden) Rasullerimiz, İbrahim'e müjde olarak gelip, "Selam" dediler. . . (O da): "Selam" dedi ve sonrasında da kızartılmış bir buzağı getirdi.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelip, "Selam!" dediler.[1] O da "Selam!" dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.

_Dipnotlar_
- [1] Esenlik dilediler.

### Progressive Muslims

And Our messengers came to Abraham with good news, they said: "Peace" He said: "Peace," and it was not long before he came back with a roasted calf.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And Our messengers came to Abraham with glad tidings; they said: “Peace!” Said he: “Peace!” And he tarried not to bring a roasted calf.

### Aisha Bewley

Our messengers brought the good news to Ibrahim. They said, ‘Peace!’ and he too said, ‘Peace!’ and brought in a roasted calf without delay.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When our messengers went to Abraham with good news, they said, "Peace." He said, "Peace," and soon brought a roasted calf.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And Our messengers came to Abraham with good news, they said: "Peace" He said: "Peace," and he made no delay in bringing a roasted calf.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Elçilerimiz İbrahim'e, müjde vermek için geldiler: "Selam[1]" dediler. İbrahim de "selam" dedi. Vakit geçirmeden fırında pişmiş bir buzağı eti getirdi.

_Dipnotlar_
- [1] Selam: Selamet, esenlik ve güvenlik hali. Birbirimizle selamlaşmamız aslında birbirimiz için Allah'tan esenlik ve güvenlik(selamet) dilememizdir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e haber vermek için gelip, "Selam!" dediler.[1] "Selam!" dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.

_Dipnotlar_
- [1] Esenlik dilediler.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Indeed Our messengers came to Abraham, bearing glad tidings. They greeted him with 'peace', and Abraham answered back to them 'peace', and hurriedly brought to them a roasted calf.[1]

_Dipnotlar_
- [1] This shows that the angels had come to Prophet Abraham (peace be upon him) in the form of human beings and had not disclosed their identity. Therefore he took them for strangers and brought a roasted calf for their entertainment.

### Abdullah Yusuf Ali

There came Our messengers to Abraham with glad tidings. They said, "Peace!" He answered, "Peace!" and hastened to entertain them with a roasted calf.

### Marmaduke Pickthall

And Our messengers cam unto Abraham with good news. They said: Peace! He answered: Peace! and delayed not to bring a roasted calf.

### Al-Hilali & Khan

And verily, there came Our messengers to Ibrâhîm (Abraham) with glad tidings. They said: Salâm (greetings or peace!) He answered, Salâm (greetings or peace!) and he hastened to entertain them with a roasted calf.

### Taqi Usmani

And Our emissaries came to Ibrāhīm with the good news. They greeted him with "Salām (peace)." He said, “Salām.” Then he took not much time in bringing a roasted calf.

### Abdul Haleem

To Abraham Our messengers brought good news. They said, ‘Peace.’ He answered, ‘Peace,’ and without delay he brought in a roasted calf.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And surely Our messenger-angels came to Abraham with good news ˹of a son˺. They greeted ˹him with˺, "Peace!" And he replied, “Peace ˹be upon you˺!” Then it was not long before he brought ˹them˺ a ˹fat,˺ roasted calf.

### Bijan Moeinian

There came My Messengers to Abraham (in the form of human beings) to relay some good news. They said: "Peace be with you [which is the greeting phrase for Muslims (those who obey the Lord.)] Abraham responded: “Peace be also upon you (not Hi, Good day, etc.)" Abraham then prepared a roasted calf for them (to show the highest hospitality, not knowing yet that they were the Lord’s Angels.)

### Arthur John Arberry

Our messengers came to Abraham with the good tidings; they said, 'Peace!' 'Peace,' he said; and presently he brought a roasted calf.

### George Sale

Our messengers also came formerly unto Abraham, with good tidings: They said, peace be upon thee. And he answered, and on you be peace! And he tarried not, but brought a roasted calf.

### Amatul Rahman Omar

And certainly, Our messengers came to Abraham with good tidings. They said, `(We bid you) peace.' He said, `Peace be (on you too) always.' And he lost no time in bringing them a roasted calf.

### Ali Quli Qarai

Certainly Our messengers came to Abraham with the good news, and said, ‘Peace!’ ‘Peace!’ He replied. Presently he brought [for them] a roasted calf.

### Mahmoud Ghali

And indeed Our Messengers readily came to Ibrahîm (Abraham) with the good tidings. They said, "Peace!" He said, "Peace!" Then in no way did he linger (i.e., He did not delay) to come with a fleshy well-roasted calf.

### Hamid S. Aziz

As though they had never dwelt therein. Behold, Thamud indeed disbelieved in their Lord. Aye! Removed were the Thamud!

### E. Henry Palmer

Our messengers did come to Abraham with glad tidings; they said, ' Peace!' He said, 'Peace be it!' nor did he delay to bring the roasted calf.

### Mohamed Ahmed - Samira

Our angels came to Abraham with good news, and said: "Peace on you. "Peace on you too," said Abraham, and hastened to bring a roasted calf.

### Muhammad Asad

AND, INDEED, there came unto Abraham Our [heavenly] messengers, bearing a glad tiding. They bade him peace; [and] he answered, "[And upon you be] peace!"-and made haste to place before them a roasted calf.

### Shabbir Ahmed

(Similar was the outcome of the people of Lot. ) Our Messengers came to Abraham bearing a glad tiding. They greeted Abraham with "Peace!" And he greeted them back with "Peace!" and made haste to place before them a roasted calf.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

For once did Our Messengers -disguised angels- pay a visit to Ibrahim(Abraham) and intimate to him the good news -of begetting a son-. They greeted him with the expression of good will "Peace" which he returned to assure them they were welcomed. Thereafter he placed before them a generous meal of a fatted roasted calf.

### Syed Vickar Ahamed

And surely, there came Our messengers to Ibrahim (Abraham) with good news. They said, "Peace!" He answered, "Peace!" And he hastened to welcome and feast them with a roasted calf.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And certainly did Our messengers come to Abraham with good tidings; they said, "Peace. " He said, "Peace," and did not delay in bringing [them] a roasted calf.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَدْ — velekad | ve andolsun | — |
| 2 | جَآءَتْ — ca'et | geldiler | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 3 | رُسُلُنَآ — rusuluna | elçilerimiz | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 4 | إِبْرَٰهِيمَ — ibrahime | İbrahim'e | — |
| 5 | بِٱلْبُشْرَىٰ — bil-buşra | müjdeyle | بشر — Be-Şin-Ra |
| 6 | قَالُوا۟ — kalu | dediler | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 7 | سَلَـٰمًۭا ۖ — selamen | Selam | سلم — Sin-Lam-Mim |
| 8 | قَالَ — kale | (O da) dedi | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 9 | سَلَـٰمٌۭ ۖ — selamun | Selam | سلم — Sin-Lam-Mim |
| 10 | فَمَا — fe ma | — | — |
| 11 | لَبِثَ — lebise | ve hemen | لبث — Lam-Be-Se |
| 12 | أَن — en | — | — |
| 13 | جَآءَ — ca'e | getirdi | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 14 | بِعِجْلٍ — biiclin | bir buzağı | عجل — Ayn-Cim-Lam |
| 15 | حَنِيذٍۢ — hanizin | kızartılmış | حنذ — Ha-Nun-Zal |

---
Önceki: https://acikkuran.com/hud-suresi/68-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/hud-suresi/70-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
