# 11. Hud suresi 94. ayet

- **Sure:** 11. Hud suresi (Hud) — سُورَةُ هُودٍ
- **Ayet:** 94 / 123 · **Cüz:** 12 · **Mushaf sayfası:** 231
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/hud-suresi/94-ayet-meali

## Arapça

وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْباً وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَاَخَذَتِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ

## Okunuş

Ve lemma cae emruna necceyna ?uayben vellezine amenu meahu bi rahmetin minna ve ehazetillezine zalemussayhatu fe asbahu fi diyarihim casimin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(94, 95) (Azap) emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir merhametle (azaptan) kurtarmıştık. Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı.[1] Dikkat edin! Semûd (kavmi Allah'ın merhametinden) uzak olduğu gibi Medyen (kavmi) de uzak kılınmıştı.

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: A‘râf 7:92; Hûd 11:67; ‘Ankebût 29:37.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir ikram olarak kurtardık. Yanlışa dalanları ise o yüksek ses yakaladı da yurtlarında çöküp kaldılar[1].

_Dipnotlar_
- [1] [A'raf 7/91](https://acikkuran.com/7/91), [Şuara 26/189,](https://acikkuran.com/26/189) [Ankebut 29/37.](https://acikkuran.com/29/37)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Buyruğumuz geldiği zaman, Şuayb'ı ve Onunla birlikte inananları, Kendi katımızdan bir rahmetle kurtardık. Haksızlık yapanları ise bir gürleme yakaladı. Sonunda, kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Derken emrimizin (infaz) vakti geldi: Şuayb'ı ve onunla aynı inancı paylaşan kimseleri katımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, zulme gömülüp gidenleri malum sayha ansızın yakalayıverdi; öz yurtlarında cansız donakaldılar:

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri o yüksek titreşimli sayha yakaladı da öz yurtlarında yere çömelmiş hale geldiler.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve O'nunla birlikte iman edenleri kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Emrimiz geldjğinde Şu'ayb'ı ve beraberinde iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O zulmedenleri ise dehşet verici bir ses yakaladı ve yurtlarında çöküp kaldılar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; zulüm ve haksızlık içinde olanları ise bir sayha, bir gürlemeyle tepeledik; öyle ki, kendi evlerinde cansız yere yığılıp kaldılar,

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Vakta ki emrimiz geldi Şuaybı ve ma'ıyyetinde iyman edenleri tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, o zulmedenleri ise, sayha yakaladı da diyarlarında çöke kaldılar

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Emrimiz gelince, Şu'ayb'i ve onunla beraber inanmış olanları bizden bir acıma ile kurtardık; zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.

### Gültekin Onan

Buyruğumuz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve onunla birlikte inananları kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Vaktaki (azab) emrimiz geldi. Hem Şuaybı, hem onun maiyyetinde iman etmiş olanları, bizden bir esirgeme olarak, kurtardık. Zulmedenleri ise korkunç bir ses yakaladı da yurdlarında diz üstü çöke kaldılar (helak oldular).

### İbni Kesir

Emrimiz gelince; Şuayb'ı ve beraberindeki inananları, katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Zulmedenleri de korkunç bir ses yakaladı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Emrimiz gelince, Şuayb'i ve beraberindeki mü'minleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zalimleri bir çığlık yakaladı. Oldukları yerde yapışıp kaldılar.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Hükmümüz açığa çıktığında, Şuayb'ı ve beraberindeki iman etmişleri rahmetimizle kurtardık. . . Zulmedenleri ise şiddetli titreşimli, korkunç ses yakaladı da evlerinde göçüp gittiler.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Emrimiz gelince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı ve oldukları yerde çöküp kaldılar.

### Progressive Muslims

And when Our command came, We saved Shu'ayb and those who believed with him by a mercy from Us; and the scream took those who had wronged, so they lay motionless in their homes.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And when Our command came, We saved Shuʿayb and those who heeded warning with him, by mercy from Us. And the Blast seized those who were doing wrong; and morning found them lying prone in their homes

### Aisha Bewley

When Our command came, We rescued Shu‘ayb and those who had iman along with him by a mercy from Us. The Great Blast seized hold of those who did wrong and morning found them lying flattened in their homes

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When our judgment came, we saved Shu'aib and those who believed with him, by mercy from us. As for the evil ones, they were struck by a disaster that left them dead in their homes.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And when Our command came, We saved Shu'ayb and those who believed with him by a mercy from Us; and the scream took those who had wronged, thus they became lifeless in their homes.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla beraber inanmış olanları ikramımızla kurtardık. Yanlış yapanları ise dehşet bir ses yakaladı da yurtlarında diz çöküp kaldılar.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Hükmümüz gerçekleşince Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları, Tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri de dehşete düşürücü bir ses yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.

### Marmaduke Pickthall

And when Our commandment came to pass We saved Shu'eyb and those who believed with him by a mercy from Us; and the (Awful) Cry seized those who did injustice, and morning found them prostrate in their dwellings,

### Abdullah Yusuf Ali

When Our decree issued, We saved Shu'aib and those who believed with him, by (special) mercy from Ourselves: But the (mighty) blast did seize the wrong-doers, and they lay prostrate in their homes by the morning,-

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And when Our command came to pass, We delivered Shu'ayb and those who shared his faith, through Our mercy, and the Blast seized those who were engaged in wrong-doing, so they lay lifeless in their homes

### Al-Hilali & Khan

And when Our Commandment came, We saved Shu‘aib and those who believed with him by a Mercy from Us. And As-Saihah (torment-awful cry) seized the wrong-doers, and they lay (dead), prostrate in their homes.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

When Our command came, We saved Shu’aib and those who believed with him by a mercy from Us. And the ˹mighty˺ blast overtook the wrongdoers, so they fell lifeless in their homes,

### Abdul Haleem

When what We had ordained came about, in Our mercy We saved Shuayb and his fellow believers, but a mighty blast struck the wrongdoers. By morning they lay dead in their homes,

### Taqi Usmani

And when Our command came, We saved Shu‘aib and those who believed along with him, out of mercy from Us; and those who transgressed were caught by the Cry, and they were found (dead) in their homes, fallen on their knees

### Mahmoud Ghali

And as soon as Our Command came, We safely delivered Shuaayb and the ones who believed with him by a mercy from Us, and the Shout took away the ones who did injustice. So (in the morning) they became cowering (bodies) in their residences.

### Hamid S. Aziz

"O my people! Act according to your power; verily, I too will act, and you soon will know on whom comes a doom that will abase them, and him who is a liar. Watch then; verily, I am watching with you."

### Ali Quli Qarai

And when Our edict came, We delivered Shu‘ayb and the faithful who were with him by a mercy from Us. And the Cry seized those who were wrongdoers, whereat they lay lifeless prostrate in their homes,

### George Sale

Wherefore when our decree came to be executed, we delivered Shoaib and those who believed with him, through our mercy: And a terrible noise from heaven assailed those who had acted unjustly; and in the morning they were found in their houses lying dead and prostrate,

### E. Henry Palmer

And when our bidding came we saved Sho'haib, and those who believed with him, by our mercy; and the noise caught those who had done wrong, and on the morrow they were in their houses prone,

### Arthur John Arberry

And when Our command came, We delivered Shuaib and those who believed with him by a mercy from Us, and the evildoers were seized by the Cry, and morning found them in their habitations fallen prostrate

### Amatul Rahman Omar

And when Our command (about the punishment) came We saved Shu`aib and with him the believers by Our mercy, and the calamity seized those who had acted unjustly so that the morning found them lying prostrate in their habitations;

### Bijan Moeinian

When I passed My Sentence, I saved Shu’aib and those who joined him in faith. The wrongdoers were struck by a disaster that left them dead in their homes.

### Mohamed Ahmed - Samira

And when Our word came to pass, We rescued Shu'aib and those who believed, with him, by Our grace, but those who were wicked were seized by a punishment from heaven, and lay overturned in their homes in the morning.

### Muhammad Asad

And so, when Our judgment came to pass, by Our grace We saved Shu'ayb and those who shared his faith, whereas the blast [of Our punishment] overtook those who had been bent on evildoing: and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground,

### Syed Vickar Ahamed

When Our Order came forth, We saved Shu’aib and those who believed with him, by (special) mercy from Us: But the explosion (an awful cry) caught the wrongdoers, and they lay (dead) in their homes bent down,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

When Our commend came to pass, We rescued Shuaib together with those who gave credence to his mission and acknowledged Allah's message, an act of mercy vouchsafed by us to whom We bless. And how direful was the one cry* from heaven's realm stirring up a merciless blast which overtook the wrongful of actions. They were reduced to a useless form and were laid prostrate and dead under the ruins of their demolished homes.

### Shabbir Ahmed

When Our Command came to pass, We saved Shoaib, and those who believed with him, by a mercy from Us. An awful blast seized the wrongdoers. The morning found them dead in their very homes, on the ground. (Shoaib and his companions had moved to safety as forewarned).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And when Our command came, We saved Shu'ayb and those who believed with him, by mercy from Us. And the shriek seized those who had wronged, and they became within their homes [corpses] fallen prone

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَمَّا — velemma | ne zaman ki | — |
| 2 | جَآءَ — ca'e | gelince | جيا — Cim-Ye-Elif |
| 3 | أَمْرُنَا — emruna | emrimiz | امر — Elif-Mim-Ra |
| 4 | نَجَّيْنَا — necceyna | kurtardık | نجو — Nun-Cim-Vav |
| 5 | شُعَيْبًۭا — şuayben | Şuayb'ı | — |
| 6 | وَٱلَّذِينَ — vellezine | ve kimseleri | — |
| 7 | ءَامَنُوا۟ — amenu | iman eden(leri) | امن — Elif-Mim-Nun |
| 8 | مَعَهُۥ — meahu | onunla birlikte | — |
| 9 | بِرَحْمَةٍۢ — birahmetin | bir rahmetle | رحم — Ra-Ha-Mim |
| 10 | مِّنَّا — minna | tarafımızdan | — |
| 11 | وَأَخَذَتِ — ve ehazeti | ve aldı | اخذ — Elif-Kh-Zal |
| 12 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kimseleri | — |
| 13 | ظَلَمُوا۟ — zelemu | zulmeden(leri) | ظلم — Zay-Lam-Mim |
| 14 | ٱلصَّيْحَةُ — s-sayhatu | bir çığlık | صيح — Sad-Ye-Ha |
| 15 | فَأَصْبَحُوا۟ — feesbehu | ve kaldılar | صبح — Sad-Be-Ha |
| 16 | فِى — fi | — | — |
| 17 | دِيَـٰرِهِمْ — diyarihim | yurtlarında | دور — Dal-Vav-Ra |
| 18 | جَـٰثِمِينَ — casimine | diz çökmüç olarak | جثم — Cim-Se-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/hud-suresi/93-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/hud-suresi/95-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
