# 17. İsra suresi 1. ayet

- **Sure:** 17. İsra suresi (Gece Yolculuğu) — سُورَةُ ٱلْإِسْرَاءِ
- **Ayet:** 1 / 111 · **Cüz:** 15 · **Mushaf sayfası:** 281
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/isra-suresi/1-ayet-meali

## Arapça

سُبْحَانَ الَّـذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

## Okunuş

Subhanellezi esra bi abdihi leylen minel mescidil harami ilel mescidil aksallezi barekna havlehu li nuriyehu min ayatina, innehu huves semiul basir.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bir gece, kendisine ayetlerimizden/kainatın işleyiş kanunlarından bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürüten Allah, noksan sıfatlardan uzaktır. O, işitendir; görendir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Bir gece, kendisine delillerimizden gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya (en uzak mescide) yürüten Allah yücedir. Şüphesiz ki O duyandır, görendir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

O subhandır.[1] Kulunu, Mescid-i Haram'dan[2] çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya[3] bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Bütün kusur ve eksikliklerden uzak.
- [2] Kabe.
- [3] Şehrin diğer ucundaki mescid. Aksa kelimesi, uzak, dışında, öbür ucunda, kenarında anlamlarına gelmektedir. Mescid-i Aksa, şehrin dışındaki, öbür ucundaki mescid demektir (8:42; 19:22; 28:20; 36:20). Mescid-i Aksa, haram/dokunulmaz kılınan bölgenin mescidi olan Mescid-i Haram'ın, uzağında bulunan bir mescittir. Kudüs'teki Mescid ile bir ilgisi yoktur. Zira bu ayetin inişinden yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan tarafından ismi Mescid-i Aksa olarak değiştirilen ve bugün Mescid-i Aksa olarak anılan mescidin o zamanki adı "Beytü'l-Makdis"ti. Bu ayetin, tamamen "uydurma" ve gerçek dışı olan "miraç" olayı denilen olayla hiçbir ilgisi yoktur.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Bir kısım ayetlerini göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığı el-mescidü'l-aksaya[1] /en uzak mescide çıkaran[2] Allah, bütün eksikliklerden uzaktır[3]. O, daima dinleyen ve görendir.

_Dipnotlar_
- [1] [İsra 17/60,](https://acikkuran.com/17/60) [Necm 53/13](https://acikkuran.com/53/13)-[18.](https://acikkuran.com/53/18) el-mescidü'l-aksa /en uzak mescid, yedinci kat semada olan ve sürekli ibadete açık olan el-Beyt'ül-Ma'mur'dur ([Tur 52/4](https://acikkuran.com/52/4)-[5](https://acikkuran.com/52/5)). Gelenekte Mescid-i Aksa'nın Kudüs'te olduğu kabul edilir. Halbuki Ömer (r.a) Kudüs'ü fethettiğinde orada böyle bir mescit yoktu. Bu sebeple Süleyman Mabedi'nin molozlar altında kalan yerini temizleyip orada namaz kıldırmıştı (Nebi Bozkurt, Mescid-i Aksa, DİA). Allah Teala, bazı ayetlerini göstermek için bir gece, Mescid-i Haram'dan el-Mescid'ül-Aksa'ya çıkardığı Muhammed aleyhisselama o ayetleri, yedinci kat göğün son noktasında, Sidret'ül-Münteha'nın yanında gösterdi. Oranın yakınında da Cennet vardır ([Necm 53/18](https://acikkuran.com/53/18)). Ona, el-Mescidü'l-Aksa / en uzak mescit denmesinin sebebi bu olmalıdır. Orası ancak meleklerin ibadet yeri olabilir. Çünkü onlar da ibadetle yükümlüdürler ([A'raf 7/206,](https://acikkuran.com/7/206) [Nahl 16/49](https://acikkuran.com/16/49)-[50,](https://acikkuran.com/16/50) [Zariyat 51/56](https://acikkuran.com/51/56)).
- [2] İsra (إسراء) kelimesi, "seriy (سرِي)" kökünden türemiş sayılarak ona "gece yürüyüşü" anlamı verilmiştir. İsra kökünden fiillerin geçtiği ayetlerde "gece (ليل)" kelimesi de olduğu için bu kelimeye "gece yürüyüşü" anlamı vermek yanlıştır. ([Taha 20/77,](https://acikkuran.com/20/77) [Şuara 26/52)](https://acikkuran.com/26/52). ayetlerde "gece (ليل)" ifadesi açıkça geçmese de ilgili ayetlerden dolayı onlarda da onun varlığı takdir edilir. Kelime, "her şeyin en yükseği" anlamına gelen "serah (سَرَاة)"dan türemiştir (Müfredat, (سرى) mad). Kur'an'da isra kökünden gelen fiillerin tamamı, "en yükseğe çıkarma" anlamındadır. Necm suresindeki ayetler ([Necm 53/13](https://acikkuran.com/53/13)-[18](https://acikkuran.com/53/18)) "isra"nın, yukarıya çıkarma anlamında olduğunun en açık delilleridir. Kelimenin geçtiği diğer beş ayetten ikisi, Lut aleyhisselama verilen şu emri içerir: "Gecenin bir bölümünde aileni isra et/ en yukarıya çıkar!" ([Hud 11/81,](https://acikkuran.com/11/81) [Hicr 15/65](https://acikkuran.com/15/65)). Tevrat'ta da yer alan "yukarıya çıkar!" emri, gelecek azaptan kurtulmaları için Lut aleyhisselamın, ailesini dağa çıkarması emridir (Tekvin 19/17). Diğer üç ayette ise Musa aleyhisselama, "kullarımı en yukarıya (dağa) çıkar!" ([Taha 20/77,](https://acikkuran.com/20/77) [Şuara 26/52,](https://acikkuran.com/26/52) [Duhan 44/23](https://acikkuran.com/44/23)) emri içerir. O dağ, İsrailoğullarını götürdüğü Kızıldeniz'in kenarı ile Kahire arasında olan ve yüksekliği yer yer 2.000 metreyi geçen sıra dağlar olmalıdır (Suna Doğaner, Mısır, DİA). Çünkü o dağlar aşılmadan Kızıldeniz'e ulaşılamaz.
- [3] Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left ( لفت ) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır: ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ayetlerimizi kendisine göstermek için, Kutsal Yakarış Evi'nden, çevresini ongun yaptığımız En Uzaktaki Yakarış Evi'ne, bir gece, kuluna Gece Yürüyüşü yaptıran, tüm yakıştırmalardan ayrıktır. Kuşkusuz, O, Duyandır; Görendir.[209]

_Dipnotlar_
- [209] Muhammed peygamberin, aynı gece içinde, önce Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya gittiği, sonra gökyüzünde Allah'ın karşısına çıktığı biçiminde, "Miraç yolculuğu" ismiyle çok sayıda öyküler anlatılmaktadır. Oysa Süleyman peygamber tarafından Kudüs'te yapılmış olan Mescid-i Aksa, Kur'an ayetlerinin indirildiği dönemde Beyt-i Makdis olarak anılıyordu ve yalnızca kalıntıları kalmıştı. Ömer döneminde v.[638] yılında Kudüs'ün alınmasından sonra, orada yeni bir yakarış yeri yapılarak Mescid-i Aksa ismi verilmiştir. "En uzaktaki" veya "Öbür uçtaki" veya "Öteki yakasındaki" anlamlarına gelen "Aksa" terimi 28:20 ve 36:20 ayetlerinde de bildirilmiş ve tüm çevirilerde gerçek anlamıyla yazılmıştır. Ayette bildirilen Mescid-i Aksa "En Uzaktaki Yakarış Evi" anlamına gelir. En Uzaktaki Yakarış Evi'nin neresi olduğu Allah tarafından açıklanmamıştır. Bu ayet, Allah'ın insanlara açıklamadığı ve yalnızca Muhammed peygambere bilgisi verilmiş olan bir gizemdir. Bu ayete yakıştırılan uydurma öyküyü, arka taraftaki Kur'an Ayetlerine Yakıştırılan Öyküler bölümünde bulabilirsiniz.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Yarattıklarına benzemekten münezzeh, mutlak aşkın ve yüce O (Allah) ki, kulunu gecenin bir vaktinde Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa'ya, ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye yürüttü: zira O, evet sadece O'dur her şeyi işitip gören.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bütün varlıkların tespihi o kudretdir ki, ayetlerimizden bazılarını kendisine gösterelim/kendisini ayetlerimizden bir parça olarak gösterelim diye kulunu, gecenin birinde Mescit-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya yürütmüştür. Hiç kuşkusuz, O'dur Semi' ve Basir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Uzaktır bütün noksanlıklardan O ki, kulunu bir gece Mescidi Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya götürdü; ona ayetlerimizden gösterelim diye. Gerçek şu ki, O'dur işiten gören!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki kulunu geceleyin, kendisine bazı alametlerimizi göstermek için (Mekke'deki) Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götürdü. Çünkü, gerçekten her şeyi işiten, her şeyi gören O'dur.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Tenzih o Sübhana ki kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan o havalisini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya isra buyurdu ona ayetlerimizden gösterelim diye, hakıkat bu: odur o işiden gören

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Eksiklikten uzaktır O (Allah) ki gecenin bir vaktinde kulunu, ayetlerimizden bir bölümünü, kendisine göstermemiz için, Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürüttü. Gerçekten O, işitendir, görendir.

### Gültekin Onan

Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Tanrı) yücedir. Gerçekten O işitendir, görendir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Kulunu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellemi) bir gece Mescid-i haramdan (alıb) Mescid-i Aksaaya kadar götüren (Zat-i ecelle ve a'la her dürlü nakıysalardan) münezzehdir. (O Mescid-i Aksaa ki) biz onun etrafına (feyz ve) bereket verdik (ve bu gece yolculuğunu) ona (o peygambere) ayetlerimizden ba'zısını gösterelim diye (yapdırdık). Şübhesiz ki O, (asıl) O (her şey'i) hakkıyle işiden, (her şey'i) kemaliyle görendir.

### İbni Kesir

Şanı yücedir o Allah'ın ki; kulunu geceleyin Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Bir kısım ayetlerimizi gösterelim diye. Muhakkak ki O'dur O, Semi', Basir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Bir gece kulunu, Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya ayetlerimizi O'na göstermek için götüren (Allah) her türlü noksanlıktan uzaktır. Şüphesiz O, her şeyi işiten ve görendir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Subhan ki, kulunu gece Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya isra (tayy'i mekan) etti. . . O'na delillerimizi gösterelim diye. . . Hakikat şu; "HU"; Semi'dir, Basıyr'dir!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Kulunu, ayetlerimizden gösterelim diye, Mescid-i Haram'dan[1] çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya[2] bir gece yürüttü. Ki O sübhandır.[3] Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Kabe.
- [2] Mescid-i Aksa, uzaktaki mescid demektir. Bu mescidin, nerede oluğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Haram/dokunulmaz kılınan bölgenin mescidi olan Mescid-i Haram'ın, en uzağında olan mescid olmalıdır. Kudüs'teki Mescid olarak anılması gerçeği yansıtmayan bir rivayettir. Zira bu ayetin inişinden yaklaşık 50 yıl sonra, ismi, Abdülmelik b. Mervan tarafından Mescid-i Aksa olarak değiştirilen ve bugün Mescid-i Aksa olarak anılan mescidin o zamanki adı "Beytü'l-Makdis"ti. Bu rivayet aynı zamanda "miraç" olayına dayanak yapılmaktadır. Bu ayetin, tamamen uydurma olan "miraç" olayı ile bir ilgisi yoktur.
- [3] Bütün noksanlıklardan uzaktır.

### Progressive Muslims

Glory be to the One who took His servant by night from the Restricted Temple to the most distant temple which We had blessed around, so that We may show him of Our signs. Indeed, He is the Listener, the Seer.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Glory be to Him who conveyed His servant by night from the inviolable place of worship to the furthest place of worship, which We blessed round about him, that We might show him some of Our proofs! He is the Hearing, the Seeing.

### Aisha Bewley

Glory be to Him who took His slave on a journey by night from the Masjid al-Haram to the Masjid al-Aqsa, whose surroundings We have blessed, in order to show him some of Our Signs. He is the All-Hearing, the All-Seeing.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Most glorified is the One who summoned His servant (Muhammad) during the night, from the Sacred Masjid (of Mecca) to the farthest place of prostration, whose surroundings we have blessed, in order to show him some of our signs. He is the Hearer, the Seer.,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Glory be to the One who took His servant by night from the Restricted Temple to the most distant temple which We had blessed around, so that We may show him of Our signs. Indeed, He is the Hearer, the Seer.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Kulunu bir gecede Mescid-i Haram[1]'dan alıp, çevresini bereketli kıldığı[2] en uzak mescide (el-Mescid'ul-aksa'ya) götüren Allah, eksikliklerden uzaktır. Bu, ona bir kısım ayetlerimizi[3] göstermek içindir. O (Allah) dinler ve görür.

_Dipnotlar_
- [1] Kabe ve civarı
- [2] İltifat
- [3] İsra gece yürüyüşü, miraç yükselme ve asansör demektir. Ayette bahsedilen göstergeler, en uzak mescidin, yani 7.kat semada bulunana Allah'ın arşının (yönetim merkezinin) bulunduğu yerdekilerdir. Kuran bilgisi çerçevesinde orada cennetler, cehennemler ve Allah'ın arşı olduğu bilgimiz dahilindedir. Bu bilgileri tüm gerçekliğiyle ahirette biz de görebileceğiz ancak nebilerin kendi görevlerine alışmalarının sağlanması, kendine ve vahiy meleğinin getirdiği ayetlere güveninin artması maksadıyla özel olarak eğitime alındıkları, bizim için gizli (gayb) olan bazı bilgilere kavuştukları açıkça anlaşılmaktadır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

O subhandır.[1] Kulunu, Mescid-i Haram'dan[2] çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya[3] bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Bütün kusur ve eksikliklerden uzak.
- [2] Kabe.
- [3] Aksa sözcüğü, uzak, dışında, öbür ucunda, kenarında anlamına gelmektedir. Mescid-i Aksa, şehrin dışındaki, öbür ucundaki mescid demektir. (Örneğin: 8:42; 19:22; 28:20; 36:20.) Mescid-i Aksa, haram/dokunulmaz kılınan bölgenin mescidi olan Mescid-i Haram'ın, uzağında bulunan bir mescittir. Kudüs'teki Mescid ile bir ilgisi yoktur. Zira bu ayetin inişinden yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan tarafından ismi Mescid-i Aksa olarak değiştirilen ve bugün Mescid-i Aksa olarak anılan mescidin o zamanki adı "Beytü'l-Makdis"ti. Bu ayetin, tamamen "uydurma" ve gerçek dışı olan "miraç" olayı denilen olayla hiçbir ilgisi yoktur.

### Abdullah Yusuf Ali

Glory to (Allah) Who did take His servant for a Journey by night from the Sacred Mosque to the farthest Mosque, whose precincts We did bless,- in order that We might show him some of Our Signs: for He is the One Who heareth and seeth (all things).

### Al-Hilali & Khan

Glorified (and Exalted) be He (Allâh) [above all that (evil) they associate with Him][1] Who took His slave (Muhammad صلى الله عليه و سلم) for a journey by night from Al-Masjid-al-Harâm (at Makkah) to Al-Masjid-al-Aqsâ (in Jerusalem), the neighbourhood whereof We have blessed, in order that We might show him (Muhammad صلى الله عليه و سلم) of Our Ayât (proofs, evidence, lessons, signs, etc.). Verily, He is the All-Hearer, the All-Seer[2].

### Marmaduke Pickthall

Glorified be He Who carried His servant by night from the Inviolable Place of Worship to the Far distant place of worship the neighbourhood whereof We have blessed, that We might show him of Our tokens! Lo! He, only He, is the Hearer, the Seer.

### Abdul Haleem

Glory to Him who made His servant travel by night from the sacred place of worship to the furthest place of worship, whose surroundings We have blessed, to show him some of Our signs: He alone is the All Hearing, the All Seeing.

### Taqi Usmani

Glorious is He Who made his servant travel by night from Al-Masjid-ul-Harām to Al-Masjid-ul-AqSā whose environs We have blessed, so that We let him see some of Our signs. Surely, He is the All-Hearing, the All- Seeing.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Holy is He Who carried His servant by night from the Holy Mosque (in Makkah) to the farther Mosque (in Jerusalem) whose surroundings We have blessed that We might show him some of Our Signs.[1] Indeed He alone is All-Hearing, All-Seeing.

_Dipnotlar_
- [1] The event referred to in this verse is known Miraj and Isra. According to authentic traditions, this took place a year before Hijrah. In the traditional and biographical literature, its details have been related by a large number (25) of the companions. Anas bin Malik, Malik bin Saasaah, Abuzar Ghifari, and Abu Hurairah (May Allah be pleased with them all) have related details of the event. Besides them, Umar, Ali, Abdullah bin Masud (Allah be pleased with them) have also related some parts of this event.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Glory be to the One Who took His servant ˹Muḥammad˺ by night from the Sacred Mosque to the Farthest Mosque whose surroundings We have blessed, so that We may show him some of Our signs.[1] Indeed, He[2] alone is the All-Hearing, All-Seeing.

### E. Henry Palmer

Celebrated be the praises of Him who took His servant a journey by night from the Sacred Mosque, to the Remote Mosque, the precinct of which we have blessed, to show him of our signs! verily, He both hears and looks.

### Bijan Moeinian

Glorified is God Who took His servant (Mohammad) from Mecca to Jerusalem overnight to show him the magnitude of his kingdom. The fact is that He alone hears everything and sees everything.

### George Sale

Praise be unto Him, who transported his servant by night, from the sacred temple of Mecca to the farther temple of Jerusalem, the circuit of which We have blessed, that We might shew him some of our signs; for God is He who heareth, and seeth.

### Ali Quli Qarai

Immaculate is He who carried His servant on a journey by night from the Sacred Mosque to the Farthest Mosque whose environs We have blessed, that We might show him some of Our signs. Indeed He is the All-hearing, the All-seeing.

### Arthur John Arberry

Glory be to Him, who carried His servant by night from the Holy Mosque to the Further Mosque the precincts of which We have blessed, that We might show him some of Our signs. He is the All-hearing, the All-seeing.

### Amatul Rahman Omar

Glory be to Him Who carried His servant by night from the Holy Mosque (at Makkah) to the Distant Mosque (at Jerusalem), the precincts of which (too) We have blessed, that We might show him some of Our signs. Infact, He alone is the All-Hearing, the All-Seeing.

### Hamid S. Aziz

Glorified be He Who carried His servant on a journey by night from the Sacred Mosque to the Remote Mosque, the neighbourhood of which We have blessed, to show him of Our Signs. Verily, He is the Hearer and the Seer.

### Mahmoud Ghali

All Extolment be (to Him), Who made His bondman to set forth by night from the Inviolable Mosque to the Further (Literally: Remotest) Mosque, around which We have blessed, that We might show him (some) of Our signs. Surely He, Ever He, is The Ever-Hearing, The Ever-Beholding.

### Mohamed Ahmed - Samira

GLORY TO HIM who took His votary to a wide and open land from the Sacred Mosque (at Makkah) to the distant Mosque whose precincts We have blessed, that We may show him some of Our signs. Verily He is all-hearing and all-seeing.

### Muhammad Asad

LIMITLESS in His glory is He who transported His servant by night from the Inviolable House of Worship [at Mecca] to the Remote House of Worship [, at Jerusalem] - the environs of which We had blessed -so that We might show him some of Our symbols: for, verily, He alone is all-hearing, all-seeing.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Glory be to Allah and extolled are His glorious attributes attendant upon His manifestation of conducting His servant by night from the Sacrosanct Mosques - Macca- to the Farthest Mosque, - Jerusalem whose precincts We had blessed. A journey that was planned without the factor of time or that of space to show him our spiritual world and some of Our signs evincing both Our Almightiness and Omnipresence. Allah is indeed AL-Sami' (Omnipresent) with unlimited audition and AL-Bassir (He clearly sees all things).

### Syed Vickar Ahamed

Glory be to (Allah), Who took His Servant (the Prophet Muhammad) for a Journey during the night from the Sacred Mosque (in Makkah) to the Farthest Mosque (in Jerusalem) whose Vicinities We blessed, so that We may show him some of Our Signs (verses): For He is the All Hearer (As-Sami’), the All Seer (Al-Baseer, One Who hears all and sees all).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Exalted is He who took His Servant by night from al-Masjid al-îaram to al-Masjid al- Aq§a, whose surroundings We have blessed, to show him of Our signs. Indeed, He is the Hearing, the Seeing.

### Shabbir Ahmed

Glorious is He Who initiated the migration by night of His servant from the Sacred Masjid to the Remote Masjid whose environs We did bless that We might show him of Our Signs (20:23). (That the Divine System will begin to prevail from therein). Verily, He is the Hearer, the Seer.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | سُبْحَـٰنَ — subhane | eksiklikten uzaktır | سبح — Sin-Be-Ha |
| 2 | ٱلَّذِىٓ — llezi | O (Allah) ki | — |
| 3 | أَسْرَىٰ — esra | yürüttü | سري — Sin-Ra-Ye |
| 4 | بِعَبْدِهِۦ — biabdihi | kulunu | عبد — Ayn-Be-Dal |
| 5 | لَيْلًۭا — leylen | gecenin bir vaktinde | ليل — Lam-Ye-Lam |
| 6 | مِّنَ — mine | — | — |
| 7 | ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi | Mescid-i | سجد — Sin-Cim-Dal |
| 8 | ٱلْحَرَامِ — l-harami | Haram'dan | حرم — Ha-Ra-Mim |
| 9 | إِلَى — ila | — | — |
| 10 | ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi | Mescid-i | سجد — Sin-Cim-Dal |
| 11 | ٱلْأَقْصَا — l-eksa | Aksa'ya | قصو — Kaf-Sad-Vav |
| 12 | ٱلَّذِى — llezi | öyle ki | — |
| 13 | بَـٰرَكْنَا — barakna | bereketli kıldığımız | برك — Be-Ra-Kef |
| 14 | حَوْلَهُۥ — havlehu | çevresini | حول — Ha-Vav-Lam |
| 15 | لِنُرِيَهُۥ — linuriyehu | kendisine göstermemiz için | راي — Ra-Elif-Ye |
| 16 | مِنْ — min | bir bölümünü | — |
| 17 | ءَايَـٰتِنَآ ۚ — ayatina | ayetlerimizden | ايي — Elif-Ye-Ye |
| 18 | إِنَّهُۥ — innehu | gerçekten | — |
| 19 | هُوَ — huve | O | — |
| 20 | ٱلسَّمِيعُ — s-semiu | işitendir | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 21 | ٱلْبَصِيرُ — l-besiru | görendir | بصر — Be-Sad-Ra |

---
Sonraki: https://acikkuran.com/isra-suresi/2-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
