# 17. İsra suresi 106. ayet

- **Sure:** 17. İsra suresi (Gece Yolculuğu) — سُورَةُ ٱلْإِسْرَاءِ
- **Ayet:** 106 / 111 · **Cüz:** 15 · **Mushaf sayfası:** 292
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/isra-suresi/106-ayet-meali

## Arapça

وَقُرْاٰناً فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلاً

## Okunuş

Ve kur'anen faraknahu li takreehu alen nasi ala muksin ve nezzelnahu tenzila.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Biz onu Kur'an olarak, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ayırdık ve peyderpey indirdik.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Biz onu (Kur'an'ı), insanlara yavaş yavaş okuyasın diye (bölümlere) ayırdık ve onu bu şekilde indirdik.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayette Kur'an'ın topluca değil de peyderpey indirilmesinin gerekçesinin, hayata okunması ve hayata dokunması olduğuna dikkat çekilmektedir. Benzer mesaj: Furkân 25:32.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.

_Dipnotlar_
- [1] "Takrae" kelimesinin bu ayetteki anlamı okumak değil, bu kelimenin anlamlarından biri olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz onu, kur'anlar[1] /anlam kümeleri şeklinde ayırdık ki onu (anlam kümesinin tamamlanmasını) bekleyerek[1] insanlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.

_Dipnotlar_
- [1] Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olan kur' (القُرْء) veya kar' (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine kur'anlar diye de anlam verilebilir.
- [2] "Bekleyerek" diye meal verdiğimiz müks (مُكْث), "durup bekleme" anlamındadır (Müfredat). Demek ki Resulullah zamanında, bir ayet inince onu açıklayan ayetin inmesi bekleniyordu. Bu da kümeleri oluşturan ayetlerin aynı anda indirilmediğini gösterir. Buna göre, bir konu ile ilgili ayetlerin tamamı aynı anda inmeyebilir. Bundan dolayı Nebimiz, kendisine sorulan bazı sorulara hemen cevap vermemiş, ilgili ayet kümesinin tamamlanmasını beklemiştir ([Taha 20/113](https://acikkuran.com/20/113)-[114](https://acikkuran.com/20/114)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

İnsanlara yavaş bir biçimde okuman için, Kur'an'ı, bölümlere ayırdık. Ve Onu, parçalar biçiminde bir indirişle indirdik.[222]

_Dipnotlar_
- [222] Kur'an'ın bölümlere ayrılarak indirilmiş olması, İslamiyet'in tek yasası olan Kur'an'daki bilgilere hızlı erişim sağlanması yönünden çok önemlidir. "Parçalar biçiminde bir indirişle indirdik." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Ağır ağır indirdik." veya "Azar azar indirdik." veya "Ayet ayet indirdik." biçiminde çevrilmiştir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ayrıca onu sürekli okunan bir Kur'an kılmak için bölüm bölüm açıkladık (ki), üzerinde dura dura onu insanlara okuyasın; çünkü biz de onu, (hayata geçirsinler) diye dura dura, parça parça indirmiştik.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Onu, bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem onu bir Kur'an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem onu bir Kur'an olmak üzere ayet ayet ayırdık ki nasa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.

### Gültekin Onan

Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Biz onu bir Kur'an olmak üzere (ayet ayet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dane dane) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.

### İbni Kesir

Bir de Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. O'nu yavaş yavaş indirdik.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Kuran'ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkan tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.

_Dipnotlar_
- [1] "Takrae" sözcüğünün bu ayetteki anlamı okumak değil, "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.

### Progressive Muslims

And a Quran that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And as a recitation We divided, that thou recite it to men in stages; and We have sent it down as a successive revelation.

### Aisha Bewley

We have divided up the Qur’an, so you can recite it to mankind at intervals, and We have sent it down little by little.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

A Quran that we have released slowly, in order for you to read it to the people over a long period, although we sent it down all at once.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And a revelation that We have separated, so that you may read it to the people over time; and We have brought it down gradually.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz onu Kur'anlar[1] (kümeler) halinde ayırdık ki insanlar beklenti[2] halinde iken onu onlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.

_Dipnotlar_
- [1] Kur'an, kök anlamı "toplama" olan karaa قرأ ‘nın mastarı, kur' القُرْء veya kar' القَرْء'dan türemiştir. Mastar olarak kullanıldığı gibi makru' (مقروء) = bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. (Lisan'ul-arab) Arapçada Kur'an قُرْآنً'ın çoğulu yoktur; tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an = قُرْآن kelimesine kur'anlar diye de anlam verilebilir.
- [2] Beklenti diye meal verdiğimiz müks = مُكْث, "durup bekleme" anlamındadır. (Müfredat) Demek ki Resulullah zamanında, bir ayet inince onu açıklayan ayetin inmesi bekleniyordu. Bu da kümeleri oluşturan ayetlerin aynı anda indirilmediğini gösterir. Şu ayetler; müks konusuna açıklık getirmektedir:

 Böylece onu, Arapça kur'anlar halinde indirdik. Çekinip korunsunlar ya da yeni bilgi edinsinler diye içine tehditleri, değişik şekillerde yerleştirdik. Gerçek yetki elinde olan Allah pek yücedir. Vahyi tamamlanmadan o kur'anlar ile hüküm vermekte acele etme; "Rabbim ilmimi artır" de. (Taha 20/113-114)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.

_Dipnotlar_
- [1] "Takrae" sözcüğünün bu ayetteki anlamı okumak değil, bu sözcüğün anlamlarından bir olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır.

### Taqi Usmani

We have divided the Qur’ān in portions, so that you may recite it to the people gradually, and We have revealed it little by little.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

We have revealed the Qur'an in parts that you may recite it to people slowly and with deliberation; and (for that reason) We have revealed it gradually[1] (to suit particular occasions).

_Dipnotlar_
- [1] This is an answer to this objection: Why has not Allah sent down His message as a whole? Why is He sending it piecemeal? Has Allah any need to think deliberately what to send down? As the answer to this objection has been given in(Surah An-Nahal, Ayats 101-102) and in the Explanatory Notes 104-106 added to them.

### Al-Hilali & Khan

And (it is) a Qur’ân which We have divided (into parts), in order that you might recite it to men at intervals. And We have revealed it by stages (in 23 years).

### Abdullah Yusuf Ali

(It is) a Qur'an which We have divided (into parts from time to time), in order that thou mightest recite it to men at intervals: We have revealed it by stages.

### Marmaduke Pickthall

And (it is) a Qur'an that We have divided, that thou mayst recite it unto mankind at intervals, and We have revealed it by (successive) revelation.

### Abdul Haleem

it is a recitation that We have revealed in parts, so that you can recite it to people at intervals; We have sent it down little by little.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

˹It is˺ a Quran We have revealed in stages so that you may recite it to people at a deliberate pace. And We have sent it down in successive revelations.

### Mohamed Ahmed - Samira

We have divided the Qur'an into parts that you may recite it to men slowly, with deliberation. That is why We sent it down by degrees.

### Bijan Moeinian

This Qur’an is divided into different parts and revealed gradually so that you may recite to people piece by piece.

### George Sale

And We have divided the Koran, revealing it by parcels, that thou mightest read it unto men with deliberation; and We have sent it down, causing it to descend as occasion required.

### Hamid S. Aziz

And it is a Quran which We have divided, that you may read it to mankind at intervals, and We have revealed it by successive revelations. "

### Ali Quli Qarai

We have sent the Qur’ān in [discrete] parts so that you may read it to the people a little at a time, and We have sent it down piecemeal.

### Arthur John Arberry

and a Koran We have divided, for thee to recite it to mankind at intervals, and We have sent it down successively.

### E. Henry Palmer

'And a Qur'an which we have divided, that thou mayst read it to mankind leisurely, and we sent it down, sending it down. '

### Mahmoud Ghali

And (this is) a Qur'an; We have distinctly separated (its verses) that you may read it to man-kind staidly, (Or: at intervals) and We have been sending it down successively (i. e., by successive revelation on different occasions).

### Amatul Rahman Omar

We have divided this Qur'ân into distinct chapters and have revealed it in stages that you may recite it to mankind at intervals and (that is why) We have revealed it piece by piece, and in stages.

### Muhammad Asad

[bearing] a discourse which We have gradually unfolded, so that thou might read it out to mankind by stages, seeing that We have bestowed it from on high step by step, as [one] revelation.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

A Quran that has been revealed in partible division at intervals so that you may recite it O Muhammad to the people slowly and deliberately. We revealed it in succeeding stages and each part with the others makes up the whole.

### Syed Vickar Ahamed

And (it is) a Quran that We have divided (into parts from time to time), so that you may recite it to men at intervals: We have revealed it (to you) by stages.

### Shabbir Ahmed

With the Qur'an which We have gradually unfolded, so that you might convey it to mankind by stages. Behold, We have sent it down step by step, as one Revelation.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And [it is] a Qur'an which We have separated [by intervals] that you might recite it to the people over a prolonged period. And We have sent it down progressively.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَقُرْءَانًۭا — ve kur'anen | ve Kur'an'ı | قرا — Kaf-Ra-Elif |
| 2 | فَرَقْنَـٰهُ — feraknahu | parçalara ayırdık | فرق — Fe-Ra-Kaf |
| 3 | لِتَقْرَأَهُۥ — litekraehu | okuman için | قرا — Kaf-Ra-Elif |
| 4 | عَلَى — ala | — | — |
| 5 | ٱلنَّاسِ — n-nasi | insanlara | نوس — Nun-Vav-Sin |
| 6 | عَلَىٰ — ala | — | — |
| 7 | مُكْثٍۢ — muksin | ağır ağır | مكث — Mim-Kef-Se |
| 8 | وَنَزَّلْنَـٰهُ — ve nezzelnahu | ve onu indirdik | نزل — Nun-Za-Lam |
| 9 | تَنزِيلًۭا — tenzilen | birbiri ardınca | نزل — Nun-Za-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/isra-suresi/105-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/isra-suresi/107-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
