# 17. İsra suresi 107. ayet

- **Sure:** 17. İsra suresi (Gece Yolculuğu) — سُورَةُ ٱلْإِسْرَاءِ
- **Ayet:** 107 / 111 · **Cüz:** 15 · **Mushaf sayfası:** 292
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/isra-suresi/107-ayet-meali

## Arapça

قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّداًۙ

## Okunuş

Kul aminu bihi ev la tu'minu, innellezine utul ilme min kablihi iza yutla aleyhim yahırrune lil ezkani succeda.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

De ki: "Kur'an'a ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilenlere okunduğunda, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar."

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

De ki: "Siz ona ister inanın, ister inanmayın! Şüphesiz ki daha önce kendilerine ilim verilenlere (Kur'an) okununca yüz üstü secdeye kapanırlar.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

De ki: "Ona ister iman edin ister iman etmeyin; daha önce kendilerine ilim verilenler,[1] o, onlara okunduğu zamanlar, çeneleri üzerine secdeye[2] kapanırlar."

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy aracılığı ile bilgi sahibi olanlar. Daha önce kendilerine kitap verilenler. Ayetteki ilim kelimesinden kasıt vahiydir. Kur'an, ilim kelimesini daha çok "vahiy" anlamında kullanmaktadır.
- [2] Tam bir teslimiyet.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

De ki: "Ona (Kur'an'a) ister inanın, ister inanmayın. Ondan önce kendilerine bilgi verilmiş olanlar, Kur'an onlara bağlantılarıyla birlikte okunduğu zaman, yüzüstü secdeye kapanırlar.[1]

_Dipnotlar_
- [1] [Maide 5/83](https://acikkuran.com/5/83)-[84](https://acikkuran.com/5/84), [Kasas 28/52](https://acikkuran.com/28/52)-[54.](https://acikkuran.com/28/54)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

De ki: "Ona, ister inanın ister inanmayın; daha önce kendilerine bilgi verilmiş olanlara okunduğunda, çenelerinin üstüne secdeye kapanırlar!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

(Artık) de ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın!" Gerçek şu ki, daha önceden bilgi ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılmış olanlar, kendilerine (ayetlerimiz) okunduğu zaman, derhal yüzleri üzerine yere kapanırlar

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

De ki: "İster inanın ona, ister inanmayın. O, kendilerine daha önce ilim verilmiş olanlara okunduğunda, onlar, çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

De ki: "İster ona inanın, ister inanmayın: O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman, çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler."

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "İster ona inanın, ister inanmayın; zira bundan önce kendilerine bilgi verilmiş olanlara okununca çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar ve diyorlar ki:

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın". Kendilerine önceden doğru bilgi ve kavrayış yeteneği verilmiş olanlara bu (ilahi metin) okunduğu zaman, hemen yüzleri üzerine yere kapanır,

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki; ister inanın ona ister inanmayın, çünkü bundan evvel ılim verilmiş olanlar kendilerine tilavet olununca çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: "Siz ister ona inanın, ister inanmayın, O, daha önce kendilerine bilgi verilenlere okunduğu zaman onlar, derhal çeneleri üstüne secdeye kapanırlar."

### Gültekin Onan

De ki: "İster ona inanın, ister inanmayın. O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman, çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

De ki: "Ona ister iman edin, ister iman etmeyin. Çünkü bundan evvel ilim verilmiş olanlar bile kendilerine karşı o tilavet olununca çenelerinin üstüne (yüzü koyun) kapanarak secde ediyorlar".

### İbni Kesir

De ki: Ona ister inanın, ister inanmayın, muhakkak ki ondan önce kendilerine bilgi verilenlere, o okunduğu zaman, yüzleri üstü secdeye kapanırlar.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

De ki: -İster iman edin; ister iman etmeyin. Daha önce kendilerine ilim verilenlere o okunduğu zaman ağız üstü secdeye kapanırlar.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

De ki: "İster iman edin Ona, ister iman etmeyin! Ondan önce kendilerine ilim verilmiş olanlara gelince, (Kur'an) onlara okunulduğu zaman, saygıyla yere kapanırlar. " (107. ayet secde ayetidir. )

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın; daha önce kendilerine ilim verilenler[1], o, onlara okunduğu zamanlar, secde edenler[2] olarak çeneleri üzerine kapanırlar.

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy aracılığı ile bilgi sahibi olanlar. Daha önce kendilerine kitap verilenler. Ayetteki ilim sözcüğünden kasıt vahiydir. Kur'an, ilim sözcüğünü daha çok "vahiy" anlamında kullanmaktadır.
- [2] Tam bir teslimiyetle.

### Progressive Muslims

Say: "Believe in it or do not believe in it. Those who have been given the knowledge before it, when it is recited to them, they fall to their chins prostrating."

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Say thou: “Believe in it, or believe not”; those given knowledge before it, when it is recited to them, they fall on their faces in submission,

### Aisha Bewley

Say: ‘Have iman in it or do not have iman in it. ’ Certainly, when it is recited to them, those who were given knowledge before it fall on their faces in prostration,

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Proclaim, "Believe in it, or do not believe in it." Those who possess knowledge from the previous scriptures, when it is recited to them, they fall down to their chins, prostrating.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Say: "Believe in it or do not believe in it. Those who have been given the knowledge before it, when it is recited to them, they fall to their chins prostrating."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

De ki "Siz ona ister inanın, ister inanmayın. Daha önce kendilerine bu konuda bilgi verilmiş olanlara Kur'an okunduğu zaman çenelerinin üstüne kapanıp secde ederler.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

De ki: "Ona ister inanın ister inanmayın; daha önce kendilerine ilim verilenler[1], o, onlara okunduğu zamanlar, çeneleri üzerine secdeye[2] kapanırlar."

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy aracılığı ile bilgi sahibi olanlar. Daha önce kendilerine kitap verilenler. Ayetteki ilim sözcüğünden kasıt vahiydir. Kur'an, ilim sözcüğünü daha çok "vahiy" anlamında kullanmaktadır.
- [2] Tam bir teslimiyet.

### Taqi Usmani

Say, "Believe in it or do not believe in it; when it is recited to those who were given knowledge before it, they fall down on their faces in prostration

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Say, ˹O Prophet,˺ "Believe in this ˹Quran˺, or do not. Indeed, when it is recited to those who were gifted with knowledge[1] before it ˹was revealed˺, they fall upon their faces in prostration,

### Marmaduke Pickthall

Say: Believe therein or believe not, lo! those who were given knowledge before it, when it is read unto them, fall down prostrate on their faces, adoring,

### Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم to them): "Believe in it (the Qur’ân) or do not believe (in it). Verily those who were given knowledge before it (the Jews and the Christians like ‘Abdullâh bin Salâm and Salmân Al-Farisî), when it is recited to them, fall down on their faces in humble prostration."

### Abdul Haleem

Say, ‘Whether you believe it or not, those who were given knowledge earlier fall down on their faces when it is recited to them,

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Tell them, (O Prophet): "Whether you believe in it, or do not believe," but when it is recited to those who were given the knowledge before its revelation,[1] they fall down upon their faces in prostration

_Dipnotlar_
- [1] This refers to those people of the Book who were well versed in the Scriptures and could judge them from their themes and wording.

### Abdullah Yusuf Ali

Say: "Whether ye believe in it or not, it is true that those who were given knowledge beforehand, when it is recited to them, fall down on their faces in humble prostration,

### Ali Quli Qarai

Say, ‘Whether you believe in it, or do not believe in it, indeed those who were given knowledge before it when it is recited to them, fall down in prostration on their faces,

### E. Henry Palmer

Say, 'Believe ye therein, or believe not; verily, those who were given the knowledge before it, when it is read to them fall down upon their beards adoring!

### Arthur John Arberry

Say: 'Believe in it, or believe not; those who were given the knowledge before it when it is recited to them, fall down upon their faces prostrating,

### Amatul Rahman Omar

Say, `You may believe in it (- the Qur'ân) or you may not believe, those who have been given the (spiritual) knowledge before it (- its revelation) fall down on their faces prostrating submissively (before their Lord) when it is recited to them. '

### Bijan Moeinian

Say: "It does not matter if you believe in this Qur’an or not. " When Qur’an is recited to those who are knowledgeable about the previous Scriptures, they fall down in prostration.

### George Sale

Say, whether ye believe therein, or do not believe, verily those who have been favoured with the knowledge of the scriptures which were revealed before it, when the same is rehearsed unto them, fall down on their faces, worshipping,

### Hamid S. Aziz

Say, "Believe you therein, or believe not; verily, those who were given the knowledge before it, when it is read to them fall down prostrate upon their faces, adoring,

### Mahmoud Ghali

Say, "Believe in it or do not believe. Surely the ones who were brought the knowledge even before it, when it is recited to them, collapse upon their faces (Literally: up to the chins) constantly prostrating,

### Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Believe in it or do not believe: Those who were given knowledge before it bow in adoration when it is read out to them,

### Muhammad Asad

Say: "Believe in it or do not believe. " Behold, those who are already endowed with [innate] knowledge fall down upon their faces in prostration as soon as this [divine writ] is conveyed unto them,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Therefore say to them -the infidels- O Muhammad: "Believe in it or do not give credence to it; those to whom We imparted knowledge, wisdom and spiritual light before it was revealed bow to it in reverence and submission. When it is recited to them they cast themselves down prostrate in humility and veneration",

### Shabbir Ahmed

Say, "Believe in it or do not believe. " Those who have been endowed with innate knowledge and make use of it, recognize its glory and fall down upon their faces in prostration as soon as it is conveyed to them."

### Syed Vickar Ahamed

Say: "Whether you believe in it (the Quran) or do not believe (in it), verily, it is true that those who were given (its) knowledge earlier, when it is recited to them, fall down on their faces in respectful prostration,

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Say, "Believe in it or do not believe. Indeed, those who were given knowledge before it - when it is recited to them, they fall upon their faces in prostration,

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | قُلْ — kul | de ki | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 2 | ءَامِنُوا۟ — aminu | siz inanın | امن — Elif-Mim-Nun |
| 3 | بِهِۦٓ — bihi | ona | — |
| 4 | أَوْ — ev | veya | — |
| 5 | لَا — la | — | — |
| 6 | تُؤْمِنُوٓا۟ ۚ — tu'minu | inanmayın | امن — Elif-Mim-Nun |
| 7 | إِنَّ — inne | şüphesiz | — |
| 8 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kimselere | — |
| 9 | أُوتُوا۟ — utu | verilen(ler) | اتي — Elif-Te-Ye |
| 10 | ٱلْعِلْمَ — l-ilme | bilgi | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 11 | مِن — min | — | — |
| 12 | قَبْلِهِۦٓ — kablihi | daha önce | قبل — Kaf-Be-Lam |
| 13 | إِذَا — iza | zaman | — |
| 14 | يُتْلَىٰ — yutla | okunduğu | تلو — Te-Lam-Vav |
| 15 | عَلَيْهِمْ — aleyhim | kendilerine | — |
| 16 | يَخِرُّونَ — yehirrune | onlar derhal kapanırlar | خرر — Kh-Ra-Ra |
| 17 | لِلْأَذْقَانِ — lilezkani | çeneleri üstüne | ذقن — Zal-Kaf-Nun |
| 18 | سُجَّدًۭا — succeden | secdeye | سجد — Sin-Cim-Dal |

---
Önceki: https://acikkuran.com/isra-suresi/106-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/isra-suresi/108-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
