# 17. İsra suresi 26. ayet

- **Sure:** 17. İsra suresi (Gece Yolculuğu) — سُورَةُ ٱلْإِسْرَاءِ
- **Ayet:** 26 / 111 · **Cüz:** 15 · **Mushaf sayfası:** 283
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/isra-suresi/26-ayet-meali

## Arapça

وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يراً

## Okunuş

Ve ati zel kurba hakkahu vel miskine vebnes sebili ve la tubezzir tebzira.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bir de akrabaya, yoksula ve yolcuya/çaresiz kalana hakkını ver! Gereksiz yere de saçıp savurma!

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver![1] Saçıp savurma![2]

_Dipnotlar_
- [1] Bu cümle infakın, sadakaların ve zekâtın "kâr"dan değil, "mal"dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:141; Tevbe 9:103; Rûm 30:38; Zâriyât 51:19; Me‘âric 70:24.
- [2] Saçıp savurmak kişiyi savurduğu şeylere bir süre sonra muhtaç duruma düşürebilir. Bu nedenle amaçsız bir şekilde elde avuçta olan her şeyi vermemek gerektiğine dikkat çekilmektedir. Benzer mesajlar: İsrâ 17:29; Furkân 25:67.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Yakınlık sahibine,1 düşkünlere ve yol oğluna[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.

_Dipnotlar_
- [1] Himaye ettiklerine, yanında yer alanlara, yakınlık gösterenlere, akrabaya.
- [2] Bkz. 90:60. ayetin 6. dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Akrabaya, çaresiz ve yolcuya hakkını ver;[1] ama (elindekileri) saçıp savurma!

_Dipnotlar_
- [1] [Nahl 16/90,](https://acikkuran.com/16/90) [Rum 30/38](https://acikkuran.com/30/38), [Zariyat 51/19,](https://acikkuran.com/51/19) [Mearic 70/24](https://acikkuran.com/70/24)-[25.](https://acikkuran.com/70/25)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ayrıca, yakınlara haklarını ver; yoksula ve yolda kalana da. Ve saçıp savurma.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

(Ey insan!) Yakınlık sahiplerine hakkını ver; düşküne ve yolda kalmışa da... Fakat sakın ola ki (elinde avucunda olanı) amaçsız bir biçimde saçıp savurma!

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Akrabaya hakkını ver. Çaresize, yolda kalana da. Fakat saçıp savurma.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Akrabaya hakkını ver; yoksula, yolda kalmış olana da; bununla beraber saçıp savurma!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve (ey insanoğlu,) yakın(ların)a hak(lar)ını ver; düşküne de, yolda kalmışa da; ama sakın (elindekini) anlamsız, amaçsız bir biçimde saçıp savurma.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Karabet sahibine de hakkını ver, miskine de, yolda kalmışa da, bununla beraber saçıp savurma

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.

### Gültekin Onan

Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile saçıb savurma.

### İbni Kesir

Yakınlara hakkını ver. Miskine, yolcuya da. Ama saçıp savurma.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

(26-27) Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Yakınlara hakkını ver; yoksula ve yolda kalmışa da. . . (Fakat) ölçüsüz de dağıtma!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Yakınlık sahibine[1], düşkünlere ve kendisini Allah'ın yoluna adamış olanlara[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.

_Dipnotlar_
- [1] Himaye ettiklerine, yanında yer alanlara, yakınlık gösterenlere, akrabaya.
- [2] "Ayette yer alan "ibne es sebili/yol oğlu" deyimine, "yolda kalanlara" olarak anlam verilmektedir. Sebil, üzerinde yürünen/gidilen "yol" demek değildir. Sebil, "iki şey arasından birini seçmek anlamında "tercih edilen yol" demektir. Yani, Hakk veya Batıl yoldan "birini tercih etmek" anlamına gelmektedir. Bu nedenle doğru anlamın "yolda kalanlar" değil, bütün zamanını "Allah yolunda" çalışmaya ayırmış olan anlamındadır. Veya yaptıkları şeyi yarım kalmış olanlar.

### Progressive Muslims

And give the relative his due, and the poor, and the wayfarer; and do not waste excessively.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And give thou the relative his due, and the needy, and the wayfarer; but squander thou not wastefully,

### Aisha Bewley

Give your relatives their due, and the very poor and travellers but do not squander what you have.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

You shall give the due alms to the relatives, the needy, the poor, and the traveling alien, but do not be excessive, extravagant.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And give the relative his due, and the poor, and the wayfarer; and do not waste excessively.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Yakınlarına, yoksullara ve yolda kalanlara hakkını ver ama saçıp savurma.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Yakınlık sahibine[1], düşkünlere ve yol oğluna[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.

_Dipnotlar_
- [1] Himaye ettiklerine, yanında yer alanlara, yakınlık gösterenlere, akrabaya.
- [2] "İbnu's-sebili, " deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmek yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı "yolda kalanlar" değil, kendisini Allah'ın yoluna adamış olanlardır. Ayrıca yaptığı şey imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselere de denmektedir.

### Abdul Haleem

Give relatives their due, and the needy, and travellers- do not squander your wealth wastefully:

### Abdullah Yusuf Ali

And render to the kindred their due rights, as (also) to those in want, and to the wayfarer: But squander not (your wealth) in the manner of a spendthrift.

### Al-Hilali & Khan

And give to the kinsman his due and to the Miskîn [1] (poor) and to the wayfarer. But spend not wastefully (your wealth) in the manner of a spendthrift.[2] (Tafsir At-Tabarî)

### Taqi Usmani

Give the relative his right, and the needy and the wayfarer. And do not squander recklessly.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

(iii) Give to the near of kin his due, and also to the needy and the wayfarer. (iv) Do not squander your wealth wastefully,

### Marmaduke Pickthall

Give the kinsman his due, and the needy, and the wayfarer, and squander not (thy wealth) in wantonness.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Give to close relatives their due, as well as the poor and ˹needy˺ travellers. And do not spend wastefully.

### Arthur John Arberry

And give the kinsman his right, and the needy, and the traveller; and never squander;

### Mahmoud Ghali

And bring to a near kinsman his true (right) and (to) the indigent and the wayfarer; and do not squander wantonly (Literally: in "wanton" squandering).

### Bijan Moeinian

You shall fulfill your charitable obligations towards your relatives, needy people, and stranded travelers (refugees) but do not be wasteful.

### Amatul Rahman Omar

And give to the near of kin and the needy, and the wayfarer their dues, and do not squander (your wealth) wastefully.

### E. Henry Palmer

And give thy kinsman his due and the poor and the son of the road; and waste not wastefully,

### George Sale

And give unto him who is of kin to you his due, and also unto the poor, and the traveller. And waste not thy substance profusely:

### Hamid S. Aziz

And give your kinsman his due and the needy and the son of the road (wayfarer); and squander (waste) not your wealth in wantonness.

### Ali Quli Qarai

Give the relatives their [due] right, and the needy and the traveller [as well], but do not squander wastefully.

### Mohamed Ahmed - Samira

So give to your relatives what is their due, and to those who are needy, and the wayfarers; and do not dissipate (your wealth) extravagantly.

### Muhammad Asad

And give his due to the near of kin, as well as to the needy and the wayfarer, but do not squander [thy substance] senselessly.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And render to the poor being of kin his due and also to the needy and to the wayfarer who does not have the means for transportation, but do not expend extravagantly or wastefully.

### Shabbir Ahmed

And give your relative his or her Divine right, and give to those whose running businesses have stalled, who have lost their jobs, the needy wayfarer, the homeless, and the one who reaches you in a state of destitution. (For this nobility you will have to guard yourself against squandering your wealth). Do not squander your wealth senselessly. (2:261).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And give the relative his right, and [also] the poor and the traveler, and do not spend wastefully.

### Syed Vickar Ahamed

And give the relatives their due rights, and (also) to those in want, and to the wayfarer: But do not waste (your wealth) like a spendthrift (or a wasteful person).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَءَاتِ — ve ati | ve ver | اتي — Elif-Te-Ye |
| 2 | ذَا — za | — | — |
| 3 | ٱلْقُرْبَىٰ — l-kurba | akrabaya | قرب — Kaf-Ra-Be |
| 4 | حَقَّهُۥ — hakkahu | hakkını | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 5 | وَٱلْمِسْكِينَ — velmiskine | ve yoksula | سكن — Sin-Kef-Nun |
| 6 | وَٱبْنَ — vebne | — | بني — Be-Nun-Ye |
| 7 | ٱلسَّبِيلِ — s-sebili | ve yolcuya | سبل — Sin-Be-Lam |
| 8 | وَلَا — ve la | (fakat) | — |
| 9 | تُبَذِّرْ — tubezzir | saçıp savurma | بذر — Be-Zal-Ra |
| 10 | تَبْذِيرًا — tebziran | savurarak | بذر — Be-Zal-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/isra-suresi/25-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/isra-suresi/27-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
