# 54. Kamer suresi 37. ayet

- **Sure:** 54. Kamer suresi (Ay) — سُورَةُ ٱلْقَمَرِ
- **Ayet:** 37 / 55 · **Cüz:** 27 · **Mushaf sayfası:** 529
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/kamer-suresi/37-ayet-meali

## Arapça

وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

## Okunuş

Ve lekad raveduhu an dayfihi fe tamesna a'yunehum fe zuku azabi ve nuzur.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Andolsun ki, onlar Lut'tan misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler. Bunun üzerine biz de onların gözlerini kör ettik. "Cezamı ve uyarımı tadın!" dedik.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Yemin olsun ki onlar (Lut'un) misafirlerinden (ahlaksızca) yararlanmak bile istemişlerdi de gözlerini kör etmiştik. (Kendilerine) "Benim azabımı ve benim uyarılarım(a itibar etmemenizin sonucunu) tadın!" (demiştik).

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.[1] Azabımı ve uyarılarımı tadın.

_Dipnotlar_
- [1] "Gözlerini sildik." deyimini, "Gözlerini kör ettik." şeklinde çeviri konusu etmek isabetli değildir. Bu deyim "bilinçten ve gerçeği kavramaktan yoksun bırakılmayı" ifade etmektedir. Tıpkı, "gözlerin kararması, bir şeyi görmemesi" deyiminde olduğu gibi.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Üstelik Lut'tan, ısrarla onun konukları ile birlikte olmayı istediler[1]. Biz de onların gözlerini kör ettik[2]. "Azabımı ve uyarılarımı şimdi tadın bakalım."

_Dipnotlar_
- [1] [Hud 11/77](https://acikkuran.com/11/77)-[79,](https://acikkuran.com/11/79) [Hicr 15/67](https://acikkuran.com/15/67)-[71.](https://acikkuran.com/15/71)
- [2] Bu olay Tevrat/ Yaratılış 19:4-11 pasajlarında da anlatılır.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Üstelik gerçek şu ki, Onun konuklarına göz koydular. Bunun üzerine, onları, görmekten yoksun bıraktık.[474] "Artık tadın, cezamı ve uyardıklarımı!"

_Dipnotlar_
- [474] "Görmekten yoksun bıraktık." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Gerçeği görmekten yoksun bıraktık." veya "Gözlerini silip yok ettik." veya "Gözlerini silme kör ettik." biçiminde çevrilmiştir. Lut peygambere insan görünümünde gelen elçilere sarkıntılık yapan eşcinsel erkeklerin kör edilmesi, Tevrat, Yaratılış 19:10,11 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "İçerdeki adamlar, uzanıp, Lut'u evin içine yanlarına aldılar ve kapıyı kapattılar. Kapıya dayanan adamların büyük küçük hepsini kör ettiler. Öyle ki, adamlar kapıyı bulamaz oldular."

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Daha beteri arzularını onun misafirlerinden tatmin etmek için onunla çekiştiler; bunun üzerine Biz de gözlerini kör ettik; "Madem uyarımı (göz ardı ettiniz), o halde azabımı tadın!" (dedik).

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Yemin olsun, Lut'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör etmiştik. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik (kör ettik) ve: "Tadın bakalım azabımı ve uyanlarımı." dedik.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve hatta o'ndan misafirlerini (kendilerine) teslim etmesini istediler. Bunun üzerine onları (gerçeği) görmekten yoksun bıraktık. "Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!" (diye seslendik.)

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve onun müsafirlerinden kam almağa kalkıştılar, biz de gözlerini siliverdik de tadın bakalım dedik azabımı ve inzarlarımı?

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"

### Gültekin Onan

Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı, yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun ki onlar müsafirlerine (bile) kötülük yapmayı kasd etmişlerdi. Biz de gözlerini silme kör ediverdik. "İşte, (dedik,) azabımı ve tehdidlerimi (n akıbetini) tadın".

### İbni Kesir

Andolsun ki; onlar, misafirlerine kötülük yapmayı kasdetmişlerdi. Biz de gözlerini kör ettik. Azabımı ve tehdidimi tadın.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlar, Lut'un misafirlerinden murat almak istemişlerdi. Biz de onların gözlerini kör ettik. -Şimdi tadına bakın azabımın ve tehdidimin!

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Andolsun ki Onun (Lut'un) konuklarından (şehvetle) zevk almak istediler de bu yüzden (görüşlerini) tam bir körlüğe soktuk! "Şimdi tadın azabımı ve uyarmalarımı!"

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.[1] Azabımı ve uyarılarımı tadın.

_Dipnotlar_
- [1] "Gözlerini sildik." deyimini, "Gözlerini kör ettik." şeklinde çeviri konusu etmek isabetli değildir. Bu deyim "bilinçten ve gerçeği kavramaktan yoksun bırakılmayı" ifade etmektedir. Tıpkı, "gözlerin kararması, bir şeyi görmemesi" deyiminde olduğu gibi.

### Progressive Muslims

And they sought to remove him from his guests; so We diverted their eyes. "Taste My retribution; you have been warned."

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And they demanded of him his guests, so We put out their eyes: “Then taste My punishment and My warnings!”

### Aisha Bewley

They even wanted to seduce his guests! So We put out their eyes: ‘Taste My punishment and warnings!’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They negotiated with him about his guests; we blinded them. Suffer My retribution; you have been warned.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And they sought to remove him from his guests; so We diverted their eyes. "Taste My retribution; you have been warned."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Üstelik Lut'un konuklarını elde etmeye çalışıyorlardı ki gözlerini kör ediverdik: "Şimdi uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın."

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.[1] Azabımı ve uyarılarımı tadın.

_Dipnotlar_
- [1] "Gözlerini sildik." deyimini, "Gözlerini kör ettik." şeklinde çeviri konusu etmek isabetli değildir. Bu deyim "bilinçten ve gerçeği kavramaktan yoksun bırakılmayı" ifade etmektedir. Tıpkı, "gözlerin kararması, bir şeyi görmemesi" deyiminde olduğu gibi.

### Taqi Usmani

And they had even tried to tempt him against his guests (so that they may snatch them away for bad purpose,) but We blinded their eyes: "Now taste My torment and My warnings!"

### Al-Hilali & Khan

And they indeed sought to shame his guest (by asking to commit sodomy with them). So We blinded their eyes, (saying) "Then taste you My Torment and My Warnings."

### Abdullah Yusuf Ali

And they even sought to snatch away his guests from him, but We blinded their eyes. (They heard:) "Now taste ye My Wrath and My Warning."

### Abdul Haleem

they even demanded his guests from him- so We sealed their eyes- ‘ Taste My [terrible] punishment and [the fulfilment of] My warnings!’-

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Then they even solicited his guests from him, whereupon We blotted out their eyes, (telling them): "Now have a taste of My chastisement and My warnings." [1]

_Dipnotlar_
- [1] The details of this story have been given in (Surah Houd, Ayats 77-83) and (Surah Al-Hijr, Ayats 61-74), a resume of which is as follows: When Allah decided to punish those people with a torment, He sent a few angels in the guise of handsome boys as guests in the house of the Prophet Lot (peace be upon him). When the people saw such handsome guests in Lot’s house, they rushed to it and demanded that they be handed over to them for the gratification of their lust. The Prophet Lot implored them to desist from their evil intention, but they did not listen and tried to enter his house to take hold of the guests forcibly. At this stage suddenly their eyes were blinded. Then the angels told Prophet Lot (peace be upon him) that he and his household should leave the city before dawn; then as soon as they had left a dreadful torment descended on the people. In the Bible also this event has been described. The words are: And they pressed sore upon the man, even Lot, and came near to break the door. But the men (i.e. the angels) put forth their hand and pulled Lot into the house to them, and shut to the door. And they smote the men that were at the door of the house with blindness, both small and great: so that they wearied themselves to find the door. (Gen. 19: 9-11).

### Marmaduke Pickthall

They even asked of him his guests for an ill purpose. Then We blinded their eyes (and said): Taste now My punishment after My warnings!

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And they even demanded his angel-guests from him,[1] so We blinded their eyes. ˹And they were told,˺ "Taste then My punishment and warnings!"

### Bijan Moeinian

They verbally abused Lot’s honorable guests. That is why, I made them blind: Suffer my punishment; you have been warned.

### Arthur John Arberry

Even his guests they had solicited of him; so We obliterated their eyes, saying, 'Taste now My chastisement and My warnings!'

### Mahmoud Ghali

And indeed they already solicited of him his guests, so We obliterated their eyes, (saying), "So taste My torment and My warnings!"

### George Sale

And they demanded his guests of him, that they might abuse them: But We put out their eyes, saying, taste my vengeance, and my threatening.

### E. Henry Palmer

And they desired his guest, and we put out their eyes. - 'So taste ye my torment and warning!'

### Hamid S. Aziz

And they endeavoured to snatch away his guests from him, but We blinded their eyes; "So taste you My chastisement and My warning.

### Amatul Rahman Omar

And they (deceitfully) sought to turn him away from his guests. So We put a covering on their eyes. (And We said to them, ) `Now taste My punishment and (suffer the consequences of ignoring) My warning.'

### Ali Quli Qarai

Certainly they even solicited of him his guests, whereat We blotted out their eyes, [saying,] ‘Taste My punishment and My warnings!’

### Mohamed Ahmed - Samira

They lusted after his guests, so We put out their eyes (and said): "Taste My punishment and My commination. "

### Muhammad Asad

and even demanded that he give up his guests [to them]: whereupon We deprived them of their sight [and thus told them, as it were]: "Taste, then, the suffering which I inflict when My warnings are disregarded!"

### Shabbir Ahmed

And demanded that he give up his guests. Whereupon We sealed their vision. Taste now My punishment after the warnings.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Even his guests- the two disguised angels- did Lut's people try to take away to seduce and induce them to surrender to their evil sin, hut We blinded their sight and We decreed thus "This day shall they taste My merciless but just retribution for their insolent disregard of My warning".

### Syed Vickar Ahamed

And they even sought to snatch away his guests from him, so, We blinded their eyes. (And they heard:) "Now you taste My Wrath and My Warning."

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And they had demanded from him his guests, but We obliterated their eyes, [saying], "Taste My punishment and warning. "

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَدْ — velekad | ve andolsun | — |
| 2 | رَٰوَدُوهُ — raveduhu | murad almağa kalkıştılar | رود — Ra-Vav-Dal |
| 3 | عَن — an | -ndan | — |
| 4 | ضَيْفِهِۦ — deyfihi | onun konukları- | ضيف — Dad-Ye-Fe |
| 5 | فَطَمَسْنَآ — fetamesna | biz de siliverdik | طمس — Ta-Mim-Sin |
| 6 | أَعْيُنَهُمْ — ea'yunehum | gözlerini | عين — Ayn-Ye-Nun |
| 7 | فَذُوقُوا۟ — fezuku | haydi tadın | ذوق — Zal-Vav-Kaf |
| 8 | عَذَابِى — azabi | azabımı | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 9 | وَنُذُرِ — ve nuzuri | ve uyarılarımı | نذر — Nun-Zal-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/kamer-suresi/36-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/kamer-suresi/38-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
