# 31. Lokman suresi 7. ayet

- **Sure:** 31. Lokman suresi (Lokman) — سُورَةُ لُقْمَانَ
- **Ayet:** 7 / 34 · **Cüz:** 21 · **Mushaf sayfası:** 410
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/lokman-suresi/7-ayet-meali

## Arapça

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِراً كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَا كَاَنَّ ف۪ٓي اُذُنَيْهِ وَقْراًۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ

## Okunuş

Ve iza tutla aleyhi ayatuna vella mustekbiren ke en lem yesma'ha ke enne fi uzuneyhi vakra, fe beşşirhu bi azabin elim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi kibirlenerek yüz çevirirler. Sen de ona acıklı bir azabı müjdele!

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Ona ayetlerimiz tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, sanki bunları duymamış, sanki kulaklarında (s)ağırlık varmış gibi kibirlenerek yüz çevirir.[1] Onu, elem verici bir azapla müjdele!

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesaj: Fussilet 41:5.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları duymamış, sanki kulakları sağırmış gibi, küstahça umursamazlıktan gelir. Öyleyse onu, çok acı veren bir azaptan haberdar et.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Ona ayetlerimiz bağlantılarıyla birlikte[1] okunduğu zaman sanki onları hiç dinlememiş, sanki kulaklarında tıkaç varmış gibi kibirlenerek yüzünü döner[2]. Onu acıklı bir azapla müjdele!

_Dipnotlar_
- [1] Tilavet sözcüğünün kökü olan t-l-v (تلو) "birden çok şeyin, aralarına kendi cinslerinden olmayan bir şey karışmayacak şekilde peş peşe sıralanması" anlamındadır (Müfredat). Buna göre tilavet, birbiriyle bağlantılı ayetleri birlikte okumaktır.
- [2] [En'am 6/25,](https://acikkuran.com/6/25) [İsra 17/45](https://acikkuran.com/17/45)-[46,](https://acikkuran.com/17/46) [Kehf 18/57,](https://acikkuran.com/18/57) [Fussilet 41/4](https://acikkuran.com/41/4)-[5,](https://acikkuran.com/41/5) [Casiye 45/7](https://acikkuran.com/45/7)-[8.](https://acikkuran.com/45/8)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Üstelik ayetlerimiz ona okunduğunda, sözde duymuyormuş gibi, sözde kulaklarında ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak döner. Artık, acı dolu bir cezayı ona bildir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Böyle birine ayetlerimiz okunduğu zaman sanki kulaklarında kurşun varmış gibi hiç aldırmadan serkeşçe yüz çevirir: İşte böylesini can yakıcı bir azap ile müjdele.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ayetlerimiz ona okunduğunda, böbürlenerek yüzünü çevir. Sanki onları hiç işitmemiştir, sanki kulaklarında bir ağırlık vardır. İşte böylesini, korkunç bir azapla muştula.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce) sırtını çevirir. Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Karşısında ayetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi kibirlenerek ensesini döner. Sen de onu acı bir azap ile müjdele!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Böyle birine mesajlarımız aktarıldığında, sanki kulaklarında bir sağırlık varmış da onları hiç duymamış gibi, küstahça yüz çevirir: işte ona (öteki dünyada) acıklı azabı haber ver!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Karşısında ayetlerimiz okunduğu vakıt da kibirlenerek ensesini döner, sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış, sen de onu elim bir azab ile müjdele

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. Ona acı bir azabı müjdele.

### Gültekin Onan

Ona ayetlerimiz okunduğunda sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce) sırtını çevirir. Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki iki kulağında bir sağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir, işte onu çok acıklı bir azab ile müjdele!

### İbni Kesir

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman; kulaklarında ağırlık var da işitmiyormuş gibi büyüklük taslayarak sırt çevirir. İşte ona çok acıklı bir azabı müjdele.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, sanki işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklenerek yüzçevirir. Ona acı bir azap müjdele.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Ona işaretlerimiz bildirildiğinde, sanki onları işitmemiş, sanki iki kulağında ağır işitme varmış gibi (duymazlıktan gelerek), benlikle yüz çevirir. . . Onu feci bir azapla müjdele!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları duymamış, sanki kulakları sağırmış gibi, küstahça umursamazlıktan gelir. Öyleyse onu, çok acı veren bir azaptan haberdar et.

### Progressive Muslims

And when Our revelations are recited to him, he turns away arrogantly as if he did not hear them, as if there is a deafness in his ears. So announce to him a painful retribution.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And when Our proofs are recited to him he turns away, waxing proud, as if he heard them not, as if there were in his ears deafness; so give thou him tidings of a painful punishment.

### Aisha Bewley

When Our Signs are recited to such a person, he turns away arrogantly as if he had not heard, as if there was a great weight in his ears. So give him news of a painful punishment.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

And when our revelations are recited to the one of them, he turns away in arrogance as if he never heard them, as if his ears are deaf. Promise him a painful retribution.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And when Our revelations are recited to him, he turns away arrogantly as if he did not hear them, as if there is a deafness in his ears. So announce to him a painful retribution.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Ona ayetlerimiz okunduğunda büyüklenir, sanki hiç duymamış, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi sırt çevirir. Ona acıklı bir azap müjdesi ver.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları duymamış, sanki kulakları sağırmış gibi, küstahça umursamazlıktan gelir. Öyleyse onu, çok acı veren bir azaptan haberdar et.

### Al-Hilali & Khan

And when Our Verses (of the Qur’ân) are recited to such a one, he turns away in pride,[1] as if he heard them not - as if there were deafness in his ear. So announce to him a painful torment.

### Abdullah Yusuf Ali

When Our Signs are rehearsed to such a one, he turns away in arrogance, as if he heard them not, as if there were deafness in both his ears: announce to him a grievous Penalty.

### Taqi Usmani

And when Our verses are recited to him, he turns away in arrogance, as if he did not hear them, as if there is heaviness in his ears. So give him the ‘good’ news of a painful punishment.

### Marmaduke Pickthall

And when Our revelations are recited unto him he turneth away in pride as if he heard them not, as if there were a deafness in his ears. So give him tidings of a painful doom.

### Abdul Haleem

When Our verses are recited to him, he turns away disdainfully as if he had not heard them, as if there were heaviness in his ears. Tell him that there will be a painful torment!

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

When Our verses are recited to such a person, he arrogantly turns away, as though he had not heard them, or as though there was a deafness in his ears. So announce to him the tidings of a grievous chastisement.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Whenever Our revelations are recited to them, they turn away in arrogance as if they did not hear them, as if there is deafness in their ears. So give them good news ˹O Prophet˺ of a painful punishment.

### Arthur John Arberry

And when Our signs are recited to such a man he turns away, waxing proud, as though he heard them not, and in his ears were heaviness; so give him good tidings of a painful chastisement.

### E. Henry Palmer

And when our signs are recited to him, he turns his back, too big with pride, as though he heard them not, - as if in his two ears were dullness. But give to him glad tidings of grievous woe!

### Ali Quli Qarai

And when Our signs are recited to him he turns away disdainfully as if he had not heard them [at all], as if there were a deafness in his ears. So inform him of a painful punishment.

### George Sale

And when our signs are rehearsed unto him, he disdainfully turneth his back, as though he heard them not, as though there were a deafness in his ears: Wherefore denounce unto him a grievous punishment.

### Mahmoud Ghali

And when Our ayat (Verses or signs) are recited to him, he turns away, waxing proud, as though he did not hear them, as though in his ears were obstruction. So give him (good) tiding (s) of a painful torment.

### Hamid S. Aziz

But amongst men are those who purchase (pay for) idle tales without knowledge (or meaning), to lead astray men from the path of Allah, and to make a jest of it; for them is shameful woe!

### Bijan Moeinian

To these people who turn from God’s words when recited to them and do not listen to it as though they are deaf, let (Mohammad) them know what a painful punishment is in reserve for them.

### Amatul Rahman Omar

And when Our Messages are recited to such a person he turns his back (upon them) in disdain as though he never heard them (and) as if he were deaf in both ears. So give him the important tiding of a grievous punishment.

### Mohamed Ahmed - Samira

When Our verses are recited before them they turn away haughtily as though they did not hear them, as if a deafness had come into their ears. So give them tidings of a shameful punishment.

### Muhammad Asad

For, whenever Our messages are conveyed to such a one, he turns away in his arrogance as though he had not heard them - as though there were deafness in his ears. Give him, then, the tiding of grievous suffering [in the life to come].

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And when Our revelations are recited to him he simply withdraws and turns away in inordinate self-esteem as if he heard nothing divine as though he lacks intellect or he is defective in the sense of hearing. Tell him, O Muhammad and the like of him to expect a severe punishment.

### Shabbir Ahmed

Whenever Our Verses are conveyed to such a purchaser of Hadith, he turns away in arrogance as if he never heard them - as if there were deafness in his ears. So give him the tidings of a painful doom.

### Syed Vickar Ahamed

And when Our Signs (verses) are rehearsed to such a one (person), he turns away with (empty) pride, as if he did not hear them, as if there was deafness in both of his ears: So, announce to him of a (very) painful penalty.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And when our verses are recited to him, he turns away arrogantly as if he had not heard them, as if there was in his ears deafness. So give him tidings of a painful punishment.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذَا — ve iza | ve zaman | — |
| 2 | تُتْلَىٰ — tutla | okunduğu | تلو — Te-Lam-Vav |
| 3 | عَلَيْهِ — aleyhi | ona | — |
| 4 | ءَايَـٰتُنَا — ayatuna | ayetlerimiz | ايي — Elif-Ye-Ye |
| 5 | وَلَّىٰ — vella | sırtını döner | ولي — Vav-Lam-Ye |
| 6 | مُسْتَكْبِرًۭا — mustekbiran | büyüklük taslayarak | كبر — Kef-Be-Ra |
| 7 | كَأَن — keen | sanki | — |
| 8 | لَّمْ — lem | — | — |
| 9 | يَسْمَعْهَا — yesmea'ha | onları hiç işitmemiş | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 10 | كَأَنَّ — keenne | sanki | — |
| 11 | فِىٓ — fi | — | — |
| 12 | أُذُنَيْهِ — uzuneyhi | kulaklarında | اذن — Elif-Zal-Nun |
| 13 | وَقْرًۭا ۖ — vekran | ağırlık varmış | وقر — Vav-Kaf-Ra |
| 14 | فَبَشِّرْهُ — febeşşirhu | ona müjdele | بشر — Be-Şin-Ra |
| 15 | بِعَذَابٍ — biazabin | bir azabı | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 16 | أَلِيمٍ — elimin | acıklı | الم — Elif-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/lokman-suresi/6-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/lokman-suresi/8-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
