# 31. Lokman suresi 9. ayet

- **Sure:** 31. Lokman suresi (Lokman) — سُورَةُ لُقْمَانَ
- **Ayet:** 9 / 34 · **Cüz:** 21 · **Mushaf sayfası:** 410
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/lokman-suresi/9-ayet-meali

## Arapça

خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقاًّۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

## Okunuş

Halidine fiha, va'dallahi hakka, ve huvel azizul hakim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- İnanıp yararlı iş yapanları ise nimetlerle dolu,süreli olarak kalacakları cennetler bekliyor. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O'nun gücü her şeye yeter; her işinde hikmet vardır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Allah'ın vaadi olarak orada ebedî kalacaklardır. O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Orada ölümsüz olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın vaadidir, mutlaka gerçekleşecektir[1]. Daima üstün ve kararları doğru olan odur.

_Dipnotlar_
- [1] [Nisa 4/122.](https://acikkuran.com/4/122)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sürekli orada kalacaklardır. Allah'ın sözünü verdiği gerçektir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Onlar orada Allah'ın mutlaka gerçekleşecek olan vaadi uyarınca ebedi kalacak. Zira O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Sürekli kalacaklardır orada. Allah'ın hak vaadidir bu. Aziz'dir, Hakim'dir O.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın hak sözü olarak içlerinde ebedi kalmak üzere! O, pek güçlü ve hakimdir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Orada Allah'ın şaşmaz vaadine uygun olarak temelli kalacaklar; çünkü O, kudret ve hikmet sahibidir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İçlerinde muhalled olmak üzere onlar, hakka Allahın va'di bu ve aziz odur hakim o

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Orada ebedi kalacaklardır. (Bu,) Allah'ın gerçek va'didir. O üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

### Gültekin Onan

Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Tanrı'nın vaadi haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(8-9) Hakıykat, iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Naıym cennetleri — kendileri içlerinde ebedi kalıcı olmak üzere — onlarındır. Bu, Allahın gerçek va'didir. O, yegane gaalib, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

### İbni Kesir

Orada devamlı kalırlar. Bu, Allah'ın hak vaadidir. Ve O; Aziz'dir, Hakim'dir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. O, güçlüdür, hakimdir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Orada sonsuza dek yaşarlar. . . Allah'ın Hak vaadidir! "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

### Progressive Muslims

Abiding eternally therein with certainty, as promised by God. He is the Noble, the Wise.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They abiding eternally therein — the promise of God in truth; and He is the Exalted in Might, the Wise.

### Aisha Bewley

to remain in them timelessly, for ever. Allah’s promise is true. He is the Almighty, the All-Wise.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Eternally they abide therein. This is the truthful promise of GOD. He is the Almighty, Most Wise.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Abiding therein, the promise of God is true. And He is the Noble, the Wise.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah'ın gerçekleşecek sözü gereği orada ölümsüzleşirler. O; güçlüdür ,doğru karar verir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

### Marmaduke Pickthall

Wherein they will abide. It is a promise of Allah in truth. He is the Mighty, the Wise.

### Al-Hilali & Khan

To abide therein. It is a Promise of Allâh in truth. And He is the All-Mighty, the All-Wise.

### Abdullah Yusuf Ali

To dwell therein. The promise of Allah is true: and He is Exalted in Power, Wise.

### Taqi Usmani

in which they will live forever - an absolute promise of Allah. He is the Mighty, the Wise.

### Abdul Haleem

where they will stay: that is God’s true promise, and He is the Almighty, the All Wise.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

They shall abide in them forever. This is Allah's promise that shall come true. He is the Most Powerful, the Most Wise.[1]

_Dipnotlar_
- [1] That is, "Nothing can withhold Him from fulfilling His promise, and whatever He does is strictly according to the demands of wisdom and justice. The object of mentioning these two attributes of Allah after saying: “This is a true promise of Allah", is to stress that Allah neither violates His promise willfully nor is there in this universe any such power as can prevent Him from fulfilling His promise. Therefore, there can be no chance that one may not receive what Allah has promised to give as a reward for faith and righteous deeds. Moreover, Allah’s open promise to bestow this reward is entirely based on His wisdom and His justice. He does not misjudge: it cannot be that He may deprive a deserving person of his reward, and reward a nondeserving one instead. The people characterized by true faith and righteous deeds indeed deserve this reward and Allah will bestow this on them only.”

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

staying there forever. Allah’s promise is true. And He is the Almighty, All-Wise.

### Mohamed Ahmed - Samira

They will abide in them for ever. The promise of God is true; and He is all-mighty and all-wise.

### Ali Quli Qarai

to remain in them [forever] —a true promise of Allah, and He is the All-mighty, the All-wise.

### George Sale

they shall continue therein for ever: This is the certain promise of God; and he is the mighty, the wise.

### E. Henry Palmer

to dwell therein for aye;- God's promise in truth, and He is mighty, wise.

### Arthur John Arberry

therein to dwell forever -- God's promise in truth; and He is the All-mighty, the All-wise.

### Bijan Moeinian

They will live in Paradise forever; this is a true promise of God. God is Almighty, the Most Wise.

### Amatul Rahman Omar

There in they shall live for ever. (This is) a true promise of Allâh. And He is the All-Mighty, the All-Wise.

### Mahmoud Ghali

Eternally (abiding) therein, a promise of Allah truly (binding), and He is The Ever-Mighty, The Ever-Wise.

### Hamid S. Aziz

Verily, those who believe and do right, for them are Gardens of Bliss,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

wherein they will have passed through nature to Eternity as promised by Allah Whose promise is the truth personified. He is AL-Aziz (the Almighty) and AL- Hakim (the Source of Wisdom and wise mysterious dispensations).

### Muhammad Asad

to abide therein in accordance with God’s true promise: for He alone is almighty, truly wise.

### Shabbir Ahmed

To abide therein according to Allah's true promise. For, He is the Mighty, the Wise.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Wherein they abide eternally; [it is] the promise of Allah [which is] truth. And He is the Exalted in Might, the Wise.

### Syed Vickar Ahamed

To live therein. His, the promise of Allah is true: And He is the Almighty (Al-Aziz) and All Wise (Al-Hakeem).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | خَـٰلِدِينَ — halidine | ebedi kalacaklardır | خلد — Kh-Lam-Dal |
| 2 | فِيهَا ۖ — fiha | orada | — |
| 3 | وَعْدَ — vea'de | va'didir | وعد — Vav-Ayn-Dal |
| 4 | ٱللَّهِ — llahi | Allah'ın | — |
| 5 | حَقًّۭا ۚ — hakkan | gerçek | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 6 | وَهُوَ — ve huve | ve O | — |
| 7 | ٱلْعَزِيزُ — l-azizu | üstündür | عزز — Ayn-Za-Za |
| 8 | ٱلْحَكِيمُ — l-hakimu | hüküm ve hikmet sahibidir | حكم — Ha-Kef-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/lokman-suresi/8-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/lokman-suresi/10-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
