# 5. Maide suresi 92. ayet

- **Sure:** 5. Maide suresi (Sofra) — سُورَةُ ٱلْمَائِدَةِ
- **Ayet:** 92 / 120 · **Cüz:** 7 · **Mushaf sayfası:** 122
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/maide-suresi/92-ayet-meali

## Arapça

وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاحْذَرُواۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ

## Okunuş

Ve etiullahe ve etiur resule vahzeru, fe in tevelleytum fa'lemu ennema ala resulinel belagul mubin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Allah'a ve peygambere itaat ediniz, kötü şeylerden sakınınız. Eğer gösterdiğimiz yoldan dönerseniz, biliniz ki peygamberimize düşen, açıkça tebliğ etmektir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Allah'a itaat edin, Elçi'ye de itaat edin[1] ve (kötülüklerden) sakının! (İtaatten) yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize (düşen görev), sadece apaçık tebliğdir.

_Dipnotlar_
- [1] "Yüce Allah'a ve Elçi'ye itaat"le ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:32, dipnot 3.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ve Allah'a itaat edin ve Resul'e itaat edin.[1] Sakının.[2] Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki resulümüze düşen açıkça duyurmaktır.

_Dipnotlar_
- [1] İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah'a gönüllü olarak boyun eğin, Resulüne/ elçisinin getirdiğine[1] gönüllü olarak boyun eğin ve dikkatli olun. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki elçimize düşen, açık bir tebliğden ibarettir.

_Dipnotlar_
- [1] Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه ) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır ([Al-i İmran 3/144)](https://acikkuran.com/3/144) Resul kelimesi yerine "resulüne /elçisinin getirdiğine" ifadesi bunun için yazılmıştır ([Maide 5/67](https://acikkuran.com/5/67) , [Nahl 16/35](https://acikkuran.com/16/35)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah'a bağlı kalın, elçiye bağlı kalın ve sakının. Yüz çevirirseniz, iyi bilin ki, elçimizin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Şu halde Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve (kötülükten) sakının! Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Elçi'mizin görevi mesajı apaçık tebliğ etmekten ibarettir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Allah'a itaat edin, resule itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin: Bizim resulümüze düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ı ve peygamberleri dinleyin, karşı gelmekten sakının! Eğer kulak asmazsanız biliniz ki, elçimize düşen sadece açık bir tebliğden ibarettir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Öyleyse Allaha ve Elçisine itaat edin ve (kötülüklere karşı) her zaman hazırlıklı olun: Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Bizim Elçimizin görevi, (kendisine emanet edilen) mesajı apaçık tebliğ etmekten ibarettir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allahı dinleyin, Peygamberi dinleyin de sakının, eğer kulak asmazsanız biliniz ki Resulümüze düşen sade açık bir tebliğten ibarettir

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah'a ita'at edin, Elçi'ye ita'at edin, (kötü şeylerden) sakının! Eğer (kabul etmez) dönerseniz, bilin ki elçimize düşen, açıkça duyurmaktır.

### Gültekin Onan

Tanrı'ya itaat edin, peygambere de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allaha ve Resulüne itaat edin, sakının. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki peygamberimizin üstüne düşen, yalnız apaçık tebliğden ibaretdir.

### İbni Kesir

Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sakının. Yüz çevirecek olursanız, bilinki; peygamberimize düşen, yalnız açıkça tebliğ etmektir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Artık (bu kötü alışkanlıklara) son verdiniz değil mi? Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve (itaatsizlikten) sakının. Eğer, yüz çevirirseniz biliniz ki Peygamberimize düşen sadece, açıkça bildirmektir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sakının! Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki, bizim Rasulümüzün üzerine düşen yalnızca apaçık tebliğ etmektir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ve Allah'a itaat edin ve Rasul'e itaat edin. Sakının.[1] Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki rasulümüze düşen açıkça duyurmaktır.

_Dipnotlar_
- [1] 91. Ayette ifade edilen şeylerden uzak durun.

### Progressive Muslims

And obey God and obey the messenger, and be aware. If you turn away then know that it is the duty of the messenger to deliver the clarity.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And obey God and obey the Messenger, and beware; but if you turn away, then know that upon Our messenger is only the clear notification.

### Aisha Bewley

Obey Allah and obey the Messenger and beware! If you turn your backs, know that Our Messenger is only responsible for clear transmission.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

You shall obey GOD, and you shall obey the messenger, and beware. If you turn away, then know that the sole duty of our messenger is to deliver the message efficiently.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And obey God and obey the messenger, and be aware. If you turn away then know that it is the duty of Our messenger to deliver clearly.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah'a itaat edin, Elçi'ye itaat edin ve dikkatli olun. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki Elçimizin sorumluluğu her şeyi açıklayan bir tebliğden ibarettir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ve Allah'a itaat edin ve Resul'e itaat edin[1]. Sakının.[2] Eğer bu buyrukları dinlemezseniz, bilin ki resulümüze düşen açıkça duyurmaktır.

_Dipnotlar_
- [1] İslam dininin "atalar" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki Resul sözcüğüne "sünnete ve hadise itaat etme" anlamı verilerek yapılmıştır. Oysaki Kur'an'da peygamber sözcüğü geçmez. Peygamber, Farsça bir sözcüktür. Kur'an'da Resul ve Nebi sözcükleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat vardır. Çünkü Resul'e itaat etmek demek, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmek demektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "hadistir." Resul'ün söyledikleri Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun söylediklerine itaat ederek, Allah'a itaat anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ın otoritesini ifade eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" ve "atf-ı tefsir" için de kullanılmaktadır. Bu durumda "ve" edatı, kendinden önceki sözcüğü kendinden sonraki sözcük ile açıklar. Bu kurala göre Allah ve Resul'ü demek, anlam olarak "Allah'a demektir."
- [2] 
- [3] Ayette ifade edilen şeylerden uzak durun.

### Abdullah Yusuf Ali

Obey Allah, and obey the Messenger, and beware (of evil): if ye do turn back, know ye that it is Our Messenger's duty to proclaim (the message) in the clearest manner.

### Al-Hilali & Khan

And obey Allâh and the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and beware (of even coming near to drinking or gambling or Al-Ansâb, or Al-Azlâm, etc.) and fear Allâh. Then if you turn away, you should know that it is Our Messenger’s duty to convey (the Message) in the clearest way.

### Abdul Haleem

Obey God, obey the Messenger, and always be on your guard: if you pay no heed, bear in mind that the sole duty of Our Messenger is to deliver the message clearly.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Obey Allah and obey the Messenger, and beware. But if you turn away, then know well that Our Messenger had merely to deliver the message clearly.

### Taqi Usmani

Obey Allah, obey the Messenger, and be heedful. If you still turn back, be assured that the duty of Our Messenger is only to convey the Message clearly.

### Marmaduke Pickthall

Obey Allah and obey the messenger, and beware! But if ye turn away, then know that the duty of Our messenger is only plain conveyance (of the message).

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Obey Allah and obey the Messenger and beware! But if you turn away, then know that Our Messenger’s duty is only to deliver ˹the message˺ clearly.

### Mohamed Ahmed - Samira

Obey God and the Prophet, and beware. If you turn away, remember, that the duty of Our Apostle is to give you a clear warning.

### E. Henry Palmer

and obey God, and obey the apostles, and beware, for if ye turn back then know that our Apostle has only his message to preach ?

### Ali Quli Qarai

And obey Allah and obey the Apostle, and beware; but if you turn your backs, then know that Our Apostle’s duty is only to communicate in clear terms.

### Amatul Rahman Omar

Obey Allâh and obey this perfect Messenger and be on your guard (against disobeying them), but if you turn away, then bear in mind that Our Messenger is responsible only for the conveyance (of the Message) in clear terms.

### Bijan Moeinian

Obey God and His Prophet. If you chose the disobedience, know that the only mission of the Prophet has been to plainly deliver My Message to you [the choice is yours then: Heaven or the Hell.]

### Arthur John Arberry

And obey God and obey the Messenger, and beware; but if you turn your backs, then know that it is only for Our Messenger to deliver the Message Manifest.

### George Sale

And obey Allah and obey the Messenger, and be on your guard. But if you turn away, then know that on Our Messenger lies only the clear conveyance of the Message.

### Hamid S. Aziz

Obey Allah, and obey the Messenger, and beware, for if you turn back then know that the duty of Our Messenger is only to deliver the message clearly?

### Mahmoud Ghali

And obey Allah and obey the Messenger, and beware; so, in case you turn away, then know that surely it is only for Our Messenger (to go on) with the evident proclamation.

### Muhammad Asad

Hence, pay heed unto God, and pay heed unto the Apostle, and be ever on your guard [against evil]; and if you turn away, then know that Our Apostle's only duty is a clear delivery of the message [entrusted to him].

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

You had better obey Allah and obey His Messenger and beware not to come within the measure of Allah’s wrath. And should you counsel deaf, then you must realize that Our Messenger is responsible only for conveying Our clear message.

### Shabbir Ahmed

You shall obey Allah and the Messenger, the Divine System that the Messenger has established, and be careful in this regard. If you turn away, it will be to your own detriment. Know that the duty of Our Messenger is just to convey the Message clearly.

### Syed Vickar Ahamed

Obey Allah, and obey the Messenger (Muhammad), and be aware (of evil) if you do turn back, (you) know that it is the duty of Our Messenger (Muhammad) to speak out (the Message) clearly.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And obey Allah and obey the Messenger and beware. And if you turn away - then know that upon Our Messenger is only [the responsibility for] clear notification.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَأَطِيعُوا۟ — ve etiu | ve ita'at edin | طوع — Ta-Vav-Ayn |
| 2 | ٱللَّهَ — llahe | Allah'a | — |
| 3 | وَأَطِيعُوا۟ — ve etiu | ve ita'at edin | طوع — Ta-Vav-Ayn |
| 4 | ٱلرَّسُولَ — r-rasule | Elçi'ye | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 5 | وَٱحْذَرُوا۟ ۚ — vehzeru | ve sakının | حذر — Ha-Zal-Ra |
| 6 | فَإِن — fe in | eğer | — |
| 7 | تَوَلَّيْتُمْ — tevelleytum | dönerseniz | ولي — Vav-Lam-Ye |
| 8 | فَٱعْلَمُوٓا۟ — fea'lemu | bilin ki | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 9 | أَنَّمَا — ennema | şüphesiz | — |
| 10 | عَلَىٰ — ala | düşen | — |
| 11 | رَسُولِنَا — rasulina | elçimize | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 12 | ٱلْبَلَـٰغُ — l-belagu | duyurmaktır | بلغ — Be-Lam-Gayn |
| 13 | ٱلْمُبِينُ — l-mubinu | açıkça | بين — Be-Ye-Nun |

---
Önceki: https://acikkuran.com/maide-suresi/91-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/maide-suresi/93-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
