# 70. Mearic suresi 11. ayet

- **Sure:** 70. Mearic suresi (Yükseliş Yolları) — سُورَةُ ٱلْمَعَارِجِ
- **Ayet:** 11 / 44 · **Cüz:** 29 · **Mushaf sayfası:** 568
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/mearic-suresi/11-ayet-meali

## Arapça

يُبَصَّرُونَهُمْۜ  يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَد۪ي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَن۪يهِۙ

## Okunuş

Yubassarunehum yeveddul mucrimu lev yeftedi min azabi yevmi izin bi benih.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkar, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(11, 12, 13, 14) Birbirlerine gösterileceklerdir.[1] O suçlu kişi, o günün azabından (kurtulmak için) oğlunu (çocuğunu), hanımını (eşini), kardeşini, kendisini koruyup barındıran yakınlarını ve yeryüzünde kim varsa hepsini kendisini (azaptan) kurtarması için fidye vermek isteyecektir.[2]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayetler ‘Abese 80:34-37 ile birlikte okunmalıdır.
- [2] Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onlar, birbirleriyle yüzleşecekler. Mücrim[1] olan, O Gün azabından kurtulmak için mümkün olsa oğullarını fidye olarak verebilmeyi ister;

_Dipnotlar_
- [1] Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

halbuki birbirlerine de gösterilecekler. Suçlu kişi şunu çok arzu edecek: Keşke o günün azabına karşılık fidye olarak çocuklarını verebilse,

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu, o günün cezasına karşılık, kurtulmalık olarak oğullarını vermek ister.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Onlar birbirlerinin görüş alanında olacakları (halde böyle olacak). O gün günahı tabiat edinmiş kişi, azaptan kurtulmak için fidye vermek isteyecek öz evladını,

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye vermeyi bile ister.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Birbirlerine gösterilirlerken, suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

ama onların birbirlerinin gözü önünde olacaklar(ı gün): (çünkü,) her suçlu, o Gün çocuklarını feda ederek kendisini kurtarmak ister,

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Birbirlerine gösterilirlerken, mücrim ister ki fidye verse o günün azabından oğullarını

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdine düştüğünden, başkasıyle ilgilenemez). Suçlu ister ki o günün azabından (kurtulmak için) fidye versin: Oğullarını,

### Gültekin Onan

Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar birbirine (sadece) gösterilirler. Günahkar o günün azabından (kurtulmak için şunları) feda etmeği arzu eder: Oğullarını,

### İbni Kesir

Yalnız birbirine gösterilirler. Suçlu kişi; o günün azabından kurtulmak için oğullarını feda etmek ister.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlar birbirlerine gösterilirler. Suçlular o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye olarak vermek ister.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Birbirlerine gösterilirken insanlar. . . Suçlular, o sürecin azabından kendini kurtarmak için oğullarını fidye olarak (ateşe) vermeyi düşünür. . .

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, birbirleriyle yüzleşecekler. Mücrim[1] olan, İzin Günü'nün[2] azabından kurtulmak için mümkün olsa oğullarını fidye olarak verebilmeyi ister;

_Dipnotlar_
- [1] "Suçlu" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.
- [2] Hesap görme günü.

### Progressive Muslims

When they see it, the criminal will wish he can ransom his children against the retribution.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They will be given sight of them: — the lawbreaker will wish that should he be ransomed from the punishment of that day by his sons,

### Aisha Bewley

even though they can see each other. An evildoer will wish he could ransom himself from the punishment of that Day, by means of his sons,

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When they see them, the guilty will wish he could give his own children as ransom, to spare him the retribution of that day.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

When they see it, the criminal will wish he can ransom his children against the retribution.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu olan: "Keşke oğullarımı versem de bugünün azabından kurtulsam!" diye derin bir istek duyar.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, birbirleriyle yüzleşecekler. Mücrim[1] olan, İzin Günü'nün[2] azabından kurtulmak için mümkün olsa oğullarını fidye olarak verebilmeyi ister;

_Dipnotlar_
- [1] "Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.
- [2] "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

although they shall be within sight of one another.[1] The guilty one would fain ransom himself from the torment of that Day by offering his children,

_Dipnotlar_
- [1] Not so that they will not see each other, therefore they will not ask after each other’s welfare, but each will be seeing the other in agony and distress, yet will ignore him, being wholly preoccupied with his own torment.

### Al-Hilali & Khan

Though they shall be made to see one another [(i.e. on the Day of Resurrection), there will be none but see his father, children and relatives, but he will neither speak to them nor will ask them for any help]. The Mujrim, (criminal, sinner, disbeliever) would desire to ransom himself from the punishment of that Day by his children,

### Abdullah Yusuf Ali

Though they will be put in sight of each other,- the sinner's desire will be: Would that he could redeem himself from the Penalty of that Day by (sacrificing) his children,

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

˹although˺ they will be made to see each other. The wicked will wish to ransom themselves from the punishment of that Day by their children,

### Taqi Usmani

(though) they will be made to see each other. A guilty person will desire that he may be able to ransom himself from the torment of that day even by his sons,

### Abdul Haleem

even when they are within sight of one another. The guilty person will wish he could save himself from the suffering of that Day by sacrificing his sons,

### Marmaduke Pickthall

Though they will be given sight of them. The guilty man will long to be able to ransom himself from the punishment of that day at the price of his children

### Mohamed Ahmed - Samira

Though within sight of one another. The sinner would like to ransom himself from the torment of that Day by offering his sons,

### Ali Quli Qarai

[though] they will be placed within each other’s sight. The guilty one will wish he could ransom himself from the punishment of that day at the price of his children,

### Arthur John Arberry

as they are given sight of them. The sinner will wish that he might ransom himself from the chastisement of that day even by his sons,

### George Sale

they see one another. The wicked shall wish to redeem himself from the punishment of that day, by giving up his children,

### Amatul Rahman Omar

(Though) they will be placed in sight of one another. The guilty person would wish to redeem himself from the punishment of that day (even) by (offering) his children (as ransom);

### Bijan Moeinian

Although the eyes will see each other….

### E. Henry Palmer

they shall gaze on each other, and the sinner would fain give as a ransom from the torment of that day his sons

### Mahmoud Ghali

(As) they are made to behold them (i. e., each other). The criminal would like that he might ransom himself of the torment upon that Day (even) by his seeds,

### Hamid S. Aziz

Though they shall be given sight of each other. The guilty one would fain redeem himself from the chastisement of that day by sacrificing his children,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

All of them -the infidels- will see each other but they are dumbfounded, then and there shall the wicked wish he could be redeemed from that endless and severe punishment with the lives of his own children.

### Muhammad Asad

though they may be in one another's sight: [for, ] everyone who was lost in sin will on that Day but desire to ransom himself from suffering at the price of his own children,

### Syed Vickar Ahamed

Though they will be put in sight of each other— The sinners (only) wish will be that he could save himself from the penalty of that Day by (even offering) his children.

### Shabbir Ahmed

Even though they will be within sight of one another. The guilty will desire to give his own children to ransom himself from suffering of the Day.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

They will be shown each other. The criminal will wish that he could be ransomed from the punishment of that Day by his children

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ — yubessarunehum | birbirlerine gösterilirler | بصر — Be-Sad-Ra |
| 2 | يَوَدُّ — yeveddu | ister | ودد — Vav-Dal-Dal |
| 3 | ٱلْمُجْرِمُ — l-mucrimu | suçlu olan | جرم — Cim-Ra-Mim |
| 4 | لَوْ — lev | keşke | — |
| 5 | يَفْتَدِى — yeftedi | fidye versin | فدي — Fe-Dal-Ye |
| 6 | مِنْ — min | -ndan (kurtarmak için) | — |
| 7 | عَذَابِ — azabi | azabı- | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 8 | يَوْمِئِذٍۭ — yevmiizin | o günün | — |
| 9 | بِبَنِيهِ — bibenihi | oğullarını | بني — Be-Nun-Ye |

---
Önceki: https://acikkuran.com/mearic-suresi/10-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/mearic-suresi/12-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
