# 70. Mearic suresi 44. ayet

- **Sure:** 70. Mearic suresi (Yükseliş Yolları) — سُورَةُ ٱلْمَعَارِجِ
- **Ayet:** 44 / 44 · **Cüz:** 29 · **Mushaf sayfası:** 569
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/mearic-suresi/44-ayet-meali

## Arapça

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ

## Okunuş

Haşi'aten ebsaruhum terhekuhum zilleh, zalikel yevmullezi kanu yuadun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- O gün, gözleri önlerine eğik, kendilerini zillet kaplamış bir durumda, sanki bir hedefe doğru koşuyorlarmış gibi kabirlerinden hızla çıkarlar. İşte uyarıldıkları gün bu gündür.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(43, 44) O gün onlar sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi kendilerini aşağılanma kaplamış olarak gözleri (perişanlıktan) yıkılmış bir hâlde[1] mezarlarından hızla çıkacaklar. İşte bu kendilerine vadedilmiş gündür![2]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesaj: Kalem 68:43.
- [2] Benzer mesajlar: Rûm 30:56; Yâsîn 36:63; Sâffât 37:21; Duhân 44:50; Kâf 50:20; Zâriyât 51:14; Tûr 52:14; Rahmân 55:43; Mülk 67:27; Mutaffifîn 83:17.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

bakışları öne eğik, aşağılanmışlık her yanlarını sarmış halde (çıkacaklar). İşte tehdit edildikleri gün o gündür[1].

_Dipnotlar_
- [1] [Yunus 10/27,](https://acikkuran.com/10/27) [Kalem 68/43.](https://acikkuran.com/68/43)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bakışları düşmüş; onları bir aşağılanma kaplamıştır. İşte bu, onlara sözü verilen gündür.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

gözleri yıkılmış, zillete bürünmüş bir halde: işte bu, onların daha önce defalarca tehdit edildikleri gündür.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Gözleri yere eğik; bir zillet kuşatmıştır onları. İşte bu gündür onlara vaat edilmiş olan.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük' yüzlerini de bir zillet kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azab) günüdür.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gözleri düşkün, kendilerini bir zillet saracak da saracak. Odur işte onların vadolunup durdukları gün!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

gözleri düşmüş, zillete duçar bir vaziyette; işte onlara defalarca haber verilen Gün...

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Gözleri düşgün, kendilerini bir zillet saracak da saracak, o işte onların va'dolunup durdukları gün

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Gözleri düşük, yüzlerini alçaklık bürümüş bir durumda. İşte onlara va'dedilen gün, bugündür.

### Gültekin Onan

Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', yüzlerini de bir zillet kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azab) günüdür.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

gözleri horlukla aşağıda, kendilerini bir zillet (ve hakaaret) kaplamış olarak. İşte bu, onların tehdid edilegeldikleri gündür.

### İbni Kesir

Gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak. İşte bu; onlara vaad olunan gündür.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Gözleri yere yıkılmış, (yüzlerini) zillet bürümüş. İşte bu, onlara söz verilen gündür!

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Gözleri dehşetten önlerine eğik, kendilerini de bir zillet kaplamış oldukları halde. . . İşte bu, vadolundukları o süreçtir!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.

### Progressive Muslims

Their eyes are cast down, with shame covering them. This is the Day which they were promised.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Their eyes humbled, humiliation covering them. That is the day which they are promised.

### Aisha Bewley

eyes downcast, darkened by debasement, that will be the Day which they were promised.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

With their eyes subdued, shame will cover them. That is the day that is awaiting them.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Their eyes are cast down, with shame covering them. This is the Day which they were promised.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

saygıyla önlerine bakarlar, alçaklık her yanlarını sarar. İşte tehdit edildikleri gün o gündür.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.

### Al-Hilali & Khan

With their eyes lowered in fear and humility, ignominy covering them (all over)! That is the Day which they were promised!

### Marmaduke Pickthall

With eyes aghast, abasement stupefying them: Such is the Day which they are promised.

### Abdullah Yusuf Ali

Their eyes lowered in dejection,- ignominy covering them (all over)! such is the Day the which they are promised!

### Taqi Usmani

with their eyes downcast, enveloped by ignominy. That is the Day, which they were being promised.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Their eyes will be downcast and disgrace will overwhelm them. Such is the Day that they were promised.

### Abdul Haleem

eyes downcast and covered in shame: that is the Day of which they were warned.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

with eyes downcast, utterly covered with disgrace. That is the Day they have ˹always˺ been warned of.

### Mohamed Ahmed - Samira

Eyes lowered, shame attending. That is the day they have been promised!

### George Sale

Their looks shall be downcast; ignominy shall attend them. This is the day with which they have been threatened.

### Hamid S. Aziz

Their eyes cast down; disgrace shall overtake them; that is the Day which they were promised.

### Mahmoud Ghali

Submissive will be their be holdings (i. e., gazes).They will be oppressed by humbleness. That is the Day which they were promised.

### Arthur John Arberry

humbled their eyes, overspreading them abasement. That is the day which they were promised.

### Amatul Rahman Omar

Their eyes will be downcast and shameful; humiliation will be overwhelming them. Such shall be the punishment of the day with which they are being threatened.

### Ali Quli Qarai

with a humbled look [in their eyes], overcast by abasement. That is the day they had been promised.

### E. Henry Palmer

with their looks abashed; meanness shall cover them! That is the day which they were promised!

### Bijan Moeinian

But instead of their gods they will meet their Lord and their eyes will be downcast of shame when they realize that the Day of Judgment is a reality as they were promised.

### Muhammad Asad

with downcast eyes, with ignominy overwhelming them: that Day which they were promised again and…

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Drooping their heads in disgrace, gazing in humility and covered with ignominy in requital of their past behaviour and their ignominious role. This is the Day which they have been promised.

### Shabbir Ahmed

With their eyes subdued in shame, humiliation overwhelming them. Such is the Day which they were promised again and again.

### Syed Vickar Ahamed

With their eyes lowered in sadness— Fear and shame covering them (all over)! That is the Day that they were promised!

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Their eyes humbled, humiliation will cover them. That is the Day which they had been promised.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | خَـٰشِعَةً — haşiaten | korkulu | خشع — Kh-Şin-Ayn |
| 2 | أَبْصَـٰرُهُمْ — ebsaruhum | gözleri | بصر — Be-Sad-Ra |
| 3 | تَرْهَقُهُمْ — terhekuhum | onları bürümüş | رهق — Ra-he-Kaf |
| 4 | ذِلَّةٌۭ ۚ — zilletun | alçaklık | ذلل — Zal-Lam-Lam |
| 5 | ذَٰلِكَ — zalike | işte budur | — |
| 6 | ٱلْيَوْمُ — l-yevmu | gün | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 7 | ٱلَّذِى — llezi | — | — |
| 8 | كَانُوا۟ — kanu | olan | كون — Kef-Vav-Nun |
| 9 | يُوعَدُونَ — yuadune | onlara va'dedilmiş | وعد — Vav-Ayn-Dal |

---
Önceki: https://acikkuran.com/mearic-suresi/43-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-23
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
