# 19. Meryem suresi 37. ayet

- **Sure:** 19. Meryem suresi (Meryem) — سُورَةُ مَرْيَمَ
- **Ayet:** 37 / 98 · **Cüz:** 16 · **Mushaf sayfası:** 306
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/meryem-suresi/37-ayet-meali

## Arapça

فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ مَشْهَدِ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

## Okunuş

Fahtelefel ahzabu min beynihim, fe veylun lillezine keferu min meşhedi yevmin azim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük günü görecek olduğu zamanda vay o kafirlerin haline!

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Çeşitli) gruplar kendi aralarında (İsa hakkında) ayrılığa düştüler. Büyük günün şahitliği nedeniyle kâfir olanların vay hâllerine![1]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesaj: Zuhruf 43:65.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o Kafirlerin vay haline.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İçlerinden bazı kesimler anlaşmazlığa düştü.[1] O azametli günde görüp yaşayacaklarından dolayı kafirlik edenlerin vay haline![2]

_Dipnotlar_
- [1] [Al-i İmran 3/55,](https://acikkuran.com/3/55) [Nisa 4/157.](https://acikkuran.com/4/157)
- [2] [Zuhruf 43/65,](https://acikkuran.com/43/65) [Zariyat 51/60.](https://acikkuran.com/51/60)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ayrımcılar, aralarında uyuşmazlığa düştüler. Büyük bir güne tanık olacak olan nankörlük edenlerin; artık, vay başlarına gelene!

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Buna rağmen mezhepler kendi aralarında ayrılığa düştüler. O halde, büyük bir günün sorgusunda (yaşayacaklarından) dolayı, inkarda direnen o kimselerin vay hallerine!

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkarcıların haline!

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkar edenlere.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra gruplar kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık büyük bir günün görülecek dehşetinden vay kafirlerin haline!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Hal böyleyken (Kitab-ı Mukaddes'e bağlı olduklarını iddia eden) hizipler yine de aralarında (İsa'nın doğası hakkında) çekişip duruyorlar! Öyleyse, o büyük Gün bütün açıklığıyla gelip çattığı zaman vay hallerine hakkı inkar edenlerin!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kafirlerin haline!

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilafa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hailesinden veyl o küfredenlere

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!

### Gültekin Onan

İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay küfredenlere.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Sonra fıkralar kendi aralarında ihtilaf etdi. Artık görecekleri büyük bir günün çetin azabı o kafirlerindir.

### İbni Kesir

Fırkalar kendi aralarında ihtilafa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Gruplar aralarında ayrılığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!..

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Çeşitli anlayıştakiler (Uluhiyetin TEK'liğinden perdeliler) aralarında ayrılığa düştüler (Allah'a iftira attılar). . . Yaşanacak azametli sürecin dehşetinde yazık olacak o hakikat bilgisini inkar edenlere!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline.

### Progressive Muslims

So the parties disputed between them. Therefore, woe to those who have rejected from the scene of a terrible Day.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Then the parties differed among themselves; then woe to those who ignore warning from the meeting of a tremendous day.

### Aisha Bewley

The parties differed among themselves. Woe to those who are kafir when they are present on a terrible Day!

### Rashad Khalifa — The Final Testament

The various parties disputed among themselves (regarding the identity of Jesus). Therefore, woe to those who disbelieve from the sight of a terrible day.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Thus the Confederates disputed between them. Therefore, woe to those who have rejected from the scene of a terrible Day.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

İçlerinden farklı kesimler birbirlerine düştüler. Vay haline o büyük günde huzura çıkmayı göz ardı edenlerin.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o Kafirlerin[1] vay haline.

_Dipnotlar_
- [1] Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

### Taqi Usmani

Then the groups among them fell in dispute. So, how evil is the fate of the disbelievers when they have to face the Great Day.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

But different parties began to dispute with one another.[1] A dreadful woe awaits on that great Day for those that reject the Truth.

_Dipnotlar_
- [1] That is, the sects of the Christians.

### Al-Hilali & Khan

Then the sects differed [i.e. the Christians about ‘Îsâ (Jesus) عليه السلام], so woe unto the disbelievers [those who gave false witness by saying that ‘Îsâ (Jesus) is the son of Allâh] from the Meeting of a great Day (i.e. the Day of Resurrection, when they will be thrown in the blazing Fire)[1].

### Abdul Haleem

But factions have differed among themselves. What suffering will come to those who obscure the truth when a dreadful Day arrives!

### Marmaduke Pickthall

The sects among them differ: but woe unto the disbelievers from the meeting of an awful Day.

### Abdullah Yusuf Ali

But the sects differ among themselves: and woe to the unbelievers because of the (coming) Judgment of a Momentous Day!

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Yet their ˹various˺ groups have differed among themselves ˹about him˺, so woe to the disbelievers when they face a tremendous Day!

### Arthur John Arberry

But the parties have fallen into variance among themselves; then woe to those who disbelieve for the scene of a dreadful day.

### George Sale

Yet the sectaries differ among themselves concerning Jesus; but woe be unto those who are unbelievers, because of their appearance at the great day.

### E. Henry Palmer

And the parties have disagreed amongst themselves, but woe to those who disbelieve, from the witnessing of the mighty day!

### Bijan Moeinian

Unfortunately they divided themselves into different sects and presented different images of Jesus. Pity to the disbelievers on that Great Day in which they have to meet their Lord (and present the reasons for which they made Jesus son of God.)

### Hamid S. Aziz

And, lo! Allah is my Lord and your Lord (see John 20:17), so worship Him; this is the Straight Way.

### Mahmoud Ghali

Yet the parties have differed among themselves; so woe to the ones who have disbelieved for the witnessing of a tremendous Day!

### Ali Quli Qarai

But the factions differed among themselves. So woe to the faithless at the scene of a tremendous day.

### Amatul Rahman Omar

Yet the various sects were divided among themselves. Woe shall befall those who deny the meeting of the great day.

### Mohamed Ahmed - Samira

Yet the sectarians differed among themselves. Alas for the unbelievers when they see the Terrible Day!

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Nevertheless the various sects found a cause for which they were ready to contend to their life's end. Woe betide them who will not acknowledge Allah's Oneness, Uniqueness and Absoluteness. How distressful shall be the stormy scene they shall have to encounter on a Momentous Day!

### Muhammad Asad

And yet, the sects [that follow the Bible] are at variance among themselves [about the nature of Jesus Woe, then, unto all who deny the truth when that awesome Day will appear!

### Shabbir Ahmed

And yet, the sects (that follow the Bible) differ among themselves. Woe then, unto all who deny the Truth when that awesome Day will appear.

### Syed Vickar Ahamed

Then, the groups differed among themselves: so (this is a) warning to the disbelievers because of the Judgment on a great Day!

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Then the factions differed [concerning Jesus] from among them, so woe to those who disbelieved - from the scene of a tremendous Day.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَٱخْتَلَفَ — fehtelefe | ayrılığa düştüler | خلف — Kh-Lam-Fe |
| 2 | ٱلْأَحْزَابُ — l-ehzabu | hizipler | حزب — Ha-Za-Be |
| 3 | مِنۢ — min | — | — |
| 4 | بَيْنِهِمْ ۖ — beynihim | kendi aralarından | بين — Be-Ye-Nun |
| 5 | فَوَيْلٌۭ — feveylun | artık vay haline | — |
| 6 | لِّلَّذِينَ — lillezine | kimselerin | — |
| 7 | كَفَرُوا۟ — keferu | inkar eden | كفر — Kef-Fe-Ra |
| 8 | مِن — min | ötürü | — |
| 9 | مَّشْهَدِ — meşhedi | görmekten | شهد — Şin-he-Dal |
| 10 | يَوْمٍ — yevmin | bir günü | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 11 | عَظِيمٍ — azimin | büyük | عظم — Ayn-Zay-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/meryem-suresi/36-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/meryem-suresi/38-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-07
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
