# 19. Meryem suresi 50. ayet

- **Sure:** 19. Meryem suresi (Meryem) — سُورَةُ مَرْيَمَ
- **Ayet:** 50 / 98 · **Cüz:** 16 · **Mushaf sayfası:** 307
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/meryem-suresi/50-ayet-meali

## Arapça

وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِياًّ۟

## Okunuş

Ve vehebna lehum min rahmetina ve cealna lehum lisane sıdkın aliyya.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk, kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onlara rahmetimizden lütufta bulunmuş ve kendilerine yüksek bir doğruluk dili vermiştik.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Ayetin son cümlesi "Kendilerine sadakatin yüksek dilini (ününü), üstün bir anlatım gücü nasip etmiştik" şeklinde de tercüme edilebilir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ve rahmetimizden onlara lütfettik.[1] Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

_Dipnotlar_
- [1] Hoşnut ettik.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara ikramımızdan (pek çok şey) bahşettik; onları, doğruluklarıyla dillere destan yaptık.[1]

_Dipnotlar_
- [1] [Şuara 26/84](https://acikkuran.com/26/84), [Saffat 37/110.](https://acikkuran.com/37/110)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onlara, rahmetimizden de armağan ettik ve Onlar için çok yüce bir doğruluk dili oluşturduk.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

dahası onlara rahmetimizi bahşettik; nihayet onları doğruluğun ve hakikatin yüce dili yaptık.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Onlara, rahmetimizden nimetler bağışladık. Ve kendileri için yüksek bir doğruluk dili oluşturduk.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz, bunlara rahmetimizden lütuflar, ihsanlar ettik ve hepsine dillerde yüksek bir doğruluk şanı verdik.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

ve o'nları rahmetimizle ödüllendirdik. Ve o'nlara doğru olanı (başkalarına) ulaştırmaları için üstün bir anlatım gücü bahşettik.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve bunlara rahmetimizden ihsanlar eyledik ve hepsine dillerde yüksek bir yad-ı sıdk verdik

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlara rahmetimizden (mal ve çocuk) lutfettik ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

### Gültekin Onan

Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Bunlara rahmetimizden (peygamberlik, mal ve evlad) lutfetdik. Onlar için çok yüce sadakat dili de verdik.

### İbni Kesir

Bunlara rahmetimizden lutfettik. Onlar için yüce bir doğruluk dili verdik

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk ve onlara üstün bir doğruluk dili verdik.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onlara rahmetimizden hibe ettik ve onlarda Sıddıkiyet (Hakikati yaşayarak tasdik) ilminin yüce anlatım kuvvesini oluşturduk.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ve rahmetimizden onlara lutfettik[1]. Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

_Dipnotlar_
- [1] Hoşnut ettik.

### Progressive Muslims

And We granted them from Our mercy, and We made for them a tongue of truth to be heard.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And We gave to them of Our mercy, and We made for them a tongue of truthfulness exalted.

### Aisha Bewley

We endowed them with Our mercy and made them highly honoured.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We showered them with our mercy, and we granted them an honorable position in history.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And We granted them from Our mercy, and We made for them a tongue of truthfulness to be heard.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onların, doğruluklarıyla ve yücelikleriyle dilden dile aktarılan kişiler olmasını sağladık.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ve rahmetimizden onlara lutfettik[1]. Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

_Dipnotlar_
- [1] Hoşnut ettik.

### Al-Hilali & Khan

And We gave them of Our Mercy (a good provision in plenty), and We granted them honour on the tongues (of all the nations, i.e. everybody remembers them with a good praise).[1]

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

and We bestowed on them Our mercy, and granted them a truly lofty renown.[1]

_Dipnotlar_
- [1] This is to give comfort to the migrants who had been forced to migrate from their homes. They were told that they would be honored and blessed with true renown just as Prophet Abraham (peace be upon him) had been blessed with true renown after his migration.

### Abdul Haleem

We granted Our grace to all of them, and gave them a noble reputation.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

We showered them with Our mercy, and blessed them with honourable mention.[1]

### Marmaduke Pickthall

And we gave them of Our mercy, and assigned to them a high and true renown.

### Abdullah Yusuf Ali

And We bestowed of Our Mercy on them, and We granted them lofty honour on the tongue of truth.

### Taqi Usmani

and We bestowed on them (a great deal) of our mercy, and caused them to have a good name at a high level.

### George Sale

and We bestowed on them, through our mercy, the gift of prophecy, and children, and wealth; and We caused them to deserve the highest commendations.

### Hamid S. Aziz

And when he had parted from them and what they served beside Allah, We granted him Isaac and Jacob, and each of them We made a prophet.

### Amatul Rahman Omar

And We bestowed Our blessings upon them, and We granted them a sublime and lasting good name, and made the people remember and mention them.

### Arthur John Arberry

and We gave them of Our mercy, and We appointed unto them a tongue of truthfulness, sublime.

### Bijan Moeinian

I showered them all with My blessings and granted them an honorable position in history.

### E. Henry Palmer

and we granted them of our mercy, and we made the tongue of truth lofty for them.

### Mahmoud Ghali

And We bestowed upon them of Our mercy, and We made for them a tongue of sincerity, most exalted.

### Ali Quli Qarai

And We gave them out of Our mercy, and conferred on them a worthy and lofty repute.

### Mohamed Ahmed - Samira

And bestowed on them some of Our blessings, and gave them high renown.

### Muhammad Asad

and We bestowed upon them [manifold] gifts out of Our grace, and granted them a lofty power to convey the truth [unto others].

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And We gave them of Our mercy, and we made for them a reputation of high honor.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

We extended to them Our mercy and made all grace abound in them and We savoured their speaking tongue with prudence and truth that it was honoured in the wide circle of the all.

### Syed Vickar Ahamed

And We blessed them from Our Mercy, and We granted them high honor on the tongue (of truth with praise).

### Shabbir Ahmed

We showered them with Our Grace and We granted them a high and true renown.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَوَهَبْنَا — ve vehebna | ve lutfettik | وهب — Vav-he-Be |
| 2 | لَهُم — lehum | onlara | — |
| 3 | مِّن — min | -den | — |
| 4 | رَّحْمَتِنَا — rahmetina | rahmetimiz- | رحم — Ra-Ha-Mim |
| 5 | وَجَعَلْنَا — ve cealna | ve verdik | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 6 | لَهُمْ — lehum | onlar için | — |
| 7 | لِسَانَ — lisane | dili | لسن — Lam-Sin-Nun |
| 8 | صِدْقٍ — sidkin | bir doğruluk | صدق — Sad-Dal-Kaf |
| 9 | عَلِيًّۭا — aliyyen | yüce | علو — Ayn-Lam-Vav |

---
Önceki: https://acikkuran.com/meryem-suresi/49-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/meryem-suresi/51-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-07
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
