# 23. Müminun suresi 54. ayet

- **Sure:** 23. Müminun suresi (Müminler) — سُورَةُ ٱلْمُؤْمِنُونَ
- **Ayet:** 54 / 118 · **Cüz:** 18 · **Mushaf sayfası:** 344
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/muminun-suresi/54-ayet-meali

## Arapça

فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ

## Okunuş

Fe zerhum fi gamratihim hatta hin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onları bir süreye kadar, gaflet ve sapıklıkları ile baş başa bırak!

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Şimdi sen onları bir zamana kadar şaşkınlıkları içinde bırak!

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Artık onları belli bir süreye kadar aymazlıkları ile baş başa bırak!

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onları, bir süreye kadar daldıkları şey içinde bırak[1]!

_Dipnotlar_
- [1] [Hicr 15/3,](https://acikkuran.com/15/3) [Zuhruf 43/83,](https://acikkuran.com/43/83) [Tur 52/45,](https://acikkuran.com/52/45) [Mearic 70/42.](https://acikkuran.com/70/42)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Artık, kendi aymazlıkları içinde onları bırak; belirlenmiş bir süreye dek.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Artık onları bir vakte kadar, gömüldükleri gafletleriyle baş başa bırak da işine bak;

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Fakat onları bir vakte kadar, kendi cehaletlerine gömülmüş olarak, kendi hallerine bırak.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde bırak.

### Gültekin Onan

Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Şimdi sen onları bir vakta kadar sapıklıkları içinde bırak.

### İbni Kesir

Bir süreye kadar onları kendi sapıklıklarıyla başbaşa bırak.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Bir süreye kadar onları kendi sapıklıklarıyla baş başa bırak.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Bir süre onları kozaları içinde bırak!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Artık onları belli bir süreye kadar aymazlıkları ile baş başa bırak!

### Progressive Muslims

So leave them in their error until a time.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

So leave thou them in their flood of ignorance for a time.

### Aisha Bewley

So leave them in their glut of ignorance for a while.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Therefore, just leave them in their confusion, for awhile.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So leave them in their error until a time.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Artık onları bir süreye kadar kendi cemaatleri ile baş başa bırak.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Artık onları belli bir süreye kadar aymazlıkları ile baş başa bırak!

### Abdul Haleem

So [Muhammad] leave them for a while steeped [in their ignorance].

### Al-Hilali & Khan

So leave them in their error for a time.

### Marmaduke Pickthall

So leave them in their error till a time.

### Taqi Usmani

So leave them in their negligence for some time.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

So leave them immersed in their heedlessness till an appointed time.[1]

_Dipnotlar_
- [1] There is a gap between (verses 53 and 54), which has been left to the listener to fill, because the background of the whole discourse itself helps to fill it. Five years had passed since the Prophet (peace be upon him) had been inviting his people to the original religion. He had left no stone unturned to convince them by reasoning and by historical evidence that his message was based on the truth. His people had seen the practical results of the acceptance of his message and had witnessed his own high character which was by itself a guarantee that he was a trustworthy man. But in spite of all this, his people were rejoicing in their erroneous beliefs which they had inherited from their forefathers. This was not all. They had become his bitter enemies and were trying to defeat him and his message by every wicked machination.

### Abdullah Yusuf Ali

But leave them in their confused ignorance for a time.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So leave them ˹O Prophet˺ in their heedlessness for a while.

### Ali Quli Qarai

So leave them in their stupor for a while.

### Arthur John Arberry

So leave thou them in their perplexity for a time.

### Bijan Moeinian

Let them enjoy it for a while.

### Hamid S. Aziz

But they (mankind) have broken their religion (or affair) between them into sects, each sect rejoicing in its own tenets.

### Mahmoud Ghali

So leave them out in their perplexity for a while (of time).

### Amatul Rahman Omar

So leave them in their utter confusion (due to their ignorance) for a time.

### E. Henry Palmer

So leave them in their flood (of error) for a time.

### George Sale

Wherefore leave them in their confusion, until a certain time.

### Mohamed Ahmed - Samira

So leave them to their ignorance for a time.

### Shabbir Ahmed

But leave them alone, lost in their ignorance until a time. (And the Truth will ultimately prevail (22:17), (22:55-57)).

### Muhammad Asad

But leave them alone, lost in their ignorance, until a [future] time.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Therefore, leave them O Muhammad for the time swimming in the depth of error and ignorance which have reached up unto heaven, there is a fitting point of time for every event.

### Syed Vickar Ahamed

So, leave them in their error (unclear and uninformed condition) for a while.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So leave them in their confusion for a time.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَذَرْهُمْ — fezerhum | onları bırak | وذر — Vav-Zal-Ra |
| 2 | فِى — fi | içinde | — |
| 3 | غَمْرَتِهِمْ — gamratihim | gafletleri | غمر — Gayn-Mim-Ra |
| 4 | حَتَّىٰ — hatta | kadar | — |
| 5 | حِينٍ — hinin | bir süreye | حين — Ha-Ye-Nun |

---
Önceki: https://acikkuran.com/muminun-suresi/53-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/muminun-suresi/55-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
