# 23. Müminun suresi 77. ayet

- **Sure:** 23. Müminun suresi (Müminler) — سُورَةُ ٱلْمُؤْمِنُونَ
- **Ayet:** 77 / 118 · **Cüz:** 18 · **Mushaf sayfası:** 346
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/muminun-suresi/77-ayet-meali

## Arapça

حَتّٰٓى اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَاباً ذَا عَذَابٍ شَد۪يدٍ اِذَا هُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَ۟

## Okunuş

Hatta iza fetahna aleyhim baben za azabin şedidin iza hum fihi mublisun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, ümitsiz kalıverdiler.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Sonunda üzerlerine azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada ümitsiz kalmışlardır![1]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesaj: En‘âm 6:43-44.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ne var ki üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, bütün ümitleri boşa çıkacaktır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara çetin bir azabın kapısını açıncaya kadar böyle devam eder; o anda birden ümitsizliğe düşerler[1].

_Dipnotlar_
- [1] [En'am 6/44.](https://acikkuran.com/6/44)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sonunda, yaman bir cezanın kapısını onların üzerine açtığımızda; işte o zaman, tüm umutlarını yitirecekler.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ta ki vakti gelip de onlar aleyhine bir azap kapısı açıncaya dek: o zaman da onlar, orada, umutlarının tamamını yitiriverecekler.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Nihayet, üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açtığımızda hemencecik ümitsizliğe düşüverecekler.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Sonunda, üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonunda üzerlerine çetin azaplı bir kapı açtığımızda birden onun içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

ta ki, Biz onların önünde (ceza gününe has) zorlu bir azabın kapısını açıncaya kadar; işte ancak o zaman bütün ümitlerini kaybediverirler.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Nihayet üzerlerine şedid azablı bir kapı açtığımız vakıt da onun içinde ye'se düşüvereceklerdir

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Nihayet üzerlerine şiddetli bir azab kapısı açtığımız zaman, derhal O'nun içinde şaşkın ve umutsuz kalırlar.

### Gültekin Onan

Sonunda, üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Nihayet üzerlerine azabı çetin bir kapı açdığımız vakit (görürsün ki) onlar bunun içinde ümidsizlikle dönüb kalmışlardır.

### İbni Kesir

Sonunda onlara şiddetli bir azab kapısı açtığımızda şaşkına dönüp ümitsiz kalıverdiler

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onların üzerine şiddetli bir azap kapısı açana kadar... İşte o zaman ümitsizliğe düşüverirler.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Nihayet üzerlerine şiddetli bir azap sahibi bir kapı açtığımızda, birdenbire o azabın içinde ümitsiz kalıverirler.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ne var ki üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, bütün ümitleri boşa çıkacaktır.

### Progressive Muslims

Until We open for them a door of immense retribution, then they become in sorrow and despair.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

When We have opened against them a gate of severe punishment, then are they therein in despair.)

### Aisha Bewley

until We open to them a gate to a harsh punishment in which they will at once be crushed by despair.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Subsequently, when we requited them with the severe retribution they had incurred, they were shocked.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Until We open for them a door of immense retribution, then they become in sorrow and despair.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlara şiddetli bir azabın kapısını açıncaya kadar böyle gitti; o anda birden ümitsizliğe düştüler

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ne var ki üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, bütün ümitleri boşa çıkacaktır.

### Marmaduke Pickthall

Until, when We open for them the gate of extreme punishment, behold! they are aghast thereat.

### Abdul Haleem

until We open a gate to severe torment for them- then they will be plunged into utter despair.

### Taqi Usmani

until when We will open against them the door of a severe punishment, they will be taken aback in despair.

### Abdullah Yusuf Ali

Until We open on them a gate leading to a severe Punishment: then Lo! they will be plunged in despair therein!

### Al-Hilali & Khan

Until, when We open for them the gate of severe punishment, then lo! they will be plunged into destruction with deep regrets, sorrows and in despair.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

until We opened upon them the door of a severe chastisement. Then lo, in this state they become utterly despaired of any good.[1]

_Dipnotlar_
- [1] The Arabic word mublis is used for one whom frustration makes so desperate and obdurate that he does not hesitate to resort to any crime. The Devil has been called Iblis for the same reason.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

But as soon as We open for them a gate of severe punishment, they will be utterly desperate.

### Ali Quli Qarai

When We opened on them the door of a severe punishment, behold, they are despondent in it.

### E. Henry Palmer

until we opened for them a door with grievous torment, then lo! they are in despair.

### Bijan Moeinian

But when I sentence them to a sever punishment, they will implore in desperation.

### Arthur John Arberry

until, when We open against them a door of terrible chastisement, lo, they are sore confounded at it.

### Hamid S. Aziz

And We caught them with the punishment, but they humble not themselves before their Lord, nor do they pray,

### Amatul Rahman Omar

Behold! no sooner did We let loose on them a severe punishment than they are utterly despaired (of God's mercy) thereat.

### George Sale

until, when We have opened upon them a door, from which a severe punishment hath issued, behold, they are driven to despair thereat.

### Mahmoud Ghali

Until, when We open upon them a gate of (Literally: owning, comprising) strict torment, only then are they dumbfounded at it.

### Mohamed Ahmed - Samira

So that when at last We open up the gate of severe punishment on them they will be overwhelmed with despair.

### Muhammad Asad

until We open before them a gate of [truly] severe suffering [in the life to come]: and then, lo! they will be broken in spirit.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

They persisted in wrong -doing until We closed the gate of mercy in their faces and opened the gate of torture and put them to torment (that they may be brought back to their senses) But to the contrary. they only nursed despair which led to recklessness and to heedlessness arising from despair.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Until when We have opened before them a door of severe punishment, immediately they will be therein in despair.

### Syed Vickar Ahamed

Till We open on them a gate of a harsh Punishment: Then listen! They will be drowned in pain (and sorrow) in there!

### Shabbir Ahmed

Until when We open for them the gate of severe retribution, behold, they will be then completely demoralized.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | حَتَّىٰٓ — hatta | nihayet | — |
| 2 | إِذَا — iza | zaman | — |
| 3 | فَتَحْنَا — fetehna | açtığımız | فتح — Fe-Te-Ha |
| 4 | عَلَيْهِم — aleyhim | üzerlerine | — |
| 5 | بَابًۭا — baben | kapısı | بوب — Be-Vav-Be |
| 6 | ذَا — za | — | — |
| 7 | عَذَابٍۢ — azabin | bir azab | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 8 | شَدِيدٍ — şedidin | şiddetli | شدد — Şin-Dal-Dal |
| 9 | إِذَا — iza | derhal | — |
| 10 | هُمْ — hum | onlar | — |
| 11 | فِيهِ — fihi | O'nun içinde | — |
| 12 | مُبْلِسُونَ — mublisune | şaşkın ve umutsuz kalırlar | بلس — Be-Lam-Sin |

---
Önceki: https://acikkuran.com/muminun-suresi/76-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/muminun-suresi/78-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
