# 16. Nahl suresi 78. ayet

- **Sure:** 16. Nahl suresi (Arı) — سُورَةُ ٱلنَّحْلِ
- **Ayet:** 78 / 128 · **Cüz:** 14 · **Mushaf sayfası:** 274
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/nahl-suresi/78-ayet-meali

## Arapça

وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـٔاًۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

## Okunuş

Vallahu ahrecekum min butuni ummehatikum la ta'lemune şey'en ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'idete leallekum teşkurun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Siz hiçbir şey bilmezken Allah sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Allah siz hiçbir şey bilmezken sizi analarınızın karınlarından çıkarmış, şükredesiniz diye size işitme (duyusu), gözler ve kalpler vermiştir.[1]

_Dipnotlar_
- [1] A‘râf 7:172, Rûm 30:30, Hucurât 49:7 ve Şems 91:8 gibi ayetlerde geçtiği gibi, Yüce Allah insan fıtratını belli değerlerle ve özelliklerle şekillendirmiş olsa da bunların bilginin konusu olmaya dönüşmesi sonradan gerçekleşmektedir. İşte bu gerçeğin bir ifadesi olarak, insan zihni belli ki boş bir levha gibi şekillendirilmiş, sonrasında bilgi sahibi olabilmesi için birtakım organlara sahip kılınmıştır ki ayetin devam eden kısmında bu konuya yer verilmektedir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ve Allah, sizi hiçbir şey bilmez halde, annelerinizin karnından çıkardı. Size işitme yetisi,[1] görme yetisi[2] ve anlama yetisi[3] verdi. Umulur ki şükredersiniz.

_Dipnotlar_
- [1] Kulaklar.
- [2] Gözler.
- [3] Kelimesi kelimesine, "ef'ide," tekili "fuad. Fuad, bilmeyi sağlayan öğelerden biri olup idrak etmek, algılamak, düşünmek, akıl yürütmek, gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak gibi işlev ve yetenek anlamına gelmektedir. Fuad, kalbin işlevlerinden birisidir. Fuad, bir uzuv değil, bir uzvun görevidir; duyular yolu ile ortaya çıkan idraktir. Fuad, insana verilen; sezme, anlama ve bir şeyin mahiyetini kavrama nimetidir. Kelime anlamı olarak, şiddetli sıcaklık, kızartmak, etin kızartılması, sıcak köz üzerinde ekmeğin yapılması demektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah sizi annelerinizin karınlarından, siz hiçbir şey bilmez bir durumdayken çıkardı. Şükredesiniz / görevlerinizi yerine getiresiniz diye de sizin için dinleme yeteneği, basiret / ileri görüşlülük ve gönüller oluşturdu.[1]

_Dipnotlar_
- [1] [Secde 32/7](https://acikkuran.com/32/7)-[9,](https://acikkuran.com/32/9) [Mü'minun 23/78,](https://acikkuran.com/23/78) [Mülk 67/23](https://acikkuran.com/67/23)-[24.](https://acikkuran.com/67/24)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah, sizi, annelerinizin karnından hiçbir şey bilmeyenler olarak çıkardı. Size, duyma yetisi, gözler ve duygular verdi; belki şükredersiniz diye.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Sizi analarınızın karınlarından hiçbir şey bilmez bir halde çıkaran, belki şükrederler diye sizin için işitme, görme ve duyma-düşünme kabiliyeti takdir eden de yine Allah'tır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Allah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı, hiçbir şey bilmiyordunuz; şükredebilesiniz diye size işitme gücü, gözler ve gönüller verdi.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah, sizi annelerinizin karnından hiç bir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmediğiniz bir halde çıkardı. Öyle iken size, işitme, gözler ve kalpler verdi ki, şükredesiniz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve sizi analarınızın karnından, hiçbir şey bilmez bir halde çıkarıp size, şükredesiniz diye işitme duyusu, görme duyusu, duyma, düşünme yetisi bahşeden Allah'tır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiç bir şey bilmiyordunuz, öyle iken size, işitme, gözler, gönüller verdi ki şükredesiniz

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah sizi, (hiçbir şey bilmediğiniz durumda) annelerinizin karınlarından çıkardı, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz.

### Gültekin Onan

Tanrı, sizi annelerinizin karnından hiç bir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme [duyularını] ve yürekler (efidete) verdi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allah sizi analarınızın karınlarından, kendiniz hiç bir şey bilmiyorken, çıkardı. Size, şükredesiniz diye kulaklar, gözler, gönüller verdi. Taki şükredesiniz.

### İbni Kesir

Sizi, annelerinizin karnından Allah çıkardı. Hiç bir şey bilmezdiniz. Ve size kulaklar, gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah sizi, hiçbir şey bilmez olduğunuz halde annelerinizin karnından çıkarmış ve size, şükür edesiniz diye kulak, göz ve kalp vermiştir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Allah sizi analarınızın karınlarından bir şey bilmez bir halde çıkardı. . . Değerlendirerek şükredenlerden olasınız diye, size sem' (algılama), basarlar (görüp değerlendirme) ve fuadlar (Esma mana özelliklerinin beyne yansıtıcıları - kalp nöronları) verdi.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ve Allah, sizi hiçbir şey bilmez halde, annelerinizin karnından çıkardı. Size işitme yetisi, görme yetisi ve fuadlar[1] verdi. Umulur ki şükredersiniz.

_Dipnotlar_
- [1] Gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak ve sorumlu olmak gibi anlamlara gelmektedir.

### Progressive Muslims

And God brought you out of your mothers wombs while you knew nothing. And He made for you the hearing and the eyesight and the heart, perhaps you would be thankful.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And God brought you forth from the wombs of your mothers not knowing anything, and appointed for you hearing and sight and hearts, that you might be grateful.

### Aisha Bewley

Allah brought you out of your mothers’ wombs knowing nothing at all, and gave you hearing, sight and hearts so that perhaps you would show thanks.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

GOD brought you out of your mothers' bellies knowing nothing, and He gave you the hearing, the eyesight, and the brains, that you may be appreciative.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And God brought you out of the wombs of your mothers while you knew nothing. And He has made for you the hearing and the eyesight and the heart, perhaps you would be thankful.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah sizi analarınızın karnından çıkardığında hiç bir şey bilmiyordunuz. Ama size dinleme ve ileri görüşlü olma (basiret) özelliği ile gönüller vermişti. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ve Allah, sizi hiçbir şey bilmez halde, annelerinizin karnından çıkardı. Size işitme yetisi[1], görme yetisi[2] ve anlama yetisi[3] verdi. Umulur ki şükredersiniz.

_Dipnotlar_
- [1] Kulaklar.
- [2] Gözler.
- [3] Literal olarak, ef'ide, tekili fuad.
- [4] Fuad, bilmeyi sağlayan öğelerden biri olup idrak etmek, algılamak, düşünmek, akıl yürütmek, gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak gibi işlev ve yetenek anlamına gelmektedir. Fuad için kalbin işlevlerinden birisidir denebilir. Fuad, bir uzuv değil, bir uzvun görevidir; duyular yolu ile ortaya çıkan idraktir. Fuad, insana verilen bir nimettir.

### Marmaduke Pickthall

And Allah brought you forth from the wombs of your mothers knowing nothing, and gave you hearing and sight and hearts that haply ye might give thanks.

### Abdullah Yusuf Ali

It is He Who brought you forth from the wombs of your mothers when ye knew nothing; and He gave you hearing and sight and intelligence and affections: that ye may give thanks (to Allah).

### Al-Hilali & Khan

And Allâh has brought you out from the wombs of your mothers while you know nothing. And He gave you hearing, sight, and hearts that you might give thanks (to Allâh).

### Taqi Usmani

Allah has brought you forth from your mothers’ wombs when you knew nothing, and He made for you ears, eyes and hearts, so that you may be grateful.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And Allah brought you out of the wombs of your mothers while you knew nothing, and gave you hearing, sight, and intellect so perhaps you would be thankful.

### Abdul Haleem

It is God who brought you out of your mothers’ wombs knowing nothing, and gave you hearing and sight and minds, so that you might be thankful.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Allah has brought you forth from your mothers' wombs when you knew nothing, and then gave you hearing, and sight and thinking hearts[1] so that you may give thanks.[2]

_Dipnotlar_
- [1] This is to remind them that when they were born they were more helpless and ignorant than the young one of an animal, but Allah gave them ears to hear, eyes to see and minds to think and reflect. These have enabled them to acquire every kind of information and knowledge to carry on their worldly affairs efficiently. So much so that these sensory faculties are the only means which help man attain so much progress as to rule over everything on the earth.
- [2] That is, you should be grateful to that Allah Who has bestowed upon you such blessings as these. It will be ingratitude on your part if you hear everything with your ears except the word of God, and see everything with your eyes except the signs of Allah and consider seriously about all the matters except your Benefactor Who has blessed you with these favors.

### Arthur John Arberry

And it is God who brought you forth from your mothers' wombs, and He appointed for you hearing, and sight, and hearts, that haply so you will be thankful.

### E. Henry Palmer

God brings you forth out of the wombs of your mothers knowing naught; and He makes for you hearing, and sight, and hearts,- haply ye may give thanks!

### Mahmoud Ghali

And Allah brought you out of your mothers' bellies not knowing anything, and He has made for you hearing and be holdings (i. e. eyesights) and heart-sights, (i.e., perception "s") that possibly you would thank (Him).

### Amatul Rahman Omar

And Allâh brought you forth from the wombs of your mothers, while you were void of all knowledge, He gave you ears, eyes and hearts, so that you might render (Him) thanks.

### Ali Quli Qarai

Allah has brought you forth from the bellies of your mothers while you did not know anything. He made for you hearing, eyesight, and hearts so that you may give thanks.

### Bijan Moeinian

God is the One Who delivered you from the wombs of your mother to this world. You knew nothing. He showered you with hearing, seeing and intelligence; may you show some gratitude.

### George Sale

God hath brought you forth from the wombs of your mothers; ye knew nothing, and He gave you the senses of hearing and seeing, and understandings, that ye might give thanks.

### Hamid S. Aziz

Allah brings you forth out of the wombs of your mothers knowing naught; and He gives you hearing, and sight, and heart, that you may give thanks.

### Mohamed Ahmed - Samira

God produced you from your mothers' wombs knowing nothing, but gave you ears and eyes and hearts so that you may be grateful.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And it is Allah Who brought you of your mothers' wombs to the external world unconscious of your surroundings, devoid of intellectual acquaintance or with perception of your environment and empty of all knowledge, and He provided you with the faculties of hearing and vision faculties divine, and He implanted in you the seat of feeling, understanding and thought –intellect- that you may hopefully be thankful.

### Muhammad Asad

And God has brought you forth from your mothers' wombs knowing nothing-but He has endowed you with hearing, and sight, and minds, so that you might have cause to be grateful.

### Shabbir Ahmed

Allah brought you forth from the bellies of your mothers when you knew nothing, and He gave you hearing, sight and intelligence so that you may give thanks. (You must give thanks by using your faculties to actualize your potentials).

### Syed Vickar Ahamed

And it is He Who brought you out from the wombs of your mothers when you did not know anything; And He gave you hearing, sight, and hearts (for understanding and love): So that you may give thanks (to Him).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And Allah has extracted you from the wombs of your mothers not knowing a thing, and He made for you hearing and vision and intellect that perhaps you would be grateful.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَٱللَّهُ — vallahu | ve Allah | — |
| 2 | أَخْرَجَكُم — ehracekum | sizi çıkardı | خرج — Kh-Ra-Cim |
| 3 | مِّنۢ — min | -ndan | — |
| 4 | بُطُونِ — butuni | karınları- | بطن — Be-Ta-Nun |
| 5 | أُمَّهَـٰتِكُمْ — ummehatikum | annelerinizin | امم — Elif-Mim-Mim |
| 6 | لَا — la | — | — |
| 7 | تَعْلَمُونَ — tea'lemune | bilmezken | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 8 | شَيْـًۭٔا — şey'en | hiçbir şey | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 9 | وَجَعَلَ — ve ceale | ve verdi | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 10 | لَكُمُ — lekumu | size | — |
| 11 | ٱلسَّمْعَ — s-sem'a | işitme | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 12 | وَٱلْأَبْصَـٰرَ — vel'ebsara | ve gözler | بصر — Be-Sad-Ra |
| 13 | وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۙ — vel'ef'idete | ve gönüller | فاد — Fe-Elif-Dal |
| 14 | لَعَلَّكُمْ — leallekum | umulur ki | — |
| 15 | تَشْكُرُونَ — teşkurune | şükredersiniz | شكر — Şin-Kef-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/nahl-suresi/77-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/nahl-suresi/79-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
