# 27. Neml suresi 18. ayet

- **Sure:** 27. Neml suresi (Karınca) — سُورَةُ ٱلنَّمْلِ
- **Ayet:** 18 / 93 · **Cüz:** 19 · **Mushaf sayfası:** 377
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/neml-suresi/18-ayet-meali

## Arapça

حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِۙ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَٓا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْۚ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُۙ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

## Okunuş

Hatta iza etev ala vadin nemli kalet nemletun ya eyyuhen nemludhulu mesakinekum, la yahtımennekum suleymanu ve cunuduhu ve hum la yeş'urun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Karınca vadisine geldiklerinde, bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz ki Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Sonunda Karınca Vadisi'ne[1] geldikleri zaman bir karınca[2] "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin! Süleyman ve ordusu, farkına varmadan sizi ezmesin!" demişti.

_Dipnotlar_
- [1] Bu vadînin Şam'da olduğu ifade edilmekte, adının da içinde çok fazla karınca bulunması nedeniyle bu şekilde belirlendiği ifade edilmektedir.
- [2] Burada geçen [nemletün] kelimesi "karınca" olabileceği gibi bu şekilde isimlendirilen bir topluluk veya bu isimle anılan bir ordunun komutanı da olabilir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Nihayet Neml[1] Vadisi'ne geldikleri zaman, dişi bir neml: "Ey nemller! Meskenlerinize[2] girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin." dedi.

_Dipnotlar_
- [1] Karınca.
- [2] Yerlerinize, yuvanıza.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Karınca vadisine vardıklarında kraliçe karınca[1] şöyle dedi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin de Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi ezmesinler."

_Dipnotlar_
- [1] Ayette geçen "neml" (النمل) kelimesi karınca cinsinden tüm canlıları ifade için kullanılır. Ayette yer alan "nemle" (النملة) kelimesi ise dişil yapıda olsa da erkek ve dişi ayrımı yapılmaksızın tek bir karıncayı ifade eder. Bunun yanı sıra bu karıncanın Süleyman ve ordularını tanıması, onlar hakkında bir değerlendirme yapması ve diğer karıncalara emreder şekilde konuşması onun karıncaların lideri konumunda olduğunu da gösterir. Bu sebeple dişil yapıdaki nemle kelimesine mealde kraliçe karınca anlamı verilmiştir. Nitekim arılar gibi karıncalar da çoğunlukla tek bir kraliçe tarafından yönetilen koloniler halinde yaşayan canlılardır. Kraliçe, döllenme döneminde kanatlanan erkek karıncalar tarafından çiftleşme uçuşuna çıkarak döllenir ve tüm koloninin üremesini sağlar. Yani kolonideki her bireyin annesidir. Kolonideki diğer dişi karıncalar en büyük kalabalığı oluştururlar ve koloninin türüne göre tarım, avcılık, savaşçılık gibi işlerden sorumludurlar. Ayrıca her kolonide güvenlik, yavruların eğitimi ve yetiştirilmesi, kraliçenin yakın koruması ve özel hizmetleri de bu dişi işçi karıncalar tarafından yerine getirilir. Kraliçe karıncalar 90 yıl yaşayabilirler. Bazı türlerde yüzlerce kraliçe karınca da olabilmektedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sonunda, karınca vadisine geldiklerinde, bir Dişi Karınca, şöyle dedi: "Ey karıncalar; yuvalarınıza girin! Süleyman ve orduları, ayırdında olmadan sizi ezip geçmesinler!"[307]

_Dipnotlar_
- [307] İşte, bir bilgi ayeti: Birbirinden ayrı toplumlar biçiminde yaşayan karıncaların büyük çoğunluğu dişilerden oluşur. Erkek karıncalar, aşılama görevlerini yaptıktan sonra ölürler. Karıncaların da arılar gibi kendilerine özgü çok gelişmiş bir sosyal düzenleri vardır. Yiyecek bulmak görevini üstlenen öncü karıncalar, yiyecek buldukları yeri yitirmemek için, arkalarında koku salgıları bırakırlar. Algılama yetileri çok gelişmiş olan duyargaları, değişik ögeler salgılayan gövdeleri ve çıkardıkları seslerle aralarında eksiksiz bir iletişim kurarlar. Bir karıncanın kafasında, yaklaşık beş yüz bin sinir hücresi vardır. Olağanüstü duyarlı varlıklar olan karıncaların evlerin içine girmesini önlemek için yapılan bir yönü açık kutu biçimindeki karıncasavarların üzerinde, "Yerinden oynatılırsa, karıncalar kutuya asla girmez!" uyarısı yazılıdır.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Derken karıncalar(ın olduğu) vadiye gelince, bir ana karınca "Ey karıncalar!" diye komut verdi; "(Derhal) yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi çiğnemesin!"

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süeyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin."

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hatta karınca deresi üzerine vardıklarında bir karınca şöyle dedi: "Ey karıncalar! Haydi, yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farketmeyerek sizi kırıp geçirmesin."

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Nitekim,) karınca(larla dolu bir) vadiye geldiklerinde, karıncalardan biri: "Ey karıncalar!" diye bağırdı, "Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi ezip geçmesin!"

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler" dedi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hatta karınca deresi üzerine vardıklarında bir karınca şöyle dedi: ey karıncalar, haydin meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu sizi farketmiyerek kırıp geçirmesin

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Karınca vadisine geldikleri zaman bir karınca: "Ey karıncalar" dedi, "yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."

### Gültekin Onan

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hatta Karınca Vadisi üzerine geldikleri zaman (dişi) bir karınca dedi ki: "Ey karıncalar, yuvalarınıza girin. Sakın Süleyman ve ordusu, kendileri bilmeyerek, sizi kırmasın"!

### İbni Kesir

Nihayet karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir karınca dedi ki: Ey karıncalar, yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları farkına varmadan sakın sizi ezmesin.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Karınca Vadisine geldikleri zaman, bir karınca: -Ey karıncalar, yuvalarınıza girin, Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezmesinler dedi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Nihayet Karınca Vadisine geldikleri vakit, bir dişi karınca: "Ey karıncalar. . . Meskenlerinize girin. . . Süleyman ve orduları farkında olmadan sizi ezip yok etmesinler" dedi.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Nihayet Neml[1] vadisine geldikleri zaman, bir Neml'li: "Ey Neml'liler! Evlerinize girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin." dedi.

_Dipnotlar_
- [1] Karınca.

### Progressive Muslims

Until they came to a valley of ants, an ant said: "O ants, enter your homes else you will be crushed by Solomon and his soldiers while they do not notice. "

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

When they had reached the valley of the ants, an ant said: “O ants: enter your dwellings lest Solomon and his forces crush you when they perceive not!”

### Aisha Bewley

Then, when they reached the Valley of the Ants, an ant said, ‘Ants! enter your dwellings so that Sulayman and his troops do not crush you unwittingly. ’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When they approached the valley of the ants, one ant said, "O you ants, go into your homes, lest you get crushed by Solomon and his soldiers, without perceiving.",

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Until they came to a valley of ants, a female ant said: "O ants, enter your homes else you will be crushed by Solomon andhis soldiers while they do not notice."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Karınca vadisine vardılar. Bir dişi karınca dedi ki; "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları bilmeden sizi ezmesinler."

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Nihayet Neml[1] Vadisi'ne geldikleri zaman, dişi bir neml: "Ey nemller! Meskenlerinize[2] girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin." dedi.

_Dipnotlar_
- [1] Karınca.
- [2] Yerlerinize.

### Abdul Haleem

and when they came to the Valley of the Ants, one ant said, ‘Ants! Go into your homes, in case Solomon and his hosts unwittingly crush you.’

### Marmaduke Pickthall

Till, when they reached the Valley of the Ants, an ant exclaimed: O ants! Enter your dwellings lest Solomon and his armies crush you, unperceiving.

### Abdullah Yusuf Ali

At length, when they came to a (lowly) valley of ants, one of the ants said: "O ye ants, get into your habitations, lest Solomon and his hosts crush you (under foot) without knowing it."

### Al-Hilali & Khan

Till, when they came to the valley of the ants, one of the ants said: "O ants! Enter your dwellings, lest Sulaimân (Solomon) and his hosts should crush you, while they perceive not."

### Taqi Usmani

until when they reached the valley of the ants, one of the ants said, "O ants, enter your dwelling places, lest Sulaimān and his armies crush you unknowingly."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

(Solomon was once on the move with them) until when they reached a valley of ants one of the ants said: "O ants, get into your holes, lest Solomon and his hosts crush you (under their feet) without even knowing."[1]

_Dipnotlar_
- [1] This verse also has been greatly misconstrued by some commentators of the present day. They say that wad-in naml does not mean "valley of the ants", but it is the name of a valley that was in Syria, and namlah does not mean an ant but it is the name of a tribe. Thus, according to them, the verse means this: “When the Prophet Solomon (peace be upon him) reached the valley of the ants, a Namilite said, O people of the Naml tribe ......” But this also is an interpretation which is not supported by the words of the Quran. Even if we took wad-in-naml to be the name of a valley and supposed that it was inhabited by the tribe of Bani an-Naml, it would be against the Arabic idiom and usage to speak of a member of the tribe as namlah. Although there are many Arab tribes which have been named after the animals, e.g. Kalb (dog), Asad (lion), etc. Yet no Arab would ever say in respect of a member of the Kalb or the Asad tribe: “A dog said, or a lion said, etc.” Therefore, it would be against the Arabic idiom to say in respect of a member of the Naml tribe: “An ant (namlah) said this.” Then a member of the Naml tribe’s warning the people of his tribe, saying, “O Namilites, get into your houses lest Solomon’s hosts should trample you down without even knowing it,” becomes meaningless, It has never happened that an army of men should have trampled down a group of men without knowing it. If the army has come with the intention of an attack, it would be useless for the other side to get into their houses, for in that case the invaders would follow them into their houses, and trample them more ruthlessly. And if the army is only on the routine march, it is just enough to clear off the way for it. Human beings may be harmed by the marching columns, but it can never happen that the soldiers on the march would trample down other men without knowing it. Therefore, if Bani an-Naml were a tribe of human beings, and one of its members were to warn his people, then in case of an attack, he would have said, “O Namilites, flee your houses and take refuge in the mountains lest Solomon’s armies should destroy you.” And in case there was no danger of an attack, he would have said, “O Namilites, clear off the way lest one of you should be harmed by the marching columns of Solomon’s armies.”

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And when they came across a valley of ants, an ant warned, "O ants! Go quickly into your homes so Solomon and his armies do not crush you, unknowingly."

### Bijan Moeinian

In a military campaign, Solomon and his army entered into a valley where the ants were freely roaming. One of the ants said: "Hurry up, get out of Solomon’s way as his army will unknowingly crush us all."

### Mahmoud Ghali

Till, when they came up to the Valley of Ants, an ant said, "O you ants, enter your dwellings so that Sulayman and his hosts would not definitely crush you, (while) they are not aware. "

### Arthur John Arberry

till, when they came on the Valley of Ants, an ant said, 'Ants, enter your dwelling-places, lest Solomon and his hosts crush you, being unaware!'

### Ali Quli Qarai

When they came to the Valley of Ants, an ant said, ‘O ants! Enter your dwellings, lest Solomon and his hosts should trample on you while they are unaware. ’

### Amatul Rahman Omar

(Once he was marching with them) until when they (his armies) reached the valley of (the tribe named) al-Naml, a distinguished Namlite said, `O al-Naml! get into your habitations lest Solomon and his hosts should crush you unknowingly. '

### E. Henry Palmer

until they came upon the valley of the ants. Said an ant, 'O ye ants! go into your dwellings, that Solomon and his hosts crush you not while they do not perceive.'

### Hamid S. Aziz

And assembled for Solomon were his hosts of the Jinn and of mankind, and birds, and they were marshalled in battle order;

### George Sale

until they came unto the valley of ants. And an ant, seeing the hosts approaching, said, O ants, enter ye into your habitations, lest Solomon and his army tread you under foot, and perceive it not.

### Mohamed Ahmed - Samira

Till they reached the Valley of Naml. Said the lady of Naml: "O Naml, go into your dwellings lest Solomon and his hordes should crush you unawares."

### Muhammad Asad

till, when they came upon a valley [full] of ants, an ant exclaimed: "O you ants! Get into your dwellings, lest Solomon and his hosts crush you without [even] being aware [of you]!"

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And when they reached the valley of the ants -where ants formed a great number of communities or colonies- one ant said to the rest: O you ants go back to your dwellings so that Sulayman and his hosts do not crush you unawares".

### Syed Vickar Ahamed

Till when they came to a valley of the ants, (and) one of the ants said: "O you ants, get into your houses, lest Sulaiman (Solomon) and his armies will crush you (while marching) without knowing it. "

### Shabbir Ahmed

Once (when Solomon was on an expedition to the South), they came upon the valley ruled by Queen An-Naml. The Queen, (realizing the power of Solomon), ordered her armies, "Go back in your barracks, lest Solomon and his armies crush you without knowing that we are a peaceful tribe."

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Until, when they came upon the valley of the ants, an ant said, "O ants, enter your dwellings that you not be crushed by Solomon and his soldiers while they perceive not. "

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | حَتَّىٰٓ — hatta | nihayet | — |
| 2 | إِذَآ — iza | zaman | — |
| 3 | أَتَوْا۟ — etev | geldikleri | اتي — Elif-Te-Ye |
| 4 | عَلَىٰ — ala | üzerine | — |
| 5 | وَادِ — vadi | vadisi | ودي — Vav-Dal-Ye |
| 6 | ٱلنَّمْلِ — n-nemli | karınca | نمل — Nun-Mim-Lam |
| 7 | قَالَتْ — kalet | dedi | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 8 | نَمْلَةٌۭ — nemletun | bir karınca | نمل — Nun-Mim-Lam |
| 9 | يَـٰٓأَيُّهَا — ya eyyuha | ey | — |
| 10 | ٱلنَّمْلُ — n-nemlu | karıncalar | نمل — Nun-Mim-Lam |
| 11 | ٱدْخُلُوا۟ — dhulu | girin | دخل — Dal-Kh-Lam |
| 12 | مَسَـٰكِنَكُمْ — mesakinekum | yuvalarınıza | سكن — Sin-Kef-Nun |
| 13 | لَا — la | — | — |
| 14 | يَحْطِمَنَّكُمْ — yehtimennekum | sizi ezmesinler | حطم — Ha-Ta-Mim |
| 15 | سُلَيْمَـٰنُ — suleymanu | Süleyman | — |
| 16 | وَجُنُودُهُۥ — ve cunuduhu | ve orduları | جند — Cim-Nun-Dal |
| 17 | وَهُمْ — vehum | ve onlar | — |
| 18 | لَا — la | — | — |
| 19 | يَشْعُرُونَ — yeş'urune | farkında olmayarak | شعر — Şin-Ayn-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/neml-suresi/17-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/neml-suresi/19-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
