# 4. Nisa suresi 24. ayet

- **Sure:** 4. Nisa suresi (Kadınlar) — سُورَةُ ٱلنِّسَاءِ
- **Ayet:** 24 / 176 · **Cüz:** 5 · **Mushaf sayfası:** 81
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/nisa-suresi/24-ayet-meali

## Arapça

وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً حَك۪يماً

## Okunuş

Vel muhsanatu minen nisai illa ma meleket eymanukum, kitaballahi aleykum, ve uhille lekum ma varae zalikum en tebtegu bi emvalikum muhsinine gayra musafihin. Fe mastemta'tum bihi minhunne fe atuhunne ucurehunne faridah. Ve la cunaha aleykum fima teradaytum bihi min ba'dil faridah. İnnallahe kane alimen hakima.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Hukuka uygun şekilde nikahla sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar size haramdır. Bu, üzerinize farz olan Allah'ın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün kadınlar, kendilerine mal varlığınızdan bir kısmını vermeniz ve hukuki olmayan bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla hukuka uygun bir şekilde olmak kaydıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini veriniz; ama bu hukuki yükümlülükten sonra bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Sağ ellerinizin (yeminlerinizin) sahip oldukları[1] hariç, Allah'ın size bir yazısı (emri) olarak evli kadınlar[2] da (size haram kılınmıştır).[3] Bunların ötesinde (başkasını), namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helal kılınmıştır. Onlardan yararlanmanıza karşılık, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin![4] mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size herhangi bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

_Dipnotlar_
- [1] Bu ifade, hem bu ayette hem de Bakara 2:235'te belirtildiği üzere yeminlerle sahip olunacağı bildirilen aday eşler veya evlenilerek özgürlüklerine kavuşturulacak cariyeler anlamına gelmektedir.
- [2] Ayette geçen [el-muhsanât] kelimesi namusu adeta bir kale gibi koruma altına alınmış kadınlar anlamında evli hanımların hem bizzat kendileri hem de eşleri tarafından korunmuşluğu demektir.
- [3] Nisâ 4:22-24. ayetlerde, kendileriyle evlenilmesi dinen haram olan kadınlar sayılmaktadır.
- [4] Bu ayette sözü edilen durum, geçici süreli birliktelik anlamında [mut‘a] nikâhı değildir. Ayetin bağlamına dikkat edildiğinde kastedilenin, evliliklerde hanımlara verilen mehir olduğu apaçık ortadadır.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Antlaşma ile sahip olduğunuz kimseler[1] hariç muhsenat[2] kadınlar Allah'ın üzerinize yasasıdır. Bunların dışında kalanlar ise; muhsin olanlar,[3] musafihin[4] olmayanları, mallarınızla almanız size helal kılındı. O halde, onlardan hangisiyle yararlandıysanız,[5] ücretlerini farz kıldığınız şekilde verin. Anlaşma yaptığınız miktar üzerinde, karşılıklı olarak değişiklik yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah, Her Şeyi Bilen'dir ve En İyi Hüküm Veren'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Bkz. 4:3. ayetin 6. dipnotu.
- [2] Hür kadınlar. Korunan: İffetini, edebini, namusunu, özgürlüğünü koruyan. Bir kadın; evlilikle, özgür olmakla ve iffetli olmakla; korunmayı, sakınmayı ve engel olmayı sağlamaktadır. Muhsenat, kök anlamı itibariyle saklamak, korumak, engel olmak demektir. Bu kelime, Arapça'da hür kadın, namuslu/iffetli kadın anlamlarına gelmektedir. Muhsenat, hür kadın anlamında (4:4; 4:25), iffet ve namus sahibi anlamında (21:91; 66:12) ayetlerinde geçmektedir.
- [3] İffet ve namusunu koruyanlar.
- [4] Evlilik dışı ilişkide bulunan, metres hayatı yaşayanlar.
- [5] Mut'a yaptıysanız: ayette geçen "istemta'tum" kelimesi, yararlanma anlamına gelmekte olup, "mut'a" kelimesinin mastarıdır. Mut'a, "mta" kökünden gelmekte olup, mastar olarak yararlanmak, zevk almak anlamına gelmektedir. "Meta"; kelime anlamı olarak mal, eşya, zevk demektir. Terim olarak, bir erkeğin bir kadınla "belli bir karşılık" ve "belli bir süreyle" anlaşarak, nikahlı bir evlilik yapması demektir. Bu ayette yer alan "muhsin olanlar, musafihin olmayanlar" tanımlaması sadece "özel koşullara bağlı olan" evliliklerle ilgili ayetlerde yer alması önemli bir ayrıntıdır. Süre koşulu aranmaksızın hür olma statüsüne sahip olanların evliliklerinden söz eden hiçbir ayette "muhsin olan, musafihin olmayan" ibareleri yer almamaktadır. Bu da koşullu ve özel bir evlilik çeşidi olan Mut'a evliliğinden söz edildiğini göstermektedir. Bu evlilik türünde yaşanan sapkınlıklar, bu evliliğin amacının ve kapsamının dışına çıkmalar, yani uygulamada yaşanan yanlışlıklara bakarak, mut'a evliliğinin meşruiyetini geçersiz saymak doğru değildir. İnsanlar, meşru olan bir şeyi istismar ediyorlar diye, o şey meşruiyetini yitirmez. Mut'a evliliğinde yaşanan sapıklıklara, ahlaksızlıklara ve gayri meşru uygulamalara bakarak bu evliliği sorgulamak ve sapkınlık olarak görmekle; ahlaksız ve sapık kimselerin, ahlaksızlıklarının ve sapıklıklarının önüne geçilebileceği sanılıyorsa, bu yanılmaktan, gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey olmaz. Amacına uygun gerçekleştrilmesi durumunda bu evliliğin toplumsal ve sosyal açıdan önemli bir ihtiyacı karşıladığı görülecektir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Evli kadınları[1] nikahlamanız da haramdır. Ama (evli olduğu halde) hakimiyetiniz altına girmiş olan (savaş esiri kadınlar) ile evlenebilirsiniz.[2] Bunlar, Allah'ın size yazdığı hükümlerdir. Diğer kadınlar; iffetli olmanız, zinadan uzak durmanız[3] ve mehirlerini vermeniz şartıyla size helal kılınmıştır. Onlardan nikah ile yararlandıklarınıza[4] mehirlerini,[5] belirlediğiniz miktarda verin. Mehri belirledikten sonra başka bir miktar üzerinde anlaşmanızın[6] size bir günahı yoktur. Allah daima bilen ve bütün kararları doğru olandır.

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayette geçen muhsana kelimesine evli kadın anlamı verilmesi, bu ifadenin evlenilmesi haram olan kadınlardan bahseden ayetten sonra gelip hükmün evliliğe bağlanması sebebiyledir. Aslında müslüman-kafir, hür-esir, evli-bekar ayrımı yapılmaksızın, namusunu koruyan bütün kadınlar Kur'an hükümleriyle koruma altına alınmış ve onlara "muhsana" yani kalenin içindeymiş gibi korunmuş kadın denilmiştir ([Nisa 4/25,](https://acikkuran.com/4/25) [Maide 5/5,](https://acikkuran.com/5/5) [Nur 24/4,](https://acikkuran.com/24/4) [23](https://acikkuran.com/24/23)). Kadın, nikah ile birlikte kocasının da koruması altına girer ve bir kez daha muhsana olur.
- [2] "Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın" emriyle başlayıp buraya kadar sayılan kadınları nikahlamak haramdır. Bu ayette yer alan "Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki evli kadınları nikahlamak da haramdır" hükmü ile evli savaş esiri kadınlarla evlenmeye onay verilmiştir. Evlenme, esir kadının hür iradesi ile olur. Hakimiyeti altında bulunduğu kişinin yetkisi, evliliğe onay vermekle sınırlıdır ([Nisa 4/25](https://acikkuran.com/4/25)).
- [3] Kadın olsun erkek olsun, namuslu olmak, zinadan ([Nur 24/3](https://acikkuran.com/24/3)) ve eşcinsellikten uzak durmak evlenmenin olmazsa olmaz şartlarındandır ([Nisa 4/24,](https://acikkuran.com/4/24) [25,](https://acikkuran.com/4/25) [Maide 5/5](https://acikkuran.com/5/5) ve [Nur 24/26](https://acikkuran.com/24/26), [Necm 53/32](https://acikkuran.com/53/32)). Fuhuş çeşitlerinden uzak duran bir mümin erkek veya kadın, ancak bunlardan uzak duran bir erkek veya kadınla evlenebilir. Bu suçları işledikten sonra tövbekar olup kendini tamamen düzelten de namuslu sayılır ([Furkan 25/68](https://acikkuran.com/25/68)-[70](https://acikkuran.com/25/70)).
- [4] Bu ayet, nikahtan sonra gerdeğe girilmişse, belirlenmiş mehri vermenin erkeğin görevi, onu almanın da kadının hakkı olduğunu hükme bağlamıştır. Bu yüzden erkek, mehir belirlendikten ve gerdekten sonra karısını boşarsa, belirlenen mehrin tek kuruşunu dahi alamaz ([Bakara 2/228;](https://acikkuran.com/2/228) [Nisa 4/20](https://acikkuran.com/4/20)). Boşanma durumunda mehirle ilgili diğer hükümler için bkz: [Bakara 2/236](https://acikkuran.com/2/236)-[237;](https://acikkuran.com/2/237) [Ahzab 33/49.](https://acikkuran.com/33/49)
- [5] "Mehirler" anlamı verilen kelime "ecr" (أجر)'in çoğulu olan "ücur" (أجور)'dur. "Ecr", ister dünyada ister ahirette olsun yapılan işe karşılık alınan şeydir (Müfredat). Kelime, bu ayette olduğu gibi [Nisa 4/25,](https://acikkuran.com/4/25) [Maide 5/5,](https://acikkuran.com/5/5) [Ahzab 33/50](https://acikkuran.com/33/50) ve [Mümtahine 60/10.](https://acikkuran.com/60/10) ayetlerde de "mehir" anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla evlenilmesi helal olan kadınlardan yararlanmanın tek yolu, mehrin şart olduğu nikahtır. Mehirsiz evlilik, sadece Muhammed aleyhisselama özel olarak helal kılınmıştır ([Ahzab 33/50](https://acikkuran.com/33/50)). Buna rağmen Şiiler, ayetin iç bütünlüğünü, diğer ayetlerle ilişkisini ve Arap dili kurallarını ihlal ederek bu ayeti mut'a nikahına delil saymışlardır. Onlara göre mut'a, erkeğin kadına vereceği mala karşılık bir süreliğine onun cinselliğinden yararlanma sözleşmesidir. Bununla taraflar, karı koca sayılmaz, aralarında nafaka, miras, boşanma vs. hükümler geçerli olmaz, süre dolunca ayrılık gerçekleşir. Yaptıkları en büyük yanlış, ayette geçen (فَمَا اسْتَمْتَعْتُم بِهِ) = "onunla yararlandığınız" ifadesindeki "o" zamirini, uydurdukları "(kadınları) elde etme = (نيل)" kelimesine göndermeleridir. Halbuki buradaki "o" zamirini, nikah dışında bir şeyi gösterme ihtimali yoktur. Çünkü Nisa 4/22. ayetten buraya kadar evlenilmesi haram olan kadınlar sayılmış ve onların dışındakilerle ancak mehir şartıyla evlenebileceği hükme bağlanmıştır. Ayetlerde yapılan bu tür saptırmalar, tevbe edilmezse Allah'ın asla affetmeyeceği en büyük günahtır (ٍ[Al-i İmran 3/99,](https://acikkuran.com/3/99) [İbrahim 14/3,](https://acikkuran.com/14/3) [A'raf 7/44,](https://acikkuran.com/7/44) [Hud 11/18](https://acikkuran.com/11/18)).
- [6] Herhangi bir baskı olmadan, karşılıklı rıza ile mehir miktarında artırma veya eksiltme yapılabilir ([Nisa 4/4](https://acikkuran.com/4/4)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Yanınızda size bağlı olanlar dışındaki evli kadınlar size yasaklanmıştır. Allah, üzerinize böyle yazmıştır. Bunların dışında kalanlar; sağtöreli yaşamanız, zina etmemeniz ve mallarınızla istemeniz koşuluyla helaldir. Onlardan yararlanmanıza karşılık, hak ettikleri ödencelerini artık verin. Bu zorunluluğu yerine getirdikten sonra, karşılıklı olarak hoşnut olduğunuz durumda üzerinize suç yoktur. Kuşkusuz, Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Meşru şekilde hakkını vererek sahip olduklarınızın dışında, bütün evli kadınlar (da haramdır). Bu Allah'ın size talimatıdır. Bunların dışındakilerin tümü, mal varlığınızdan bir kısmını vererek istemeniz, gayr-ı meşru bir ilişkiyle değil de evlilik bağı yoluyla almak şartıyla size helaldir. Kendilerinden yararlandığınız kadınlara mehirlerini bir yükümlülük olarak tastamam verin! Bu yükümlülüğün tesbitinden sonra, başka bir şey üzerinde uzlaşmanızda sizin için bir sorumluluk yoktur. Kuşku yok ki Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Harpte elinize geçmiş kadınlar hariç olmak üzere, nikahlı kadınlarla evlenmeniz de haram kılınmıştır. Bu, üzerinize Allah'ın yazdığıdır. Bunlar dışındakileri, mallarınızı vererek almanız; şunu bunu dost tutmayarak iffetli yaşamanız, zina etmemeniz şartıyla size helal kılınmıştır. Kendilerinden nimetlendiğiniz kadınların mehirlerini onlara bir hak olarak verin. Mehir kesişmeden sonra karşılıklı hoşnutluğa bağlı hallerde üzerinize günah yoktur. Allah, her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Sağ ellerinizin malik olduğu (cariyeler) dışındaki kadınlardan 'evli ve özgür' olanlarla da (evlenmeniz haramdır.) Bunlar, Allah'ın üzerinize yazdığıdır. Bunların dışında kalanı iffetlerini koruyup fuhuşta bulunmamak üzere mallarınızla (mehir vererek) evlenecek kadın aramanız size helal kılındı. Öyleyse onlardan hangi şeyle (veya ne kadar) yararlandıysanız, onlara ücret (mehir)lerini tesbit edildiği miktarıyla ödeyin. Miktarın tesbitinden sonra, karşılıklı hoşnud olduğunuz bir şey konusunda üstünüze bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de harp esiri olarak elinize geçen cariyeler dışında, evli kadınlarla evlenmeniz Allah yazısı olarak haramdır. Bunların dışındakileri ise, zinadan kaçınıp namuslu yaşamak üzere mallarınızla istemeniz size helal kılındı. O halde hangisiyle nikah ile münasebette bulundunuzsa mehirlerini kendilerine bir farz olarak verin. O mehri kesiştikten sonra aranızda bir değişiklik yapmak hususunda anlaşmanızda da size bir günah yoktur. Her zaman Allah hakkıyla bilen mutlak hüküm sahibidir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Meşru şekilde (nikah yoluyla) sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar (size haramdır). Bu, üzerinize farz olan Allahın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün (kadınlar), kendilerine mal varlığınızdan (bir kısmını) vermeniz ve gayri meşru bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla meşru şekilde almak kaydıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini verin; ama bu meşru yükümlülük (üzerinde anlaştık)tan sonra (başka) bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bir de harb esiri olarak ellerinizde milk bulunanlar müstesna olmak üzere evli kadınlar, işte bütün bunlar size Allah yazısı olarak haram; Bunların maadası ise sifahdan kaçınarak namuslu yaşamak üzere mallarınızla isteyesiniz diye size halal kılındı, o halde hangilerinden nikah ile müstefid oldunuzsa mehirlerini kendilerine verin ki farzdır, o mehri kesişdikten sonra aranızda rızalaştığınızda da size bir cünha yoktur, her halde allah alim, hakim bulunuyor

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Savaşta tutsak olarak) ellerinize geçen(cariye)ler dışında, evli kadınlar(la evlenmeniz) de haramdır. (İşte bunlar) size Allah'ın yazdığı yasaklardır. Bunlardan ötesini, iffetli yaşamak, zina etmemek şartıyle mallarınızla istemeniz (evlenmeniz), size helal kılındı. O halde onlardan yararlanmanıza karşılık, kesilen ücretlerini bir hak olarak onlara verin. Hakkın kesiminden sonra karşılıklı anlaşma(k suretiyle kesilenden az veya çok vermeniz)de üzerinize bir günah yoktur. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

### Gültekin Onan

Sağ ellerinizin malik olduğu (cariyeler) dışındaki kadınlardan 'evli ve özgür' olanlarla da (evlenmeniz haramdır). Bunlar, Tanrı'nın üzerinize yazdığıdır. Bunların dışında kalanı iffetlerini koruyup fuhuşta bulunmamak üzere mallarınızla(mehir vererek) evlenecek kadın aramanız size helal kılındı. Öyleyse onlardan hangi şeyle (veya ne kadar) yararlandıysanız, onlara ücret (mehir)lerini tesbit edildiği miktarıyla ödeyin. Miktarın tesbitinden sonra, karşılıklı hoşnud olduğunuz bir şey konusunda üstünüze bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Harb esiri olarak) sağ ellerinizin malik olduğu kadınlar (mülk-i yemininiz olan cariyeler) müstesna olmak üzere diğer bütün kocalı kadınlar (la evlenmeniz de size haram edildi. Bu hürmetler) üzerinize Allanın farzı olarak (yazılmışdır). Onlardan maadası ise — namuskar ve zinaya sapmamış (insanlar) haalinde (yaşamanız şartiyle) mallarınızla (mehir vermek veya satın almak suretiyle) ara (yıb nikahla) manız için — size halal edildi. O halde onlardan hangisiyle faidelendiyseniz ücretini takdir edildiği vech ile verin. O mehrin mıkdarını ta'yin etdikden sonra aranızda gönül hoşluğu ile uyuşduğunuz şey (mıkdar) hakkında üstünüze bir vebal yokdur. Şübhesiz ki Allah hakkıyle bilicidir, mutlak hüküm ve hikmet saahibidir.

### İbni Kesir

Evli kadınlarla evlenmeniz de. Sağ ellerinizin sahib oldukları müstesna. Bunlar; Allah'ın size farz kıldığı hükümlerdir. Geriye kalanları ise; zinadan kaçınıp iffetli yaşamanız şartı ile mallarınızla istemeniz size helal kılındı. Onlardan yararlandığınızın karşılığı olarak kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Kararlaştırdıktan sonra, aranızda anlaştığınız hususta size bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz ki Allah, Alim, Hakim olandır.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Cariyeler dışında evli kadınlarla da evlenmeniz haramdır. Bu, Allah'ın size yazısıdır / yasağıdır. Bunların dışında kalan kadınlardan iffetli olup gayri meşru olan sefihliğe sapmadan, mallarınız karşılığında istemeniz size helaldir. Kendilerinden faydalandığınız kadınlara bir farz olan mehirlerini veriniz. Mehrin tespitinden sonra, karşılıklı hoşnut olduğunuz şeylerde size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah bilendir, hükmedendir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Malik olduğunuz (cariyeler) müstesna, evli kadınlar haram kılınmıştır. (Bunlar) üzerinize Allah'ın yazısıdır (farzıdır). . . Bütün bunların dışında kalanları, "sifah"tan (zinadan) kaçınarak namuslu yaşamanız için, mallarınızdan sarf ederek (nikahlamanız) size helal kılındı. Nikahlanarak beraber olduğunuz kadınlara mehrlerini tamamıyla verin. Bundan başkaca karşılıklı anlaşarak daha fazlasını vermenizde de sakınca yoktur. Muhakkak ki Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ve sağ ellerinizin sahip olduğu kimseler[1] hariç, evli kadınlarla da evlenemezsiniz. Bu Allah'ın üzerinize yasasıdır. Bunların dışında kalanlar ise; muhsin olan[2], musafihin[3] olmayanları, mallarınızla almanız size helal kılındı. O halde, onlardan hangisiyle yararlandıysanız[4], ücretlerini üzerinde anlaştığınız şekilde verin. Anlaşma yaptığınız miktar üzerinde, karşılıklı olarak değişiklik yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah, Her Şeyi Bilen ve En İyi Hüküm Veren'dir.

_Dipnotlar_
- [1] "Sağ ellerinizin sahip olduğu" deyimi, "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Yani antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir. Bu deyimle, esas olarak kast edilen şey, bakımları ve sorumlulukları üstlenilerek sahip olunan savaş esirleri ve o günün cahiliye döneminin bakayası/kalıntısı olarak kalan cariyeler ile ancak nikah yapılarak birlikte olunabileceğidir. Kur'an; kim olursa olsun, nikah yapılmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır.
- [2] Hür olan, iffet ve namusunu koruyan.
- [3] Evlilik dışı ilişkide bulunan, metres hayatı yaşayan.
- [4] Mut'a yaptıysanız: ayette geçen "istemta'tum" sözcüğü, yararlanma anlamına gelmekte olup, "mut'a" sözcüğünün mastarıdır. Mut'a, "mta" kökünden gelmekte olup, mastar olarak yararlanma, zevk alma anlamına gelmektedir. "Meta"; sözcük olarak mal, eşya, zevk demektir. Terim olarak, bir erkeğin bir bayanla, "belli bir ücret" ve "belli bir süreyle" anlaşarak, nikahlı bir evlilik yapması demektir. Bu evlilik türünde yaşanan sapkınlıklar, bu evliliğin amacının ve kapsamının dışına çıkmalar, yani uygulamadaki yanlışlıklara bakarak, mut'a evliliğinin meşruiyetini geçersiz saymak doğru değildir. İnsanlar, meşru olan bir şeyi istismar ediyorlar diye, o şey meşruiyetini yitirmez. Mut'a evliliğinde yaşanan sapıklıklara, ahlaksızlıklara ve gayri meşru uygulamalara bakarak bu evliliği sorgulamak ve sapkınlık olarak görmekle; ahlaksız ve sapık kimselerin, ahlaksızlıklarının ve sapıklıklarının önüne geçilebileceği sanılıyorsa, bu yanılmaktan, gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey olmaz.

### Progressive Muslims

And the already married from the women, except those who become widowed; God's scripture is over you; and permitted for you is what is beyond this, if you are seeking with your money to be protected and not for illicit sex. As for those whom you have already had joy with them, then you shall give them their wage as an obligation. There is no sin upon you for what you agree to after the obligation. God is Knowledgeable, Wise.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And married women save what your right hands possess. The Writ of God is over you. But lawful to you is what is beyond that, if you seek with your wealth in chastity, not being fornicators. And what you enjoy thereby of them: give them their rewards as an obligation. And there is no wrong upon you in what you do by mutual agreement after the obligation; God is knowing and wise.

### Aisha Bewley

And also married women, except for those you have taken in war as slaves. This is what Allah has prescribed for you. Apart from that He has made all other women halal for you provided you seek them with your wealth in marriage and not in fornication. When you consummate your marriage with them give them their prescribed dowry. There is nothing wrong in any further agreement you might come to after the dowry has been given. Allah is All-Knowing, All-Wise.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Also prohibited are the women who are already married, unless they flee their disbelieving husbands who are at war with you. These are GOD's commandments to you. All other categories are permitted for you in marriage, so long as you pay them their due dowries. You shall maintain your morality, by not committing adultery. Thus, whoever you like among them, you shall pay them the dowry decreed for them. You commit no error by mutually agreeing to any adjustments to the dowry. GOD is Omniscient, Most Wise.,

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And the independent from the women, except those maintained by your oaths; the book of God over you; and permitted for you is what is beyond this, if you are seeking with your money to be independent, not for illicit sex. As for those whom you have already had joy with, then you shall give them their dowries as an obligation. There is no sin upon you for what you agree on after the obligation. God is Knowledgeable, Wise.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki kocalı kadınları nikahlamanız da haramdır. Allah'ın size farz kıldığı budur. Namuslu yaşamanız ve zinadan kaçınmanız şartıyla, bunların dışındaki kadınlarla evlenmeniz helal kılındı ki mallarınız karşılığında onlara talip olasınız. Bunlardan hangilerinden nikah ile yararlanırsanız mehirlerini belirlediğiniz miktarda veriniz[1]. Mehri belirledikten sonra gönül rızası ile başka bir şekilde uyuşmanızın bir günahı yoktur. Allah bilir, doğru kararlar verir.

_Dipnotlar_
- [1] "Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın" emriyle başlayıp buraya kadar sayılan kadınları nikahlamak haramdır. Bu ayette yer alan "Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki kocalı kadınları nikahlamanız da haramdır" hükmü ile evli savaş esiri kadınlarla evlenmeye onay verilmiştir. Çünkü Muhammed 47/4'e göre savaş esirleri köleleştirilemez; onları karşılıklı(fidye ile) veya karşılıksız serbest bırakmak gerekir. Karşılıksız serbest bırakılmayan, fidyeleri de ödenmeyen kadınlara evlilik yolu açılarak esirlikten kurtulmalarına imkan verilmiştir. Dışarıdan birisi veya hakimiyeti altında olduğu kişi, ona talip olursa kadına mehir hakkı doğar. Talip olan erkek yeterli maddi imkana sahipse esir durumundaki kadına en az fidye bedelini mehir olarak ödemek zorundadır (Bkz.: Nisa 4/25) ve böylece o kadın özgürlüğüne kavuşur. Talip olan erkek özgürlük fidyesini ödeyebilecek kadar maddi imkana sahip değilse kadının belirlediği mehir bedeli ile talip olur. Geri kalan kısmını karı-koca çalışarak ve diğer müminlerin zekatları ile tamamlayarak kısa sürede esir statüsü sonlandırılır. Her durumda esir statüsündeki kadın evlilik akdinin (nikahın) tarafıdır ve evlilik, esir kadının kendi istek ve onayı, ailesinin izni ve Kur'an ölçülerine (marufa) uygun biçimde yapılır. Mehir bedelini bizzat bu esir kadın alır. Kur'an esir kadınların odalık olarak kullanılmalarına (cinselliklerinin istismar edilmesine) asla izin vermez. Ahzab 33/50. ayette nebimize, sadece Marya için özel izin verilmiştir. Ama maalesef gelenekte, ilgili ayetlerin tamamının anlamı çarptırılarak esir kadınların cinselliği istismar edilmiştir. İlgili yerlere gerekli dipnotlar düşülmüştür.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Antlaşma ile sahip olduğunuz kimseler[1] hariç Muhsenat[2] kadınlar Allah'ın üzerinize yasasıdır. Bunların dışında kalanlar ise; muhsin olanlar[3], musafihin[4] olmayanları, mallarınızla almanız size helal kılındı. O halde, onlardan hangisiyle yararlandıysanız[5], ücretlerini farz[6] kıldığınız şekilde verin. Anlaşma yaptığınız miktar üzerinde, karşılıklı olarak değişiklik yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah, Her Şeyi Bilen'dir ve En İyi Hüküm Veren'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyimle "nikahsız her birliktelik" zinadır. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Verili durumun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek, İslam'da cariyeliğin ve köleliğin olduğunu söylemek, İslam'a iftira atmaktır.
- [2] Hür kadınlar. Muhsenat sözcüğü, kök anlamı itibariyle saklamak, korumak, engel olmak demektir. Bu sözcük, Arapça'da hür kadın, namuslu/iffetli kadın anlamlarına gelmektedir. Evlilikle, hürriyetle ve iffetle bir kimse; korunmayı, saklanılmayı ve engel olunmayı sağlamaktadır. Muhsenat, Hür kadın anlamında (4:4; 4:25); İffet ve Namus sahibi anlamında (21:91;66:12;) ayetlerinde geçmektedir.
- [3] İffet ve namusunu koruyanlar.
- [4] Evlilik dışı ilişkide bulunan, metres hayatı yaşayanlar.
- [5] Mut'a yaptıysanız: ayette geçen "istemta'tum" sözcüğü, yararlanma anlamına gelmekte olup, "mut'a" sözcüğünün mastarıdır. Mut'a, "mta" kökünden gelmekte olup, mastar olarak yararlanma, zevk alma anlamına gelmektedir. "Meta"; sözcük olarak mal, eşya, zevk demektir. Terim olarak, bir erkeğin bir kadınla "belli bir karşılık" ve "belli bir süreyle" anlaşarak, nikahlı bir evlilik yapması demektir. Bu ayette yer alan "muhsin olanlar, musafihin olmayanlar" tanımlaması sadece özel koşullara bağlı ve sahip olan evliliklerle ilgili ayetlerde yer almaktadır. Süre koşulu aranmaksızın hür olma statüsüne sahip olanların evliliklerinden söz eden hiçbir ayette "muhsin olan, musafihin olmayan" ibareleri yer almamaktadır. Bu da koşullu ve özel bir evlilik çeşidi olan Mut'a evliliğinden söz edildiğini göstermektedir. Bu evlilik türünde yaşanan sapkınlıklar, bu evliliğin amacının ve kapsamının dışına çıkmalar, yani uygulamada yaşanan yanlışlıklara bakarak, mut'a evliliğinin meşruiyetini geçersiz saymak doğru değildir. İnsanlar, meşru olan bir şeyi istismar ediyorlar diye, o şey meşruiyetini yitirmez. Mut'a evliliğinde yaşanan sapıklıklara, ahlaksızlıklara ve gayri meşru uygulamalara bakarak bu evliliği sorgulamak ve sapkınlık olarak görmekle; ahlaksız ve sapık kimselerin, ahlaksızlıklarının ve sapıklıklarının önüne geçilebileceği sanılıyorsa, bu yanılmaktan, gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey olmaz.

### Taqi Usmani

(Also prohibited are) the women already bound in marriage, except the bondwomen you come to own. It has been written by Allah for you. All (women), except these, have been permitted for you to seek (to marry) through your wealth, binding yourself, (in marriage) and not only for lust. So, to those of them whose company you have enjoyed, give their dues (dower) as obligated. There is no sin on you in what you mutually agree upon after the (initial) agreement. Surely, Allah is All-Knowing, All-Wise.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

And also forbidden to you are all married women (muhsanat) except those women whom your right hands have come to possess (as a result of war).[1] This is Allah's decree and it is binding upon you. But it is lawful for you to seek out all women except these, offering them your wealth and the protection of wedlock rather than using them for the unfettered satisfaction of lust. And in exchange of what you enjoy by marrying them pay their bridal-due as an obligation. But there is no blame on you if you mutually agree to alter the settlement after it has been made. Surely Allah is All-Knowing, All-Wise.

_Dipnotlar_
- [1] Women who come as captives of war, leaving their husbands behind in Dar al-Harb (Domain of War), are not prohibited, for their marriage is nullified by virtue of their entry into Dar al-Islam (Domain of Islam). A man may marry such women and, if they happen to be his slave-girls, he may have sexual relations with them. There is disagreement, however, among jurists as to what should be done if both husband and wife have been taken captive together. Abu Hanifah and the jurists of his school are of the opinion that their marriage should remain intact. Malik and Shafi'i, on the other hand, argue that their matrimonial contract should be rendered void. Many misunderstandings seem to persist about the right to have sexual relations with one's slave-girls. It is pertinent to call attention to the following regulations of Islam: (1) Islam does not permit soldiers of the Islamic army to have sexual relations with women they capture in war. Islamic Law requires that such women should first be handed over to the government, which then has the right to decide what should be done with them. It may either set them free unconditionally, release them on payment of ransom, exchange them for Muslim prisoners of war held by the enemy or distribute them among the soldiers. A soldier may have sexual relations only with that woman who has been entrusted to him by the government. (2) Even then, he may not have sexual relations with her until at least one menstrual period has expired; this is in order to establish that she is not already pregnant. If the woman concerned is pregnant one may not have sexual relations with her until after the birth of her child. (3) It is not necessary for female captives of war to be People of the Book in order that sexual relations with them be permitted. The man to whom such a woman is entrusted has the right to have sexual relations with her regardless of her religious affiliations. (4) Only that person to whom a female captive has been entrusted has the right to have sexual relations with her. Any child born to her will be regarded as the legitimate child of her master, and will be entitled to all the rights laid down by the Law for one's issue. Moreover, once such a woman has given birth to a child she may not be sold to anyone, and on the death of her master she automatically becomes a free person. (5) If the master allows the woman to marry someone else he ceases to have the right to sexual relations with her but retains the right to have her serve him in other ways. (6) Although the Law has fixed the maximum number of wives at four, it has set no limit with regard to slave-girls. The Law does not lay down a limit in order to encourage people to accumulate huge armies of slave-girls, and thereby turn their homes into dens of sexual enjoyment. Rather the Law does not define the limit because the effects of war and the total number of female captives that would have to be disposed of after a certain war are unpredictable. (7) In the same way as other rights of property are transferable, so are the proprietary rights regarding the captives of war that have been legally entrusted to a man by the state. (8) Since the regular conferment of property rights is as legal an act as that of marriage, there is no basis for a person who feels no revulsion towards the idea of marriage to feel revulsion towards the idea of having sexual relations with a slave-girl duly entrusted to him. (9) If a government confers proprietary rights to a man over a female captive of war it forfeits the right to withdraw those rights in the same way as the guardian (wali) of a woman ceases to have the right to withdraw his agreement to the marriage proposal after the marriage has been contracted. (10) If a military commander permitted his soldiers to temporarily use the female captives as objects of sexual desire and distributed them among the soldiers for that purpose, such an act would be considered unlawful by Islamic Law. Such an act is not essentially different from fornication or adultery. For details see my book Tafhimat, vol. 2, pp. 366-84, and Rasai'il wa Masa'il, 6th edition, Lahore, 1976, vol. 3, pp. 102-4.

### Abdul Haleem

women already married, other than your slaves.God has ordained all this for you. Other women are lawful to you, so long as you seek them in marriage, with gifts from your property, looking for wedlock rather than fornication. If you wish to enjoy women through marriage, give them their bride-gift- this is obligatory- though if you should choose mutually, after fulfilling this obligation, to do otherwise [with the bride-gift], you will not be blamed: God is all knowing and all wise.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Also ˹forbidden are˺ married women—except ˹female˺ captives in your possession.[1] This is Allah’s commandment to you. Lawful to you are all beyond these—as long as you seek them with your wealth in a legal marriage, not in fornication. Give those you have consummated marriage with their due dowries. It is permissible to be mutually gracious regarding the set dowry. Surely Allah is All-Knowing, All-Wise.

### Abdullah Yusuf Ali

Also (prohibited are) women already married, except those whom your right hands possess: Thus hath Allah ordained (Prohibitions) against you: Except for these, all others are lawful, provided ye seek (them in marriage) with gifts from your property,- desiring chastity, not lust, seeing that ye derive benefit from them, give them their dowers (at least) as prescribed; but if, after a dower is prescribed, agree Mutually (to vary it), there is no blame on you, and Allah is All-knowing, All-wise.

### Marmaduke Pickthall

And all married women (are forbidden unto you) save those (captives) whom your right hands possess. It is a decree of Allah for you. Lawful unto you are all beyond those mentioned, so that ye seek them with your wealth in honest wedlock, not debauchery. And those of whom ye seek content (by marrying them), give unto them their portions as a duty. And there is no sin for you in what ye do by mutual agreement after the duty (hath been done). Lo! Allah is ever Knower, Wise.

### Al-Hilali & Khan

Also (forbidden are) women already married, except those (slaves) whom your right hands possess. Thus has Allâh ordained for you. All others are lawful, provided you seek (them in marriage) with Mahr (bridal-money given by the husband to his wife at the time of marriage) from your property, desiring chastity, not committing illegal sexual intercourse, so with those of whom you have enjoyed sexual relations, give them their Mahr as prescribed; but if after a Mahr is prescribed, you agree mutually (to give more), there is no sin on you. Surely, Allâh is Ever All-Knowing, All-Wise.

### Amatul Rahman Omar

And (you are also forbidden to marry) already married women who are in a wed-lock. Yet those (captives in war) whom your right hands possess (are permitted to you for marriage even if not formally divorced by their former husbands, since their captivity is equivalent to divorce). This is the law prescribed to you by Allâh. All (women) beyond those (mentioned above) are lawful to you, provided you seek (their hands) by means of your wealth (- by granting dowers), marrying them properly and not (committing fornication) to pursue your lust. You shall, for the benefits you draw from them (by regular marriage), pay them (- your wives) such of their dowers as have been fixed. There is, however, no blame on you (in increasing or decreasing the amount of dower) which you (- husband and wife) mutually agree upon, after it has been (once) fixed. Surely, Allâh is All-Knowing, All-Wise.

### Ali Quli Qarai

and married women excepting your slave-women. This is Allah’s ordinance for you. As to others than these, it is lawful for you to seek [union with them] with your wealth, in wedlock, not in license. For the enjoyment you have had from them thereby, give them their dowries, by way of settlement, and there is no sin upon you in what you may agree upon after the settlement. Indeed Allah is all-knowing, all-wise.

### Arthur John Arberry

and wedded women, save what your right hands own. So God prescribes for you. Lawful for you, beyond all that, is that you may seek, using your wealth, in wedlock and not in licence. Such wives as you enjoy thereby, give them their wages apportionate; it is no fault in you in your agreeing together, after the due apportionate. God is All-knowing, All-wise.

### Hamid S. Aziz

And all married women (are forbidden unto you), save such as your right hands possess (captives of war) - It is a decree of Allah for you. But lawful for you are all beyond these. So seek them with your wealth in honest marriage and not lust. But such of them from whom you seek comfort, give them their portions as a duty; and there is no crime in what you do by mutual agreement after the duty has been done. Verily, Allah is ever Knower and Wise.

### George Sale

Ye are also forbidden to take to wife free women who are married, except those women whom your right hands shall possess as slaves. This is ordained you from God. Whatever is beside this, is allowed you; that ye may with your substance provide wives for your selves, acting that which is right, and avoiding whoredom. And for the advantage which ye receive from them, give them their reward, according to what is ordained: But it shall be no crime in you to make any other agreement among your selves, after the ordinance shall be complied with; for God is knowing and wise.

### E. Henry Palmer

and married women, save such as your right hands possess,- God's Book against you! - but lawful for you is all besides this, for you to seek them with your wealth, marrying them and not fornicating; but such of them as ye have enjoyed, give them their hire as a lawful due; for there is no crime in you about what ye agree between you after such lawful due, verily, God is knowing and wise.

### Bijan Moeinian

It is also against God’s law to marry married women, unless they have fled the tyranny of their disbeliever husbands who are at war with you. Apart from the above mentioned ones, you may engage in marriage (and not consenting adult sex) contract, with any other woman as long as you mutually agree upon a gift (or a sum) upon the wedding; if you mutually decide later to renegotiate this sum, you may do so as God is the Knowing and the Wise.

### Mahmoud Ghali

And women in wedlock (are forbidden to you), except what your right hands possess. It is the prescribing (Literally: the book) of Allah for you. And lawful for you, beyond all that, is that you seek after (them) with your riches (i.e., that you pay them a dowry) in wedlock, other than in fornication. So (with) whomever of these (women) you enjoy the privilege of marriage, then bring them their rewards as an ordinance, and it is no fault in you in whatever you consented to among yourselves even after the ordinance. Surely Allah has been Ever-Knowing, Ever-Wise.

### Mohamed Ahmed - Samira

Also forbidden are married women unless they are captives (of war). Such is the decree of God. Lawful for you are women besides these if you seek them with your wealth for wedlock and not for debauchery. Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower. It will not be sinful if you agree to something (else) by mutual consent after having settled the dowry. God is certainly all-knowing and all-wise.

### Muhammad Asad

And [forbidden to you are] all married women other than those whom you rightfully possess [through wedlock]: this is God's ordinance, binding upon you. But lawful to you are all [women] beyond these, for you to seek out, offering them of your possessions, taking them in honest wedlock, and not in fornication. And unto those with whom you desire to enjoy marriage, you shall give the dowers due to them; but you will incur no sin if, after [having agreed upon] this lawful due, you freely agree with one another upon anything [else]: behold, God is indeed all-knowing, wise.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Nor can you marry the women who are married except the captives on hand; a prescriptive rule imposed by Allah on you to observe. But lawful unto you are all who are beyond this limiting provision, with the proviso that you seek to win, with your resources, the women of your choice to unite with them according to Islamic laws of matrimony and not according to vicious indulgence in sexual pleasures. And pay those of them whom you shall enjoy, their dowers; it is a duty incurred by such bond. Nonetheless you shall not fall into consequence if you mutually agree to give her more than what you have dutifully paid or you take back from her what she wishes to remit of her own accord; indeed Allah has always been 'Alimun and Hakimun.

### Syed Vickar Ahamed

Also (prohibited are) women already married, except those whom your right hand possess (as captives in the wars); Allah has thus set limits (prohibitions) against you: Except for these, all others are lawful, provided you seek (them in marriage) with gifts from your property desiring chastity, not lust (nor illicit sexual conduct) seeing that you derive benefit from them, give them their dowry (at least) as prescribed; But if, after a dowry is decided, both of you agree (to change it), then there is no blame on you, and Allah is Always All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

### Shabbir Ahmed

Also forbidden to you are women who are already married, except those women who have sought asylum with you against their disbelieving husbands at war with you (60:10). This is Allah's Ordinance binding upon you. All other categories are permitted for you in marriage, with mutual consent, as confirmed by giving her a generous marital gift or dowry. You shall seek them in honest wedlock and let marriage be a fortress of chastity for the husband and wife. You shall maintain morality and go not near adultery (17:32). You like to marry women for a better quality of life, so give them their portions as a duty. And there is nothing wrong in adjusting the sum with mutual agreement after the duty has been done. These Laws are given to you by Allah, the Knower, the Wise.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And [also prohibited to you are all] married women except those your right hands possess. [This is] the decree of Allah upon you. And lawful to you are [all others] beyond these, [provided] that you seek them [in marriage] with [gifts from] your property, desiring chastity, not unlawful sexual intercourse. So for whatever you enjoy [of marriage] from them, give them their due compensation as an obligation. And there is no blame upon you for what you mutually agree to beyond the obligation. Indeed, Allah is ever Knowing and Wise.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَٱلْمُحْصَنَـٰتُ — velmuhsanatu | muhsenat olanlar | حصن — Ha-Sad-Nun |
| 2 | مِنَ — mine | -dan | — |
| 3 | ٱلنِّسَآءِ — n-nisa'i | kadınlar- | نسو — Nun-Sin-Vav |
| 4 | إِلَّا — illa | dışında | — |
| 5 | مَا — ma | — | — |
| 6 | مَلَكَتْ — meleket | malik olduklarınız | ملك — Mim-Lam-Kef |
| 7 | أَيْمَـٰنُكُمْ ۖ — eymanukum | yeminlerinizle | يمن — Ye-Mim-Nun |
| 8 | كِتَـٰبَ — kitabe | yazdıklarıdır | كتب — Kef-Te-Be |
| 9 | ٱللَّهِ — llahi | Allah'ın | — |
| 10 | عَلَيْكُمْ ۚ — aleykum | size | — |
| 11 | وَأُحِلَّ — ve uhille | ve helal kılındı | حلل — Ha-Lam-Lam |
| 12 | لَكُم — lekum | size | — |
| 13 | مَّا — ma | — | — |
| 14 | وَرَآءَ — vera'e | ötesi | وري — Vav-Ra-Ye |
| 15 | ذَٰلِكُمْ — zalikum | bunlardan | — |
| 16 | أَن — en | — | — |
| 17 | تَبْتَغُوا۟ — tebtegu | istemeniz | بغي — Be-Gayn-Ye |
| 18 | بِأَمْوَٰلِكُم — biemvalikum | mallarınızla | مول — Mim-Vav-Lam |
| 19 | مُّحْصِنِينَ — muhsinine | iffetli yaşamak | حصن — Ha-Sad-Nun |
| 20 | غَيْرَ — gayra | — | غير — Gayn-Ye-Ra |
| 21 | مُسَـٰفِحِينَ ۚ — musafihine | zina etmemek | سفح — Sin-Fe-Ha |
| 22 | فَمَا — fema | — | — |
| 23 | ٱسْتَمْتَعْتُم — stemtea'tum | yararlanmanıza karşılık | متع — Mim-Te-Ayn |
| 24 | بِهِۦ — bihi | — | — |
| 25 | مِنْهُنَّ — minhunne | onlardan | — |
| 26 | فَـَٔاتُوهُنَّ — fe atuhunne | onlara verin | اتي — Elif-Te-Ye |
| 27 | أُجُورَهُنَّ — ucurahunne | kesilen ücretlerini | اجر — Elif-Cim-Ra |
| 28 | فَرِيضَةًۭ ۚ — ferideten | bir hak olarak | فرض — Fe-Ra-Dad |
| 29 | وَلَا — ve la | yoktur | — |
| 30 | جُنَاحَ — cunaha | bir günah | جنح — Cim-Nun-Ha |
| 31 | عَلَيْكُمْ — aleykum | üzerinize | — |
| 32 | فِيمَا — fima | hakkında | — |
| 33 | تَرَٰضَيْتُم — teradeytum | karşılıklı anlaşmanız | رضو — Ra-Dad-Vav |
| 34 | بِهِۦ — bihi | — | — |
| 35 | مِنۢ — min | — | — |
| 36 | بَعْدِ — bea'di | sonra | بعد — Be-Ayn-Dal |
| 37 | ٱلْفَرِيضَةِ ۚ — l-ferideti | hakkın kesiminden | فرض — Fe-Ra-Dad |
| 38 | إِنَّ — inne | şüphesiz | — |
| 39 | ٱللَّهَ — llahe | Allah | — |
| 40 | كَانَ — kane | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 41 | عَلِيمًا — alimen | bilendir | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 42 | حَكِيمًۭا — hakimen | hüküm ve hikmet sahibidir | حكم — Ha-Kef-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/nisa-suresi/23-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/nisa-suresi/25-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-05
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
