# Ayn-Zay-Mim — عظم (EZm)

> Kur'an'da 128 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/EZm

- **Anlam:** büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek
- **Türevleri:** أَعْظَم (3) · عَظْم (2) · عَظِيم (120) · يُعَظِّمْ (2) · يُعْظِمْ (1)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 2_

### 2. Bakara suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ۟

Hatemallahu ala kulubihim ve ala sem'ıhim, ve ala ebsarihim gışaveh, ve lehum azabun azim.

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/7-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ

Ve iz necceynakum min ali fir'avne yesumunekum suel azabi yuzebbihune ebnaekum ve yestahyune nisaekum ve fi zalikum belaun min rabbikum azim.

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/49-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 105. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ

Ma yeveddullezine keferu min ehlil kitabi ve lel muşrikine en yunezzele aleykum min hayrin min rabbikum vallahu yahtassu bi rahmetihi men yeşau, vallahu zul fadlil azim.

Kitap Ehli'nin ve Müşriklerin kafirleri Rabb'inizden, size bir hayrın indirilmesini istemezler. Oysa Allah, rahmetini dilediği kimseye ayırır. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/105-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük bir"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Ve men azlemu mimmen menea mesacidallahi en yuzkere fihesmuhu ve sea fi harabiha ulaike ma kane lehum en yedhuluha illa haifin lehum fid dunya hızyun ve lehum fil ahireti azabun azim.

Allah'ın mescitlerinde, O'nun adının anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Buralara, ancak Allah'a karşı gelmekten korkularak girilebilir. Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/114-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 255. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyüktür"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyum, la te'huzuhu sinetun ve la nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, menzellezi yeşfeu indehu illa bi iznih ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve la yuhitune bi şey'in min ilmihi illa bi ma şae, vesia kursiyyuhus semavati vel ard, ve la yeuduhu hıfzuhuma ve huvel aliyyul azim.

Allah: O'ndan başka ilah yoktur. O, sürekli diridir, koruyup gözetendir. O'nda ne bir dalgınlık olur ne de O'nu bir uyku tutar. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunabilecek kimmiş? Onların önlerinde ve arkalarında olan her şeyi bilir. Onlar, O'nun ilminden ancak dilediği kadarını kavrayabilirler. O'nun egemenliği yeri ve göğü kuşatmıştır. Bunları korumak O'na ağır gelmez. O, Çok Yüce ve Çok Güçlü'dür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/255-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 259. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِظَامِ — l-izami · "kemiklere"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَوْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْـي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْماً اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْماًۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Ev kellezi merra ala karyetin ve hiye haviyetun ala uruşiha, kale enna yuhyi hazihillahu ba'de mevtiha, fe ematehullahu miete amin summe beaseh, kale kem lebist, kale lebistu yevme ev ba'da yevm, kale bel lebiste miete amin fenzur ila taamike ve şerabike lem yetesenneh, venzur ila hımarike ve li nec'aleke ayeten lin nasi venzur ilal izami keyfe nunşizuha summe neksuha lahma, fe lemma tebeyyene lehu, kale a'lemu ennallahe ala kulli şey'in kadir.

Veya temelleri üzerine yıkılıp, harap olmuş beldeye uğrayan kimse gibi: "Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltecek? demişti. Bunun üzerine Allah, onu öldürüp yüz yıl ölü bıraktıktan sonra diriltti. Ona: "Ne kadar süre ölü kaldın?" dendi. O da: "Bir gün veya bir günden daha az." dedi. Allah, "Hayır, yüz yıl kaldın." dedi. "Buna rağmen yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Ve eşeğine de bak. Bu, insanlara ayet olman içindir. Şu kemiklere bir bak, onları nasıl düzenleyip sonra et giydiriyoruz." Ona bu detaylı açıklama yapıldıktan sonra: "Artık anladım ki, kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/259-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ

Yahtassu bi rahmetihi men yeşa', vallahu zul fadlil azim.

Allah, rahmetini hak edene has kılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/74-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 105. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ

Ve la tekunu kellezine teferraku vahtelefu min ba'di ma caehumul beyyinat, ve ulaike lehum azabun azim.

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşüp parçalanan kimseler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/105-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 172. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌ — azimun · "pek büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اَلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِلّٰهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَصَابَهُمُ الْقَرْحُۜۛ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا مِنْهُمْ وَاتَّقَوْا اَجْرٌ عَظ۪يمٌۚ

Ellezinestecabu lillahi ver resuli min ba'di ma asabehumul karh, lillezine ahsenu minhum vettekav ecrun azim.

Yaralanmalarına rağmen, Allah ve Resul'ünün davetine uyanlar, iyilik yapanlar ve Allah için takvalı olanlar için çok değerli bir karşılık vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/172-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 174. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُٓوءٌۙ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ ذُوفَضْلٍ عَظ۪يمٍ

Fenkalebu bi ni'metin minallahi ve fadlin lem yemseshum suun, vettebeu rıdvanallah, vallahu zu fadlin azim.

Ve Allah'tan gelen nimet ve lütufla kendilerine bir kötülük dokunmadan geri döndüler. Allah'ın rızasını kazandılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/174-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 176. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِۚ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـٔاًۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Ve la yahzunkellezine yusariune fil kufr, innehum len yadurrullahe şey'a, yuridullahu ella yec'ale lehum hazzan fil ahireh, ve lehum azabun azim.

Küfürde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/176-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 179. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

مَا كَانَ اللّٰهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلٰى مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ حَتّٰى يَم۪يزَ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَجْتَب۪ي مِنْ رُسُلِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ

Ma kanallahu li yezerel mu'minine ala ma entum aleyhi hatta yemizel habise minet tayyib, ve ma kanallahu li yutliakum alel gaybi ve lakinnallahe yectebi min rusulihi men yeşau fe aminu billahi ve rusulih, ve in tu'minu ve tetteku fe lekum ecrun azim.

Allah, tayyib olanı habis olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve Resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/179-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

Tilke hududullah. Ve men yutııllahe ve resulehu yudhılhu cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha. Ve zalikel fevzul azim.

İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/13-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَاللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُر۪يدُ الَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الشَّهَوَاتِ اَنْ تَم۪يلُوا مَيْلاً عَظ۪يماً

Vallahu yuridu en yetube aleykum ve yuridullezine yettebiuneş şehevati en temilu meylen azima.

Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/27-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍۚ وَاِنْ تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِنْ لَدُنْهُ اَجْراً عَظ۪يماً

İnnallahe la yazlimu miskale zerreh, ve in teku haseneten yudaıfha ve yu'ti min ledunhu ecran azima.

Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/40-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدِ افْتَرٰٓى اِثْماً عَظ۪يماً

İnnallahe la yagfiru en yuşrake bihi ve yagfiru ma dune zalike li men yeşau ve men yuşrik billahi fe kadiftera ismen azima.

Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/48-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلٰى مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَقَدْ اٰتَيْنَٓا اٰلَ اِبْرٰه۪يمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاٰتَيْنَاهُمْ مُلْكاً عَظ۪يماً

Em yahsudunen nase ala ma atahumullahu min fadlıhi, fe kad ateyna ale ibrahimel kitabe vel hikmete ve ateynahum mulken azima.

Yoksa onlar, Allah'ın kendi lütfundan insanlara bağışladığı şeyleri mi kıskanıyor? İbrahim Soyu'na da Kitap'ı ve Hikmeti bağışladık ve onlara büyük bir mülk verdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/54-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَاِذاً لَاٰتَيْنَاهُمْ مِنْ لَدُنَّٓا اَجْراً عَظ۪يـماًۙ

Ve izen le ateynahum min ledunna ecran azima.

O zaman onlara Kendi katımızdan büyük bir ecir verirdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/67-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَلَئِنْ اَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِنَ اللّٰهِ لَيَقُولَنَّ كَاَنْ لَمْ تَكُنْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ مَعَهُمْ فَاَفُوزَ فَوْزاً عَظ۪يماً

Ve le in esabekum fadlun minallahi le yekulenne ke en lem tekun beynekum ve beynehu meveddetun ya leyteni kuntu meahum fe efuze fevzen azima.

Eğer size Allah'tan bir lütuf erişse, bu sefer de sanki sizinle onun arasında bir bağlılık/yakınlık yokmuş gibi: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim." der.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/73-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

فَلْيُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يَشْرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۜ وَمَنْ يُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيُقْتَلْ اَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْراً عَظ۪يماً

Felyukatil fi sebilillahillezine yeşrunel hayated dunya bil ahirah. Ve men yukatil fi sebilillahi fe yuktel ev yaglib fe sevfe nu'tihi ecran azima.

Öyleyse, ahiret hayatını dünya hayatına tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz, ona ileride büyük bir karşılık vereceğiz.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/74-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِناً مُتَعَمِّداً فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِداً ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَاباً عَظ۪يماً

Ve men yaktul mu'minen muteammiden fe cezauhu cehennemu haliden fiha ve gadıballahu aleyhi ve leanehu ve eadde lehu azaben azima.

Kim, bir Mü'min'i isteyerek öldürürse, onun karşılığı, içinde sürekli kalmak üzere Cehennem'dir. Allah ona gazap etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azap hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/93-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "çok daha büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

لَا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ غَيْرُ اُو۬لِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ فَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ دَرَجَةًۜ وَكُلاًّ وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَفَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ اَجْراً عَظ۪يـماًۙ

La yestevil kaıdune minel mu'minine gayru ulid darari vel mucahidune fi sebilillahi bi emvalihim ve enfusihim. Faddalallahul mucahidine bi emvalihim ve enfusihim alal kaidine dereceh. Ve kullen vaadallahul husna. Ve faddalallahul mucahidine alal kaıdine ecran azima.

Mü'minlerden, bir özrü olmaksızın, Allah yolunda cihad etmekten geri kalanlarla; mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, bir değildir. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından, geri kalanlardan üstün kıldı. Her ne kadar Allah, her ikisine de iyilikle muamele etmeyi söz vermiş ise de cihad edenleri, geri kalanlara karşı çok daha büyük bir ecirle üstün kılmıştır;

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/95-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 113. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyüktür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍۜ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يماً

Ve lev la fadlullahi aleyke ve rahmetuhu le hemmet taifetun minhum en yudılluke. Ve ma yudıllune illa enfusehum ve ma yadurruneke min şey'. Ve enzelallahu aleykel kitabe vel hikmete ve allemeke ma lem tekun ta'lem. Ve kane fadlullahi aleyke azima.

Allah'ın, sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bazıları seni saptırmaya yeltenmişti. Oysa onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitap'ı ve Hikmet'i indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Kuşkusuz, Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/113-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْراً عَظ۪يماً

La hayra fi kesirin min necvahum illa men emera bi sadakatin ev ma'rufin ev ıslahın beynen nas. Ve men yef'al zalikebtigae mardatillahi fe sevfe nu'tihi ecran azima.

Hak gözetmeyi, iyi şeyler yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi isteyenlerin görüşmeleri hariç, onların gizli görüşmelerinde bir hayır yoktur. Kim bunları yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, ileride ona büyük bir ödül vereceğiz.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/114-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 146. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا د۪ينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْراً عَظ۪يماً

İllallezine tabu ve aslehu va'tesamu billahi ve ahlesu dinehum lillahi fe ulaike meal mu'minin. Ve sevfe yu'tillahul mu'minine ecran azima.

Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/146-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 156. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَاناً عَظ۪يماًۙ

Ve bi kufrihim ve kavlihim ala meryeme buhtanen azima.

Küfretmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira atmaları;

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/156-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 162. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُق۪يم۪ينَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَنُؤْت۪يهِمْ اَجْراً عَظ۪يماً۟

Lakinir rasihune fil ilmi minhum vel mu'minune yu'minune bi ma unzile ileyke ve ma unzile min kablike vel mukimines salate vel mu'tunez zekate vel mu'minune billahi vel yevmil ahir. Ulaike se nu'tihim ecran azima.

Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar, Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/162-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ

Veadellahullezine amenu ve amilus salihati lehum magfiretun ve ecrun azim.

Allah, iman edip salihatı yapanlara söz verdi, onlar için bağışlanma ve büyük bir karşılık vardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/9-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداً اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّـبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ

İnnema cezaullezine yuharibunallahe ve resulehu ve yes'avne fil ardı fesaden en yukattelu ev yusallebu ev tukattaa eydihim ve erculuhum min hılafin ev yunfev minel ard, zalike lehum hızyun fid dunya ve lehum fil ahırati azabun azim.

Allah ve Resul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir. İşte bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahiret'te ise onlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/33-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَر۪ينَۙ لَمْ يَأْتُوكَۜ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِه۪ۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫ت۪يتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواۜ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاًۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Ya eyyuher resulu la yahzunkellezine yusariune fil kufri minellezine kalu amenna bi efvahihim ve lem tu'min kulubuhum, ve minellezine hadu semmaune lil kezibi semmaune li kavmin aharine lem ye'tuk yuharrifunel kelime min ba'di mevadııh, yekulune in utitum haza fe huzuhu ve in lem tu'tevhu fahzeru ve men yuridillahu fitnetehu fe len temlike lehu minallahi şey'a ulaikellezine lem yuridillahu en yutahhire kulubehum lehum fid dunya hızyun ve lehum fil ahıreti azabun azim.

Ey Resul! Küfre koşuşanlar seni üzmesin. O kimseler ki ağızlarıyla iman ettik dedikleri halde, kalben iman etmediler. Ve bir de yalan uydurmak amacıyla kasıtlı dinleyen Yahudiler, sana gelmeyen başka bir halk adına casusluk yapmak için dinlerler. Sözleri bağlamlarından kopararak değiştiriyorlar: "Eğer bu size verilirse onu alın, eğer bu verilmezse sakının!" diyorlar. Allah, kimin fitneye düşmesini isterse, onun için Allah'a karşı elinden hiçbir şey gelmez. İşte onlar, Allah'ın kalplerini arındırmak istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/41-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 119. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

قَالَ اللّٰهُ هٰذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِق۪ينَ صِدْقُهُمْۜ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

Kalellahu haza yevmu yenfeus sadikine sıdkuhum, lehum cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha ebeda radiyallahu anhum ve radu anh zalikel fevzul azim.

Allah: "Bugün, doğruluklarının doğrulara fayda sağlayacağı gündür." dedi. Onlar için, içinden nehirlerin aktığı Cennetler vardır. Orada süresiz kalacaklar. Allah onlardan, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/119-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Kul inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim.

"Eğer Rabb'ime isyan edersem; büyük günün azabından korkarım."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/15-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 146. ayet

- **Geçtiği form:** بِعَظْمٍۢ ۚ — biazmin · "kemiğe"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذ۪ي ظُفُرٍۚ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَٓا اِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَٓا اَوِ الْحَوَايَٓا اَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍۜ ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِبَغْيِهِمْۘ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

Ve alellezine hadu harremna kulle zi zufur, ve minel bakari vel ganemi harremna aleyhim şuhumehuma illa ma hamelet zuhuruhuma evil havaya ev mahteleta bi azm, zalike cezeynahum bi bagyihim ve inna le sadikun.

Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram ettik; onlara, sığır ve koyunun iç yağlarını da haram ettik. Sırtlarında taşıdıkları, bağırsaklarına ve kemiklerine karışan yağlar hariç. Bu, azgınlıkları nedeniyle onlara verdiğimiz cezadır. Kuşkusuz Biz, doğru olanlarız.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/146-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

لَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Lekad erselna nuhan ila kavmihi fe kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruh, inni ehafu aleykum azabe yevmin azim.

Ant olsun ki Biz, Nuh'u halkına gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur; kuşkusuz ben, sizin için o büyük günün azabından korkuyorum." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/59-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ

Kale elku fe lemma elkav seharu a'yunen nasi vesterhebuhum ve cau bi sihrin azim.

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/116-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 141. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük bir"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَاِذْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۚ يُقَتِّلُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟

Ve iz enceynakum min ali fir'avne yesumunekum suel azab, yukattilune ebnaekum ve yestahyune nisaekum ve fi zalikum belaun min rabbikum azim.

Hani Biz, size azapların en kötüsünü yapan; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun toplumundan sizi kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/141-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَاعْلَمُٓوا اَنَّـمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ۟

Va'lemu ennema emvalukum ve evladukum fitnetun ve ennallahe indehu ecrun azim.

Bilin ki mallarınız ve evlatlarınız ancak birer fitnedir. Kuşkusuz Allah'ın yanında çok büyük ödül vardır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/28-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَتَّقُوا اللّٰهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَاناً وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ

Ya eyyuhellezine amenu in tettekullahe yec'al lekum furkanen ve yukeffir ankum seyyiatikum ve yagfir lekum, vallahu zul fadlil azim.

Ey İman Edenler! Eğer Allah için takvalı olursanız; O, size bir Furkan verir, kötülüklerinize kafirlik eder ve sizi bağışlar. Allah, Büyük Fazl Sahibidir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/29-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

لَوْلَا كِتَابٌ مِنَ اللّٰهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ ف۪يمَٓا اَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Lev la kitabun minallahi sebeka le messekum fima ehaztum azabun azim.

Eğer Allah tarafından önceden bir Kitap olmasaydı, aldığınız şeyden dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/68-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْظَمُ — ea'zemu · "daha büyüktür"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۙ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ

Ellezine amenu ve haceru ve cahedu fi sebilillahi bi emvalihim ve enfusihim a'zamu dereceten ındallah ve ulaike humul faizun .

İman edip, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenlerin, Allah katında dereceleri daha üstündür. İşte onlar kazançlı olanlardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/20-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ

Halidine fiha ebeda, innallahe indehu ecrun azim .

Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah'ın katındadır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/22-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّهُ مَنْ يُحَادِدِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاَنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِداً ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْخِزْيُ الْعَظ۪يمُ

E lem ya'lemu ennehu men yuhadidillahe ve resulehu fe enne lehu nare cehenneme haliden fiha, zalikel hızyul azim.

Bilmediler mi ki: Kim Allah'a ve Resul'üne karşı haddi aşarsa, onun için, içinde sürekli kalacağı Cehennem ateşi vardır. İşte bu, büyük rezilliktir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/63-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟

Vaadallahul mu'minine vel mu'minati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve mesakine tayyibeten fi cennati adn, ve rıdvanun minallahi ekber, zalike huvel fevzul azim.

Allah, Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara, içinden ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Cennetler ve Adn Cennetleri'nde temiz yerleşim yerleri söz verdi. Allah'ın razı olması ise daha büyüktür. İşte büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/72-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟

Eaddallahu lehum cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha, zalikel fevzul azim.

Allah, onlar için içinden ırmaklar akan, içinde süresiz kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/89-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 100. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍۙ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

Ves sabikunel evvelune minel muhacirine vel ensari vellezinettebeuhum bi ıhsanin radıyallahu anhum ve radu anhu ve eadde lehum cennatin tecri tahtehel enharu halidine fiha ebeda, zalikel fevzul azim.

Muhacir ve Ensar'dan, öne geçenlerden ve iyilikte onları izleyenlerden Allah razı olmuştur. Onlar da O'ndan razı olmuştur. Onlara, içinde aralıksız ve sürekli kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. İşte büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/100-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ

Ve mimmen havlekum minel a'rabi munafikun, ve min ehlil medineti meredu alen nifakı la ta'lemuhum, nahnu na'lemuhum, se nuazzibuhum merreteyni summe yureddune ila azabin azim.

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan Münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/101-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 111. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْداً عَلَيْهِ حَقاًّ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِ وَالْقُرْاٰنِۜ وَمَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ مِنَ اللّٰهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذ۪ي بَايَعْتُمْ بِه۪ۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

İnnallaheştera minel mu'minine enfusehum ve emvalehum bi enne lehumul cenneh, yukatilune fi sebilillahi fe yaktulune ve yuktelune va'den aleyhi hakkan fit tevrati vel incili vel kur'an, ve men evfa bi ahdihi minallahi, festebşiru bi bey'ıkumullezi baya'tum bih , ve zalike huvel fevzul azim.

Allah, kendi yolunda savaşarak ölen ve öldüren Mü'minlerin; canlarını ve mallarını Cennet karşılığında satın almıştır. Bu, Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da gerçek olan bir söz vermedir. Allah'tan daha iyi sözünde duran kim olabilir? O halde, O'nunla yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/111-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 129. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ  لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

Fe in tevellev fe kul hasbiyallah, la ilahe illa huv, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azim.

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim. O, Büyük Arş'ın Rabb'idir."

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/129-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezine la yercune likaena'ti bi kur'anin gayri haza ev beddilh, kul ma yekunu li en ubeddilehu min tilkai nefsi, in ettebiu illa ma yuha ileyy, inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim.

Bizimle karşılaşmayı ummayanlara, ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, onlar: "Ya bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değildir. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabb'ime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/15-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

لَهُمُ الْبُشْرٰى فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۜ لَا تَبْد۪يلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۜ

Lehumul buşra fil hayatid dunya ve fil ahıreh, la tebdile li kelimatillah, zalike huvel fevzul azim.

Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjdeler vardır. Allah'ın kelimelerinde asla bir değişiklik olmaz. İşte en büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/64-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyüktür"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

فَلَمَّا رَاٰ قَم۪يصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّۜ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظ۪يمٌ

Fe lemma rea kamisahu kudde min duburin kale innehu min keydikun, inne keydekunne azim.

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur, gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/28-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ اَنْجٰيكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟

Ve iz kale musa li kavmihizkuru ni'metallahi aleykum iz encakum min ali fir'avne yesumunekum suel azabi ve yuzebbihune ebnaekum ve yestahyune nisaekum, ve fi zalikum belaun min rabbikum azim.

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavunculardan kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/6-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 87. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمَ — l-azime · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim

وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ

Ve le kad ateynake seb'an minel mesani vel kur'anel azim.

Ant olsun ki sana seb'an mine'l- mesani ve yüce Kur'an'ı verdik.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/87-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَلَا تَتَّخِذُٓوا اَيْمَانَكُمْ دَخَلاً بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا السُّٓوءَ بِمَا صَدَدْتُمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Ve la tettehızu eymanekum dehalen beynekum fe tezille kademun ba'de subutiha ve tezukus sue bima sadedtum an sebilillah, ve lekum azabun azim.

Yeminlerinizi, aranızda aldatma ve bozgunculuğa araç yapmayın. Yoksa yere sağlam bastıktan sonra ayak kayar. Allah'ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülükle karşı karşıya kalırsınız. Ve büyük bir azaba uğrarsınız.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/94-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 106. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْراً فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Men kefere billahi min ba'di imanihi illa men ukrihe ve kalbuhu mutmainnun bil imani ve lakin men şereha bil kufri sadran fe aleyhim gadabun minallah, ve lehum azabun azim.

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/106-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük (çok tehlikeli)"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اَفَاَصْفٰيكُمْ رَبُّكُمْ بِالْبَن۪ينَ وَاتَّخَذَ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ اِنَاثاًۜ اِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلاً عَظ۪يماً۟

E fe asfakum rabbukum bil benine vettehaze minel melaiketi inasa, innekum le tekulune kavlen azima.

Rabb'iniz, oğulları size ayırdı da kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Siz gerçekten çok büyük laf ediyorsunuz.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/40-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** عِظَـٰمًۭا — izamen · "kemikler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَاماً وَرُفَاتاً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقاً جَد۪يداً

Ve kalu e iza kunna izamen ve rufaten e inna le meb'usune halkan cedida.

"Biz kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, gerçekten de yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" dediler.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/49-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** عِظَـٰمًۭا — izamen · "kemikler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَاماً وَرُفَاتاً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقاً جَد۪يداً

Zalike cezauhum bi ennehum keferu bi ayatina ve kalu e iza kunna izamen ve rufaten e inna le meb'usune halkan cedida.

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/98-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظْمُ — l-azmu · "kemik(lerim)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّ۪ي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْباً وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَٓائِكَ رَبِّ شَقِياًّ

Kale rabbi inni ve henel azmu minni veştealer re'su şeyben ve lem ekun bi duaike rabbi şakıyya.

"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/4-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ مَشْهَدِ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Fahtelefel ahzabu min beynihim, fe veylun lillezine keferu min meşhedi yevmin azim.

Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o Kafirlerin vay haline.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/37-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

وَنُوحاً اِذْ نَادٰى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ

Ve nuhan iz nada min kablu festecebna lehu fe necceynahu ve ehlehu minel kerbil azim.

Ve Nuh'u da hani o daha önce bize çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini büyük bir felaketten kurtardık.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/76-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "cidden korkunç"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظ۪يمٌ

Ya eyyuhen nasutteku rabbekum, inne zelzeletes saati şey'un azim.

Ey İnsanlar! Rabb'inize karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz, o Sa'at'in şiddetli sarsıntısı çok büyük bir şeydir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/1-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** يُعَظِّمْ — yuazzim · "saygı gösterirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ

Zalike ve men yuazzım hurumatillahi fe huve hayrun lehu inde rabbih, ve uhıllet lekumul en'amu illa ma yutla aleykum fectenibur ricse minel evsani vectenibu kavlez zur.

İşte böyle. Kim Rabb'inin yasaklarına uymada gerekli özeni gösterirse, bu onun için daha hayırlıdır. Size okunanlar hariç, diğer hayvanlar helal kılındı. Artık putların pisliğinden kaçının. Yalan sözden kaçının.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/30-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** يُعَظِّمْ — yuazzim · "saygı gösterirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ

Zalike ve men yuazzım şeairallahi fe inneha min takval kulub.

İşte böyle! Kim Allah'ın şiarlarına saygı gösterirse, kuşkusuz bu saygı kalplerin takvasındandır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/32-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** عِظَـٰمًۭا — izamen · "kemiklere"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَاماً فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْماًۗ ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقاً اٰخَرَۜ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَۜ

Summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudgaten fe halaknel mudgate ızamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu halkan ahar, fe tebarekallahu ahsenul halikin.

Sonra nutfeyi bir alaka olarak yarattık. Alakayı da mudğa olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/14-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِظَـٰمَ — l-izame · "kemiklere"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَاماً فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْماًۗ ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقاً اٰخَرَۜ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَۜ

Summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudgaten fe halaknel mudgate ızamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu halkan ahar, fe tebarekallahu ahsenul halikin.

Sonra nutfeyi bir alaka olarak yarattık. Alakayı da mudğa olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/14-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** وَعِظَـٰمًا — ve izamen · "ve kemik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَاباً وَعِظَاماً اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ

E yaıdukum ennekum iza mittum ve kuntum turaben ve izamen ennekum muhracun.

"Sizi; ölüp, toprak ve kemik haline geldikten sonra, yeniden diriltileceğinizle mi uyarıyor?"

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/35-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** وَعِظَـٰمًا — ve izamen · "ve kemik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

قَالُٓوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Kalu e iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le meb'usun.

Dediler ki: "Ölüp de toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı diriltileceğiz?"

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/82-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

Kul men rabbus semavatis seb'ı ve rabbul arşil azim.

De ki: "Yedi göğün ve muazzam arşın Rabb'i kimdir?"

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/86-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْۜ  لَا تَحْسَبُوهُ شَراًّ لَكُمْۜ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذ۪ي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

İnnellezine cau bil ifki usbetun minkum, la tahsebuhu şerren lekum, bel huve hayrun lekum, li kullimriin minhum mektesebe minel ism, vellezi tevella kibrehu minhum lehu azabun azim.

Bu ifk'i yapanlar içinizden birileridir. Sizin için bunun bir şer olduğunu sanmayın. Aksine bu sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine günahtan bir pay vardır. İçlerinden önderlik yapıp bunu organize eden kimse için de çok büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/11-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ ف۪ي مَٓا اَفَضْتُمْ ف۪يهِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۚ

Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu fid dunya vel ahırati le messekum fi ma efadtum fihi azabun azim.

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı, içine düştüğünüz şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/14-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyüktür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّناًۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ

İz telakkavnehu bi elsinetikum ve tekulune bi efvahikum ma leyse lekum bihi ilmun ve tahsebunehu heyyinen ve huve indallahi azim.

Hani siz onu dillerinize dolayıp, kendisi hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi aranızda yayıyordunuz. Ve bunun önemsiz olduğunu sanıyordunuz. Oysaki bunun Allah'ın yanında önemi çok büyüktür.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/15-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَـنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظ۪يمٌ

Ve lev la iz semi'tumuhu kultum ma yekunu lena en netekelleme bi haza subhaneke haza buhtanun azim.

Ve onu duyduğunuz zaman: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Seni tenzih ederiz! Bu büyük bir iftiradır." demeniz gerekmez miydi?

_https://acikkuran.com/nur-suresi/16-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ

İnnellezine yermunel muhsanatil gafilatil mu'minati luınu fid dunya vel ahırati ve lehum azabun azim.

Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsanat Mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/23-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "kocaman"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ

Fe evhayna ila musa enıdrib bi asakel bahr, fenfeleka fe kane kullu firkın ket tavdil azim.

Musa'ya, "Asanı denize vur." diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı. Her bir parçası büyük, yüksek bir dağ gibiydi.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/63-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 135. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍۜ

İnni ehafu aleykum azabe yevmin azim.

"Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/135-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 156. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabu yevmin azim.

"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/156-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 189. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Fe kezzebuhu fe ehazehum azabu yevmiz zulleh, innehu kane azabe yevmin azim.

Ne var ki onu yalanladılar. Bunun üzerine gölge gününün azabı onları yakaladı. Kuşkusuz o, büyük günün azabıydı.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/189-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ

İnni vecedtumreeten temlikuhum ve utiyet min kulli şey'in ve leha arşun azim.

"Onlara yöneticilik yapan bir kadın buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/23-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ ۩‏ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

Allahu la ilahe illa huve rabbul arşil azim.

"Allah ki, büyük arşın sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/26-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ ف۪ي ز۪ينَتِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ قَارُونُۙ اِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ

Fe harece ala kavmihi fi zinetih, kalellezine yuridunel hayated dunya ya leyte lena misle ma utiye karunu innehu le zu hazzın azim.

Karun, ziynetli bir şekilde halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına düşkünlüğü olanlar: "Keşke bizim de Karun gibi varlığımız olsaydı! Gerçekten o, çok kısmetli biri." diye iç geçirdiler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/79-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌۭ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِه۪ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِۜ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ

Ve iz kale lukmanu libnihi ve huve yaızuhu ya buneyye la tuşrik billah, inneş şirke le zulmun azim.

Vaktiyle Lokman oğluna öğüt vererek: "Ey yavrucuğum! Allah'a şirk koşma, kuşkusuz şirk koşmak çok büyük bir zulümdür." demişti.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/13-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَاِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالدَّارَ الْاٰخِرَةَ فَاِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْمُحْسِنَاتِ مِنْكُنَّ اَجْراً عَظ۪يماً

Ve in kuntunne turidnallahe ve resulehu veddarel'ahırete fe innallahe eadde lil muhsinati minkunne ecren azima.

"Eğer Allah ve Resul'ünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, kuşkusuz Allah, sizden muhsin olan kadınlar için büyük bir ecir hazırlamıştır."

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/29-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًۭا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يراً وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

İnnel muslimine vel muslimati vel mu'minine vel mu'minati vel kanitine vel kanitati ves sadikine ves sadikati ves sabirine ves sabirati vel haşiine vel haşiati vel mutesaddikine vel mutesaddikati ves saimine ves saimati vel hafızine furucehum vel hafızati vez zakirinallahe kesiren vez zakirati eaddallahu lehum magfireten ve ecren azima.

Müslim erkekler ve Müslim kadınlar, Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan erkekler ve saim olan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/35-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًا — azimen · "büyük(bir günah)tır"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ اِلَّٓا اَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ اِلٰى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِر۪ينَ اِنٰيهُۙ وَلٰكِنْ اِذَا دُع۪يتُمْ فَادْخُلُوا فَاِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلَا مُسْتَأْنِس۪ينَ لِحَد۪يثٍۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِي النَّبِيَّ فَيَسْتَحْـي۪ مِنْكُمْۘ وَاللّٰهُ لَا يَسْتَحْـي۪ مِنَ الْحَقِّۜ وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعاً فَسْـَٔلُوهُنَّ مِنْ وَرَٓاءِ حِجَابٍۜ ذٰلِكُمْ اَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّۜ وَمَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُؤْذُوا رَسُولَ اللّٰهِ وَلَٓا اَنْ تَنْكِحُٓوا اَزْوَاجَهُ مِنْ بَعْدِه۪ٓ اَبَداًۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ عِنْـدَ اللّٰهِ عَظ۪يـماً

Ya eyyuhellezine amenu la tedhulu buyuten nebiyyi illa en yu'zene lekum ila taamin gayre nazırine inahu ve lakin iza duitum fedhulu fe iza taimtum fenteşiru ve la muste'nisine li hadis, inne zalikum kane yu'zin nebiyye fe yestahyi minkum vallahu la yestahyi minel hakk, ve iza seeltumuhunne metaan fes'eluhunne min verai hıcab, zalikum atharu li kulubikum ve kulubihinn, ve ma kane lekum en tu'zu resulallahi ve la en tenkihu ezvacehu min ba'dihi ebeda, inne zalikum kane indallahi azima.

Ey İman Edenler! Nebi'nin evlerine, yemeğe izin verilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de hadise dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizi kırmamak için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Resul'üne rahatsızlık vermeniz doğru olmaz. Kendisinden sonra eşleriyle asla evlenemezsiniz. Kuşkusuz bu Allah'ın yanında büyük şeydir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/53-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمًا — azimen · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

يُصْلِحْ لَكُمْ اَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزاً عَظ۪يماً

Yuslıh lekum a'malekum ve yagfir lekum zunubekum, ve men yutıillahe ve resulehu fe kad faze fevzen azima.

Ki yaptıklarınızı sizin için düzeltsin, suçlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resul'üne itaat ederse en büyük kurtuluşla kurtuluşa ermiş olur.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/71-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِظَـٰمَ — l-izame · "kemikleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلاً وَنَسِيَ خَلْقَهُۜ قَالَ مَنْ يُحْـيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَم۪يمٌ

Ve darebe lena meselen ve nesiye halkah, kale men yuhyil izame ve hiye remim.

Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?" diyor.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/78-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** وَعِظَـٰمًا — ve izamen · "ve kemik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ

E iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le meb'usun.

"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/16-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** وَعِظَـٰمًا — ve izamen · "ve kemik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَد۪ينُونَ

E iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le medinun.

"Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, gerçekten cezalandırılacak mıyız?"

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/53-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

İnne haza le huvel fevzul azim.

Bu gerçekten en büyük başarıdır.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/60-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ

Ve necceynahu ve ehlehu minel kerbil azim.

Onu ve ehlini büyük sıkıntıdan kurtardık.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/76-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 107. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ

Ve fedeynahu bi zibhın azim.

Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/107-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 115. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمِ — l-azimi · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ

Ve necceyna huma ve kavme huma minel kerbil azim.

O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/115-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٌ — azimun · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

قُلْ هُوَ نَبَؤٌا عَظ۪يمٌۙ

Kul huve nebeun azimun.

De ki: "O, çok büyük bir haberdir."

_https://acikkuran.com/sad-suresi/67-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Kul inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim.

De ki: "Eğer Rabb'ime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/13-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ  وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟

Vekıhimus seyyiat, ve men tekıs seyyiati yevme izin fe kad rahimteh ve zalike huvel fevzul azim.

"Onları kötülüklerden koru. Ve Sen O Gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu, büyük kurtuluştur."

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/9-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍۢ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُواۚ وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا ذُوحَظٍّ عَظ۪يمٍ

Ve ma yulakkaha illellezine saberu, ve ma yulakkaha illa zu hazzın azim.

Buna ancak sabredenler kavuşturulur ve buna büyük haz sahipleri kavuşturulur.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/35-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "uludur"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

Lehu ma fis semavati ve ma fil ard, ve huvel aliyyul azim.

Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. O, Çok Yüce'dir, Çok Ulu'dur.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/4-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** عَظِيمٍ — azimin · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ

Ve kalu lev la nuzzile hazel kur'anu ala raculin minel karyeteyni azim.

"Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama indirilmesi gerekmez miydi?" dediler.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/31-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَظِيمُ — l-azimu · "büyük"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim

فَضْلاً مِنْ رَبِّكَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

Fadlen min rabbik, zalike huvel fevzul azim.

Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/57-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/EZm.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
