# Ayn-Cim-Be — عجب (Ejb)

> Kur'an'da 27 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Ejb

- **Anlam:** Hayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret verici
- **Türevleri:** أَعْجَبَ (11) · عُجَاب (1) · عَجَب (5) · عَجِبُ (8) · عَجِيب (2)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 204. ayet

- **Geçtiği form:** يُعْجِبُكَ — yua'cibuke · "senin hoşuna gider"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ

Ve minen nasi men yu'cibuke kavluhu fil hayatid dunya ve yuşhidullahe ala ma fi kalbihi, ve huve eleddul hısam.

Kimi insanın, dünya hayatı ile ilgili sözü senin hoşuna gider. Kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Oysaki o düşmanların en azılısıdır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/204-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 221. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَبَتْكُمْ ۗ — ea'cebetkum · "hoşunuza gitse bile"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟

Ve la tenkihul muşrikati hatta yu'minn, ve le emetun mu'minetun hayrun min muşriketin ve lev a'cebetkum, ve la tunkihul muşrikine hatta yu'minu ve le abdun mu'minun hayrun min muşrikin ve lev a'cebekum, ulaike yed'une ilen nar, vallahu yed'u ilel cenneti vel magfireti bi iznih, ve yubeyyinu ayatihi lin nasi leallehum yetezekkerun.

İman etmedikçe Müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz de Mü'min bir emet, Müşrik bir kadına göre hayırlı olandır. İman etmedikçe, Müşrik erkeklerle evlenmeyin. Beğenseniz de abd olan bir Mü'min, Müşrik bir erkeğe göre hayırlı olandır. Zira onlar ateşe çağırırlar. Allah ise izni ile Cennet'e ve bağışlanmaya çağırır. İnsanlara ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/221-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 221. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَبَكُمْ ۗ — ea'cebekum · "hoşunuza gitse bile"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟

Ve la tenkihul muşrikati hatta yu'minn, ve le emetun mu'minetun hayrun min muşriketin ve lev a'cebetkum, ve la tunkihul muşrikine hatta yu'minu ve le abdun mu'minun hayrun min muşrikin ve lev a'cebekum, ulaike yed'une ilen nar, vallahu yed'u ilel cenneti vel magfireti bi iznih, ve yubeyyinu ayatihi lin nasi leallehum yetezekkerun.

İman etmedikçe Müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz de Mü'min bir emet, Müşrik bir kadına göre hayırlı olandır. İman etmedikçe, Müşrik erkeklerle evlenmeyin. Beğenseniz de abd olan bir Mü'min, Müşrik bir erkeğe göre hayırlı olandır. Zira onlar ateşe çağırırlar. Allah ise izni ile Cennet'e ve bağışlanmaya çağırır. İnsanlara ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/221-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 100. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَبَكَ — ea'cebeke · "hoşuna gitse de"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَـثْرَةُ الْخَب۪يثِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ۟

Kul la yestevil habisu vet tayyibu ve lev a'cebeke kesretul habis, fettekullahe ya ulil elbabi leallekum tuflihun.

"De ki:" Habis olanla tayyib olan bir değildir. Velev ki habis olanın çokluğu hoşuna gitse de. Ey selim akıl sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa eresiniz.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/100-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** أَوَعَجِبْتُمْ — eveacibtum · "şaştınız mı?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

E ve acibtum en caekum zikrun min rabbikum ala raculin minkum li yunzirekum ve li tetteku ve leallekum turhamun.

"Takvalı olmanızı sağlamak ve böylece merhamet olunmanız için; içinizden sizi uyaracak bir adama, Rabb'inizden size bir zikir gelmesine mi şaştınız?"

_https://acikkuran.com/araf-suresi/63-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** أَوَعَجِبْتُمْ — eveacibtum · "şaştınız mı?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْۜ  وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَـفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَصْۣـطَةًۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

E ve acibtum en caekum zikrun min rabbikum ala raculin minkum li yunzirekum, vezkuru iz cealekum hulefae min ba'di kavmi nuhın ve zadekum fil halkı bastaten, fezkuru alaallahi leallekum tuflihun.

"Sizi uyarması için, içinizden bir kimse aracılığıyla Rabb'inizden size bir zikir gelmesine hayret mi ettiniz? Nuh toplumundan sonra sizi onların yerine geçirdiğini hatırlayın. Ve yaradılışça sizi onlardan güçlü kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın. Umulur ki kurtuluşa erersiniz."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/69-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَبَتْكُمْ — ea'cebetkum · "sizi böbürlendirmişti"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَوَاطِنَ كَث۪يرَةٍۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍۙ اِذْ اَعْجَبَتْكُمْ كَـثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنْكُمْ شَيْـٔاً وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُمْ مُدْبِر۪ينَۚ

Lekad nasarakumullahu fi mevatıne kesiretin ve yevme huneynin iz a'cebetkum kesretukum fe lem tugni ankum şey'en ve dakat aleykumul ardu bi ma rehubet summe velleytum mudbirine.

Ant olsun ki Allah, size birçok yerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/25-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** تُعْجِبْكَ — tua'cibke · "seni imrendirmesin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ

Fe la tu'cibke emvaluhum ve la evladuhum, innema yuridullahu li yuazzibehum biha fil hayatid dunya ve tezheka enfusuhum ve hum kafirun.

Öyleyse, onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/55-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** تُعْجِبْكَ — tua'cibke · "seni imrendirmesin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ

Ve La tu'cibke emvaluhum ve evladuhum, innema yuridullahu en yuazzibehum biha fid dunya ve tezheka enfusuhum ve hum kafirun.

Öyleyse, onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının Kafir olarak çıkmasını istiyor.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/85-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** عَجَبًا — aceben · "tuhaf"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَباً اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ

E kane linnasi aceben en evhayna ila reculin minhum en enzirin nase ve beşşirillezine amenu enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kalel kafirune inne haza le sahırun mubin.

İçlerinden birine: "İnsanları uyar ve İman Edenlere Rabb'leri katında gerçek üstünlük makamı olduğunu haber ver!" diye vahyetmemiz, şaşılacak bir şey mi ki Kafirler: "Bu apaçık bir büyücüdür." dediler?

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/2-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** عَجِيبٌۭ — acibun · "şaşırtıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

قَالَتْ يَا وَيْلَتٰٓى ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخاًۜ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَج۪يبٌ

Kalet ya veyleta e elidu ve ene ecuzun ve haza ba'li şeyha, inne haza le şey'un acib.

"Vay başıma gelene! Ben bir koca karı, kocam da bir ihtiyar olduğumuz halde, doğuracak mıyım? Doğrusu bu çok hayret edilecek bir şey!" dedi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/72-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** أَتَعْجَبِينَ — etea'cebine · "şaşıyor musun?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالُٓوا اَتَعْجَب۪ينَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ رَحْمَتُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِۜ اِنَّهُ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ

Kalu e ta'cebine min emrillahi rahmetullahi ve berekatuhu aleykum ehlel beyt, innehu hamidun mecid.

"Allah'ın takdirine hayret mi ediyorsun!" dediler. "Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır, İyiliği Bol Olan'dır."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/73-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** تَعْجَبْ — tea'ceb · "şaşacaksan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَاباً ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Ve in ta'ceb fe acebun kavluhum e iza kunna turaben e inna le fi halkın cedid, ulaikellezine keferu bi rabbihim, ve ulaikel aglalu fi a'nakıhim, ve ulaike ashabun nar, hum fiha halidun.

Eğer şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların, "Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz bir kez daha mı yaratılacağız?" sözleridir. İşte onlar, Rabb'lerini küfreden kimselerdir. İşte onlar, boyunlarında halkalar olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/5-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** فَعَجَبٌۭ — feacebun · "şaşmak lazım"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَاباً ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Ve in ta'ceb fe acebun kavluhum e iza kunna turaben e inna le fi halkın cedid, ulaikellezine keferu bi rabbihim, ve ulaikel aglalu fi a'nakıhim, ve ulaike ashabun nar, hum fiha halidun.

Eğer şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların, "Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz bir kez daha mı yaratılacağız?" sözleridir. İşte onlar, Rabb'lerini küfreden kimselerdir. İşte onlar, boyunlarında halkalar olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/5-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** عَجَبًا — aceben · "şaşılacak"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اَمْ حَسِبْتَ اَنَّ اَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّق۪يمِ كَانُوا مِنْ اٰيَاتِنَا عَجَباً

Em hasibte enne ashabel kehfi ver rakimi kanu min ayatina acaba.

Yoksa sen, Kehf ve Rakim Ashabı'nın Bizim en şaşılacak ayetlerimizden olduklarını mı sandın?

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/9-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** عَجَبًۭا — aceben · "şaşılacak biçimde"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَباً

Kale eraeyte iz eveyna ilas sahrati fe inni nesitul hut, ve ma ensanihu illeş şeytanu en ezkureh, vettehaze sebilehu fil bahri aceba.

"Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben hutu unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu."

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/63-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَبَكَ — ea'cebeke · "çok hoşuna gitse de"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

لَا يَحِلُّ لَكَ النِّسَٓاءُ مِنْ بَعْدُ وَلَٓا اَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ اَزْوَاجٍ وَلَوْ اَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ اِلَّا مَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ رَق۪يـباً۟

La yahıllu leken nisau min ba'du ve la en tebeddele bihinne min ezvacin ve lev a'cebeke husnuhunne illa ma meleket yeminuk, ve kanallahu ala kulli şey'in rakiba.

Bundan böyle başka kadınlarla evlenmen, eşlerini boşayıp yerine iyi olması hoşuna gitse bile başka kadın alman sana helal olmaz. Ancak antlaşma yolu ile hak sahibi olduğun hariç. Allah, her şeyi gözetleyip denetleyendir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/52-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** عَجِبْتَ — acibte · "sen şaşıyorsun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَۖ

Bel acibte ve yesharun.

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/12-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** وَعَجِبُوٓا۟ — ve acibu · "ve hayret ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَعَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْۘ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌۚ

Ve acibu en caehum munzirun minhum ve kalel kafirune haza sahırun kezzab.

İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/4-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** عُجَابٌۭ — ucabun · "tuhaf"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

اَجَعَلَ الْاٰلِهَةَ اِلٰهاً وَاحِداًۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ

E cealel alihete ilahen vahıda, inne haza le şey'un ucab.

"O, bunca ilahı, bir tek ilah mı kılıyor? Kuşkusuz bu şaşılacak bir şeydir."

_https://acikkuran.com/sad-suresi/5-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** يُعْجِبُ — yua'cibu · "hoşuna gider"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ  اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعاً سُجَّداً يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَاناًۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ   كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

Muhammedun resulullah, vellezine meahu eşiddau alel kuffari ruhamau beynehum terahum rukkean succeden yebtegune fadlen minallahi ve rıdvanen simahum fi vucuhihim min eseris sucud, zalike meseluhum fit tevrat, ve meseluhum fil incil, ke zer'in ahrece şat'ehu fe azerehu festagleza festeva ala sukıhi yu'cibuz zurraa, li yagiza bihimul kuffar, vaadallahullezine amenu ve amilus salihati minhum magfireten ve ecren azima.

Muhammed, Allah'ın Resul'üdür. Onunla beraber olanlar, Kafirlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; ruku ederken, secde ederken ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kafirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, iman edip salihatı yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/29-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** عَجِبُوٓا۟ — acibu · "şaştılar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْـكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ

Bel acibu en caehum munzirun minhum fe kalel kafirune haza şey'un acibun.

Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu şaşılacak bir şey." dediler.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/2-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** عَجِيبٌ — acibun · "tuhaf"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْـكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ

Bel acibu en caehum munzirun minhum fe kalel kafirune haza şey'un acibun.

Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu şaşılacak bir şey." dediler.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/2-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** تَعْجَبُونَ — tea'cebune · "şaşıyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَمِنْ هٰذَا الْحَد۪يثِ تَعْجَبُونَۙ

E fe min hazel hadisi ta'cebun.

Bu hadislere mi şaşırıyorsunuz?

_https://acikkuran.com/necm-suresi/59-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَبَ — ea'cebe · "hoşuna giden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ  كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَراًّ ثُمَّ يَكُونُ حُطَاماًۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ

İ'lemu ennemel hayatud dunya leibun ve lehvun ve zinetun ve tefahurun beynekum ve tekasurun fil emvali vel evlad, ke meseli gaysin a'cebel kuffare nebatuhu summe yehicu fe terahu musferren summe yekunu hutama, ve fil ahıreti azabun şedidun ve magfiretun minallahi ve rıdvan, ve mel hayatud dunya illa metaul gurur.

Bilin ki dünya hayatı bir oyundur, bir oyalanmadır; bir ziynettir, aranızda bir övünmedir, mallarda ve çocuklarda çokluk yarışıdır. Onun durumu; bitirdiği bitkilerle kafirlerin hoşuna giden yağmur gibidir. Ardından o bitkileri kurur, onları sararmış görürsün. Sonra da çer çöp olurlar. Ahirette, şiddetli bir azap da Allah'ın hoşnutluğu ve bağışlaması da vardır. Dünya hayatı ise aldatıcı bir metadan başka bir şey değildir.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/20-ayet-meali.md_

### 63. Münafikun suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** تُعْجِبُكَ — tua'cibuke · "hoşuna gider"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ   كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌۜ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْۜ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْۜ  قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ  اَنّٰى يُؤْفَـكُونَ

Ve iza reeytehum tu'cibuke ecsamuhum, ve in yekulu tesma', li kavlihim, ke ennehum huşubun musennedeh, yahsebune kulle sayhatin aleyhim, humul aduvvu fahzerhum, katelehumullahu enna yu'fekun.

Onlara baktığında, dış görünüşleri itibariyle, seni hayran bırakırlar. Konuştuklarında, sözlerine itibar edersin. Aslında, elbise giydirilmiş kütükler gibidirler. Her bağırtıyı kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar, düşmandırlar, onlara karşı dikkatli ol. Allah, onların canlarını alsın! Nasıl da döndürülüyorlar!

_https://acikkuran.com/munafikun-suresi/4-ayet-meali.md_

### 72. Cin suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** عَجَبًۭا — aceben · "harikulade güzel"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰناً عَجَباًۙ

Kul uhıye ileyye ennehustemea neferun minel cinni fe kalu inna semi'na kur'anen aceba.

De ki: "Bana, cinlerden bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an dinledik, dedikleri, vahyolundu."

_https://acikkuran.com/cin-suresi/1-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
