# Ayn-Cim-Lam — عجل (Ejl)

> Kur'an'da 47 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Ejl

- **Anlam:** Acele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.
- **Türevleri:** أَعْجَلَ (1) · تَعَجَّلَ (1) · عَاجِلَةٌ (3) · عَجَّلَ (5) · عَجَل (1) · عَجِلَ (5) · عِجْل (10) · عَجُول (1) · ٱسْتِعْجَال (1) · ٱسْتَعْجَلَ (19)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِجْلَ — l-icle · "buzağıyı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ

Ve iz vaadna musa erbaine leyleten summettehaztumul icle min ba'dihi ve entum zalimun.

Hatırlayın! Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sonra siz, onun arkasından buzağı yaparak zalimleştiniz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/51-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِجْلَ — l-icle · "buzağıyı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ  ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ  فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ  اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ

Ve iz kale musa li kavmihi ya kavmi innekum zalemtum enfusekum bittihazikumul icle fe tubu ila bariikum faktulu enfusekum zalikum hayrun lekum inde bariikum fe tabe aleykum innehu huvet tevvabur rahim.

Hatırlayın! Musa, halkına: "Ey halkım! Siz buzağıyı edinmekle kuşkusuz kendinize zulmettiniz. Hemen tevbe edin ve böylece nefislerinizi öldürün. Bu Bari'nizin yanında sizin için hayırlı olandır." demişti. Sonra da O, tevbenizi kabul etmişti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/54-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِجْلَ — l-icle · "buzağıyı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ

Ve lekad caekum musa bil beyyinati summettehaztumul icle min ba'dihi ve entum zalimun.

Gerçekten Musa size beyyinat ile geldi. Sonra siz onun arkasından buzağı figürünü yaptınız. İşte siz, o zalimlersiniz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/92-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِجْلَ — l-icle · "buzağı (sevgisi)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ  قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Ve iz ehazna misakakum ve refa'na fevkakumut tur, huzu ma ateynakum bi kuvvetin vesmeu kalu semi'na ve aseyna ve uşribu fi kulubihimul icle bi kufrihim kul bi'se ma ye'murukum bihi imanukum in kuntum mu'minin.

Hani sizden, "Size verdiğimizi kuvvetlice alın ve dinleyin." diye kesin söz almış ve Tur'u üzerinize yükseltmiştik. Demişlerdi ki: "Dinledik; ama itaat etmiyoruz." Küfürleri yüzünden kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer gerçekten inanıyorsanız, inancınız sizden ne kötü şey istiyor!"

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/93-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 203. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَجَّلَ — teaccele · "acele ederse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Vezkurullahe fi eyyamin ma'dudat, fe men teaccele fi yevmeyni fe la isme aleyh, ve men teahhara fe la isme aleyhi, li menitteka vettekullahe va'lemu ennekum ileyhi tuhşerun.

Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim acele edip, iki gün içinde dönerse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa takvalı olduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'a karşı takvalı olun ve bilin ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/203-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 153. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِجْلَ — l-icle · "buzağıyı (tanrı)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَاباً مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَاناً مُب۪يناً

Yes'eluke ehlul kitabi en tunezzile aleyhim kitaben mines semai fe kad seelu musa ekbera min zalike fe kalu erinallahe cehraten fe ehazethumus saikatu bi zulmihim, summettehazul ıcle min ba'di ma caethumul beyyinatu fe afevna an zalik, ve ateyna musa sultanen mubina.

Kitap Ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Daha önce Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: "Bize Allah'ı açıkça göster." demişlerdi. Bu haksızlıklarından dolayı, onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık kanıtlar içeren bilgiler geldiği halde yine de buzağıyı ilah edindiler. Biz onları bağışladık ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/153-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُونَ — testea'cilune · "acele istediğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ اِنّ۪ي عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَكَذَّبْتُمْ بِه۪ۜ مَا عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ

Kul inni ala beyyinetin min rabbi, ve kezzebtum bih, ma indi ma testa'cilune bih, inil hukmu illa lillah, yakussul hakka ve huve hayrul fasılin.

De ki: "Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/57-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُونَ — testea'cilune · "acele istediğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ لَوْ اَنَّ عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ لَقُضِيَ الْاَمْرُ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِالظَّالِم۪ينَ

Kul lev enne indi ma testa'cilune bihi le kudıyel emru beyni ve beynekum, vallahu a'lemu biz zalimin.

De ki: "Eğer acelece istediğiniz o şey benim yanımda olsaydı, benimle sizin aranızdaki iş çoktan olup biterdi." Allah, zalimleri en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/58-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 148. ayet

- **Geçtiği form:** عِجْلًۭا — iclen · "bir buzağı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلاً جَسَداً لَهُ خُوَارٌۜ  اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلاًۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ

Vettehaze kavmu musa min ba'dihi min huliyyihim iclen ceseden lehu huvar, e lem yerev ennehu la yukellimuhum ve la yehdihim sebilen ittehazuhu ve kanu zalimin.

Musa'nın halkı, onun arkasından, böğürmesi olan, süs eşyalarından yapılmış bir buzağı heykelini benimsediler. Onun kendileriyle konuşamadığını ve yol gösteremediğini görmediler mi ki onu benimsediler? Onu benimsemekle zalimlerden oldular.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/148-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 150. ayet

- **Geçtiği form:** أَعَجِلْتُمْ — eaciltum · "acele mi ettiniz?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفاًۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ

Ve lemma recea musa ila kavmihi gadbane esifen kale bi'sema haleftumuni min ba'di, e aciltum emre rabbikum, ve elkal elvaha ve ehaze bi re'si ahihi yecurruhu ileyh, kalebne umme innel kavmestad'afuni ve kadu yaktuluneni fe la tuşmit biyel a'dae ve la tec'alni meal kavmiz zalimin.

Musa, halkına döndüğünde, öfke ve üzüntü içinde onlara: "Benim yokluğumda ne kötü işler yapmışsınız! Rabb'inizin emrini çabuklaştırdınız mı?" dedi. Levhaları bırakıp, kardeşinin başını tutup kendine çekti. "Ey annemin oğlu! Gerçekten bu halk beni zayıf buldu, neredeyse beni öldüreceklerdi; sen de düşmanları benimle sevindirme, beni bu zalim kimselerle bir tutma." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/150-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 152. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعِجْلَ — l-icle · "buzağıyı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُفْتَر۪ينَ

İnnellezinettehazul ıcle seyenaluhum gadabun min rabbihim ve zilletun fil hayatid dunya, ve kezalike neczil mufterin.

Buzağıyı benimseyenlere Rabb'lerinden bir öfke erişecektir ve dünya hayatında da zillete uğrayacaklardır. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/152-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** يُعَجِّلُ — yuaccilu · "acele verseydi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Ve lev yuaccilullahu lin nasiş şerresti'calehum bil hayri le kudiye ileyhim eceluhum, fe nezerullezine la yercune likaena fi tugyanihim ya'mehun.

İnsanların, hayrı acele istedikleri gibi, Allah da şerri onlara acele verseydi, muhakkak süreleri bitirilirdi. Ama Biz, Bizimle karşılaşmayı ummayanları, kendi hallerine bırakırız. Azgınlıkları içinde bocalar dururlar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/11-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتِعْجَالَهُم — stia'calehum · "acele istemeleri gibi"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Ve lev yuaccilullahu lin nasiş şerresti'calehum bil hayri le kudiye ileyhim eceluhum, fe nezerullezine la yercune likaena fi tugyanihim ya'mehun.

İnsanların, hayrı acele istedikleri gibi, Allah da şerri onlara acele verseydi, muhakkak süreleri bitirilirdi. Ama Biz, Bizimle karşılaşmayı ummayanları, kendi hallerine bırakırız. Azgınlıkları içinde bocalar dururlar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/11-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَعْجِلُ — yestea'cilu · "acele ediyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُهُ بَيَاتاً اَوْ نَهَاراً مَاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ الْمُجْرِمُونَ

Kul ereeytum in etakum azabuhu beyaten ev neharen maza yesta'cilu minhul mucrimun.

De ki: "Söyleyin bakalım! O'nun azabı ister gece uykuda ister gündüz gelsin. Suçlular neden bunu acele istiyorlar?"

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/50-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُونَ — testea'cilune · "acele istiyordunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِه۪ۜ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ

E summe iza ma vakaa amentum bih, al'ane ve kad kuntum bihi testa'cilun.

Gerçekleşmesi için acele istediğiniz azaba gerçekleşince mi inanacaksınız yoksa şimdi mi?"

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/51-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** بِعِجْلٍ — biiclin · "bir buzağı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ

Ve lekad caet rusuluna ibrahime bil buşra kalu selama, kale selamun fe ma lebise en cae bi iclin haniz.

Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e haber vermek için gelip, "Selam!" dediler. "Selam!" dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/69-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَسْتَعْجِلُونَكَ — ve yestea'ciluneke · "ve senden acele istiyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمُ الْمَثُلَاتُۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِلنَّاسِ عَلٰى ظُلْمِهِمْۚ وَاِنَّ رَبَّكَ لَشَد۪يدُ الْعِقَابِ

Ve yesta'ciluneke bis seyyieti kablel haseneti ve kad halet min kablihimul mesulat, ve inne rabbeke lezu magfiretin lin nasi ala zulmihim, ve inne rabbeke le şedidul ıkab.

Ve senden, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysaki kendilerinden önce nice ibret alınacak cezalar yaşandı. Rabb'in, haksızlıklarına rağmen insanlar için gerçekten bağışlayıcı olandır. Ve elbette ki; Rabb'in, Azabı da Çok Şiddetli Olan'dır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/6-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُوهُ ۚ — testea'ciluhu · "onu acele istemeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Eta emrullahi fe la testa'ciluh, subhanehu ve teala amma yuşrikun.

Allah'ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir ve yücedir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/1-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** عَجُولًۭا — aculen · "pek acelecidir"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولاً

Ve yed'ul insanu biş şerri duaehu bil hayr, ve kanel insanu acula.

İnsan hayra dua eder gibi, şerre dua ediyor. İnsan çok acelecidir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/11-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَاجِلَةَ — l-aacilete · "acele olanı"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mansub isim

مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ ف۪يهَا مَا نَشَٓاءُ لِمَنْ نُر۪يدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَۚ يَصْلٰيهَا مَذْمُوماً مَدْحُوراً

Men kane yuridul acilete accelna lehu fiha ma neşau li men nuridu summe cealna lehu cehennem, yaslaha mezmumen medhura.

Kim aceleyi isterse, hak eden kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekan yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/18-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** عَجَّلْنَا — accelna · "çabucak veririz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ ف۪يهَا مَا نَشَٓاءُ لِمَنْ نُر۪يدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَۚ يَصْلٰيهَا مَذْمُوماً مَدْحُوراً

Men kane yuridul acilete accelna lehu fiha ma neşau li men nuridu summe cealna lehu cehennem, yaslaha mezmumen medhura.

Kim aceleyi isterse, hak eden kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekan yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/18-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَجَّلَ — leaccele · "çabuklaştırırdı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُوالرَّحْمَةِۜ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَۜ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِه۪ مَوْئِلاً

Ve rabbukel gafuru zur rahmeh, lev yuahızuhum bi ma kesebu le accele lehumul azab, bel lehum mev'ıdun len yecidu min dunihi mev'ila.

Bununla beraber, rahmet sahibi Rabb'in çok bağışlayıcıdır. Eğer O, yaptıkları yüzünden onları hemen hesaba çekseydi, kesinlikle onlara azabı hemen verirdi. Aksine onlar için belirlenmiş bir zaman vardır. Onlar, O'ndan başka sığınılacak bir yer asla bulamazlar.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/58-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** تَعْجَلْ — tea'cel · "acele etme"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْۜ اِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَداًّۚ

Fe la ta'cel aleyhim, innema neuddu lehum adda.

Öyleyse onlar için acele etme. Onların günlerinin hesabını yapıyoruz.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/84-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَلَكَ — ea'celeke · "seni aceleyle sevk eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَٓا اَعْجَلَكَ عَنْ قَوْمِكَ يَا مُوسٰى

Ve ma a'celeke an kavmike ya musa.

Ey Musa, seni halkından aceleyle ayrılmaya sevk eden şey nedir?"

_https://acikkuran.com/taha-suresi/83-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** وَعَجِلْتُ — ve aciltu · "ve ben acele ettim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

قَالَ هُمْ اُو۬لَٓاءِ عَلٰٓى اَثَر۪ي وَعَجِلْتُ اِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضٰى

Kale hum ulai ala eseri ve aciltu ileyke rabbi li terda.

Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/84-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** عِجْلًۭا — iclen · "bir buzağı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

فَاَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلاً جَسَداً لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هٰذَٓا اِلٰهُكُمْ وَاِلٰهُ مُوسٰى فَنَسِيَۜ

Fe ahrece lehum ıclen ceseden lehu huvarun fe kalu haza ilahukum ve ilahu musa fe nesiy.

Böylece onlara böğürmesi olan bir boğa cesedi çıkardı. Ve onlara: "Bu sizin de ilahınız Musa'nın da. Ancak Musa onu unuttu." dediler.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/88-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** تَعْجَلْ — tea'cel · "acele etme"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْماً

Fe tealallahul melikul hak, ve la ta'cel bil kur'ani min kabli en yukda ileyke vahyuhu ve kul rabbi zidni ılma.

Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yücedir. Kur'an'ın sana vahyedilmesi bitirilmeden önce acele etme. "Rabb'im bana bilgiyi arttır." de.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/114-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** عَجَلٍۢ ۚ — acelin · "aceleden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

خُلِقَ الْاِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍۜ سَاُر۪يكُمْ اٰيَات۪ي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ

Hulikal insanu min acel, seurikum ayati fe la testa'cilun.

İnsan aceleden yaratılmıştır. Size, günü gelince ayetlerimi göstereceğim. Acele etmemi istemeyin.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/37-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُونِ — testea'ciluni · "benden acele istemeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

خُلِقَ الْاِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍۜ سَاُر۪يكُمْ اٰيَات۪ي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ

Hulikal insanu min acel, seurikum ayati fe la testa'cilun.

İnsan aceleden yaratılmıştır. Size, günü gelince ayetlerimi göstereceğim. Acele etmemi istemeyin.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/37-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَسْتَعْجِلُونَكَ — ve yestea'ciluneke · "ve senden çabucak istiyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُۜ وَاِنَّ يَوْماً عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ

Ve yesta'ciluneke bil azabi ve len yuhlifallahu va'deh, ve inne yevmen inde rabbike ke elfi senetin mimma teuddun.

Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/47-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 204. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَعْجِلُونَ — yestea'cilune · "acele istiyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

E fe bi azabina yesta'cilun.

Yoksa azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?

_https://acikkuran.com/suara-suresi/204-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُونَ — testea'cilune · "koşuyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قَالَ يَا قَوْمِ لِمَ تَسْتَعْجِلُونَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِۚ لَوْلَا تَسْتَغْفِرُونَ اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Kale ya kavmi lime testa'cilune bis seyyieti kablel haseneh, lev la testagfirunallahe leallekum turhamun.

Salih: "Ey halkım! Neden iyilik dururken, kötülüğün bir an önce olmasını istiyorsunuz? Allah'tan bağışlanma dileseniz olmaz mı? Belki bağışlanırsınız!" dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/46-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُونَ — testea'cilune · "acele ettiğiniz(azab)ın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ رَدِفَ لَكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي تَسْتَعْجِلُونَ

Kul asa en yekune radife lekum ba'dullezi testa'cilun.

De ki: "Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/72-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَسْتَعْجِلُونَكَ — ve yestea'ciluneke · "senden çabuk istiyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَلَوْلَٓا اَجَلٌ مُسَمًّى لَجَٓاءَهُمُ الْعَذَابُۜ وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Ve yesta'ciluneke bil azab, ve lev la ecelun musemmen le caehumul azab, ve le ye'tiyennehum bagteten ve hum la yeş'urun.

Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir zaman olmasaydı, azap onlara elbette gelmişti. Ve o, hiç farkında olmadıkları bir sırada ansızın gelecek.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/53-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَعْجِلُونَكَ — yestea'ciluneke · "senden çabucak istiyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَۙ

Yesta'ciluneke bil azab, ve inne cehenneme le muhitatun bil kafirin.

Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Oysaki Cehennem kesinlikle Kafirleri çepeçevre kuşatacaktır.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/54-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 176. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَعْجِلُونَ — yestea'cilune · "acele istiyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

E fe bi azabina yesta'cilun.

Yoksa azabımızı acele mi istiyorlar?

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/176-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** عَجِّل — accil · "hemen ver"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ

Ve kalu rabbena accil lena kıttana kable yevmil hisab.

Ve: "Rabb''imiz, Hesap Günü'nden önce azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/16-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَعْجِلُ — yestea'cilu · "çabuk gelmesini isterler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَاۚ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَاۙ وَيَعْلَمُونَ اَنَّهَا الْحَقُّۜ اَلَٓا اِنَّ الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ

Yesta'cilu bihellezine la yu'minune biha, vellezine amenu muşfikune minha ve ya'lemune ennehel hakk, e la innellezine yumarune fis saati le fi dalalin baid.

İnanmayanlar, alayımsı bir şekilde, onun hemen gerçekleşmesini istiyorlar. İman Edenler ise tedbirlidirler. Onun gerçek olduğunu bilirler. Sa'at hakkında tartışanlar, derin bir sapkınlık içindedirler.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/18-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتَعْجَلْتُم — stea'celtum · "sizin acele gelmesini istediğinizdir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَلَمَّا رَاَوْهُ عَارِضاً مُسْتَقْبِلَ اَوْدِيَتِهِمْۙ قَالُوا هٰذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَاۜ بَلْ هُوَ مَا اسْتَعْجَلْتُمْ بِه۪ۜ ر۪يحٌ ف۪يهَا عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ

Fe lemma reevhu aridan mustakbile evdiyetihim kalu haza aridun mumtıruna, bel huve mesta'celtum bih, rihun fiha azabun elim.

Onu, vadilerine doğru gelen yoğun bir bulut halinde gördüklerinde: "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur." dediler. "Hayır! O, sizin hemen gelmesini istediğiniz şeydir; acıklı azabı getiren rüzgardır."

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/24-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِل — testea'cil · "acele etme"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِلْ لَهُمْۜ  كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَۙ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍۜ  بَلَاغٌۚ  فَهَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ

Fasbir kema sabere ulul azmi miner rusuli ve la testa'cil lehum, ke ennehum yevme yerevne ma yuadune lem yelbesu illa saaten min nehar, belag, fe hel yuhleku illel kavmul fasikun.

O halde Resullerden kararlılık sahibi olanların sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için aceleci olma. Onlar, kendilerine uyarısı yapılan şeyi gördükleri zaman, dünyada sanki gündüzün bir saati kadar kalmış gibi olurlar. Bu, bir bildirimdir. Artık doğru yoldan sapmış halktan başkası yok edilmez.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/35-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** فَعَجَّلَ — fe accele · "şimdilik verdi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَعَدَكُمُ اللّٰهُ مَغَانِمَ كَث۪يرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هٰذِه۪ وَكَفَّ اَيْدِيَ النَّاسِ عَنْكُمْۚ وَلِتَكُونَ اٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَاطاً مُسْتَق۪يماًۙ

Vaadekumullahu meganime kesireten te'huzuneha fe accele lekum hazihi ve keffe eydiyen nasi ankum, ve li tekune ayeten lil mu'minine ve yehdiyekum sıratan mustekima.

Allah size, alacağınız pek çok ganimet sözü verdi. Şimdilik size bunları bahşetti. İnsanların ellerini sizden çekti. İman Edenler'e ayet olsun ve sizi dosdoğru yola iletsin diye.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/20-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَعْجِلُونَ — testea'cilune · "acele istiyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْۜ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ

Zuku fitnetekum, hazellezi kuntum bihi testa'cilun.

Fitnenizi tadın. Bu, sizin acele istediğiniz şeydir.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/14-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** بِعِجْلٍۢ — biiclin · "bir buzağı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَم۪ينٍۙ

Fe raga ila ehlihi fe cae bi iclin seminin.

Habersizce ailesine gidip, hemen kızarmış buzağı eti getirdi.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/26-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَعْجِلُونِ — yestea'ciluni · "acele etmesinler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذَنُوباً مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

Fe inne lillezine zalemu zenuben misle zenubi ashabihim fe la yesta'ciluni.

Zulmedenlerin azaptan payı, arkadaşlarının payı gibidir. Artık acele etmesinler.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/59-ayet-meali.md_

### 75. Kıyame suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** لِتَعْجَلَ — litea'cele · "okumak için"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ

La tuharrik bihi lisaneke li ta'cele bihi.

Telaşla, geçiştirmeye çalışarak, dilini dolaştırıp durma!

_https://acikkuran.com/kiyame-suresi/16-ayet-meali.md_

### 75. Kıyame suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَاجِلَةَ — l-aacilete · "çarçabuk geçeni"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mansub isim

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ

Kella bel tuhıbbunel acileh.

Hayır! İşin doğrusu, siz çabuk geçeni seviyordunuz.

_https://acikkuran.com/kiyame-suresi/20-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَاجِلَةَ — l-aacilete · "çabuk geçeni (dünyayı)"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mansub isim

اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْماً ثَق۪يلاً

İnne haulai yuhıbbunel acilete ve yezerune veraehum yevmen sekila.

Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/27-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
